Bel'âm Diye Biri - Kıssalar ve Menkıbeler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.638 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22908 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Bel'âm Diye Biri, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1759 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Bel'âm Diye Biri}   Okunma sayısı 1759 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.578
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 363
Bel'âm Diye Biri
« : 06/07/08, 16:23 »
:X06   Bel'âm diye biri    :X06


Bel'âm fazilet ve marifet sahibi bir zat idi. Rivayetlere göre tam dört yüz yıl gece gündüz Cenab -ı Hakk'a ibadet etmiş, yine rivayetlere göre Allah Tealâ'nın vahdaniyetine dair yedi yüz kitap telif etmişti. Ayrıca Allah'ın en büyük ismi olarak bilinen İsm -i Azam'ı biliyor, bu isim hürmetine yaptığı her dua kabul olunuyordu. Bel'âm onlara dedi ki:

- Yanlarında melekler bulunan bir peygambere ve ona inanan müminlere beddua etmek olur mu?

Fakat ısrarla onu bu işe çekmek isteyenlerin çabaları sonunda netice verdi. Karısına onu kandırması için birçok hediyeler verdiler. O da bir yolunu bulup, Bel'âm'ı beddua etmesi gerektiğine inandırdı.

Bel'âm İsrailoğulları'nı görebileceği yüksek bir tepeye çıktı. Onlara doğru yöneldi ve bedduaya başladı. Her yaptığı beddua kendi aleyhine dönüyor, bunu itiraf ediyor, fakat bir türlü vazgeçmiyordu. Nihayet o hale geldi ki, beddua eden dili uzadıkça uzamış, ağzına sığmaz olmuş, köpek gibi solumaya başlamıştı. Artık İsm -i Azam duasını da okuyamıyordu, çünkü unutturulmuştu.

Bel'âm'ın bu durumu ayet-i kerimede şöyle anlatılır:

(Ey Muhammed !) Onlara (sana inanmayan yahudilere ) kendisine ayetlerimizden bir takım hikmetler verdiğimiz ve fakat onlardan sıyrılıp çıkan, o yüzden de şeytanın takibine uğrayan ve sonunda azgınlardan olan kimsenin haberini oku.

Dileseydik elbette onu bu ayetler sayesinde yükseltirdik. Fakat o dünyaya saplandı ve hevesinin peşine dü ş tü . Onun durumu tıpkı köpeğin durumuna benzer: Üstüne varsan da dilini çıkarıp solur, bıraksan da dilini sarkıtıp solur. İşte ayetlerimi yalanlayan (onları hiçe sayan her) kavmin durumu böyledir. Kıssayı anlat; belki düşünürler.

Ayetlerimizi yalanlayan ve kendilerine zulmetmiş olan kavmin durumu ne kötüdür! ( A'raf 175 - 177)


  :X06  Deveyi Yardan Atan Bir Tutam Ot   :X06

İşte Bel'âm'ın acıklı hikâyesi. Hani derler ya, Bir tutam ot deveyi yardan atlatır. İsrailoğulları'nın ulularından Bel'âm'ın durumu işte bu deyişe tam uyar. Geçici dünyalıklar uğruna sahip olduğu irfan ve fazileti çiğnedi, iman ve ahlâk kaftanından sıyrıldı ve şeytana oyuncak oldu. Ne hazin !.. Mevlânâ'nın dediği gibi:

Ten ağacına kurt düştü. Onu söküp ateşe atmak lâzım. Yolcu, kendine gel kendine! Vakit geçti, ömür güneşi ikindiye indi. Bu iki günceğizinde olsun, kuvvetin varken kocalığını hak yoluna sarf et. Elinde kalan şu kadarcık tohumu olsun ek de bu iki anlık müddetten uzun bir ömür bitsin. Bu aydın çerağ sönmeden kendine gel de hemen fitilini düzelt, yağını tazele. Yarın yaparım deme, nice yarınlar geçti. Ekin zamanı tamamıyla geçmesin, uyanık ol! Nasihatimi dinle.

İşte Bel'âm  Dünyevî çıkar ve hesaplar için Allah'ın dinine aykırı düşen bir ilim adamı... Zulmün, haksızlığın, baskının sembolü nasıl Firavun ise, insanları Allah adını kullanarak' aldatan, hevâ ve heveslerini tatmin için tevhid akidesini tahrip eden ilim adamları da Bel'âm'dır . Yani Allah adını kullanarak aldatan, Kur'an'daki ifadeyle köpek sıfatlı kimselerin ortak ismi Bel'âm'dır . Bu sıfattaki kimseler, Allah'ın indirdiği hükümlerin bir kısmını kabul, bir kısmını çeşitli bahanelerle geçiştirirler.

İmam Rabbanî k.s.' nin de bu hususta bir uyarısı vardır: 33. Mektup. İmam Rabbanî Hazretleri bu mektubunda, dünya muhabbetinin esiri ve şöhret tutkunu olan alimleri kınamış, Allah katında çok değerli olan ilimlerini dünyevî ihtirasları ve menfaatleri uğruna kullandıklarından dolayı onları zararlı, kötü alimler diye nitelendirmiştir
.


Alıntıdır.
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/belam-diye-biri-t2491.0.html



Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı can kıRıkları

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 329
  • Konu: 5
  • Derviş: 35
  • Teşekkür: 0
Ynt: Bel'âm Diye Biri
« Cevapla #1 : 06/07/08, 17:38 »
Bu kıssayı, Mehmet Ildırar'ın kitabında daha detaylı bir şekilde okumuştum ve çok etkilenmiştim..

Gerçekten de çok ibret verici..

Paylaşım için, Allah razı olsun kurban..  :X06 



Dervişlik olsa idi taç ile hırka,
Biz de alır idik otuza kırka..


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sevgi (Çocuk deyip geçmeyelim) Müstean (Kendisine ihtiyaç olunan ve yardım beklenen).. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.314 saniyede oluşturulmuştur


Bel'âm Diye BiriGüncelleme Tarihi: 19/11/19, 00:12 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim