Asrı saadetten esintiler - Pusula
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.051 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.592 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Asrı saadetten esintiler, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2297 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Asrı saadetten esintiler}   Okunma sayısı 2297 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Asrı saadetten esintiler
« : 12/11/08, 11:32 »


Ya Mus’ab, sen çocukluğunu varlıklı bir ailenin sunduğu imkânlar içerisinde yaşamıştın.
Allah Resulünü(S.A.V) tanıyıncaya kadar sürmüştü bu debdebeli hayatın…
Tanıyınca O’nu vazgeçmiştin her şeyden…
Sana sunulan nimetlerle seni imtihan etmek istemişlerdi;
sen ayağındaki ayakkabıdan üstündeki elbiseden vazgeçmiştin O’nun yolunda…
Senin gibi yüce bir ruh için bunlara imtihan denilemezdi;
sen zoru severdin, sen okyanusları aşmaya taliptin; derede boğulmak sana yakışmazdı…
Sen irşat ve tebliğde kıyamete kadar anlatılacak dillere destan samimiyet ve ihlâs numuneleri sundun bizlere…
Sen inanmaları uğruna evvela başını ortaya koydun sonra çok pahalı bir pazarlık yaptın ‘bir lahza durun ve dinleyin sonra kesicekseniz yine kesin başımı’ dedin kendi başını kurtardığın gibi onların da kurtardın ebedî azaptan başlarını…
Yine bir gün 1 başınla gitmiştin Medine’ye 70 başla gelmiştin huzura; memnun etmiştin Âlemlerin efendisi’ni, memnun etmiştin Resulullah’ı…
Hak uğruna baş uzatmaların hiç bitmemişti…
Seni en son görenler Uhut’da önce başını uzatırken sonra başını saklarken görmüşlerdi…

Sen bize hâl diliyle inanmak lafla olmaz diyordun, baş koymak gerekir diyordun
‘ eğer er meydanına çıkacaksan başını uzatmaktan çekinme; yoksa er meydanında işin ne diyordun…
Tebliğ ve irşatta metodlor üstü bir metodla

İhlâsa işaret ediyordun ‘ ballar balını buldum kovanım yağma olsun’ diyordun, maldan mülkten ve candan vazgeçmek kolay iş diyordun; ama biz seni hiç anlayamadık Ya Mus’ab!


Şimdilerde Müslümanların hayatında tebliğe yer yok,
var olanın da bahanesi çok, senede 70 kişi değil,
3 kişi çok; zannediyoruz ki sen yaşasaydın bize
‘ VEYL OLSUN O YOLDA GİTTİĞİ HALDE O YOLA BAŞ KOYMAYANLARA! VEYL OLSUN GİTTİĞİ YOLUN DEĞERİNİ BİLMEYENLERE! VEYL OLSUN AHİR ZAMANDA ER OLMANIN FIRSATINI TEPENLERE! DİYECEKTİN…

Senin misafirin olmuştu o Gönüller Sultanı; kovulmuşluğun, anlaşılamamanın,
garipliğin hüznü mübarek belde Medine-i Münevvere’de ve en son senin hanende son bulmuştu…
Evinin alt katında kalıyordu Yüceler Yücesi…
Sense parmaklarının üzerinde yürüyor, rahatsız ederim endişesiyle sabahlara dek uyuyamıyordun.
Nasıl uyuyabilirdin ki? Âlemlerin bile misafir etmekte aciz kaldığı zât şimdi senin evindeydi;
hakkını vermeliydin bu ayrıcalığın.
‘Ya Resulullah, üst kata buyursanız’ demiş, ısrar etmiştin; öyle ısrar etmiştin ki,
Resulullah kabul etmek zorunda kalmıştı teklifini… Kutlu Nebi’ye ev sahibi olmandaki liyakatin, seçilmiş olmandandı… O’nlu günlerin hatrına O’nu hoşnut etme yolları arıyordun...

O’ndan duymuştun İstanbul’u fetheden kumandan ve askerlerinin güzelliğini;
Güzeller Güzeli’ne yakışır bir ümmet olmaktı derdin.
O yaşına rağmen, kendini ata bağlatmıştın,
çünkü duramıyordun üzerinde; hangi sebep seni alıkordu bu sevdadan?
Bahane olamazdı yaşlılık ve hastalık…
Bu sadakatin ulaştırmıştı seni, müjdelenmiş şehre…
Sevgili’nin adını duymalıydı her sine, derdin davan hep buydu senin;
ama kader şehitlik tahtına vatanından binlerce km uzakta oturtacaktı seni…
Yanına gelen arkadaşının kulağını kendine doğru çekmiş ve asırlar evvelinden bir ders vermiştin
‘Beni surlara en yakın yere gömün’ demiştin ki
‘ Sevgili’den işittim, bir gün bu şehir ezan sesleriyle çınlayacak, ve o kutlu komutan buraların zimamını Resulullah’a verecek, ihtimal beni gömdüğünüz yerden o güzel insanları görür, kılıç seslerini duyarım’ demiştin.
Mücahit at kişnemesinden kılıç sesinden hoşlanırdı.
Allah adına olan seseydi senin sevdan…
Ey Nebi! ‘Hey gidi günler’ diyecek bir günü bile olmayan, bahanelerle gününü gün eden, yaptıklarını çok gören, yapması gerekenlerden kaçan, seçilmiş bir asırda yaşayan ümmet olma şansını yakaladığı halde liyakat gösteremeyen biz ümmetine, bir şans daha verir misin? Seni gönüllerinde dahi misafir etmekten aciz olan bizlere yine de gelir misafir olur musun?
Çocukluğunda Resulullah’ı tanımıştın, gençliğinde ise Ömer’i idrak etmiştin.
SEN NE GÜZEL BİR GENÇTİN! Ömer namaz kıldırırken, hemen arkasında saf tutardın,
hıçkırıklarınızla tanırdınız birbirinizi…
Yine bir gün camiye gidiyordun, afişe bir kadın şeytanca bir tuzak kurmuştu yolunun üzerine;
aylar geçmişti ama sen asla iltifat etmemiştin,
kaşını kaldırıp bakmamıştın harama,
nasıl olduysa olmuştu o gün, kaşını kaldırınca kadının kapısında bulmuştun kendini…
Harama hayallerinde bile yer yokken bu çok büyük bir cürüm(günah) sayılırdı senin için!
Buna kalp dayanmazdı, kalbinin ürpertisiyle birlikte ‘ Allah’tan hakkıyla korkanlara şeytandan bir vesvese dokunduğu zaman, hemen kendilerine gelip doğrulurlar’ ayeti de diline dolanınca, artık bu kadar yükü kaldıramaz olmuş, oracıkta yığılıp ruhunu Rahman’a teslim etmiştin. Oradakiler Ömer üzülmesin diye gömmüşlerdi geceleyin seni…
Ama Ömer senin hıçkırıklarına hasretti, duyamayınca hıçkırıklarını nerde olduğunu sormuştu; durum anlatılınca da doğruca kabrine koşmuştu, selam verdikten sonra ‘Allah’tan korkanlar için iki Cennet vardır’ ayetini okumuştu. Sen de Allah’ın izniyle cevap vermiştin ‘Ben burada bana vaad edilenin de iki mislini buldum’ …

ŞİMDİ EY GENÇ! N’olur bize de cevap ver, soruyoruz; sabahtan akşama kadar günahın içinde yaşayan, bakmayı haramdan saymayan, haram ifadesini basite alan bizler öteye gittiğimizde senin bulduklarını bulabilecek miyiz?

Yoksa müflis olarak mı gideceğiz öteye? Ya Resulullah, sen bir gün ashabına müflis kimdir, diye sormuştun, onlar bilemeyince sen ‘ müflis, ahirette günahlarına bedel olarak sevapları dağıtıldıktan sonra hala borçlu olan kişidir’ demiştin.

Halimiz harap durumumuz perişanken, biz, ahir zamandaki ümmetin olarak günah işlemede bu kadar gayr-i ciddi davranıyorsak, sen bizi CİDDİYE ALIR MISIN Ya Resulullah? Sen bizim MÜFLİSLEŞMİŞ RUHLARIMIZA HAYAT ÜFLER MİSİN?
Dursun Ali Erzincanlı
 

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/asri-saadetten-esintiler-t6033.0.html



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Asrı saadetten esintiler
« Cevapla #1 : 05/05/11, 05:12 »
"Sana sunulan nimetlerle seni imtihan etmek istemişlerdi;
sen ayağındaki ayakkabıdan üstündeki elbiseden vazgeçmiştin O’nun yolunda…
Senin gibi yüce bir ruh için bunlara imtihan denilemezdi;
sen zoru severdin, sen okyanusları aşmaya taliptin; derede boğulmak sana yakışmazdı…
Sen irşat ve tebliğde kıyamete kadar anlatılacak dillere destan samimiyet ve ihlâs numuneleri sundun bizlere…
Sen inanmaları uğruna evvela başını ortaya koydun sonra çok pahalı bir pazarlık yaptın ‘bir lahza durun ve dinleyin sonra kesicekseniz yine kesin başımı’ dedin kendi başını kurtardığın gibi onların da kurtardın ebedî azaptan başlarını…
Yine bir gün 1 başınla gitmiştin Medine’ye 70 başla gelmiştin huzura; memnun etmiştin Âlemlerin efendisi’ni, memnun etmiştin Resulullah’ı…
Hak uğruna baş uzatmaların hiç bitmemişti…
Seni en son görenler Uhut’da önce başını uzatırken sonra başını saklarken görmüşlerdi…"




Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Mirdasoğlu

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 200
  • Konu: 3
  • Derviş: 10394
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Asrı saadetten esintiler
« Cevapla #2 : 05/05/11, 23:11 »
ŞİMDİ EY GENÇ! N’olur bize de cevap ver, soruyoruz; sabahtan akşama kadar günahın içinde yaşayan, bakmayı haramdan saymayan, haram ifadesini basite alan bizler öteye gittiğimizde senin bulduklarını bulabilecek miyiz  X:04 X:04 X:04 X:01


İlla EDEB! İlla EDEB!

Çevrimdışı _Hizmet_

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 48
  • Konu: 9
  • Derviş: 14867
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Asrı saadetten esintiler
« Cevapla #3 : 05/05/11, 23:57 »
Allah c.c. razı olsun inşâAllah.
Muhabbetle.



Bir Yanım Tevazuda Bir yanım Dimdik Ayakta

Misal Lamelif...

Elifi Çözdüm Lamı  Düğümledim"Kendi"me Bir Mim Koydum  "Kendim"Oldum  Dönüp Dolaşıp Sonunda Bir Noktada Son Buldum...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Kar yağınca ortalık neden sakin olur... Sayım Fazla Çıkınca ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.178 saniyede oluşturulmuştur


Asrı saadetten esintilerGüncelleme Tarihi: 19/10/19, 10:36 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim