AbdülKadir Geylani'den Sohbetler - Dinimizin Önemli Şahsiyetleri
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.049 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.590 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, AbdülKadir Geylani'den Sohbetler, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 8947 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{AbdülKadir Geylani'den Sohbetler}   Okunma sayısı 8947 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
AbdülKadir Geylani'den Sohbetler
« : 18/02/08, 13:29 »
ABDÜLKADİR GEYLÂNİ�DEN ÖĞÜTLER
 
Sakın yaptığın işlerde ve bulduğun manevi halde kendi gücünü görmeyesin. Bu hal kişiyi azdırır ve YARATAN�ın rahmet nazarından uzak kılar. Sakın sözünü dinletme ve kabul ettirme hevesine de kapılmayasın. Önce temeli at sonra üzerine binayı çık. Kalbini derin kaz ki oradan hikmet pınarları fışkırsın, sonra ihlas ve iyi işlerle o binayı yükselt. Bu işlerden sonra halkı o köşke davet et.
***
Başkasında bulunan bir hatayı defetmek istersen nefsinle yapma, imanınla yap. Kötülükleri ancak İMAN yıkar. Bu durumda RABB�in sana işlerinde yardımcı olur. O kötülüğü yok etmek için arkadaş olur, O kötülüğü ezer ortadan kaldırır. Eğer bir kötülüğü nefsin için, halkın seni tanıması için ortadan kaldırmaya niyet edersen rezil olursun. Her işte HAKK�ın rızası aranmalıdır.
***
İSLAM gömleğin yırtık, İMAN elbisen pis, kalbin cahil, için kederle dolu. Gönlün İSLAMİYET�e açık değil. İç alemin harap, dışın mamur, bütün sayfaların günah karası. Sevdiğin ve arzuladığın yalnızca dünya.
Kabir kapısı açık ve ahiret sana doğru gelmekte. En kısa zamanda aklını başına topla, yalnız dünya azığı toplamaktan vazgeç de ahiret azığını toplamakta acele et...
Sabırlı kulların bu dünyada çektiği cefa, Yüce Allah�ın (C.C) gözünden kaçmaz. Siz bir an olsun O�nun uğruna sabır yolunu tutun, yıllarca ecrini alırsınız. Ömrü boyunca �Kahraman� lakâbıyla gezen, onu bir anlık cesareti sonunda kazanmıştır.
***
Ey evlad, önce nefsine öğüt ver, onu yola getir, sonra da başkalarını... Senin henüz ıslaha muhtaç hallerin var, bunu sen de biliyorsun. Bunu bildiğin halde başkalarının islâhı ile uğraşma yolunda nasıl başarılı olabilirsin? Gözlerin bir adım öteyi görmüyorken körleri neyle yola getirme sevdasındasın?
***
Size gereken, Yüce Yaratanı sevmek ve O�ndan başka kimseden korkmamaktır. Ve bütün işleri onun rızasını gözeterek yapmak... Bunlar �Kalp� le olur, dil gürültüsüne getirip söze boğmakla olmaz. Sonra mihenk taşına vurulunca utanırsın. Kuru davaya kimse inanmaz. Halk arasında söylediğin sözleri yalnız kaldığında söylüyormusun?... Aynı duyguları tek başına kaldığın zaman da duyman mümkün oluyor mu?... İşte bunları yapabiliyorsan mesele yok... Kapı önünde �TEVHİD�, içeriye girince �ŞİRK�, yakışır mı? Bu, nifak, ikiyüzlülük alametidir, içi bozuk olmanın ta kendisidir. Acırım sana, sözün kötülükten sakınma hakkında, kalbin ise fitne çıkarmaya istekli. Şükrü dilinden bırakmıyorsun, ama kalbin daima itiraz halinde.
***
Geliniz aşırı, uygun olmayan arzularımızı bir yana atıp YARATANIMIZA koşalım. Bu yolda biraz perişanlık çekelim. Ne olur sanki biraz zahmet çeksek? O�na vardıktan sonra bütün çekilen sıkıntılar unutulur. İçimize ve dışımıza hükmeden nefsimizi HAK yoluna çevirelim, Rabbimizin Elçisine, Sevgilisine başvuralım, O�nun eteğini bırakmayalım.
***
Bütün amacın yemek, içmek ve arzularının tatmini olmasın. Bunların hepsi amaç değil, Yüce Allah�a (C.C.) ulaşmak için birer araçtır. Bütün hedefin sana en çok gerekli olana ulaşmak olmalı. Sana en gerekli olan ise YARATAN�ındır. O�nu ara. Her şeyin bir bedeli olur. Dünyaya AHİRET, yaratılmışlara ise bedel YARATAN�dır. Dünyayı kalbinden atarsan yerini HAK alır.
Yaşadığın günü ömrünün son günü bil, işlerini ona göre ayarla. Bu duygu sana yeter.
***
�Allah�tan (C.C) başka ilah yoktur,� dediğinde bir �DAVA� peşine düştün demektir. Her davada şahit isterler, şahidi olmayan davasını kaybeder. Ayrıca bu uğurda gelecek her türlü sıkıntıya göğüs gerip, sabır göstermek de birer şahid sayılır. Bunları yaparken İHLAS�lı olmak gerekir.
***
Hiçbir söz amelsiz ve ihlassız kabul edilmez. Kainatın Efendisinin (S.A.V) yolu İHLAS�tan ibarettir.
***
Dünyalık toplarken dikkatli ol. Gece odun toplayan gibi olma. Elini uzattığında neyi alacağını önceden kestirmelisin.
Gece odun toplayan eline geçeceğini bilemez, seni de ona benzetiyorum. Ayık ol, sonra felaket büyük olur.
***
HAK�la çekişme, nefsin için O�nu kötüleme, malın azaldı diye O�nu itham etme, insanlar sana yüz vermiyor diye O�nu suçlama. Suçu kendinde ara. Her işin kendi keyfine uygun olmasını istiyorsun, en büyük hüküm senin mi yoksa O�nun mu? Sen mi fazla biliyorsun yoksa O� mu? Merhametin O�nunkinden fazla mı?
Sen ve bütün yaratıklar O�nun kuludur. Her şeyde yalnız O�nun hükmü geçer bunu sakın unutma.
***
YARATAN�ın rızasına erme yolunda yapmacık hareketler fayda getirmez, bu yolda yersiz arzu ve boş temenni ile yürünmez. Hele içi başka dışı başka birinin eline hiçbir şey geçmez. Bir de yalancılık ortaya çıkarsa felaket o zaman başlar. Eğer bu hallerin azı sende varsa hemen tevbe et ve tevbeni bozma. Tevbe etmekten ziyade, tevbeyi bozmamak esas hünerdir.
***
Böbürlenmeyi bırakın, Yüce Allah�a (C.C) karşı büyüklük satmakta neymiş? Kullara da kibirli davranmayın, haddinizi bilin. Varlığınıza tevazuyu yerleştirin. Önceden ne olduğunuzu düşünün; bir damla su.
Sonrası ne olacak malum...Bir hendeğe yuvarlanacak bir ağırlık. Hali böyle olana büyüklük taslamak yaraşır mı?
Hırsa kapılmayın, kötü arzular sizi esir etmesin. Dünyalık adamların kapısını aşındırmayın. Ezilip büzülerek onlardan dünyalık dilenmek size yakışmaz, sabırla doğru yoldan nasibini arasan daha iyi olmaz mı? Ya bir de yaptığın dilenciliğin sonu boşa çıkarsa... Sevgili Peygamberimizin (S.A.V) �En büyük belâ, nasibte olmayanı aramaktır,� buyruğunu hiç duymadın mı? Nasibte olmayanı kullar hiçbir zaman veremez. Dünya oğullarının buna hiçbir zaman gücü yetmez.
***
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Yüce Allah�ın (C.C) korkusundan gözlerin yaşarıyor mu? O�ndan korkman ve günahları itirafın nerede? Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu? O�nu HAK tarafına çağırman nerede?
Bunların hiçbiri sende yok. Bütün derdin kasa, masa, yemek ve eğlenmek. Aklını başına al. Dünyadaki nimetlerden sana gelecek bir kısmetin varsa gelir, üzülme içini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun, hırsın ağırlığı seni yormaz. Eğer bu şekilde davranmazsan, bütün bu uğraşmalarından sana ne kalacak dersin? Sadece bir yorgunluk ve ağır bir hesap...
***
Doğruluk olmadan bilginin sana ne yararı dokunur? Doğruluğun olmadığı için bilgi sana bela olur. Öğrendin, namaz kıldın, oruç tuttun sebebi sana mal versinler, iyiliğini görsünler, seni öğsünler oldu. Sana yakışır mı bu düşünceler?
Farzet ki halkın sana ilgisi arttı, bunun ölüm anındaki sıkıntıya faydası olur mu acaba? Seni sevenlerle aranda uçurumlar olacak o anda. Topladığın malları başkaları paylaşacak, hesabı ve cezası da sana kalacak.
***
Yazık sana! Cehennemlik işleri yaparken cenneti umuyorsun. Geçici şeylerle avunuyor onları seviyor ve senin sanıyorsun. Ama yakında elinden alacaklar.
Yaratan hayatı sana emanet olarak verdi, O�nun rızası yolunda yaşamanı emretti. Sen ise kendi isteğin, heveslerinin peşinde hayatını tükettin. Sana verilen zenginlik, makam, sıhhat birer emanettir. Bütün bunları YARATICININ rızasına uygun yolda kullan.
***
Ey evlad, ana rahminde seni kim besledi. O halde iken ne kadar acizdin, bu hale seni getiren kim? Sen ise kendi varlığına ve halka dayanmaktasın, parana, mevkine, bilgine güveniyorsun. Güvendiklerin bugün var yarın yok olabilirler. Yüce Allah�tan (C.C) başka her kime güveniyor veya kimden korkuyorsan o senin ilahındır. Yakında bütün güvendiklerin yok olur kullarla aran açılır, sana karşı kalpleri katılaşır, kapıları yüzüne vururlar seni kapı kapı dolaştırırlar. Çağırsan yardımına koşan olmaz.
Bütün bunlara sebeb Hak�tan başkasına güvenmiş olman, O�nun nimetlerini başkalarından bilmiş olmandır.
***
Yüce Allah�ın (C.C) dininde olmayan şeyleri yapmaya çalışma. Elinde iki şahit olsun; biri KUTSAL KİTABIMIZ, diğeri SÜNNET-İ RESULALLAH. Bunlar seni RABBİNE ulaştırır. Ama sen bu şahitleri bırakıp nefsinin peşinden gitmeye devam ediyorsun. Elinde iki şahidin var; biri zayıf aklın, diğeri de şahsi arzun. Şüphesiz bunlar seni ateşe iter. Firavun gibilerin arasına katar.
***
Ey içi bozuk, yakında öleceksin, öldükten sonra yaptıklarına çok pişman olacaksın ama çok geç...Dilin güzel söze alıştığı için konuştu ve aldandı, ama kalbin hiçbir şeyden anlamaz bir halde. Bu durum seni kurtarmaz. Güzel konuşmayı kalb yapmalı, yalnızca dilin iyi söz söylemesi faydasızdır.
***
Ey Allah (C.C) yolcularını bulamayan; varlığını ve yaratılmışları HAK varlığına perde eden kişi; ağla, başkasına bir ağlarsan kendine bin defa ağla.
 

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/abdulkadir-geylaniden-sohbetler-t376.0.html



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı meraklı

  • Üye
  • **
  • İleti: 51
  • Konu: 5
  • Derviş: 33
  • Teşekkür: 2
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #1 : 23/02/08, 01:18 »
Ey Allah (C.C) yolcularını bulamayan; varlığını ve yaratılmışları HAK varlığına perde eden kişi; ağla, başkasına bir ağlarsan kendine bin defa ağla.



 X:04 X:04 X:04     ağlanacak kadar varız hani


Allah razı olsun emeğine sağlık kurban



Çevrimdışı Talha

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.017
  • Konu: 154
  • Derviş: 85
  • Teşekkür: 4
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #2 : 13/05/08, 00:07 »
İSLAM gömleğin yırtık, İMAN elbisen pis, kalbin cahil, için kederle dolu. Gönlün İSLAMİYET’e açık değil. İç alemin harap, dışın mamur, bütün sayfaların günah karası. Sevdiğin ve arzuladığın yalnızca dünya.
Kabir kapısı açık ve ahiret sana doğru gelmekte. En kısa zamanda aklını başına topla, yalnız dünya azığı toplamaktan vazgeç de ahiret azığını toplamakta acele et...

 X:04  X:04

Yakında bütün güvendiklerin yok olur kullarla aran açılır, sana karşı kalpleri katılaşır, kapıları yüzüne vururlar seni kapı kapı dolaştırırlar. Çağırsan yardımına koşan olmaz.
Bütün bunlara sebeb Hak’tan başkasına güvenmiş olman, O’nun nimetlerini başkalarından bilmiş olmandır.

 X:04 X:04

Allah razı olsun kurban emeğinize sağlık.. :X06


neye yakınlaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık..
anlaki yok Allah tan başkasına yakınlık..

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #3 : 09/10/08, 05:28 »
Abdülkadir Geylânî'nin Hz.lerinin Sohbetlerinden..


Abdülkâdir Geylânî'nin insanları gafletten uyaran, kendilerine gelmesine vesile olan pek çok sözü vardır...

''İnsanlara rehberlik eden kimsede şu hasletler bulunmazsa, o rehberlik yapamaz.

- Kusurları örtücü ve bağışlayıcı olması,
- Şefkatli ve yumuşak olması,
- Doğru sözlü ve iyilik yapıcı olması,
- İyiliği emredip, kötülüklerden men edici olması,
- Misâfirperver ve geceleri insanlar uykudayken ibadet edici olması,
- Âlim ve cesûr olması.''

''Şükrün esası, nîmetin sahibini bilmek, bunu kalb ile itirâf etmek ve dille söylemektir.''

''Alimlere tâbi olunuz; bid'at yoluna sapmayınız.
Sabrediniz, sızlanmayınız
Sâbit kalınız, ayrılıp dağılmayınız.
Bekleyiniz, ümit kesmeyiniz.
Özünüzü günahtan temizleyiniz, kirletmeyiniz.
Hele Rabbinizin kapısından hiç ayrılmayınız.''

''Kalb, dünya arzularından birine bağlı kaldığı ve geçici lezzetlerden birinin peşine takılıp gittiği müddetçe, imkânı yok, ahireti sevmiş olamaz.''

''Mümin, insanlara karşı yüzünden sevinçli olduğunu gösterir. Fakat kendi mahzûndur. Rasûlallah Efendimiz (s.a.v.) : ''Müminin sevinci yüzündedir. Halbuki kalbi mahzûndur.'' buyurmaktadır. Müminin tefekkürü, düşünmesi, ağlaması çok, gülmesi azdır. Tebessümü ile kalbindeki hüznü gizler. Dışarıda geçimini temîn etmekle uğraşıyor görünür, kalbi Rabbini anmakla meşgûldür. Çoluk çocuğu ile uğraşıyor görünür, kalbi Rabbi iledir.

İnsanlara gösteriş için amel yapıp, sonra da bunu Allah'ın kabul etmesini istemek yakışır mı?

Hırsı, şımarıklığı, azgınlığı ve dünyaya düşkünlüğü bırak.
Sevincini ve neşeni biraz azalt.
Biraz hüzünlü ol.

Resûlallah Efendimiz başkasının kalbini ferahlandırmak için tebessüm buyururlardı...''
__________________



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #4 : 09/10/08, 05:28 »
HAYRI TAVSİYE

Allah’ın ve Hz. Rasulallah’ın emirlerine uyun; şahsi arzularınıza ve hissiyatınıza mağlup olarak bid’at yoluna sapmayın ! İtaat edin; türlü ve bozuk yollara ayrılmayın!... Allah’ı tevhid edin; hiçbir zaman şirk koşmayın!... Hakkı tenzih edin; itham etmeyin... Doğruluk karşısında şüpheye düşmeyin; tasdik edin. Hep birden kardeş olun, aranıza düşmanlık sokmayın. Doğruluktan nefret etmeyin, daima Hak yolu ve yolcularını arayın, usanmayın... Sonuna kadar çalışın; bekleyin ümitsizliğe düşmeyin... Daima doğru yolda toplanın, sevişin aranıza sevimsizlik girmesin... Yaptığınız kötülükleri bırakın; tövbe edin; bir defa yaptığınız hatayı ikinci defa yapmayın!.. İçinizi dışınızı temiz tutun. Uğursuz, çıkmaz, karanlık bataklıklara düşmeyin... Rabbınızın taatı ile ruhunuzu bezeyin. O’nun kapısından ayrılmayın. Ondan yüz çevirmeyin. Tövbenizi bozmayın... Gece gündüz Allah’a yalvarmaktan bıkmayın. Çünkü rahmet kapıları ancak bu yolda açılır. Hakiki saadeti buyolda bulmanız mümkündür. Şu bataklık aleminden ulvi ruhani aleme bu yoldan gitmeniz mümkündür. Hak’ka vuslat bu yoldadır. Rahat, huzur ve selamet evine buradan girilir. Öyle bir selamet evi ki, her çeşit binek orada, gözün görmediği her türlü hoşluk oradadır... Bu nimetlerden bıkmaz, usanmaz, bol bol yer içersiniz. O yerde sizin arkadaşlarınız Peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler olur.. Allah cümlemize nasib etsin...
__________________



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #5 : 09/10/08, 05:29 »
Kötü Arkadaştan Uzak Durmak

Kötü arkadaşları terk et. Onlara sevgi duyma. Sâlihleri sev.
Yakının bile olsa, kötü arkadaştan uzak dur.
Uzak bile olsa, iyi arkadaşlarla beraber ol.
Kimi seversen, seninle onun arasında bir yakınlık hâsıl olur.
Bu bakımdan sevgi beslediğin kimsenin kim olduğuna iyi bak.

Ey oğul!
Kötü kimselerle düşüp kalkman, seni iyi kimseler hakkında kötü zanna düşürür.
Allah'ın kitâbının ve Resûlü'nün sünneti seniyesinin gölgeleri altında yürü.
Felah bulur, kurtuluşa erersin.

Ey oğul!
Senin düşüncen, yiyecek, içecek, giyecek ve dünyâ lezzetleri olmasın.
Bütün bunlar, nefsin ve insan tabiatının istediği şeylerdir.
Kalbin düşüncesi nerde, nefsin ve tabiatın istekleri nerde!
Kalbin düşüncesi Allah'tır.
Senin düşüncen, Rabbin ve O'nun katında bulunan nimetler olmalıdır.
Dünyadan ne terk edersen mutlaka bunun karşılığında ahirette ondan daha hayırlısı vardır.
Ömründe sadece şu içerisinde bulunduğun günün kaldığını farzette ahiret için hazırlık yap.



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #6 : 09/10/08, 05:29 »
Faydasız Şeyleri Bırakmak

Ey zavallı!
Sana fayda vermeyen şeyler hakkında konuşmayı bırak.
Dünya ve ahirette sana fayda verecek işlerle uğraş.
Boş işlerle uğraşmayı bırak.
Kalbinden dünya düşüncelerini çıkar.
Çünkü yakında dünyadan alınacak, ahirete götürüleceksin.
Dünyada rahat ve hoş bir hayat arama...



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #7 : 09/10/08, 05:29 »
İyi Zan Sâhibi Olmak

Müslümanlar hakkında iyi zan sâhibi ol.
Onlar hakkında niyetini düzelt.
Her türlü hayır işi yapmaya koş.
Bilmediğin hususlarda ahireti düşünen âlimlere sor.

Duâ Hakkında...

Allah'tan, dünya ve ahiretin hayırlısını iste.
Sakın ''Ben istiyorum. Fakat Allah vermiyor, bende bundan sonra istemeyeceğim'' deme.
Duaya devam et.
Eğer istediğin şey, ezelde senin için takdir edilmişse Allah'tan istedikten sonra, Allah onu sana gönderir.
Eğer istediğin o rızık, ezelde senin için takdir edilmemişse, Allah seni o şeye muhtaç kılmaz ve kendinden gelenlere rıza gösterme nimetini ihsan eder.

Eğer Allah senin için fakirlik ve hastalık dilemiş ise,
Sende Allah'a, fakirlik ve hastalıktan kurtulman için yalvarırsın.
O zaman Allah sana, razı ve memnun olacağın bir hâl verir.

Eğer ezelde borçlu olmak takdir edilmişse,
Ve sen de borçtan kurtulmak için duâ edersen,
Allah, alacaklıyı sana kötü muâmele etme hâlinden vazgeçirir.
Hatta, borcundan azaltma veya hepsini bağışlama hâline çevirir.
Eğer, dünya da borçlu hâlden kurtarmazsa, buna karşılık sana bol sevap verir.



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #8 : 09/10/08, 05:29 »
Âhiret İşlerini Önce Yapmak

Ahireti sermâyen, dünyâyı bu sermâyeyinin kazancı yap.
Zamanını, önce ahreti elde etmek için sarfet.
Geri kalan vaktini geçimini temîn için harca.
Sakın dünyânı sermaye, ahiretini onun kârı şeklinde yapma.
Böyle yaparsan, dünyadan artan zamanını, ahiretin için sarfedersin.

Bu zaman sarfında, namazlarını kılmaya çalışırsın.
Fakat çabucak kılayım diye, rükûnlarına riayet etmezsin.
Sonra, dünya işlerinden yorulur ve bitkin düşersin.
Geceleri namaz kılmaya fırsat bulamazsın.
Yorgunluktan ölü gibi yatar, gündüz de faydasız olursun.
Nefsine, hevâ ve isteğine, hatta şeytana tâbi olursun.
Ahiretini, dünyaya karşılık satarsın.
Nefsinin kölesi ve onun bineği olursun.
Halbuki sen, nefsine binmek, onu yalanlayıp tekzib etmek ve selâmet yoluna sokmakla emrolunmuşsun. Bunlar ahiret yolu, Rabbine taat yoludur.
Sen, nefsinden gelen istekleri kabul etmekle, kendine zulmettin.
İsteklerinde, lezzetlerinde, hevâsında ona uydun.
Sonunda dünya ve ahiretin hayırlısını kaçırdın.
Dünya ve ahiretini, zarara soktun.
Böyle olursa, kıyamet günü din ve dünya bakımından insanların en müflisi ve en zararlısı olursun.
Nefsine uymakla dünyadan fazla birşeye ulaşamadın.
Eğer nefsini ahiret yoluna çekseydin,
Ahiretini esas ve sermaye kabul etseydin, dünya ve ahiretini kazanırdın.
Nefsin kötülüklerinden korunur, iyilerden olurdun.
Eğer dünyaya rağbet etmeyerek, kötülüklerden uzak kalarak,
Allah'a itaat edersen, Allah'ın has kullarından olursun.
__________________



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #9 : 09/10/08, 05:30 »
Yapılan Nasîhati Kabul Etmek

Kardeşinin sana yaptığı nasîhati kabul et.
Ona muhâlefet etme. Çünkü o, senin kendinde göremediğin şeyleri görür.
Bunun için Resûl-i Ekrem: ''Mümin, müminin aynasıdır'' buyurmuştur.
Mümin, din kardeşine yapmış olduğu nasihatlerde samimidir.
Onun göremediği şeyleri bildirir.
Ona, iyiliklerle kötülükler arasındaki farkı gösterir.
Ona, lehinde veya aleyhinde olan şeyleri anlatır.

Acele Etmemek

Acele etme!
Acele eden, ya hata yapar veya hatalı duruma yakın olur.
Ağır ve temkinli hareket eden, o işte ya isabet kaydeder veya isabet etmeye yaklaşır.
Acele şeytandandır, ağır ve temkinli hareket etmek Allah'tandır.
Umumiyetle aceleye sebep, dünyalık toplama hırsıdır.
Kanaat sahibi ol! Kanaat bitmeyen bir hazinedir.



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #10 : 09/10/08, 05:30 »
Gaflet Hakkında...

Allah'tan hakkıyla hayâ ediniz. Gaflette olmayınız.
Zamanınız, zâyi olup gidiyor.

Halbuki siz yiyemeyeceğiniz şeyleri toplamak,
Ulaşamayacağınız şeylerin peşinde koşmak,
Oturamayacağınız binaları kurmakla meşgul oluyorsunuz.

Bütün bunlar size Rabbinizin huzurunda hesap vermek için duracağınızı unutturuyor. Halbuki Allah'ı anmak, âriflerin kalblerinde yerleşir. Onların kalblerini kuşatır. Onlara, Allah'ı hatırlamaya mânî olan herşeyi unutturur.



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #11 : 09/10/08, 05:30 »
Hayatta olduğunuz müddetçe ömrü fırsat biliniz.
Bir müddet sonra, hayat kapısı kapanacak, bu dünyadan ayrılacaksınız.
Gücünüz yettiği müddetçe hayırlı işler yapmayı gânimet biliniz.
Tövbe kapısı açıkken ve elinizde bu imkân varken bunu fırsat biliniz. Tövbe ediniz.
Duâ etmeye imkanınız varken, duâ ediniz.
Sâlih kimselerle beraber olmayı fırsat biliniz.


Elinizde bulunan mallardan ihtiyaç sahiplerine verin. Kapınıza gelen dilencileri boş göndermeyin. Gücünüz yettiği kadar az veya çok bir şeyler vermeye gayret edin. Allah nasıl verdi ise, sizde öyle yapın. O'nun verdiği gibi verin. O'nun verdiklerini muhtaçlara dağıtarak şükür yolunu tutun. Hele bir bakın; size ne kadar bol ihsanlar etmiş. Saymakla bitiremiyorsunuz. Bu halinizle düşkünleri gözetmek size gerekli değil midir?

Yazıklar olsun! Eğer kapına gelen dilenci bir hediye getirseydi hemen alırdın; bana mı demezdin. Hiç geri çevirmek istemezdin.

Şu anda yanımda oturuyor ve sözümü dinliyorsunuz. Gözlerinizden yaş da akıyor. Az sonra dışarı çıkıyorsunuz, sanki az önce öğüt dinleyen siz değilsiniz ve gözlerinizden yaşlar akmıyor. Kalbiniz hemen katılaşıyor. Önünüze çıkan, hele bir fakir olunca, yanınıza yanaştırmak bile istemiyorsunuz. Bu anlatıyor ki, yalandan ağladın. Sözlerimi candan dinlemedin. Sözlerimi Allah için dinlemelisin ve Allah için gözlerinden yaşlar akmalı...

Altınların sana put oldu, bütün düşüncen paraların... Bunlara dalıp Hakk'ı unuttuğun için yakında fermanın verilir. Bu halinden utanmaz mısın, yazık sana?



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #12 : 09/10/08, 05:30 »
Ne oldu size?... Sanki hiç ölmeyeceksiniz. Halinizden öyle anlaşılıyor. Sanki kıyamet günü dirilip huzura çıkmayacaksınızve hesap vermeyeceksiniz. Sırat köprüsünü hiç görmeyeceksiniz. Bu nasıl düşünce?... Bu nice inanç?... Bu halinize bakmadan iman ve İslam davası için iddialar yapıyorsunuz. Yazıklar olur size... Halinizi düzeltiniz yoksa batarsınız.

İşte Kur'ân... Bilgi sizde yok oldu. Onunla amel etmezseniz, kıyamet günü aleyhinizde şahitlik eder. Bilginlerin yanına gider, öğütlerini tutmaz, sözlerini dinlemezseniz, öbür âlemde ne olacak haliniz?... Bu da o gün aleyhinize bir delil olacak ve ateşte yanmanıza sebep teşkil edecek... Bir ilim adamının yanına gider, sözlerini dinlemezseniz, Peygamber öğüdünü dinlememiş gibi hata etmiş olursunuz. Âlimlerin sohbetinde bulun, sözlerini iyi dinle. Hak ve hakikat üzerine olan sözlerini kabul et ve gereğini yerine getirmeye gayret et.

Bir gün kıyamet kopacak. Herkes şaşkına dönecek. Allah'ın Celâl sıfatı tecelli edecek. Herkes sus pus olacak ve dilleri tutulacak. O'nun azameti ve büyüklüğü kimde hal bırakır ki?... O gün herşey O'na döner. Zaten gelirken de oradan gelmişti.
__________________



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #13 : 09/10/08, 05:31 »

Allah yoluna canları ile girmiş olanlar, Allah'ın fazlından yer ve ülfet şarabını içerler. Hakk'ın yakınlığı kapısında hazır dururlar. Yalnız haberle yetinmezler. Çalışır, çabalar, sabırlı olarak sefere çıkar, her şeyi olduğu gibi görürler. Yaratılmışları geçer, ötelerin ötesine varırlar. Rablarına vasıl oldukları zaman edep, ilim ve hikmet öğrenirler, çeşitli bilgilere vakıf olurlar. Yerde ve gökte Mevlâ'dan gayrı bir şey olmadığını o dem öğrenirler.

Veren, vermeyen, hareket ettiren ve sakin bırakan, O'ndan başkası değildir. Takdir eden ve hüküm veren O'dur. Aziz eden ve zelil bırakan, bir şeyi diğerine sataştıran ve uysal kılan yine O'dur. Bu hale erince o büyükler her şeyi kolay anlarlar. Çünkü kalp gözüyle Hak katında olanları görürler. Dış gözlerini de o yola vermeye çalışırlar. Dünya onların yanında hiç kalır, mülkünü görmezler bile... Ne bir ölçüye vurur, ne de tartmaya kalkarlar.

- Yarabbi, kulların arasında olan salih kişileri bana buldur. Sana varmama delil olanı bana göster, mânevî sofrandan yemem için vesile ver. Mânevi susuzluğumu, sonsuz denizden kandıracak zat'ı bana bildir. O zat gözlerimi, yakınlık nurunla sürmelesin. Taklitçi olmayarak ayan beyan nurunu gördüreni bana haber ver.
__________________



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: AbdülKadir Geylani’den Sohbetler
« Cevapla #14 : 09/10/08, 05:31 »
Ey ilim iddiasında bulunan, hani ağlaman? Allah korkusundan, gözyaşın akıyor mu?... Hani çekinmen? Korku ve günahları itirafın nerede kaldı?... Nefsinle cenk etmek ve onu terbiye etmek yok mu?... Onu Hak tarafına çağırmak nerede kaldı?... Bunlar sende yok. Bütün derdin cübbe, sarık, yemek ve evlenmek; dolaşmak, mağazalara girip çıkmak... Halkla oturup bol bol sohbet etmek...

Gücünü bu gibi şeylerden beri kıl. Onlardan sana gelecek bir kısmet varsa gelir, üzülme. Kendini ferah tut. Bekleme yükünden kurtulursun. Hırs ağırlığı seni almaz. Bu kadar sıkıntıdan sana ne kalacak? Sadece bir yorgunluk.

''... Allah'tan ancak âlim kullar korkar.'' (Fatır, 28)

Kullara karşı engin gönüllü olmak, yaptığı hatalar için İlâhi azabın inmesinden korkmak, ilim sahibinin işidir. Bu duyguya sahip olacak kadar bilgin yok ise hemen öğrenmeye koyul. Amelin, ilmin, ihlasın, edebin yok ve büyük günahlara karşı iyi düşünceye sahip değilsen, alattığımız hallere neyinle erebilirsin? Bütün gayretin, dünya malı toplamaktan ve onun geçici meta'ına göz dikmekten ibarettir. Yakında seninle o sevdiğin işler arasına duvarlar girecektir.
__________________



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Aldatmaca Hakiki sevgi üç şekilde ortaya çikar ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.213 saniyede oluşturulmuştur


AbdülKadir Geylani'den SohbetlerGüncelleme Tarihi: 14/10/19, 21:40 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim