Anne Karnında Eğitim Şart - Mostar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.056 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.632 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22906 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Anne Karnında Eğitim Şart, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1772 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Anne Karnında Eğitim Şart}   Okunma sayısı 1772 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Anne Karnında Eğitim Şart
« : 03/07/13, 12:43 »
                                                                 Anne Karnında Eğitim Şart!

Babalarımızın birçoğu okuyamadı. Sıladan ayrılmış, gurbete gelmişlerdi. Kendilerini amansız, keskin bir çarkın içinde buldular. Az çalışıp çok kazanan, hayatın sefasını süren mekteplilerle aynı işi yapsalar da daha az ücret aldılar. Bilendiler, bazen hayatlarının hep sıkıntıyla geçip gidivereceğini düşündüler. Fakat evlatlarına bu çileyi çektirmemeye azmettiler. Çocukları okusun diye bir çalışacakken üç çalıştılar, çarkın keskin tarafı onlara dokunmasın diye ellerinden geleni  yaptılar ve böylelikle memleketi diplomalılarla doldurmuş oldular. Giriştikleri bu çabaya rağmen yavruları da çarkları yeni bilenmiş sistemlerin keskinliğinden kurtulamadı. Öğütüldüler. Diplomalı sayısı arttıkça diplomanın değeri azaldı. Mektepli işsizler türedi. Doğru dürüst bir meslek kazanmak için başlayan okul hayatı on sekiz yaşından yirmi beş yaşlarına uzandı ve yedi yaşından anne karnına kadar indi.

Anaokullarının sayısı çok arttı. Dört yaşında eğitim hayatı başlamayan çocuk neredeyse kalmadı. Anadolu’nun, Trakya’nın en ücra yerlerinde elektrik var, sağlık ocağı var, internet var ve artık anaokulu da var! Büyük şehirlerin rengârenk, bahçeli, dönme dolaplı, allı pullu oyun parkları ve eğitim yuvalarıyla dolu olduğunu söylememe gerek yok sanıyorum.  İş kadınları da ev hanımları da çocuklarını belirli bir yaştan sonra sabahtan akşama kadar evde boş boş oynarken görmeye tahammül edemiyorlar. Çocuklarının geleceklerini bir kreş ya da anaokuluyla teminat altına alabileceklerini düşünüyorlar.

Birçok aile şöyle bir hesap yapıyor olabilir: “Çocuğum saymayı ve renkleri beş yaşında değil de dört yaşında öğrenirse okuma yazmayı da beşyaşında öğrenir. Sonra ortaokulda öğreneceklerini ilkokulda, lisede öğreneceklerini ortaokulda derken fakülteyi profesör olarak bitirir de yavrularını koleje gönderecek parayı kazanmak için el âleme muhtaç olmaz.”

İleride hayatın çetin, dolambaçlı yollarını keşfetmesi adına bir çocuğu neyle donatmak lazım gelir? Bir an evvel bir sürü şey öğrenmesine mi yardımcı olmalıyız yoksa onu yedi yaşında havuz problemi çözmeye mi itmeliyiz? Dört yaşındaki iki komşu yavrucak bir aile ziyaretinde bir araya geldiler. Ne yapsalar iyidir? Oynasalar, koştursalar, bir iki şey kırıp dökseler yaşlarının, doğalarının gereğidir. Zaten yapıyorlar da ama annelerinin sesi eğlencelerini bölüyor: “Gel bakayım oğlum. Teyzene birden ona kadar say da görsün.” “Hakan, sen de yirmiye kadar say da teyzen duysun.” Ne öğrendi şimdi bu çocuk? Öne geçmeyi, ezmeyi, gururlandırmayı, övünmeyi mi? Neyse iyi ki öğrendi! Bu dünya düzeninde, ömrü boyunca en çok ihtiyaç duyacağı şeyler bunlar ya!

Yavrularımız o kadar kıymetli ki ailelerinin ellerine bırakılamazlar. Ebeveynler onları nasıl yetiştireceklerini bilmek şöyle dursun maazallah çocukların bilinçaltlarını tarumar edebilirler. Pedagojik formasyon diye bir şey var sonuçta. Evladının geleceğini düşünen bilinçli ebeveyn, eğitim sisteminin rekabetli ellerine yavrusunu dördüne basmadan teslim etmeli. Dört mü dedim ben? Cahilliğime verin, anaokulu okuyamadık ki biz! Dört çok geç. O yaşa kadar çocuğun içi dışı şekilleniyor. Yavrucaklara üç yaşlarına kadar ilgili uzmanlar rehberliğinde eğitim verilmeli. Hatta anne karnındaki bebeğe hangi kitaplar okunursa hangi mesleğe eğilim olacağı bir pedagogdan öğrenilmeli. Abarttın sen de demeyin. Asıl abartan eğitim sistemi, dünya düzeni.

Dört duvar arasında sıkışıp kalan, tek kardeşiyle arasında beş yaş olan yavrucak anaokuluna gitmesin de ne yapsın? Sıkıldıkça annesini zıvanadan mı çıkartsın? Animasyonlar, bilgisayar oyunları ve oyuncaklar da bir yere kadar. Sitenin parkı da bir zaman sonra çocuğun gözüne çölden farksız görünüyor. Çocuk birçok şeyi hızlıca eskitebiliyor. O yüzden parkın, oyuncakların bir zaman sonra çocuğun nazarında işlevsiz olması sizi şaşırtmasın. Bir başka sorun da belediyelerin imar verirken çocuk gelişimini düşünmeden adım atması. Rahat rahat koşup oynayacak alan mı var? Kaykaydan kay, salıncakta sallan, tahterevalliye binmek için kilona yakın bir arkadaş bul ve oradan koştur koştur doğru eve. Eskiden ilk okul aile, ikinci okul sokaktı. Çok eski zamanlarda kırmızı ışığa bile bana mısın demeyen arabalar sokak aralarında atak bitsin de top oynayan çocuklar kenara çekilsin diye bekleşirdi. Minikler her meyvenin ham hâlinin tadını bilirlerdi. Gündüz yavruların hükmettiği boş arsalar havaalanı büyüklüğündeydi. Güzel ahlâk komşuların şikâyetlerinden kurtulmak için küçük omuzlara yüklenmiş bir zaruretti. Akşam hava kararmadan eve döndükten sonra sokakta olup bitenler kimseyi endişelendirmezdi.

Çocuklar daha anaokulundan başlayarak ilerde ne olacağı belli olmayan bir meslek için meselenin şuuruna varamadan koşturuyorlar. İstatistiklerin, not kâğıtlarının, derece listelerinin şampiyonu olan yetişmiş delikanlı hayata atılınca hayal kırıklığına uğruyor. Üniversite sınavlarının şampiyonları üniversite sıralarında kayboluyor. Yeteri kadar akraba münasebeti kurmamış, sosyal hayatta yer edinme çabasına girmemiş çocukların faturası ağır oluyor. İş hayatına intibak edemeyip uyumsuz personel olmak çok kolay böyleleri için. Evlilik hayatının zehir olmasını söylemeye gerek var mı?

Belki de itibarı az bir diploma kazandırmaktan başka bir şeye yaramayan okullara bu kadar kıymet vermemeliyiz. Çocuklarımız, hayatlarının en güzel çağlarını sadece ve sadece bir diploma almak için okul sıralarında harcıyor. Bütün hedefleri üniversite diplomasına kilitlemiş bir eğitim hayatı için bu kadar zaman ve para harcamaya değer mi? Üstelik işsizler ordusuna gönüllü yazdıran diplomalar bunlar.

 Sayı 99    Mayıs    Mükerrem METE
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/anne-karninda-egitim-sart-t33577.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Gelişinin Bahar Koydum Adını .. İftara gidiyorum ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.212 saniyede oluşturulmuştur


Anne Karnında Eğitim ŞartGüncelleme Tarihi: 13/11/19, 15:43 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim