Ramazanın Ardından İbadette Süreklilik - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.141 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.972 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 23010 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ramazanın Ardından İbadette Süreklilik, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1691 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ramazanın Ardından İbadette Süreklilik}   Okunma sayısı 1691 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 31

Ramazanın Ardından İbadette Süreklilik
Dr. Kerim Buladı
Altınoluk Dergisi
2011 - Eylül, Sayı: 307, Sayfa: 016


Rahmet, mağfiret ve cehennemden kurtuluşa vesile olan bir Ramazan ayını daha tamamladık. Buluğ çağından can emanetini teslim edinceye kadar oruç tutmakla sorumlu olduğumuz bir Ramazan ayı daha ömür haritamızdan eksildi. Orucu, teravih namazları, sadaka-ı fıtır, tevbe, dua ve niyazları, sosyal dayanışma ve yardımlaşmaları ile kardeşlik ruhunun tarifi mümkün olmayan maddi ve manevi hazzıyla bayrama ulaşmanın sevincini yaşıyoruz. Bu atmosferin devam etmesini nasıl sağlayacağız? Fani dünyadaki ömür emanetini teslim ettikten sonra ebedî istirahatgâhımız olan âhiret yurdundaki bayramları hak etmenin yolu nedir? Aslında dünyadaki bayramlar, cennet yurdundaki bayramların bir provası değil midir?

Kur’ân-ı Kerîm, fani dünyaya kulluk için gönderildiğinin bilinci ile hareket eden ve imanının gereğini yapan muttakî mü’minlere çeşitli nimetlerin lütfedileceğinden sık sık bahseder. Cennette mü’minlere ihsan edilecek nimetlerin bitmeyeceğinden, tükenmeyeceğinden ve sürekliliğinden söz eder. “Allah’a karşı gelmekten sakınanlara va’dolunan cennetin durumu şudur: Onun içinden ırmaklar akar, yemişleri ve gölgeleri devamlıdır. İşte bu Allah’a karşı gelmekten sakınanların sonudur…”1 Görüldüğü gibi, cennet ve cennette mü’minlere verilecek nimetler süreklidir. Dünya nimetleri gibi, bitmeye, tükenmeye, yok olmaya mahkûm değildir. İman eden ve amel-i salih işleyen herkes o nimete erecektir. Orada zengin, fakir, makam mevki, sosyal statü farkı yoktur. Orada tek belirleyici iman ve salih ameldir. Bu iki prensibin uygulama alanı da fani dünyadır. Bu yüzden, dünya hayatı, âhireti kazanma yurdudur. Dolayısıyla fani dünya hayatı, ebedî alemi kazanma açısından büyük önem arz etmektedir. “İnsanların hangisinin daha güzel amel yaptığını deneyelim diye şüphesiz biz yeryüzündeki şeyleri ona bir zinet yaptık.”2 “O, hanginizin daha güzel amel yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır…”3 âyetlerde, hayat ve ölümün, fani dünyanın cazibeli hale getirilmesinin temel inceliğinin, imtihan olduğu vurgulanmakta, sınanma konusunun en başta gelen şartının ise “ahsenü amel” en güzel amel olduğu açıklanmaktadır.

Kur’ân-ı Kerim, fani dünya hayatında muttakî olmayı başaranlara ihsan edilecek cennet ve onun içinde bulunan nimetleri öyle müşahhas anlatır ki, aklını kullanan ve derûni bir tefekkürle hayata bakan insan, onun cazibe alanına girmekten kendini alıkoyamaz ve neticede o nimetlere ulaşmak için gayret sarfeder. “Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlanma vardır…”4

Yine mü’minlere cennetette lütfedilecek ipek döşekler, tahtlar, yeşil yastıklar, güzel yaygılar, kadehler, pınarlardan söz edilir.5 Ayrıca onlara kiraz, muz, üzüm gibi tükenmeyecek meyvelerin ikram edileceği açıklanır.6 Bütün bunlar, dünya hayatında kulluğunu idrak ederek âhirete yakinen inananlara ve ona göre hazırlık yapanlara vaat edilmiştir.

Bir kutsi hadiste Hazreti Peygamber (s.a.v)’ de, cennette mü’minlere verilecek nimet konusunda Allah Teâlâ’nın şöyle buyurduğunu ifade buyurmuştur: “Ben Salih kullarıma hiçbir gözün görmediği, kulağın işitmediği ve insanın kalbinden geçmeyen şeyler hazırladım.” Daha sonra Hz. peygamber, “Hiçbir kimse, yapmakta olduklarına karşılık olarak, onlar için saklanan göz aydınlıklarını bilemez.” (Secde, 32/17) âyetininin bunun şahidi olduğunu söylemiştir.7

Birçok âyet ve hadiste muttakilere ihsan edilecek cennet ve cennetteki nimetler hakkında teferruatlı malumatlar vardır. Bunları kısa bir yazıda belirtmek mümkün değildir. “O, istediğiniz şeylerin hepsinden size verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız…”8 âyetinde belirtildiği gibi, Allah Teâlâ’nın insana lütfettiği maddi ve manevi nimetleri tadat edilemez.

Allah Teâlâ’nın, âhirette ihsan edeceği nimetlere nail olabilmenin yolu, fani hayatımızı imanla noktalamaya bağlıdır. Bu da yine ancak Allah’ın yardımı ile elde edilebilir. Ramazan ayı ve oruç, Allah Teâlâ’nın, kullarına olan engin rahmetinin, mağfiretinin ve lütfünün bir tezahürüdür. Allah’ın rızasını elde etmek ve O’nun kendisinden sakınanlara, emir ve yasaklarına karşı saygı duyanlara vaat ettiği nimetlere sahip olabilmek için, hayatın her safhasını bir Ramazan ruhu ve aşkıyla geçirmenin gayreti ve azmi içerisinde olmak gerekir.

Hangi şartlar olursa olsun, ibadet ve taatlarımızı gücümüz nispetinde yerine getirmenin gayreti içersinde olmalıyız. Allah Teâlâ, Hz. Peygamber (s.a.v)’e kendisine vahyedilenleri açık bir şekilde tebliğ etmesi, bu hususta müşriklerin alaycı, küçümseyici ve üzücü tavırlarına aldırış etmemesi talimatını verdikten sonra9, onun nasıl hareket edeceğini şöyle açıklamıştır: “Andolsun, onların söyledikleri şeylerden dolayı göğsünün daraldığını biliyoruz. O halde Rabbini hamd ile tesbih et (yücelt) ve secde edenlerden ol. Sana ölüm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.”10

Aslında bu talimatlar, Hz. Peygamber’in şahsında bütün insanlığa emredilmiş ilkelerdir. Hangi şartlar olursa olsun, kulluk süreklilik arz eder. Kulluk hayatında ara vermek, istirahat etmek söz konusu değildir. Hayat ve onunla birlikte bilinç devam ettiği müddetçe, içinde barındırdığı şartlar muvacehesinde kulluk devam edecek ve ibadetler yerine getirilecektir. Her inanan, can emanetini teslim edinceye kadar, aralıksız görevini sürdürmeye çalışmalıdır. Her mü’min, “Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekiyorsa öylece sakının ve siz ancak Müslümanlar olarak ölün.”11 âyetinde belirtildiği gibi, Müslüman olarak ölebilmenin gereklerini yerine getirmeli ve Allah’tan Müslüman olarak can emanetini almasını dilemelidir. Zira O, nasip etmeden kimse Müslüman olarak ölemez. Bu duygularla Rabbimizin bizleri, gelecek ramazan ayına esenlikle kavuşturmasını temenni ederiz.


Dipnotlar: 1) Ra’d, 13/15. 2) Kehf, 18/7. 3) Mülk, 67/2. 4) Muhammed , 47/16. 5) Rahman, 55/54, 76; Vâkıa, 56/15-16. Ğaşiye, 88/13-16. 6) Vâkıa, 56/28-33; Nebe’/78, 32. 7) Müslim, Cennet, 2, 3, 4, 5. 8) İbrahim, 14/34. 9) Hicr, 15/94-96. 10) Hicr, 15/97-99. 11) Âl-i İmrân, 3/1102.
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ahh-yollar-bu-yollar-t28019.0.html;prev_next=next




Çevrimdışı _Hizmet_

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 48
  • Konu: 9
  • Derviş: 14867
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Ramazanın Ardından İbadette Süreklilik
« Cevapla #1 : 02/09/11, 23:35 »
:gül:
Allah c.c. razı olsun inşâAllah emeğinize sağlık.
Dua ile.



Bir Yanım Tevazuda Bir yanım Dimdik Ayakta

Misal Lamelif...

Elifi Çözdüm Lamı  Düğümledim"Kendi"me Bir Mim Koydum  "Kendim"Oldum  Dönüp Dolaşıp Sonunda Bir Noktada Son Buldum...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sivas İli Baraj ve Göletleri Adam Vardır ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.064 saniyede oluşturulmuştur


Ramazanın Ardından İbadette SüreklilikGüncelleme Tarihi: 21/10/20, 19:47 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim