Aşkın mimari izdüşümü taç mahal - Tarihi-Mimari Eserler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22886 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Aşkın mimari izdüşümü taç mahal , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2199 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Aşkın mimari izdüşümü taç mahal }   Okunma sayısı 2199 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Hindistan’ın tozlu atmosferinde beyaz bir inci gibi parlayarak, ziyaretine gelenleri kendine hayran bırakan Taç Mahal’in masalsı görünümü kadar romantik bir de öyküsü var. Hint-Moğol hükümdarının oğlu Hürrem, saray çalışanlarından birinin kızı olan Ercümend’e görür görmez aşık olur. Güzeller güzeli Ercümend de Hürrem’e aşıktır ama kavuşmak için beş yıl kadar beklemeleri gerekecektir. Bu uzun hasretin ardından vuslat gerçekleşir ve Hürrem dillere destan bir düğün eşliğinde Ercümend’iyle evlenir. Mutlu bir evliliği on üç oğul ve hükümdarlık tahtıyla taçlandıran Hürrem, “Şah Cihan”; Ercümend de sarayın seçkini manasına gelen “Mümtaz Mahal” adını alır. Büyük bir aşkla birbirine bağlanan çiftin saadeti ne yazık ki daha fazla sürmez. Mümtaz Mahal, on dördüncü oğlunun doğumunda hayata veda eder. Rivayetlere göre son nefesini verirken kocasından üç şey ister Mümtaz Mahal. Birincisi vefatından sonra bir daha evlenmemesi, ikincisi çocuklarına çok iyi bakması, üçüncüsü ise aşklarını unutturmayacak bir yapı inşa etmesidir.

Şah Cihan çok sevdiği karısının vasiyetini yerine getirmek için hemen kolları sıvar. Dünyanın dört bir yanından işinin ehli mimarlar çağırtır. Öyle bir yapı vücuda getirmek ister ki Ercümend’ine olan sevdası tüm dünyaca bilinsin ve hiç akıllardan silinmesin. Bunun için, huzurunda sıralanan mimarlardan eşi görülmemiş bir binanın projesini hazırlamalarını ister. Kendisine sunulan projeler içinden Mimar Sinan’ın öğrencileri olan Mehmet İsa ve Mehmet İsmail Efendilerin tasarımlarını aşkını ifade etmeye liyakatli bulur ve hemen hazırlıklara başlanmasını emreder.
Şah’ın karısına duyduğu aşkın mimari izdüşümü olacak bu binada ince mavi damarlı saf beyaz mermer kullanılması tercih edilir. Her bir yanı özenle işlenen inşaatın duvarlarına sayısı yüz binleri bulan değerli taşlar kakma tekniğiyle yerleştirilir. Aralarında zümrüt, sedef, firuze, yakut, akik, inci ve hatta pırlanta bulunan taşlar yapıya ayrı bir ışıltı verir.
Şah biraz Mecnun, biraz Ferhat olur

Yapının inşası devam ederken yıllar geçmesine rağmen Şah’ın aşkında herhangi bir eksiklik husule gelmez. Aksine aşkı gittikçe artmaktadır. Öyle ki biraz Mecnun’un haliyle hallenip devlet işlerini boşlar, sanata merak salar, özellikle de bir şaheser olacak Taç Mahal’e odaklanır. Biraz Ferhat’ın haliyle hallenip binanın etrafındaki dağları yontturur ki; Taç Tahal’in eşsiz görünüşünü hiçbir şey etkilemesin. Bu yapıya bakan çevresini değil sadece Taç Mahal’i, Ercümend’e duyduğu aşkı görsün. Nitekim Şah’ın arzusu gerçekleşir ve Taç Mahal resimlerinde bile yalnızdır, biriciktir, çünkü o sevgilinin evidir. Dağları biçmekle de kalmayan Şah, inşaatın kenarında kurulduğu Yamuna Nehrinin de yönünü değiştirir. Nehir suları Taç Mahal’in havuz ve çeşmelerine can versin diye…

Ölümün ayıramadığı çifti oğul ayırır

Fakat ne yazık ki Şah’ın bu hevesi de kursağında kalacaktır. Hayattayken doyamadığı Ercümend’inin kabri bile ona haram kılınır. Hem de kendi kanı, canı, oğlu olan Evrenzgib tarafından... Tahta çıkmak için, erkek kardeşlerini öldürten Evrenzgib babasını Taç Mahal’in yakınındaki Agra Kalesi’ne hapseder. Artık Şah hasreti iliklerinde hisseder. Sevgili eşinin son isteğini yerine getirmekten alıkonulmuştur.

Şah, aşkının tüm dünyaya ilanı olan Taç Mahal’i oğlu tarafından hapsedildiği kalede izlemekle yetinmek zorunda kalır bundan böyle. Kavuşmak için günleri saydığı kalede tam sekiz yıl Taç Mahal’in ihtişamla göğe doğru boy verişini izler. Ercümend’ine kavuşma arzusunun ıstırabını ve evladı tarafından layık görüldüğü muamelenin acısını da içine katarak… Nihayet onun da vakti gelir, gözlerini kapar artık bu dünyaya ve Ercümend’ine kavuşur. Yıllarca aynı yastığa baş koyan çift kıyamete kadar da aynı bina altında yatma saadetine erişir.

Yapımında yirmi bin işçi çalışan ve inşaatı yirmi yıl süren Taç Mahal’in gün içinde değişik renklere bürünmesi ona büyüleyici bir hava verir. Beyaz mermer üzerine nakşedilmiş figürlerin arasına serpiştirilen farklı renklerdeki değerli taşlar sayesinde, günün her saati bambaşka ışıldar. Krem, sarı, pembe ve leylak tonlarıyla adeta aşkın her halinden dem vuran Taç Mahal, her gün binlerce ziyaretçisini endamıyla mest ederken tüm dünyaya önemli de bir mesaj verir:  “Evliliği aşkı öldürdüğü yalan. Evlilik aşkı, evliliği öldürseydi, ben var olur muydum o zaman?..”
Derya COMBA
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/askin-mimari-izdusumu-tac-mahal-t27019.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Elışkanlık ve Azan hakkında... Ekmek Arası Çorba :) ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.227 saniyede oluşturulmuştur


Aşkın mimari izdüşümü taç mahal Güncelleme Tarihi: 23/09/19, 20:42 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim