Akrabalik ilişkisi ve Ana Baba hakki - Tasavvufi Bilgiler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 24.969 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.283 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22783 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Akrabalik ilişkisi ve Ana Baba hakki, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3336 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Akrabalik ilişkisi ve Ana Baba hakki}   Okunma sayısı 3336 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Akrabalik ilişkisi ve Ana Baba hakki
« : 23/11/09, 03:48 »
 


Elhamdulillahi Rabbil âlemîn.
Vesslâtü vesselâmü alâ  seyyidinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn.

AKRABALIK İLİŞKİSİ VE ANA BABA HAKKI


ANNE VE BABA HAKKI

Allah’u Teala kuran-ı kerimde kendisine ibadetten sonra anne babaya itaati emretmiştir. Çünkü insanın varlığının hakiki sebebi Allah Tealadır.; zahiri sebebi de anne ve babaya yapılmıştır.
Dinimiz yüce Allah’ın hakkından sonra gelen en büyük hak, anne baba hakkıdır. Bu öyle büyük bir haktır ki yüce Mevla, ayetlerde kendi hakkının peşinden hemen anne babanın hakkını zikrederek şöyle buyurmuştur;

‘’ Rabb’in sadece kendisine kulluk etmenizi ve anne babanıza güzel muamele yapmanızı emretti.Onlardan biri veya ikisi senin yanında  yaşlanırsa kendilerine  ‘öf  bile deme, ve onları azarlama, her ikisinede yumuşak güzel söz söyle. Onlara karşı şefkatli ve alçak gönüllü ol. Onlara şöyle dua et; Rabbim, onlar beni küçükken yetiştirip büyüttükleri gibi şimdi sen de onlara acıyıp rahmet et. ‘’ ( İsra-17/23-24)

Bundan daha güzel ifade olamaz.
Yani, anne babanıza iyilik ederek ve onlara acıyarak muamele ediniz. Onlar yaşlandıkların zaman, onlara sert söz söylemeyiniz. Onların hizmetini seve seve yapınız; çünkü onlar daha önce sizin için nice fedakarlıklar yapmışlardır. Onlara yumuşak ve kibar söz söyleyiniz.                  (  Aile saadeti )                                                                                                                                                         

İbni Ömer (r.a) ayeti kerimeyi şöyle tefsir etmiştir: ‘’ Anne ve babanıza hitap ederken, Babacığım, Anneciğim demelidir.
Yine Ata b. Ebu rebah, ‘ onları azarlama ‘ ayetini, ‘’ onlara karşı elini silkeleme’’ diye tefsir etmiştir. (ibn kesir)
Mücahid (rah) ise şöyle demiştir. ‘’ Anne babanızı isimleri ile çağırmayınız. Onları yalanlamayınız. Onlara yumuşak konuşunuz. Onlara boş söz söylemeyiniz.’’

Hasan-ı Basri (rah) ‘’ o ikisi ( anne baban) için öf bile deme… ayetini şöyle tefsir etmiştir;
‘’ Annen ve baban senin yanında iyice ihtiyarlayıp lazımlık tutunurlarsa öf deme, kendilerini azarlama
def-i hacette bulunduklarında burnunu tutma! Çünkü sen küçükken onlar senden iğrenmiyorlar ve burunlarını tutmuyorlardı.’’

Anne babana iyilik yapmak, onlara dil uzatmamak onlara karşı gelmemek onlara itaattendir. Anne babaya karşı gelmek, kendilerine dil veya hal ile incitmek büyük günahtır. Dinen mahzurlu olmayan hususlarda anne babaya karşı gelmemelidir.

Nitekim bir hadis-i şerifte şöyle buyurulmuştur.

Bir kere düşününüz ki: (dönüşünüz banadır) İman edenler de etmeyenler de, ana-babanın tekliflerine itaatde bulunanlar da bulunmayanlar da yarın ahirette Hak Teâlâ'nın manevî huzuruna, yüce mahkemesine sevkedileceklerdir. (artık) Dünyada iken (yapmış olduklarınızı) o ahiret âleminde (size haber vereceğim) sizi dünyadaki amellerinize göre mükâfata ve cezaya kavuşturacağım, artık bu âkibeti dikkate alıp da ona göre hayatınızı, fiil ve hareketlerinizi tanzime gayret ediniz. ( ELMALILI)

Şimdi anne baba hakkının ehemniyeti, ve çocukların anne babaya nasıl muamele etmesi gerektiğini,ana babasın evladının razı olmasının ne kadar mühim olduğunu beyan eden hadisi şeriflere bakalım:

Peygamber efendimiz s.av. bir defasında  minberde hutbe verirken ,  Burnu yere sürtülsün, burnu yere sürtülsün; buyurdu: Kimin , Ya Resulallah,? Dediler. ; Anne ve babasından biri veya ikisi yanında ihtiyarladığı halde  ( onlara yapacağı hizmetle cenneti kazanamayan kimsenin) buyurdu. (  Aile saadeti )     

Sahabeden biri peygamber Efendimize gelerek, ;Ya resulallah! En önce kime iyilik edeyim diye sordu, Resulallah Efedimiz s.a.v. ‘’ Annene’’ buyurdu ‘’ sonra kime diye sordu, Peygamber efendimiz s.a.v. Yine, ‘’ Annene’’ buyurdu. Üçüncü defa Aynı soruyu sordu, Yine, ‘’ Annene ‘’ buyurdu. ‘’ sonra kime diye sorunca’’ ; Resulallah Efendimiz s.a.v., ‘’ Babana ve sonra sırası ile akrabalarına’’ buyurdu. (  Aile saadeti )     



Evliya zatlardan biri anlatıyor; annesi hasta yatıyordu. Annesinin su istemesi üzerine annesine su götürdü. Fakat annesi uyumuştu. Ve sabaha kadar annem kalkarda su ister diye sabaha kadar başında bekledi. Ve annesi kalkınca ona dua etti. 
O Zat buyurdularki: ARADIM ARADIM EN YÜKSEK MAKAMI ANNE RIZASINDA BULDUM.

Biri Resul-i Ekrem’in (s.a.v ) yanına geldi ve, ‘ Ya resulallah! Babam malımı elimden almak istiyor, ne yapayım? Dedi.’ Bunun üzerine Server-i Alem (s.a.v) Sen de malında babanındır’’ buyurdu. ( ebu davud)

Abdullah b. Ömer (r.a), annesini sırtına almış tavaf yaptıran bir kişi gördü. Adam ibn Ömer’e (r.a) ‘’ Ey ibni Ömer! Böyle yapmakla annemin hakkını ödemiş olurmuyum? Diye sordu.
İbni Ömer, ‘ Onun hakkının yüzde birini ödeyemezsin  Ancak bakarsan ona yapacağın küçük hizmet te çok sevap verilir’’ buyurdu. (buhari)

Tabiin büyüklerinden Ka’b el Ahar (rah) demiştir ki ; ‘’ Allah Teala, kul,anne ve babasına asi olduğu zaman, onu helak etmekte acele eder. Kul, anne babasına iyilik ve ihsanda bulunduğu müddetçe ömrü bereketli olur. Onlara yapılacak iyilik, bir şeye ihtiyaç duyduklarında güç nisbetinde hacetlerini gidermektir.’’

Bir kıssada ise :

Hasan-ı Basri ( k.s) Kabeyi ziyaret ve tavaf ederken bir zat gördü. Adam arkasında zenbil ile tavaf ediyordu.
Ona,
‘’ Arkadaş , arkandaki yükü koyup öyle tavaf etsen daha iyi olmaz mı ? dedi.
O zat,
‘’ Bu arkamdaki yük değil, babamdır. Bunu Şam’dan yedi kere buraya getirip tavaf yaptırdım; çünkü bana dinimi, imanımı o öğretti. Beni İslam ahlakı ile yetiştirdi.’’ Dedi.
O zaman Hasan-ı Basri adama dedi ki :
‘’Kıyamet gününe kadar böyle arkanda getirip tavaf yapsan, bir defa kalbini kırmakla bu yaptığın hizmet boşa gider ve yine bir defa gönlünü yapsan, bu kadar hizmete karşılık olur.’’ ( aile saadeti)

İmam kurtubi ( rah) demiştir ki ; ‘’ Anne babaya iyilikte bulunmak, onlara itaat etmek, sadece Müslüman anne babaya mahsus değildir. Kafir bile olsalar onlara iyilik yapılır.’’

Başka bir hadisi şerifte ise ;

Bir kişi Resulallah efendimiz’in s.a.v yanına geldi ve ;

‘’ Ey Allahın resulü, ben beş vakit namazı kılıyorum, ramazan orucunu tutuyorum, zekatımı veriyorum ve haccımı yapıyorum. Benim yapmam gereken başka bir şey varmı ? diye sordu.
 Peygamber Efendimiz (s.a.v) :
‘’Kim anne ve baba hukukuna riayet ederek bunları yaparsa peygamberlerle ve sıdıklarla beraber olur’’ buyurdu. (  Aile saadeti )     

Kıssa :

Bir zamanlar iki kardeş vardı. Bu iki kardeşin hizmete muhtaç bir anneleri vardı. Her gece kardeşlerden biri annenin hizmeti ile meşgul olur, diğeri Allahu tealaye ibadet ederdi. Bir akşam, Allahu tealaye ibadet eden kardeş; ‘’ Bu gecede anneme sen hizmet et, Ben ibadet edeyim’’ dedi. Kardeşi kabul etti. İbadet ederken secdede uyuya kaldı. Ve O anda bir rüya gördü. Rüyasında bir ses ona ‘’ kardeşini affettik, senide onun hatırı için bağışladık deyince genç ;Ben Allahu tealaya ibadet ediyorum. Kardeşim ise anneme hizmet ediyor. Fakat beni onun yaptığı amel yüzüden bağışlıyorsunuz, dedi.
 Ses ona ; ‘’ Evet senin yaptığın ibadetlere hiç ihtiyacımız yok. Fakat kardeşinin Annene yaptığı hizmetlere annenin ihtiyacı var karşılığını verdi.’’

Bakınız Resullah s.a.v efendimiz bizlere Anne babalarımıza davranacağımız ölüçüyü nasıl belirliyor;

‘’ Ey Allah’ın Resulü, anne ve babanın çocukları üzerindeki hakları nedir?’’ diye sorunca
Resulü Ekrem, ‘’ Onlar senin cennet veya cehenneme girme sebebindir; kendilerine ona göre Davran buyurdu.(ibni mace)




Başka bir Ayeti celilede ;

Biz İnsana’’… ( Bana şükredin, anne babanızada teşekkür edin’’ diye vasiyet ettik. Dönüş sadece banadır. ( lokman31/14)
Ayetin tefsirinde ise büyük müfessir süfyan b. Uyeyne (rah) şöyle demiştir;
‘’ Kim beş vakit namazı kılarsa Allah’a şükretmiş olur. Kim de beş vakit namazın peşinden anne babasının affı için dua ederse onlara teşekkürü yerine getirmiş olur. ( kurtubi)

Bu konuya  Binaen ise bir hadisi şerifte : Hz. Enes r.a naklediyor : ‘’ Kul anne ve babasına dua etmeyi terk ettiğinde ondan rızık kesilir. Buyurmuştur.

Allahu Teala, anne ve babaya şükrü, kendisine şükürle birlikte zikretmiştir. Demekki cenabı hakka şükür, anne babaya teşekkürle tamam olur. Kim Allah Tealaya şükreder, fakat anne ve babasına teşekkür etmezse, onun şükrü kabul olmaz. Bu konuda Peygamber Efendimiz s.a.v. bizleri şöyle uyarmıştır: Allahu Teala’nın rızası anne ve babanın rızasındadır. Allahu tealanın gazabı ise Anne babanın gazabındadır.buyurdu. ( buhari)

Yukardaki hadiste geçen Allahın rızası için ne güzel bir örnek ;
KISSA :
Şeyh ishak hz. Bir kimse gelir ve :
Ya şeyh, bu gece rüyamda seni, çok kıymetli cevherler ile süslenmiş olarak gördüm, der. O da :
Doğrusun. Zira annem vefat etmezden evvel, sakalımı ayaklar altına döşemiştim. Onun ecir ve sevabı, Hz. Allah katında zayi olmadığı içini Cenabı Hak sana onu Yerimi göstermiştir. Sende ebeveynine hürmet ve riayet et ki, Rabbinin izzet ve ihsanına nail olasın, diye nasihat buyurmuştur.

Yukardaki hadisteki gazaba binaen;
Bir veli kul anlatıyor :
Bir oğlum var. Baş kaldırır isyan eder diye, otuz senedir vazife emredemedim. Olabilirki, bir defa başını kaldırıp; isyan eder cehenneme girer diye. (m.ıldırar)
 
Taberâni'nin rivayet ettigine göre. Peygamber'imiz (S.A.S.) söyle bururuyor:
«— Ana - babanıza iyi bakınız ki, evlâtlarınız da size baksın. Başkalarının kadınlarını
bastan çıkarmayınız ki, eşleriniz iffetli olsun.» (klp keş)

Hadise binaen kıssa: Ne ekersen onu Biçersin

Birinin, babasını dövdüğü görüldü. Çocuğa Niçin babanı dövüyorsun, onu bırak’’ dediler. Bunun üzerine babası, ‘’ Ona dokunmayın beni dövsün. Çünkü ben babamı Aynen bu yerde dövmüştüm. Ben nasıl babamı burada dövdüysem şimdi aynı yerde oğlum beni dövüyor’’ dedi.  (aile saadeti)

İnsan anne babasına, büyüklerine ve üstatlarına karşı yaptığı kusurlarına samimi bir tövbe edip helallik almazsa, cezasını dünyada benzeri bir kusur ile çeker. Bunun bir de ahireti vardır. Bir işte sahibi yüce Allah olursa, kimse haksız iken haklı duruma geçemez. Şimdiden bunu düşünmeli ve bütün kusurlarına tövbe etmelidir.

Yukardaki hadisten bizler için ibret olunan şudur ki hayırlı zürriyetler için,Allaha hakiki kul Anne babaya hayırlı evlat olmak şart. Anne babaya iyilikte bulunabilir, haklarına riayet edebilirsek, bizler için çok büyük bir rahmet vesilesi ve gelecek zürriyetlerimiz için ise güzel örnekler teşkil edebiliriz inşaallah. Allah hepimize Annenin babanın rızasısını kazanlarlardan eylesin. ( amin)

Anneye babaya itaat her konuda olmalımıdır? Anne babaya itaatte sınır ne olmalıdır? Rabbimiz bizlere bu ölçüyü en güzel şekilde ayeti celilede bildiriyor :

 Eğer kendisi hakkında hiçbir bilgin olmayan birşeyi bana ortak koşasın diye seni zorlarlarsa o vakit onlara itaat etme ve kendilerine dünyada mâruf veçhile musahip ol ve bana yönelenlerin yoluna tâbi ol. Sonra dönüşünüz banadır. Artık neler yapmış olduğunuzu size haber vereceğim.(LOKMAN-15)

TEFSİR :
Bununla beraber oraya, anne babaya itaat, ancak meşru olan hususlardadır. (Eğer kendisi hakkında hiçbir bilgin olmayan birşeyi) yani: Cenab-ı Hak'kın ortağı olduğuna dâir hiçbir delil bulunmayan bir yaratığı, öyle gerçeğin
aksine olarak (bana şerik koşasın diye seni zorlarlarsa) cebir ve şiddetle bulunurlarsa (o vakit onlara itaat etme) onların hatırları için öyle yaratıklara tapmak cehaletinde bulunma, bu hususta onlara itaat etmemek lâzımdır, (ve kendilerine dünyada mâruf veçhile musahip ol) dine aykırı olmayan hususlarda kendilerine yumuşaklık göster, insanlığa uygun ve dinin hükmüne uygun bir şekilde olanlar ile muamelede bulun (ve bana yönelenlerin yoluna tâbi ol) müminlerin ibadet eden mütteki kulların izlerini tâkib et, başkalarını taklid etme.   ( ELMALILI)




AKRABA İLİŞKİLERİ SILA-I RAHİM


Sıla-i rahimin birkaç derecesi vardır. En aşağı derecesi akrabalarımıza karşı tatlı sözlü,güler yüzlü olmak; karşılaştığımızda selamlaşmayı, hal hatır sormayı ihmal etmemek; daima kendileri hakkında iyi şeyler düşünmek ve hayır dilemektir. İkinci derecede de ziyaretlerine gitmek çeşitli konularda yardımlarına koşmaktır. Bunlar daha çok bedeni hizmetlerdir.Özellikle yaşlılara zaman zaman yoklayarak, yapılacak işleri varsa onları takib etmek kendilerini sevindirecektir. Sıla-i rahmin üçüncü ve en önemli derecesi akrabalara mali yardım ve destek sağlamaktır.

Ayeti kerimde ;

Muhakkak ki, Allah Teâlâ adaleti, iyiliği ve akrabalara -muhtaç oldukları şeyleri- vermeyi emrediyor ve çirkin işlerden, fenalıktan hukuka tecavüzden de men ediyor. Düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor. (NAHL-90)

TEFSİR :Akrabalara yardım etmek, bu da uzak ve yakın akrabaya iyiliktir, onlardan muhtaç olanlara yardımda bulunmaktır, haklarında iyiliksever olmaktır. Buda bir nevi ihsan ise de, hususî önemi arz etmesinden dolayı ayrıca zikredilmiştir.
 
Hattâ bir hadisi şerifte: Sevabı en acele verilecek itaat "sıla-i rahim" dır. Yani: Akrabaları vakit vakit ziyarettir. Şimdi düşünelim: Bir cemiyetin fertleri, bu üç vazifeyi güzelce yapmaya çalışırsa aralarında pek güzel medenî, insanî bir hayat yüz göstermez mi?. Aralarında düşmanlıktan, zulûmdan, hukuka tecavüzden, akrabalık bağlarını koparmaktan bir eser görülebilir mi? Cemiyet hayatında sağlam bir inanç, mutlu bir hayat, karşılıklı bir sevgi ve dayanışma görülüp durmaz mı?. İşte bu üç ilâhî emre uymak, böyle muntazam, yüceltmeye lâyık bir medenî cemiyet meydana getirmiş olur. ( ELMALILI)

 Artık akrabana hakkını ver yoksula da, yolcuya da. Bu Allah'ın cemâlini dileyenler için pek hayırlıdır ve işte kurtulaşa erecek olanlar da onlardır. ( RUM-38)

TEFSİR : Şöyle ki: (Artık) Ey sânı Yüce Peygamber!. Veya geniş imkâna kavuşan dürüst Müslüman!. (Akrabana hakkını ver) akrabandan olan kimselere iyilikte bulun, muhtaç olanlara sadaka ver, hatırlarını hoş et. ( ELMALILI)

Bizlere aydınlatacak bir hadisi şerifle değinelim insaallah

Beyhakinin rivayetine göre Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

— Cebrail (A.S.) bana gelerek söyle dedi:
Bu gece şaban ayinin onbeşinci gecesi (Berat gecesi)dir, Allah (C.C) bu gece Kelb kabilesinin sürüsündeki koyanların kılları sayısınca kimseyi cehennemden azad eder, fakat su kimselerin yüzüne bile bakmaz:

1 — Allah (C.C)'a ortak kosanlar,
2 — Kin tutanlar,
3— Akrabalık bağlarını savsaklayanlar,
4 — Kendini beğenmişlik ve büyüklük duygusunun alâmeti olarak elbisesini topuklarına kadar uzatanlar,
5 — Ana-babaya karşı gelenler.
6 — Devamlı içki içenler.»  (kalp.kşf)

Başka bir hadisi şerifte ise :

Ibni Hibban ile baskalarinin rivayetinde; Peygamber'imiz (S A.S) buyuruyor ki:

«— Su üç kimse cennete giremez:
1 — Devamlı içki içenler
2 — Akrabalık bağlarını savsaklayanlar
3 — Büyüye inananlar.   (kalp.kşf)



Hz. Ebû Bekr (R.A)'den rivayet edildiğine göre. Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Âhîrette çekilecek azabın yanında cezalar öne alınarak dünyada çektirilmeyi hak eden baslıca günahlar gaddarlık ile akrabalık hakkini çiğnemektir."   (kalp.kşf)

Kıssa :
Bir adam, başka bir köyde bulunan ve kendisini Allah için sevdiği bir din kardeşini ziyaret etmek için yola çıktı. Allah c.c geçeceği yere onu gözetlemek üzere bir melek gönderdi. Yanına geldiğinde melek ona sordu:
nereye gidiyorsun?
Falan kardeşime gidiyorum.
Herhangi bir yakınlığın olduğu için mi gidiyorsun?
Hayır.
Peki ondan elde etmeyi düşündüğün bir menfaatin için mi gidiyorsun?
Hayır
Öyleyse onun yanına niçin gidiyorsun?
Ben onu Allah için seviyorum.
Bende Allah’ın sana gönderdiği bir elçisiyim. Sırf O’nun rızası için din kardeşini sevdiğinden dolayı Allaht’a seni seviyorum’’ (ibn-i hanbel)

Din kardeşini Allah için ziyarete giden bir insan bu müjdeye bu sevgiye laik oluyorsa . Bizler Allah c.c emri olan sıla-i rahimi ,yerine getirmek için çabalamalı bu sevgiye bu müjdeye laik olmaya çalışmalıyız.

Bir hadisi şerifte :

Isfehanî'nin rivayetine göre Cabir söyle demistir:

Peygamber (S.A.S.)´imizin huzurunda oturuyorduk. O: «Akrabalık haklarını gözetmeyenler aramızda oturamazlar» dedi. Bunun üzerine bir delikanlı ayağa kalkarak halkamızdan çıktı ve bir teyzesine gitti, aralarında bir kırgınlık varmış, hemen orada delikanlı teyzesinden af diledi, teyzesi de onu afvettiğini bildirdi, arkasından delikanlı yine aramıza katildi.
Bunun üzerine Peygamber'imiz (S.A.S.) «Aralarında akrabalık hakkini çiğneyen birisinin bulunduğu topluluğa Allah (C.C)`in rahmeti inmez» buyurdu. (kalplerin kşf)

Ahmed Ibni Hanbel'in (rahimehullah) güvenilir Raviler senediyle rivayet ettiğine göre Peygamberimiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:

«— Tatlı huya ve müsamahaya sâhib olan kimse, dünya ve âhretten en yararlı payını, akrabalık bağlarını gözetmeyi, iyi komşuluk ve huy güzelliği almış demektir. Bunlar ülkeleri kalkındırır ve ömürleri uzatır.»
(kalp.kşf)

Müslim'in bildirdigine göre sahabelerden biri bir gün Peygamberimize (S.A.V.) gelerek der ki,

«Yâ Rasülallah, benim bir kaç akrabam var. Ben bunlar ile olan bağlarımı gözetiyorum, onlar ise aramızdaki akrabalık hakkını çiğniyorlar. Ben onlara karşı iyi davranıyorum, onlar bana karşı kötü hareket ediyorlar. Ben onlara karşı nezâket gösteriyorum, onlar bana kabalık gösteriyorlar- ne yapmamı tavsiye edersiniz?»
Peygamber (S.A.V.)'imiz adama söyle cevap verdi: «Eğer durum dediğin gibi ise, sen onların yüzüne kızgın kül serpiyorsun demektir, böyle davranmaya devam ettikçe onlara karşı Allah (C.C)'in desteğini yanında bulursun.»                       (a.muaşeret)

Son bir hadisi şerifte :

Ebu Hureyre r.a  peygamber efendimizin s.a.v. şu şekilde rivayet ettiğini bildirmiştir:

‘’ Rahim ( Akrabalık ) kelimesi Allah’ın rahman isminden gelir Allah ‘ da ‘’ Kim Akraba haklarını yerine getirirse, Ben de o kimseye iyilik ve lütufla davranırım. Kim bunu yapmazsa, Ben de ona iyilik lütüfta bulunmam. Buyurmuştur (Tirmizi, Birr : 49)

Allah c.c rahim sıfatının tecellisi ile Akrabalık ( sıla-i rahim ) ziyaretlerine hakkıyla riayet edenlerden, Anne ve babadan başlayarak akraba ve tüm ümmeti muhammede nefsini feda edebilenlerden eylesin insaallah

GAVSİ SANİ HZ :  NEFSİNİZİ ÜMMETİ Muhammed İN MENFAATİ İÇİN FEDA EDİN!

(kalplerin kşf)- (a.muaşeret)- ( ELMALILI)- (aile saadeti)-(m.ıldırar) -( kurtubi)
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/akrabalik-iliskisi-ve-ana-baba-hakki-t17622.0.html



� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sahibinden satılık Volkswagen Caddy Takva sahiplerine verilen hayırlar !!! ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.109 saniyede oluşturulmuştur


Akrabalik ilişkisi ve Ana Baba hakkiGüncelleme Tarihi: 16/12/18, 04:48 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim