Allah'ı Zikir - Tasavvufi Bilgiler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.049 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.590 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Allah'ı Zikir, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 6987 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Allah'ı Zikir}   Okunma sayısı 6987 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Allah'ı Zikir
« : 25/01/11, 13:29 »


Ey aziz kardeşim, Allah’ı zikretmek, kadın erkek bütün müminlere farzdır. HAK Teâlâ ,

“Ey iman edenler, Allah’ı çokça anın” (Ahzab 33/41) buyuyrmuştur. Allah Teâlâ yine Kur’ân-ı Kerîm’in başka yerinde şöyle buyurmuştur.



“O (kâmil akıl sahibi olan olgun) kişiler ayakta iken, otururken ve yanları üstüne yatarken hep Allah’ı zikrederler, göklerin ve yerlerin yaratılışını düşünürler” (Âl-i İmrân 3/191).


Zikrullah üç mertebedir:

Birincisi, dil ile yapılır. Gönül ondan gafildir. Bu zikir avamın zikridir.

İkincisi, hem dille hem gönülle yapılır. Bu zikir havassın zikridir.

Üçüncüsü, en ileri mertebedeki zikirdir. Hem dille hem gönülle hem de bütün uzuvlarla birlikte yapılır. Bu zikir havassü’l havassın zikridir.

Sadece dil ile yapılıp gönül ondan gafil olduğu zikirden, kimseye zerre kadar fayda yoktur. Belki azap ve cezalandırma vardır.

Niçin Allah’ın zikrini gafletle yaptın diye Allah Teâlâ hesap sorar. Cenâb-ı HAK gafletle zikretmeyi, gafletle namaz kılmayı nehyetmiştir. Kullarına “gafillerden olmayın” diye buyurmuştur.

“Yalvararak ve korkarak sabah akşam sessizce RABB’ini an”(A’râf 7/205) buyurmuştur.

Şu üç şeyin Allah Teâlâ indinde sinek kadar değeri olmadığına bütün şeyhler fikir birliği etmişlerdir:

1. Gafletle Allah’ı zikretmek

2. Sünnete uymadan salavat getirmek.

3. Kalp huzuru olmadan namaz kılmak.


Allah dostları, dil ile yapılan zikir laklakadır, buyurmuşlardır.

Sahabenin büyüklerinden Hz. Enes (r.a.) rivayet ediyor:

Resûlullah (s.a.v.) buyurdu:

-Lâ ilâhe illallah sözü yüce ve kerim bir kelimedir. O sözü kim ihlâs ile söylerse cennet o kişiye vâcip olur. Kim de inanmadan söylerse elinden malı, kanı alınır, akıtılır. Gideceği yer de cehennemden başka bir yer değildir.
(Hakim Tirmizi, Nevadirü’l Usul, 1/91)

Dili ile söyleyip gönlüyle gafil olana yalancı denir.

Şeyh Safi (k.s.) bu konuda bir mesele buyurmuştur:

“Bir kimse mahkemede kadı huzurunda bilmediği bir şeye şahitlik etse, kendine gereken ceza uygulanır.

Kelime-i şehadeti gafletle söylerse, şer’an ona günah yoktur. Ama hakikatte günahkâr olur. Tarikatta ise bilmediği bir şeye şahitlik eden gibi cezalandırılır. Fakat onun bu cezası nefsini daima zorlayarak, kahrederek ve nefsine riyâzet emrederek taklitten tahkike ulaşıp kalp itminanına kavuşmasıdır.

“(Onlar Allah’a ve diğer iman esaslarına) iman ederler ve gönülleri Allah’ın zikriyle sükûnete erenlerdir. İyi bilin ki kalpler ancak Allah’ı zikretmekle mutmaindir” (Ra’d 13/28)

Kalplerin tatmin olması gerçi zikrullah iledir ama bu yalnız dil ile söylemekle olmaz. Belki tevhidin manasına vâkıf olup bütün her şeyiyle onunla ilgilenmekle mümkün olur. Ancak bu şekilde Allah’a vâsıl olunur.

Mesela çok susamış, suzuzluktan çölde giderken “su.. su..” diye sayıklaması susuzluğunu gidermez. Ancak suyu içtiğinde susuzluğu gider.


Talip de bunun gibi devamlı zikrullah ile meşgul olarak gönlünü HAK Teâlâ’nın muhabbetiyle ateşleyerek çalışırsa, Allah’a kavuşma arzusunun susuzluğu ona galip gelir. Şevke ve ızdıraba gelir. Vüsul ele geçmeden, kalp tatmin olmaz. Üzerinden gaflet giderilmez. Fakat talip zevki bulunca kalp tatmin olur.

Eşrefoğlu Rumi (k.s.)

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/allahi-zikir-t25149.0.html



''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Cevaplandı: Allah’ı Zikir
« Cevapla #1 : 25/01/11, 13:35 »


İkinci mertebe dediğimiz zikir, hem dil hem de gönül ile yapılan zikirdir. Yani huzur-ı kalp ile yapılan zikirdir. Onu başarana HAK Teâlâ çok sevaplar ve cennet içinde köşkler, saraylar, hûriler ve gılmanlar verir. Ama maksat bunlar değilidr, başkadır. Şimdi onu da bildireyim.

Zikrullahın fazileti ve sevabı çoktur. Hepsini söylersek söz uzar. Her birinden bir çeşni tattırayım. Taliplerin
Allah’ı zikretmesiyle, gönüllerindeki hicabı, zikrullah ile kaldırma maksadına ulaşmaları kolay olsun.

Şimdi bilmiş ol ki kalp huzuru ile Allah’ı zikretmenin yani devamlı ve çok çok Allah’ı zikretmenin etkisi, menfaati çoktur. En önemli etkisi, gönülde muhabbetullahın meydana gelmesidir. Bu zikir gönülde Allah’tan başka ne varsa, onların sevgisinden uzaklaştırır. Şeytanın vesveselerini kesip, şeytanı avare eder. Şeytanın tuzaklarını bozar. İmanı sağlamlaştırır. Gönlün pasını giderir. Gönlü nurlandırır, ışıklandırır, aydınlatır ve diriltir. HAK Teâlâ, Kur’ân-ı Kerîm’de şöyle buyurmuştur:

“İmanda kâmil olanlar ancak onlardır ki Allah Teâlâ anıldığı vakit kalpleri titrer”(Enfâl 8/2)

Ne zaman Allahzikredilirse gönül cilalanır. O cilalanmadan dolayı gönülde korku meydana gelir. Ne zaman ki gönül zikrullahtan lezzet bulur, o zaman iman üzerine iman ortaya çıkar.

Eğer, “İman üzerine iman olur mu?” diye soracak olursan, kitabın başında imanı üç mertebe üzerine açıklamıştık ve zikrullah gönül pasını giderir demiştik.

Onun için Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurdu:


“Her nesnenin bir parlatıcısı vardır. Kalbin parlatıcısı ‘lâ ilâhe illallah Muhammed  ün resûlullah’ demektir.

(Beyhâki, Şuabü’l-İmân, 1/396)


Zikir, gönül âlemindeki karanlığı giderir, basiret gözünü açar. Zikrullahın faydası çoktur. Bu kadar yeter. Biraz da sevabını söyleyelim.

Ebû Hüreyre (r.a.), Resûlullah’tan (s.a.v.) rivayet ederek buyurur ki:

“Allah’ı zikretmek sadaka vermekten üstündür. Zikrullah oruç tutmaktan da faziletlidir.”


(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/190);Tirmizi, Daavat, 6; İbn Mâce, Edeb,53)



Muâz b. Cebel’in (r.a.) rivayet ettiği bir başka hadis-i şerifte Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurur:

- Size hayırlı amellerden bir haber vereyim mi? O amel sizi bütün günahlardan arındırır. Dercelerinizi yüceltir. Sizin için altın, gümüş bağışlamaktan hayırlıdır. Hatta kâfirlerle vuruşup onlardan birinin öldürülmesinden veya sizin öldürülüp şehid düşmenizden daha hayırlıdır.

- Buyur yâ Resûlullah
, dediler.

- O amel Allah Teâlâ’yı zikretmektir.

(Tirmizi, Daavat, 6)


Bir başka hadis-i şerifte de şöyle buyrulmuştur:

“İnsanoğlunu ateşten kurtaran zikrullahtan başka hiçbir amel yoktur.”




(İbn Ebû Şeybe, el-Musannef, 7/71)


Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurmuşlar:


“Mi’rac gecesi gökte nurdan bir şehir gördüm. Dünyadan bin kat daha büyüktü. Nurdan zincirlerle asılı duruyordu. O şehrin yüz bin kapısı vardı. Her kapının önünde bağlar ve bahçeler bulunuyordu. Her bahçede nurdan köşkler vardı. Her köşkte de nurdan yetmiş oda vardı. Her odanın yüz bin kapısı vardı. Kapıların bir kanadı altından, bir kanadı gümüştendi. Her odanın önünde bir de nurdan taht vardı. Her tahtın üzerinde ipekten yetmiş döşek vardı. Her döşeğin üzerinde birer hûri kızı oturuyordu. Hûri kızlarının bütün âzaları nurdandı. O hûrilerden bir tanesi serçe parmağını dünyaya gösterseydi, ayın ve güneşin ışığı kaybolurdu.”

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyuruyor:

- Ben sordum, yâ Rabbi, bu azametli makam acaba hangi peygamberindir? HAK Teâlâ hazretleri bana buyurdu:

- Ey habibim, bu makam sıdk ve ihlâsla bir kere ‘lâ ilâhe illallah’ diyen kulumundur.
Ondan sonra Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

- Her kim ihlâsla ‘lâ ilâhe ilallah’ derse cennete girer.

( Hakîm Tirmizi, Nevadirül Usul, 1/91)

Şimdi ey kardeş,
Allah’ı zikretmenin fazileti, menfaati, sevabı çoktur. Hepsi yazmaya kalksam ne mürekkep ne kağıt ne de kalem yeter. İnsanlar ve cinler kâtip olsa yazmaya güçleri yetmez. Yeri geldiğinde faziletinden, özelliklerinden, sevabından bahsedeceğiz. İbareyle, harfle, sözle anlatabildiğim kadarıyla anlatacağım. Talipler, okuyanlar, dinleyenler bu kitabın faydalarından mahrum kalmasınlar inşAllah.

Eşrefoğlu Rumi (k.s.)



''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Cevaplandı: Allah’ı Zikir
« Cevapla #2 : 25/01/11, 14:15 »
“(Resûlüm!) Sana vahyedilen Kitab'ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.”


Ankebût, 45





''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Cevaplandı: Allah’ı Zikir
« Cevapla #3 : 25/01/11, 14:20 »


Şimdi bu tevhidin yani “lâ ilâhe ilallah”demenin bir NURu vardır. Talibin kalbinde zikrullahın NURu bir kere yerleşti mi, zikredenlerden bir daha gitmez. Kabrine bile birlikte girer. Kabir azabından onu korur. Nefsin çirkin sıfatlarının her biri korkunç canavarlar şeklinde kabirde hücum ettiğinde o NUR ortaya çıkar. Kabirde azap edecek canavarlar o nurdan kaçarlar.

HAK Teâlâ, ümmet-i Muhammed  ’in isyan eden günahkârlarının cehenneme sürülmesini emir buyurduğunda zikir ehlinin yüzleri kararmaz, bıyunlarına zincir takılmaz.
Lâ ilâhe ilallah fazileti orada da imdatlarına yetişir. Zebâniler, bunları alıp feryadü figan içinde cehenneme götürürler. Cehenneme vardıklarında cehennem mâlikleri bunları yüzleri kararmış, boyunlarına zincir vurulmamış görünce şaşırırlar.“Cehenneme hiç böyle bir kavim gelmemişti” derler. Zebâniler,

Bize böyle emredildi, derler. Cehennem mâlikleri bunlara sorar:

Sizler hangi kavimsiniz, kimin ümmetisiniz?Bunlar:

Bizler lâ ilâhe ilallah diyen ümmetteniz. Bizim peygamberimize Kur’an indi. Biz de o Kur’an-ı okurduk. Günde beş vakit namaz kılardık. Haftada bir kere de Cuma namazı kılardık. Yılda bir ay oruç tutardık. Yılda iki bayram namaza giderdik. Kâbe’yi ziyaret edip malımızın zekâtını verirdik. Lakin cehennemin heybetinden kıyamet gününün dehşetli hallerinden, halk içindeki amellerimiz bâtıl olduğundan biz rezil olduk. Utandığımız için de Peygamberimiz’in adını anamadık.


Cehennem malikleri:

Kur’an Muhammed   (s.a.v.) üzerine indi. Söylediğiniz ameller de onun şeriatının gereğiydi. Onun ümmetinin işleriydi. Niçin onun adını bilmiyorsunuz? Yerde, gökte, cennette, cehennemde insanlar, cinler, denizdekiler bütün hepsi biliyor, onun adını bilmeyen kimse olabilir mi?

Cehennemin maliklerinden Muhammed   (s.a.v.) adını işitince bunlar:

Hay Allah, evet biz Muhammed   (s.a.v.) ümmetiyiz derler. Cehennemin heybetinden, sıcaklığının hararetinden, korkunçluğundan etkilenerek ağlaşmaya başlarlar. Cehennem mâlikleri bunlara sorar:


Ey ümmet-i Muhammed  ! Sizin tuttuğunuz oruçlar, kıldığınız namazlar, haclarınız, zekâtlarınız, zikirleriniz, tesbihleriniz, yaptığınız ameller nereye gitti? Sizi cennete ulaştırmaya yetmedi mi? Buraya neden geldiniz?

Bunlar da şöyle cevap verirler:

Bizler bu saydığımız amelleri işlerdik fakat müslümanları incitirdik, haram yerdik, gıybet ederdik, yalan söylerdik, elimizin altındakilere zulüm yapardık. Mahşer yerine geldiğimizde bizim üzerimizde hakkı olanları çağırdılar. Onlar da bizden davacı oldular. Bunun üzerine bizim amellerimizi alıp onlara verdiler. Onlar bizim amellerimizle cennete gittiler. Bizi de aldanmış ve mahrum bir durumda cehenneme gönderdiler.Üzerlerinde kul hakkı bulunanların ellerinden bütün amelleri alınır ama sadece lâ ilâhe ilallah nurunu kimse alamaz. Onu mizana bile koymazlar. Zira lâ ilâhe ilallah demeye hiçbir şey karşılık olamaz. Bunlar cehennem mâliklerine ,

Bize müsaade edin de biraz ağlaşalım,derler. Cehennem mâlikleri onlara izin verirler. Hepsi birden ağlamaya başlarlar. O kadar çok ağlarlar ki gözlerindeki yaşlar tükenir, kan ağlarlar. Cehennem mâlikleri onlara:

Siz bu ağlamayı dünyadayken yapacaktınız. Orada kimseyi incitmeseydiniz kimsenin hakkı üzerinize geçmezdi. Bu azaba da uğramazdınız. Şimdi ağlamanın size bir faydası yoktur. Zira her şey yerinde gerekir. Cehennem mâlikleri zebânilere,

Gelin bunları hemen ateşe koyun, derler. Zebâniler bunları tutup ateşin içine atarlar. Bunlar hep bir ağızdan,

“Lâ ilâhe ilallah”diye çağırışmaya başlarlar. Ateş bunların nidasını duyar duymaz bunlardan kaçar, onları yakmaz. Mâlikler ateşe:

Bu isyankârları niçin yakmıyorsun, niçin kaçıyorsun?Ateş cevap verir:

Bunların üzerine varınca “lâ ilâhe ilallah” diye bağırışıyorlar. O sözden çıkan NUR, kaçmasak bizi bile yakacak. Sıcaklığımızı söndürüyor. Hem HAK Teâlâ bize “lâ ilâhe illallah” diyenleri yakmaya izin vermedi.


Cehennem mâlikleri bu konuda âciz kalırlar ve kendi kendilerine,

Eğer biz bunların fiyatlarına aldırış etmeyip bunları ateşte bırakırsak cehennemi söndürürler,derler. HAK Teâlâ hazretlerine niyaz ederler:

Yâ ilâhi! Burada bir bölük kavim var. Ateş bunlara hücum ettikçe bunlar “lâ ilâhe ilallah” derler. Ateş onlardan kaçar gibi kaçıyor. Onları yakmıyor. Eğer onlar “lâ ilâhe ilallah” demekte ısrar ederlerse onların NURu cehennemin ateşini söndürecek.

HAK Teâlâ buyurur ki:

“Lâ ilâhe ilallah” sözünü ihlâsla söyleyenleri ateşte yakmayacağıma ben söz verdim. Onlar benim gerçek zakirlerimdir. Onları ateşten çıkarın, cennete ulaştırın.

Onları NURdan buraklara bindirip cennete götürürler.

Resûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“Lâ ilâhe ilallah, diye şehadet edenlerin cesetlerine, Allah ateşi haram kılar. Onları cennete vâcip kılar.

(Buhari, Salât, 46)

Bir başka hadis-i şerifte Resûlullah (s.a.v.) şöyle müjde verir.

Enes b. Mâlik (r.a.) rivayet etmiştir:

“Kıyamet gününde HAK Teâlâ şöyle buyuracak:

- ‘ Lâ ilâhe ilallah’ diyenleri benim arşımın gölgeliğine yaklaştırın. Zira ben onları seviyorum.”

(Deylemi, Müsned, 5/251)

Bu hadisin manası “lâ ilâhe ilallah” demeye devam edenler, evliyaullahtan olurlar. Çünkü Resûlullah’a (s.a.v.) sordular.

Evliyaullah kimdir?Resûlullah (s.a.v.) cevap verdi.

Allah’ın zikrine devam edenlerdir.

(Abdullah b. Mübarek, Zühd, s.82)

Eşrefoğlu Rumi (k.s.)




''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Cevaplandı: Allah’ı Zikir
« Cevapla #4 : 25/01/11, 15:00 »


Bilmiş ol ki bütün ameller “lâ ilâhe ilallah”a bağlıdır.“Lâ ilâhe ilallah” demeyenin ameli bâtıl olur. Onun için iman bu kelimeden başka bir kelimeyle gerçekleşemez.

Resûlullah Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:

“İnsanlarla ‘lâ ilâhe ilallah’ deyinceye kadar savaşmakla emrolundum. Zira bu kelime tevhidin kelimesidir. Şirkten ayrılmaktır. Küfür ile imanın arasını ayırır.”


(Müslim, İman,33)



Diğer bir hadis-i şerifte de,

“Lâ ilâhe ilallah cennetin anahtarıdır”buyruluyor.

(Ahmed b. Hanbel, Müsned, 5/374)



Bir başka hadis-i şerifte de,

“Zikrin efdali, lâ ilâhe ilallahtır”buyrulmuştur.

(Tirmizi, Daavat, 9)

Doğrusu bu ‘Lâ ilâhe ilallah’ kimde sabit olursa ona hiçbir zaman zeval yoktur. Bir kimse ihlâsla “yâ Allah”dese HAK Teâlâ azametiyle,

Yâ kulum,der.

HAK Teâlâ dünyayı “evtad”denilen zatlarla korur. Onların zikri daima “Allah Allah”demektir. Onların “Allah Allah”zikri biterse kıyamet kopar. Nitekim Resûlullah (s.a.v.) buyuruyor:

“Yeryüzünde ‘Allah Allah’ dendiği sürece kıyamet kopmaz..”(Müslim, İman,234)

“Lâ ilâhe ilallah”demek çok büyük bir ibadet olduğu için Allah, kullarından bu zikri çokça yapmalarını istemiştir.

“Ey iman edenler, Allah’ı çok çok anın”(Ahzâb 33/41).

Eşrefoğlu Rumi (k.s.)



''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Cevaplandı: Allah’ı Zikir
« Cevapla #5 : 25/01/11, 15:27 »
Kelime-i tevhide devamla, gönül dünyadan uzaklaşır. İlâhi NURa kabiliyetli olur. Orada bir kök yeşerir. Nefsin kökünü kurutur.

Kur’ân-ı Ker’îm’de Allah Teâlâ şöyle buyurur:

“Görmedin mi ki Allah nasıl bir misal getirdi? Güzel söz (kelime-i tevhid) kökü toprakta sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir”(İbrahim 14/24).




Bu ayet-i kerime buna işaret eder.

Ancak zikir Allah ve Resûlü’nün (s.a.v.) buyurduğu şekilde kaide ve şartları yerine getirilerek yapılırsa zikrullahın faziletleri ele geçer.


Gerçi kişi “lâ ilâhe ilallah”demekle mümin olur ama gönüldeki perdeleri gideremez.

Madem ki zikirden faydalanmak şartlarını yerine getirmekle mümkün oluyor, bu kaideleri sana bir bir açıklayayım.Allah’ın ve Rasûlu’nun (s.a.v.) emrettiği zikir nasıl olurmuş öğren. Sen de zikrullahın sevâbından ve fazîletinden mahrum kalma inşaAllah.

Şimdi ey kardeş, HAKK yolunda bizimle beraber olmak isteyen yoldaş, yukarı da da söylediğim gibi gerçek zikir ikinci mertebedeki zikirdir. Gafletsiz, kalp huzuruyla yapılan zikirdir. Böyle zikredene HAKK Teâlâ cennetler verir, cennetlerin içinde hûriler, gılmanları, kasırları, çeşit çeşit sevapları yine yukarıda ettiğim gibi verir. Ama maksut olan bu zikir değildir. Bütün kaide ve şartlarıyla Cenâb-ı HAKK’ın emrettiği, Allah Teâlâ’nın istediği zikrullah şudur: Talip, zikir ede ede zikrini dilden kalbe, kalbinden ruhuna ulaştırır.


Eşrefoğlu Rûmi (k.s.)



''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Allah'ı Zikir
« Cevapla #6 : 25/01/11, 15:56 »
Demek zikirsiz olmuyor,illa zikir,hep zikir,devamli zikir..!


� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.191
  • Konu: 794
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 110
Cevaplandı: Allah'ı Zikir
« Cevapla #7 : 25/01/11, 22:43 »

Nefis nefy isbat ile müslüman olur.
Gavs-ı Sânî Hz.leri (k.s)


 :X06

 X:01



"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı İntisab

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.488
  • Konu: 4
  • Derviş: 9353
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Allah'ı Zikir
« Cevapla #8 : 26/01/11, 13:09 »
 X:01 :X06 :X06 :X06 :X06



Çevrimdışı ay ışığı

  • Üye
  • **
  • İleti: 62
  • Konu: 0
  • Derviş: 11845
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Allah'ı Zikir
« Cevapla #9 : 27/01/11, 00:33 »
  :X06 X:01 :X06




Çevrimdışı Hadimül

  • Üye
  • **
  • İleti: 143
  • Konu: 6
  • Derviş: 1993
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Allah'ı Zikir
« Cevapla #10 : 27/01/11, 18:52 »
Gavs Hazretleri buyurmuş:"Zikre devam ediniz, virde önem veriniz. Çünkü kalbin tek ilacı zikirdir. Kur'an okumak, salâvat çekmek, hizmet etmek sevaptır; fakat bunlar kalbe ilaç olmaz, nefsin çirkin sıfatlarını değiştirmez. Nefsi ancak zikir terbiye eder"
 X:01   :X42 X:01



Mürşidin nazarı müridin gayretine göredir...

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Cevaplandı: Allah'ı Zikir
« Cevapla #11 : 28/01/11, 20:02 »
ecmain  :X42 :X06


''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Allah'ı Zikir
« Cevapla #12 : 29/01/11, 01:05 »
Allah cc razı olsun.


"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Abdülaziz Bekkine Bendeki Sen ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.171 saniyede oluşturulmuştur


Allah'ı ZikirGüncelleme Tarihi: 14/10/19, 10:03 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim