Ahh teslimiyet... - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.014 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.483 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 4 ileti gönderildi.. Toplam : 22857 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ahh teslimiyet..., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4204 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ahh teslimiyet...}   Okunma sayısı 4204 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı uslu

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 867
  • Konu: 190
  • Derviş: 32
  • Teşekkür: 2
    • menzil yolu
Ahh teslimiyet...
« : 13/05/08, 20:37 »
Âh Teslimiyet!..

(İbrahim) dedi ki: «Ben Âlemlerin Rabbine teslim oldum» (Bakara Sûresi, 131)


Dün gece ansızın çıkıverdi karşıma Ben de fırsat bu fırsattır deyip sormaya başladım sorularımı gafilâne. Soru sorulmaması gereken bir makamla muhatab olduğumu düşünmeden Dedim ki:

-Âh teslimiyet! Kaf Dağının ardında mı, karlı dağların zirvesinde misin? Yoksa bir Zümrüdüanka mısın? Söyle nesin, neredesin ki, seni bulmak bu kadar zor, elde tutmaksa sıratta yürümek misali

Önce bir derin süzdü beni. Maksadı yoklamaktı kalbimi Belli ki, anlayacak olana söylerdi kavlini Baktı, baktı Sonunda söze başladı. Bilmem ki Mevlânâ misali söyleyeceğinin kaçta birini söyledi ve bilmem dinleyen, söyleyenin kaçta birini anladı. Yine de, anladığını anlatmaksa vazife, ben nakledeyim, siz de dinleyin anladığımı Kalbime işleyen nazarlarının eşliğinde başladı söze:

-Evlâdım dedi. Benim yaşadığım yer, buralardan çok uzakta. Adına Rıza Ülkesi derler. Orada söz yoktur, kalpler konuşur. Suâl yoktur, başlar eğilir. Cedel yoktur, baktığın her yer Haremdir. Orada kimse incitmez ve incinmez. O ülkenin sultanı Muhammed   Mustafâ -sallallâhu aleyhi ve sellem-dir. Yanında İbrahim ve İsmail -aleyhümesselâm- vardır, yani benim ceddim


Evlât, gözlerin bu ülkeye vâsıl olmak için yüreğinin kıvılcımlandığını haber vermekte... Başlangıç için güzel Lâkin önce bilmen gereken mühim şeyler var. Bu ülke -dedim ya- çok uzaklarda... Yol çetin Aşman gereken nice karlı dağlar, derin sular, yarıcı dikenler, fırtınalı mevsimler var. Bunların yanında ins ve cin şeytanları; daha beteri de senden hiç ayrılmayan nefs canavarı var. İmdi bütün bunları bile bile kabul ediyor musun yola çıkmayı? Yani demem o ki, yolun başı da «eslemtü/teslim oldum» demekle başlar. Teslim oluyor musun, karşına çıkabilecek her meçhûle, daha doğrusu onu İhsan Edene?


Cümlesi bittiğinde, teslimiyetin cevap bekleyen nazarları yine kalbimin derinliklerinde dolaşıyordu. Cevabı dudaklarımdan değil, kalbimden alacaktı. Öyle ya! Onun ülkesinde söz yoktu, kalbler konuşurdu. Gelelim bana... Kalb okuyucusunun karşısında ne söz söylenebilirdi ki? Zaten söylemek istesem de, söz bulamazdım bu suâl karşısında Hayatı boyunca «eslemtü» dememiş, gönderilen hiçbir ilâhî ikramı tebessümle misafir etmemiş, semaya başını kaldırıp «üf», «of»lardan başka bir söz söylememiş, dili söylemediği yerde de kalbi isyanlarını haykırmış bir âsî olarak, ne dilimin kımıldamaya mecali, ne de kalbimin bakılacak hâli vardı. Bu yüzden, yüzümden başka kalbim kızarmıştı. Utanç içinde, başım önde eğik okunmayı bekledim. Ve o sırada konuştu teslimiyet!..

Benim sözsüz cevabımı anlıyor, fakat benim sükûtu anlayamayacağımı da bildiği için -rıza ülkesinin sâkini değilim, zira- zahmet buyurup sözcükleri kullanıyordu:

-Görüyorum ki derya gibi olan acziyetinden bir damlacık olsun tatmak sana lütfedilmiş. Lâkin öylesine bidayettesin ki, kibrin tevazuunu fersah fersah aşmış. Yine de bu yol, rahmet-i ilâhî ile doludur. Senin gibiler de kapıdan döndürülmez. Madem bir lütf-i ilâhî olarak verilmiş kalbine azim, o hâlde yola koyulmak sana, kabul etmek de bize düşer.


Teslimiyet, sözünü bitirdiğinde, bana da yüzümü yerden kaldıracak can bahşedilmişti. Karşımda ruhumu okşayan bir tebessümle duruyordu. Bakışlarından aldığım cesaretle, biraz da endişeyle sordum:

-Peki efendim, bu yolculukta yalnız mı olacağım? Bir yârenim olup yardım etmeyecek mi bana?

Sordum, ama sorar sormaz pişman oldum. Daha yola çıkmadan teslimiyetimi bozmuş, ilk adımda sorulara başlamıştım. Hemen kalbime döndüm, onu konuşturdum. Sözsüzce:

-Affedin!.. dedim. Hamlığıma verin. Zaten ham olmasaydım, şu an buralarda olur muydum? Rıza ülkesinin sonsuz semalarına kanat açmış, öteleri temâşâ ediyor olurdum. Pişmek için, olmak için çıkıyorum ya bu yolculuğa, affedin ne olur!..

Duydu af dilenişimi ve:

-Peki dedi. Ama unutma, soru sorma hakkın sınırsız değil. Yoldaşının Hızır olduğunu bil de, Mûsâ -aleyhisselâm-ın üç sorudan sonra yalnız bırakıldığını hatırla. Bu yolda, soruların haddini aştığında ceza alır, hattâ başa bile döndürülebilirsin.


Bu sebeple daima, ceddim İbrahim -aleyhisselâm-ın nârın yanıbaşında kaderinin tahakkukunu beklerken, bana nasıl sımsıkı sarıldığını hatırla!.. Boğazına bıçak dayanmış hâlde, beni gönlünden hiç eksik etmeyen İsmail -aleyhisselâm-ı hatırla! Her şeyden öte, hayatı boyunca kalbinden «eslemtü»den başka bir şey geçmemiş, darlıkta ve bollukta, rızânın son haddini yaşamış olan, rıza ülkesinin padişahı, o Güzeli hatırla!


Eğer ayakların hep Onun izine basarsa, gözün de, gönlün de yoldan kaymaz. En sarp kayalıkları, nicelerini alabora eden o tufanları hep Onunla aşarsın. Sallallâhu aleyhi ve sellem


Sözün kısası evlât, ben derim ki başka yâren arama. Dost olarak Rabbin, yâren olarak da azîz Peygamberin kâfidir. Kurân-ı Kerîmde sorar Cenab-ı Hak:

«Allah kuluna kâfi değil midir?»

Ne cevap verilir bu soruya? Haydi, şimdi niyetini sağlam, azmini ziyade eyle de düş yola Allahın izniyle... Onun izniyle yürü, Onun izniyle var, varacağın yere inşaAllah. Benim sözüm bu kadar. Haydi, kal teslimiyetle


Diyeceğini deyip geldiği gibi esrarlı bir hâlde gözden kayboldu teslimiyet. Artık onu: Âh teslimiyet! yazılı levhalardan okumaktan vazgeçip, yüreğime yazmalı, hattâ kazımalıydım.

Evet Dediği doğruydu. Teslimiyetin de, rızanın da pâdişahı, Rasûller Sultanıydı. Her derdin dermanı O, her kilidin anahtarı O, yârenim, yoldaşım, duâcım hep O -sallallâhu aleyhi ve sellem-

Âh bir öğrenebilsem Ona dost olabilmeyi, Rabbim!.. O zaman önümdeki çile dağları dümdüz olur; nehirler yola, kışlar bahara, dikenler güle dönerdi. Bir öğrenebilsem ey teslimiyetin Padişahı; Teslim oldum Âlemlerin Rabbine!.. demeyi

Lutfeyle Rabbim, kerem eyle, dilime de, kalbime de Sen öğret ey Âlemlerin Rabbi! Seni benden, beni Senden ayırma, ey kimsesizlerin yâreni!

aminnn aminn amin...
ALINTI
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ahh-teslimiyet-t1599.0.html



Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere,

Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere!...

Necip Fazıl Kısakürek

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Ahh teslimiyet...
« Cevapla #1 : 13/05/08, 21:28 »
Âh Teslimiyet!..  X:04

Allah (cc) razı olsun


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Mostar

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 891
  • Konu: 21
  • Derviş: 3265
  • Teşekkür: 3
Cevaplandı: Ahh teslimiyet...
« Cevapla #2 : 02/03/11, 02:10 »
Allah (cc) razı olsun :X06


RABBİMİZ " Soracak : " BEN Hep Seninleydim , Ya Sen Kulum Kiminleydin ???

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Cevaplandı: Ahh teslimiyet...
« Cevapla #3 : 15/03/11, 17:51 »
Amin.. Allahu Teala razı olsun..  :X06


Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...

Çevrimdışı OkanHH

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 21
  • Konu: 1
  • Derviş: 12364
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Ahh teslimiyet...
« Cevapla #4 : 16/03/11, 15:06 »
Allahu teala razi olsun. Tam ihtiyacimiz olan konuyu paylasmissiniz. Rabbim cümlemizi hakiki teslimiyetlere eristirsin. Bu yolda sultanimizi yanimiza yoldas, yaren etsin insallah. Amin



Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 179
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)
Yeni: Ahh teslimiyet...
« Cevapla #5 : 23/09/14, 00:47 »
Lutfeyle Rabbim, kerem eyle, dilime de, kalbime de Sen öğret ey Âlemlerin Rabbi! Seni benden, beni Senden ayırma, ey kimsesizlerin yâreni!

amin amin amin...

 





♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Vefakâr bir dost, evlâttan hayırlıdır "S-Ş" Harfi İle Başlayan Deyimler Ve Açıklamaları .. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.133 saniyede oluşturulmuştur


Ahh teslimiyet...Güncelleme Tarihi: 20/05/19, 19:03 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim