Bir sofilik hikayesi - Gül Bahçesi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22886 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Bir sofilik hikayesi, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 23219 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Bir sofilik hikayesi}   Okunma sayısı 23219 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı onursahin

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 573
  • Konu: 64
  • Derviş: 137
  • Teşekkür: 4
Bir sofilik hikayesi
« : 16/09/08, 18:58 »
Gaflet içinde geçen hayatının dönüm noktası olmuştu Tövbe-i Nasuh.
Sofi henüz yeni tarikat almış günahlarından arındığını,kaderinde temiz bir sayfa açıldığını hissediyordu sanki....

Elini uzattığı vekilin aslında kimin eli olduğunu düşünüyordu. Söylerken ürpermişti o cümleyi...
".....Seyda Hz.'ni kendime Şeyh kabul ettim."
Merak ediyordu kendisinin elinden tuttuğu Şeyhini, Suretini,Cemalini...
Gün geçtikçe bu merak tarifi imkansız bir hal almaya başladı. İçinde birşeyler değiştiğinin farkındaydı Sofi. O'nu görmek arzusu kaplamıştı tüm bedenini. Sanki biri " Hadi" dese kuş gibi uçup konacaktı O Gül'ün bahçesine. Dua...Dua....

Ve birgün tövbe aldığı Vekilden haber geldi. Vuslat vakti gelmişti..Müthiş bir heyecan kaplamıştı Sofiiyi..Sanki bedenini ateşlere atmışlar da o da haberin sarhoşluğuyla hiçbirşey hissetmiyor gibi. Sanki kalbi yerinden çıkacak gibi atıyordu....Ağladı..Titredi...Şükretti.
Zor olmuştu birkaç gün beklemek ama nihayet Sevgili'ye kavuşma vakti gelmişti.
Sofi sünnet üzere evden çıkmadan gusül abdesti alıp iki rekat namaz kıldı.
Niyetim Allah rızası için,Allah'ın dostunu görmeye gitmektir. Rabbim sen utandırma, boş döndürme diye dua etti..Yola koyuldular.

Otobüs Sofilerle dolmuş adeta bir bayram havası vardı otobüste... Sofi şaşkın ama halinden memnundu...Daha önce hiç böyle bir yolculuk yapmamıştı...İlahiler....Sohbetler....Namaz molaları...Muhabbetten yada sevinçten ağlayanlar...Söylenen ilahilerden etkilenip cezbelenenler...Rabıtaya girib kendinden geçenler....
Yolculuk devam ederken görevli vekil ilk defa gidecek olanlara ziyaret adabını anlatıyor.
Sofi pür dikkat olmuş vekili dinliyor...İyice anlamıştı...
Ama yollar bitmiyor...Uzadıkça uzuyor.....Yol kısaldıkça Sofinin sabrı kısalıyor...
Ah bitmiyor yol sanki otobüs geri geri gidiyordu.Sofi hep düşüncede..Yola çıktık ama acaba oraya varabilecekmiyim...Ya gidemeden başımıza bir kaza gelirde O'nu görmeden ölürsem..
Yada gittik farzedelim..Ya oraya varınca Sultanım bana himmet etmezde herkes nazarla yanarken ben sönmüş mum gibi olursam..Bir ara boşluğa düştü sofi...Gözlerinden sicim gibi yaşlar boşaldı..Öyle ağlıyordu ki Sofi, onun bu ağlayışını gören yolcu kafilesi kendilerini tutamayıp onlarda ağladı...Otobüsten hasret ve yanık kokuları yükseliyordu sanki....
Sofi yolculuk bitene kadar bu hal üzere sebat etti...

Nihayet yol Adıyaman il sınırına vardı. Tabelayı gören Sofinin kalp atışları da hızlanmıştı..
Durak durak ilerliyorlardı Menzil'e....Yol uzadı, uzadıkça uzadı...Kahta'ya vardıklarında artık Sofide derman kalmamıştı. Ağlamaktan şişmiş gözleri her durağa acaba burası Menzil'mi diye bakmaktan yorgun düşmüştü.

Vee...
Beklenen an gelmiş sonunda Sultanın köyü görünmüştü. Caminin minaresi, beyaz kubbeler....Markadın parlayan ve sanki bir elması andıran işlemelri...Sofiyi cezbetmişti bu görüntüler. Otobüs iyice yaklaştı herkeste bir telaş, kavuşmanın vermiş olduğu bir heyecan vardı.Sofiler kendini kaçırırcasına atıyorlardı otobüsten Sofi köyün güzelliğinin sarhoşluğundan kurtulamamıştı daha...Şaşkın şaşkın bakıyordu telaşlanan sofilere biraz da acemiliğin vermiş olduğu bir hava vardı üzerinde.

En son O indi otobüsten önce bir şöylece baktı etrafını iyice süzdü çok beğenmişti Menzil köyünü.her taşını selamladı kalb dili ile.
Kapının önünde iki görevli karşılıyordu gelen kafileleri....Sofinin şişmiş gözlerini gören görevliler hemen sarılıp hoşgeldiniz dediler...Nerelerdesiniz biz de sizi bekliyorduk....Sofi bir anlam verememişti...Sadece bakmakla yetindi görevlilere...

İçeri girdiğinde kalabalık başını döndürdü...Hemen görmek istiyordu Sultanını....O güzeller güzelini...Ama kafileyi kaybetmemek için onların peşinden gitti...Hemen şükür namazı kılıp şükretti Allah'a (c.c.)

İkindi ezanı henüz okunuyordu...

Sofi birdenbire toparlanıp adeta bir yıldırım gibi fırladı. Abdestini tazeledi kafileyi unutmuştu bile...herkes gibi O da görmek için sabırsızlanıyordu Sultanını...İyi görebileceği biryerden tutmuştu kendine ileri saflardan.....Ezan bitmişti....
Ve sofiler pür-adab.... Herkes 25 Estağfirullah çekip kalbini bağlamıştı Rabıta-ı Şerif'e kimbilir ne sesler yükseliyordu o gönüllerden ve hepsini duyuyordu Allah'ın izniyle Sultan..
Sofi de diğerleri gibi Rabıta da idi.
Sesler kesildi....Kocaman bir sessizlik....Adeta herkes birbirinin nefes alıp- verişini duyuyor.....
Adeta kalbler yerinden çıkacak gibi atıyor...Sofi kalbten yalvarıyor....

Gel artık Gel......Gel artık Ey Gönlümün Sultanı.....Gel de bitir hasreti....
Nazarını esirgeme bu günahkardan...

Ve....

Sultan görünür kapıdan....O an bütün yürekler durmuş...O an hiçbirşey akılda yok...
O an aşığın yandığı andır.
Allah'ım O ne güzelliktir....O ne nurdur akan yüzünden....O ne emsalsiz endamdır Ya Rabbi..
Yürekler uçtu..Gönüller sarhoş oldu...Gelen Asrın evliyası...Gelen Gönüller Sultanı...
Gelen Allah'ın Dostu Sultan Abdulbaki hazretleri....

Nurlu nazarları ile sofileri süzerek selamladı sofileri Sultan "selamun aleyküm"... Yürürken Gül-i Muhammedi, okudu kalblerden geçeni tek tek...Safları yara yara, rayiha kokusunu saça saça ilerledi.. Kimine nazar lutfeyledi.. Kimini imtihana sevk etti...Bizim sofi bakalmıştı Sultana aaaaahhhhhhhh dedi. Biliyordum ama şimdi daha iyi anladımki O hakikaten Allah (c.c.) dostudur.
Peygamber s.a.v.'in dediği gibi " gerçek Allah dostları o insanlardırki baktıkları zaman size Allah'ı hatırlatırlar"
Sofi de öyle olmuştu önünden geçerken Sultanlar Sultanı...Derinden Aşk ile Allah demeyi bilmişti kalbi.

Namaz bitmişti...Sofi de bitttiiiiii.
Giderken Seyda Hz. arkadan masumane bakışı vardı...Gözyaşlarıyla arkadaş olmuştu sanki...Daha sonra hatme, akşam namazı, rabıta, yatsı namazı tövbe-i nasuh, adab derken sofi iyice yorulmuştu.

Ama uyku ne gezeeeerr...Gece olmasını bekledi o vakte kadar Kur'an okudu...namaz kıldı...Sonra dayanamayıp attı kendisini Sultanın kapısına....nasıl olduğunu anlamadan.. ağladı ağladı...Görevlilere yalvardı açın ne olur kurban...Ne olur açın Sultanımı göreyim...Ne olur izin verin...
Görevli olmaz kurban dedi..Buna izin yoktur...
Sofi artık öyle olmuş ki...SAnki biri dese Seyda için ölürmüsün? Sofi oracıkta canını verecek gibi..
Yalvarışlar....Yakarışlar....Sultan'ın defalarca kapanan kapısı...Reddetmekten vazgeçmeyen görevli Sofiler....
Sofi dayanamayıp başını yaslıyor Sultanın kapısına...Herkes yerinde...adablar yapılmış...
Kimsecikler yok görünürde...Bir Sofi bir de karanlık gökyüzü...
Kalbten çekti tek tek 25 kere Estağfirullah.....Bağladı kalbini Sultan'ın kalbine...
Yalvardı hal diliyle gönüller Sevgilisine...
"Sultanım...beni bana bırakma...Ne olur acı bu garib Sofinin haline...Ne olur lutfet huzuruna kabulü..Şu gecenin karanlığından daha da çok benim içimdeki karanlık...Lutfet de Nur'unla aydınlansın bu kararmış gönül...." Yalvardı....Yalvardı...Yalvardı...Bu hal üzere ne kadar kaldı bilinmez...Bir zaman sonra Sultan'ın kapısı aralandı...
Görevli Sofi gülümseyerek Gel dedi..Bu akşam Sultanın kapısında uyuyacaksın...
Sofi bir ara kendinden geçer gibi oldu...Sonra kendini toparladı..Bismillah deyip adımını attı içeri...
Daha girmeden Gül kokusu sardı her yerini...
Ağlayan Sofiye baktı görevli...Eline bir yastık birde battaniye tutuşturdu ve onu..Sultan'ın kaldığı odanın önüne getirdi.
Dedi ki; Sofi ne mutlu sana sen bu gece burada kalacaksın...Ama sakın adabsızlık etme..Sultanın kapısına dokunma...
Sofi başını öne eğerek peki dedi...Görevli gitti...Sofi ne yapacağını şaşırmıştı..
Evet içeri girdi ama Sultanı göremiyordu ki..Şükür deyip serdi battaniyesini yere yastığına koydu başını çekiniyordu Sofi iki büklüm olmuştu adeta...Bir ara dalmıştı Sofi....
Uyku ile uyanıklk arasında bir halde bir ses duydu...
"Ya Rabbiiiiiii Affet....."
Sofi aldırmadı önce...Başını koydu tekrar yastığa tam dalacaktı ki; yine O ses
" Allah'ım affet...affet Allah'ım...."
Sofi birden irkildi...Hemen toparlanıp doğruldu...İyice kulak verip dinledi...

" Ya Rabbiiiiiii. Affet affet Sofilerimi Allah'ım....Onları bağışla..Sen affedicisin Sofilerimi affet Allah'ım"

Evet...
Bu ses Sultan'a aitti...Ağlayan O'ydu...Gecenin bir yarışı aşk ile yandığını sanan Sofi bile uyumuşken uyumayan Allah Dostu idi....
Ya Rabbiii. Sofilerimin günahlarını bağışla...Onları affet Allah'ım...

Bunu duyan Sofi hemen ayağa kalktı. Kapıyı açıp Sultan'ın eteğine yapışmak istedi..Amaaa ne yüzle.....
Gözyaşları oluk oluk akıyordu...Hıçkırıklar boğazına düğümlendi....
Bu hale daha fazla dayanamayan Sofi kendini menzilin yanlız ve sessiz avlusuna attı...
Kimsecikler yoktu etrafta...SAnki taş, yer,, Gök , Menzilin esen rüzgarı bile Affet diye ağlıyordu...
Sofi küçüldü, küçüldü, Bir taş olmak istedi....Toprak olmak istedi...
Çaresiz dizleri üstüne çöküp kaldırdı başını gökyüzüne...
Açtı ellerini Kainat'ın sahibine...
Yalvardı hıçkıra hıçkıra....
Söyledi tekrar Tövbe-i Nasuh'un sözlerini..

Ya Rabbiiiiiii...
Ben pişmanımmm...
Bütün yapmış olduğum günahlardan ben pişmanımmmmmm...
Keşke yapmasaydııımmm...
İnşAllah bir daha yapmayacağım...
Allah'ım sen beni ve bütün sofileri affet...
Gecenin bir yarısı herkes gaflet içinde uyurken, bizim affedilmemiz için ağlayan Dost'unun kapısına bizi layık et...
Bizi affet Dost'unu ağlattığımız içinn..Biz onun gözünden dökülen bir damla yaşa değmeyiz...
Bizi affet Allah'ım...Sultanımızı başımızdan eksik etme....

Dedi ve yığılıverdi yere...
Kendine geldiğinde Görevli bir sofi ona bakıyordu.
hayırdır kurban iyimisin ne oldu böyle sana...
Sofi cevap verdi...
Elhamdulillaaaaaaahhh. Yaşadığım süre içinde hiç bu kadar iyi olduğumu hatırlamıyorum...

Sultanımın dediği gibi Allah c.c. bizi affetsin.... 

_SiyaNüs_

 X:04 X:04 X:04
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/bir-sofilik-hikayesi-t4338.0.html



Kelimelerim yalan,gözyaşlarım sahte,
Cezbelerim palavra,tefekkürlerim vahim,düşüncelerim vesvese,
Nasıl nasıl nasıııl anlatırım Seni bu durumda
...gir gönlüme sil beni
...sen anlat sana seni

Çevrimdışı Kusva

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.083
  • Konu: 379
  • Derviş: 244
  • Teşekkür: 8
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #1 : 16/09/08, 19:48 »
Bizi affet Allah'ım...Sultanımızı başımızdan eksik etme.. X:04 X:04
Allah razı olsun kurban çok güzel bir paylaşım :X06 :X32




Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #2 : 16/09/08, 22:57 »
 X:04

bu yazıyı yazan kardeş bu forumda mı acaba .. ?


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Talha

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.017
  • Konu: 154
  • Derviş: 85
  • Teşekkür: 4
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #3 : 16/09/08, 23:19 »
 X:04  X:04
 X:02


neye yakınlaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık..
anlaki yok Allah tan başkasına yakınlık..

Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.296
  • Konu: 1265
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #4 : 17/09/08, 00:49 »
Allah razı olsun...Güzel bir paylaşım, yolumuzu aydınlatacak...Vesselam!.. X:04



Çevrimdışı furkan61

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.891
  • Konu: 675
  • Derviş: 507
  • Teşekkür: 9
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #5 : 17/09/08, 01:26 »
 X:04

Allah (cc) razı olsun..



Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #6 : 17/09/08, 11:26 »

Gözyaşları oluk oluk akıyordu...Hıçkırıklar boğazına düğümlendi....
Bu hale daha fazla dayanamayan Sofi kendini menzilin yanlız ve sessiz avlusuna attı...
Kimsecikler yoktu etrafta...SAnki taş, yer,, Gök , Menzilin esen rüzgarı bile Affet diye ağlıyordu...
Sofi küçüldü, küçüldü, Bir taş olmak istedi....Toprak olmak istedi...
Çaresiz dizleri üstüne çöküp kaldırdı başını gökyüzüne...
Açtı ellerini Kainat'ın sahibine...
Yalvardı hıçkıra hıçkıra....
Söyledi tekrar Tövbe-i Nasuh'un sözlerini..

Ya Rabbiiiiiii...
Ben pişmanımmm...
Bütün yapmış olduğum günahlardan ben pişmanımmmmmm...
Keşke yapmasaydııımmm...
İnşAllah bir daha yapmayacağım...

 X:04

Allah razı olsun.... X:04


Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı vatandaş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 729
  • Konu: 22
  • Derviş: 1218
  • Teşekkür: 1
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #7 : 17/09/08, 11:32 »
her satırda tüylerim ürperdi..gözlerimle kaç damla yaş vedalaştı...Allahım...sen seydamı seven halis sofilerin gönüllerindeki muhabbetten bu günahkar kuluna da nasib eyle...amin..


Bu kapı Allah kapısı;
resulullahtadır tapusu..

Çevrimdışı bilal_yilan

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 235
  • Konu: 51
  • Derviş: 495
  • Teşekkür: 2
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #8 : 17/09/08, 11:53 »
 X:04 :ağla: yaktın yine bizi kurban yaktın..
sultanımmmmm X:04 X:04 X:04 ..........


Bu suçlarla tartarsa beni Rahman...
Kırılır arza-i mahşerde mizan...

Çevrimdışı Akıncı

  • Üye
  • **
  • İleti: 99
  • Konu: 53
  • Derviş: 1044
  • Teşekkür: 0
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #9 : 17/09/08, 14:27 »
Allah razi olsun kurban X:04


"Tesbih bir bahane, ben seni arıyorum. Herşey senden nişane hep seni anıyorum."

Çevrimdışı raşid

  • Üye
  • **
  • İleti: 81
  • Konu: 2
  • Derviş: 927
  • Teşekkür: 0
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #10 : 03/10/08, 13:51 »
Allah razı olsun kardeş :ağla: :ağla: X:04 :ağla:



Çevrimdışı biçare

  • Üye
  • **
  • İleti: 70
  • Konu: 4
  • Derviş: 1503
  • Teşekkür: 0
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #11 : 03/10/08, 21:44 »
her satırda tüylerim ürperdi..gözlerimle kaç damla yaş vedalaştı...Allahım...sen seydamı seven halis sofilerin gönüllerindeki muhabbetten bu günahkar kuluna da nasib eyle...amin..

amin amin  X:04 X:04

çok güzeldi Allah cc razı olsun...ben de henüz Seyda'mı göremedim benim için de dua edin inşaAllah  X:04



Çevrimdışı raşid

  • Üye
  • **
  • İleti: 81
  • Konu: 2
  • Derviş: 927
  • Teşekkür: 0
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #12 : 12/10/08, 22:21 »
kardeşlerim ben gebzede ikamet ediyorum ve burda hiçkimseyi tanımıyorum sofu anlamında acaba bilginiz varmı gebzeden gidenler varmı menzile ?



Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #13 : 12/10/08, 23:21 »
kardeşlerim ben gebzede ikamet ediyorum ve burda hiçkimseyi tanımıyorum sofu anlamında acaba bilginiz varmı gebzeden gidenler varmı menzile ?

Allah (c.c) râzı olsun...
Şayet "BAY" iseniz , namazlarınızı kılmak için çeşitli cami ve mescidlere gidiniz...
Ola ki herhangi birinde EDEP e bürünmüş birileri dikkatinizi çeker...
Âcizane tavsiyemiz olsun...
Biz , daha önce gitmediğimiz yerlere gittiğimizde hep bu taktiği kullanırız...
Ve arayana da bulduruyorlar İnşAllah...



Çevrimdışı raşid

  • Üye
  • **
  • İleti: 81
  • Konu: 2
  • Derviş: 927
  • Teşekkür: 0
Ynt: Bir sofilik hikayesi
« Cevapla #14 : 13/10/08, 00:41 »
Allah razı olsun




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ahlâkı Güzel Olanın Tasavvufu da Güzel Olur Mevlana Hazretlerinin hanımına cevabı.. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.24 saniyede oluşturulmuştur


Bir sofilik hikayesiGüncelleme Tarihi: 22/09/19, 17:57 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim