Ayetü’l-Kürsiyi Okumak - Kur'an-ı Kerim Işığında
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.049 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.590 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ayetü’l-Kürsiyi Okumak, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3123 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ayetü’l-Kürsiyi Okumak}   Okunma sayısı 3123 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Ayetü’l-Kürsiyi Okumak
« : 14/09/12, 23:02 »

Büyüklüğünü Peygamberimiz’in bildirdiği Bakara sûresinin 255. âyeti… Cenâb-ı Hakk’ın ulûhiyetinin en veciz cümlelerle ifadesi; Âyetü’l-Kürsî…

“Allah ki, O’ndan başka ilah yoktur. O hayydır, kayyûmdur. Kendisine ne uyku gelir ne de uyuklama. Göklerde ve yerdekilerin hepsi O’nundur. O’nun izni olmadan katında kim şefaat edebilir? O, kullarının yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. (Hiçbir şey O’na gizli kalmaz.) O’nun bildirdiklerinin dışında insanlar, O’nun ilminden hiçbir şeyi tam olarak bilemezler. O’nun kürsüsü gökleri ve yeri içine alır, onları koruyup gözetmek kendisine zor gelmez. O, yücedir, büyüktür.”1

Tamamı on cümle olan Âyetü’l-Kürsî’de Allah Teâlâ’nın birliği, zâtı ile daima diri ve kaim olduğu, uyuklama ve dalgınlık gibi beşerî hallerden münezzeh bulunduğu, kainatı kendi tasarrufunda bulundurduğu ve O’nun izni olmadan katında kimsenin şefaat edemeyeceği, ilminin ezel ve ebediyeti kuşattığı, kudretinin arz ve semaları kapladığı, zâtının yüce olduğu bildirilmek suretiyle tevhid inancının esasları özetle beyân edilmektedir.

Burada sözü edilen kürsî; bildiğimiz “taht” manasında olmayıp, Yüce Allah’ın şânına lâyık, mahiyetini ancak Allah Teala’nın bildiği bir varlıktır.

Hayy; lugatte diri ve canlı manasına gelir. Allah’ın yüce sıfatlarından olup, daima var olan, varlığı kesintiye uğramayan, ezelî ve ebedî olan demektir.

Kayyûm; bütün yaratılmışların idaresini bizzat yürüten ve hepsini hesaba çeken demektir.

Sine; uyuklama demektir ki, âyet-i kerimenin “O’nu uyuklama ve uyku tutmaz”  şeklinde tercüme edilen kısmındaki “sine” ve “nevm” kelimeleri arasında bulunan nefy edatı (lâ lafzı), her ikisini de kapsamaktadır.

Hülasa; mevcûdâtın yönetimi ve denetimi konusunda Allah Teâlâ’ya sehv, gaflet, bıkkınlık ve gevşeklik arız olması söz konusu değildir. Yaratılmışlara ait bu tür zaaflar O’na isnat edilemez. Çünkü O, kemâl sıfatlarla muttasıf olup, her türlü noksanlıktan münezzehtir.

Hz. Ali (r.a.) konumuzu teşkil eden âyet-i kerimede geçen “hayy u kayyûm” esmâsı ile yalvarmanın müstecâb olduğuna dair bir hatırasını şöyle anlatır:

“Bedir muharebesi günü, Allah Rasûlü (s.a.v)’in ne yapacağına bakıyordum. Birden secdeye giderek “Yâ hayyu yâ kayyûm!” demeye başladı. Ben birkaç defa yanına gidip geldim, o aynı şekilde bunu okuyordu. Tâ ki, fetih müyesser oluncaya kadar bunu okumaya devam ettiler.” Nitekim Rûhu’l-Beyân’da Efendimiz (sav)’in “Yâ hayyu yâ kayyûm!” esması ile Cenab-ı Hak’tan istimdâd etmesi gibi, isim ve sıfatlarından biri ile ihlasla yalvaranlara ilâhî yardımın yetiştiğine dair başka örnekler de verilmektedir.

Âyetü’l-Kürsî’nin faziletleri hakkında muhtelif hadis-i şeriflerde Peygamberimiz; “Kur’ân-ı Kerim’de en büyük âyetin, Âyetü’l-Kürsî’ olduğunu”2, “Yatağına girerken Âyetü’l-Kürsî’yi okuyanı Allah’ın muhafaza edeceğini ve kovulmuş şeytanın ona yaklaşamayacağını”3, “Bu âyetin içinde Allah’ın en yüce isminin bulunduğunu”4 ve “ Âyetü’l-Kürsî’nin, Kur’ân âyetlerinin seyyidi olduğunu”5 bildirmişlerdir.”6 Başka bir hadis-i şerifte ise, “ Âyetü’l-Kürsî’yi okuyana Allah bir melek gönderir ve onun hasenâtını yazar. İçinde okunduğu evi şeytan otuz gün terk eder. O eve kırk gün sihir ve sihirbaz giremez” buyurmuşlar, Hazreti Ali (r.a.)’den bunları evladına, ailesine ve komşularına öğretmesini istemişlerdir.

Memleketimizde, gayet yerinde bir uygulama ile farz namazlardan sonra yapılan tesbihata başlarken Âyetü’l-Kürsî okunmaktadır. Bu uygulamanın, Peygamber Efendimiz’in Hz Ali (k.v.)’ye tavsiyeleri cümlesinden olmak üzere sahiplenerek sürdürülmesi, bir nebevî tavsiyenin toplumca yaşatılması bakımından anlamlıdır.

Âyetü’l-Kürsîyi vakit namazlarının ardından okumayı itiyat edinmek; karşılaştığımız her durumda bizim gibi bir faniye dayanıp güvenmeyi aklımızdan geçirmeden önce, Yüce Allah’ın gözetiminde olduğumuzu düşünmek, O’nu hatırlamak, O’na güvenmek, O’ndan yardım beklemek, O’na sığınmak ve her halükarda O’nun rızasını gözetmek şuurunu canlı tutması bakımından önemlidir. Söz konusu uygulamanın böyle bir inançla sürdürülmesi bu itibarla anlamlıdır. Hayy u kayyûm olan Rabbimizin daima bizi görüp gözettiğinin ve her halimizden haberdar olduğunun şuurunda olmak, bütün hayırlı işlerin başlangıcı olacağı gibi, bilinçsizce yapılacak hatalara da set çekecektir. Bunu özümsemek için, manasını düşünerek okumaya ihtiyacımız var.

İblis’in Hîleleri

Erhamü’r-râhimîn olan Rabbimiz Bakara sûresinde “şeytanın peşine düşmeyin, çünkü o sizin apaçık düşmanınızdır” buyurduktan sonra “O size ancak kötülüğü, çirkin olanı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder”7şeklindefermân ediyor.

Burada şeytanın emretmesi ve vesvesesi ile kast edilen, nefisleri kötülüklere gizlice meylettirmesidir ki, onun insana vesvese verip çağırdığı şeyler altı madde halinde özetlenmiştir:

Şeytan insanı önce küfre, şirke ve Allah Rasûlü’ne düşmanlığa davet eder. Bunda başarılı olamazsa, kötülük ve masiyetlerden kendisine en sevimli gelen bid’atlere çağırır. Bundan sonra büyük günahlara çağırır. Eğer bunda muvaffak olamazsa küçük günahlara davet eder. Halbuki Peygamberimiz; “Günahları umursamamaktan sizi sakındırırım” buyurmuşlardır.

Eğer yukarıda sözü edilen hîlelerde başarılı olamazsa, sonunda sevaptan mahrumiyeti gerektiren mübahları işlemeye teşvik eder. Ve bunda da muvaffak olamazsa, faziletli amelleri yapmaktan alıkoymak için, sevabı daha az olan amellerle meşgul olmaya teşvik eder.

Rûhu’l-Beyân’da belirtildiğine göre “Allah Teâlâ şeytanı, kötü insanları iyilerden ayırmak için yaratmıştır. Ve şeytan, organları rehin aldıktan sonra onlara birer tadımlık verir. Bundan sonra uzuvlar ne zâhidlerin dünyanın değersiz olduğuna dair nasihatlerine kulak verirler ne de onun kötülüklerini görebilirler.”

Sinsice kurulan tuzaklara aldanmamak için iblisin hîlelerini bilmek ve daima donanımlı olmak gerek.


Dipnotlar:

1)Bakara sûresi, 2/255. 2) Müslim, Müsafirîn, 258. 3) Buhari, Vekalet, 10. 4) Müsned, VI, 461. 5) Tirmizi, Fezailü’l-Kur’ân, 2. 6) Mustafa Çetin, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Âyetü’l-Kürsî Maddesi, c. 4. s. 244-245. İstanbul, 1991. 7) Bakara, 2/169.


Cafer Durmuş
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ayetulkursiyi-okumak-t31828.0.html




Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Okundu: Ayetü’l-Kürsiyi Okumak
« Cevapla #1 : 15/09/12, 05:10 »
 



Çevrimdışı Derviş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 993
  • Konu: 15
  • Derviş: 18535
  • Teşekkür: 0
Okundu: Ayetü’l-Kürsiyi Okumak
« Cevapla #2 : 18/09/12, 13:53 »
Allah (cc) razı olsun inşâAllah. 



Bu dünyanın cefasından sefasına sıra gelmez, gafil olma, ilme çalış, geçen günler geri gelmez...
Bizim şöhretimiz ''MÜSLÜMANLIĞIMIZDIR''


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Beteri Var Kabre Açılacak Pencere Dünyada Açılıyor..! ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.11 saniyede oluşturulmuştur


Ayetü’l-Kürsiyi OkumakGüncelleme Tarihi: 14/10/19, 00:12 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim