Buğday mı istersin Himmet mi? - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.014 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.483 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 4 ileti gönderildi.. Toplam : 22857 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Buğday mı istersin Himmet mi?, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4704 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Buğday mı istersin Himmet mi?}   Okunma sayısı 4704 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Talha

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.017
  • Konu: 154
  • Derviş: 85
  • Teşekkür: 4
Buğday mı istersin Himmet mi?
« : 25/05/08, 22:22 »
Zaman bize her sabah aynı soruyu soruyor: Buğday mı istersin, himmet mi?



Millet kıtlık içinde idi. Yûnus Emre'nin köyünde toplanıp, buğday getirmek için, Yûnus Emre'yi seçtiler. Hacı Bektaş-ı Veli Hz.'ne gönderdiler. Yûnus Emre, Hacı Bektaş-ı Veli Hz.'ne geldi:

– Çocuklarım aç kaldı. Buğday götürmek için geldim, dedi. Hacı Bektaş-ı Veli Hz.; Yûnus Emre'ye:

– Ne istiyorsun? Yûnus Emre:

– Buğday istiyorum. Hacı Bektaş-ı Veli Hz.:

– Himmet mi istersin, buğday mı? Yûnus Emre:

– Çocuklar aç, himmet karın doyurmaz. Ben, buğday istiyorum. Hacı Bektaş-ı Veli Hz. yine sordu:

– Himmet iki katına çıktı. Himmet mi istersin buğday mı? Yûnus Emre:

– Himmet karın doyurmaz, çocuklar  aç, buğday istiyorum, dedi. Hacı Bektaş-ı Veli Hz., müridlere:

– Bunun kağnısının götüreceği kadar buğday yükleyin, dedi. Yûnus Emre, kağnıyı köyden dışarı çıkartınca pişman oldu. Geri geldi:

– Ben, buğday istemiyorum. Himmet istiyorum, dedi. Hacı Bektaş-ı Veli Hz.:

– Onun zamanı geçti, dedi. Yûnus Emre Hz. köyüne buğdayı götürdü, köylüye ve çocuklarına da verdi, tekrar Hacı Bektaş-ı Veli Hz.nin yanına geldi:

– Ben mürid olarak burda çalışacağım. Hacı Bektaş-ı Veli Hz.:

– Senin bu dergâhtan nasibin kalktı. Seni Taptuk Emre'ye havâle ettim. Oraya git, himmetin kıymetini öğren. Burada hiç çalışmadan iki katını alacaktın. Hak et ondan sonra al, dedi. Yûnus Emre, Taptuk Emre'nin tekkesine gitti. On sekiz sene, sırtıyla odun çekti. Dövüldü, sövüldü, kovuldu. Ayağından sürükleyip dışarı attılar. En sonunda himmete kavuştu.


Himmet, üfürülünce ya da nazar edilince bedavadan kalbe dolan ilim değildir. Himmet, şeriat ilmi tamamlandıktan sonra, bir insan-ı kâmilin tekkesinde uzun yıllar tasavvuf ilimlerini tahsil etmekle elde edilen bilgidir. Yunus bu işin uzun yıllar alacağını bildiği için, ”Bana himmet lazım değil ,buğday lazım” der.Kağnısını buğdayla doldururlar ve döner.

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/bugday-mi-istersin-himmet-mi-t1761.0.html



neye yakınlaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık..
anlaki yok Allah tan başkasına yakınlık..

Çevrimdışı nakreşe

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 12
  • Konu: 1
  • Derviş: 484
  • Teşekkür: 0
Ynt: buğday mı istersin himmet mi?
« Cevapla #1 : 10/06/08, 01:29 »
 X:01



Çevrimdışı Hâfız

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 532
  • Konu: 31
  • Derviş: 230
  • Teşekkür: 1
Ynt: buğday mı istersin himmet mi?
« Cevapla #2 : 10/06/08, 14:52 »
HİMMETTTTTTT....


Gale; Kefa Billahi Şehida..!

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Buğday mı istersin Himmet mi?
« Cevapla #3 : 03/05/11, 13:32 »
"........Oraya git,
himmetin kıymetini öğren.
Burada hiç çalışmadan iki katını alacaktın.
Hak et ondan sonra al, dedi.
Yûnus Emre, Taptuk Emre'nin tekkesine gitti.
On sekiz sene, sırtıyla odun çekti.
Dövüldü, sövüldü, kovuldu.
Ayağından sürükleyip dışarı attılar.
En sonunda himmete kavuştu.


Himmet,
üfürülünce ya da nazar edilince bedavadan kalbe dolan ilim değildir.
Himmet, şeriat ilmi tamamlandıktan sonra,
bir insan-ı kâmilin tekkesinde uzun yıllar tasavvuf ilimlerini tahsil etmekle elde edilen bilgidir.
Yunus bu işin uzun yıllar alacağını bildiği için,
”Bana himmet lazım değil ,buğday lazım” der.
Kağnısını buğdayla doldururlar ve döner."



Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Sabikun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.780
  • Konu: 671
  • Derviş: 14575
  • Teşekkür: 2
Cevaplandı: Buğday mı istersin Himmet mi?
« Cevapla #4 : 03/05/11, 13:50 »
Olanı bir bütünlük içinde böyle seyretme imkânı olunca insan bazı şeylerin ne kadar açık seçik bir şekilde önümüze sunulduğunu daha iyi görüyor.
Ben Yunus Emre'nin buğday isteme ile ilgili bu kıssasını diyeyim.. .kaç kere okumuşumdur... Şimdi yine okudum...

Düşünüyorum da diyorum ki kendi kendime...

Köylü açlık içinde... seni seçiyorlar git falanca yere bize buğday getir...
Normalde insan buna itiraz eder ya da içinden şöyle der;
Ya kardeşim niye ben... her iş beni bulur... bunca insandan niye bana düşüyor bu görev...

Zor gelir yani... bilmediği için ardındaki kolaylığı...

Varır Hacı Bektaş Dergahı'na... Sorulur kendisine... ; Buğday mı?, Himmet mi?

Derim ki kendi kendime; Ben buraya buğday için gelmişim bu belli iken niye bu mübarek adam bunu soruyor bana... kıtlık var buğday kıymetli ondan mıdır? Yoksa bilmediğim bir şey mi var?

Çoğumuz aynı düşüncedeyizdir genelde... çoluk çocuğun rızkı için kendi isteklerimizden vazgeçeriz... ana baba olanlar anlar bunu... Oysa ki bu niyet itibariyle doğru bile olsa burada ASIL ve GEREKLİ olan HİMMET rızkından alıkoyabiliyor insanı bu durumda...

Elbetteki herşey olması gerektiği gibi oluyor... YAZAN elbetteki HİKMET dolu olarak yazmıştır her yaşadığımızı...

Bu hikmet nedeniyle ki YUNUS Emre hazır önüne sunulan İKİ KAT HİMMET rızkına hayır demiş olmanın neticesi Taptuk Emre'nin Dergahı'nda kırk yıl odun taşımaya gönüllü razı olmuştur... Hatta odunları taşımak için bir eşek alınması teklif edildiğinde buna gönül koymuş ve Hocam benden daha akıllı bir eşek bulursa getirsin yarışalım kim kazanırsa o taşısın odunları diyerek belki de Hacı Bektaş'ın kapısında himmeti seçememekle yapmış olduğu (kendine göre) hatanın bedelini ödemek için "eşek gibi" odun taşımayı kaptırmak istemememiştir... O da elinden gitsin istememiştir...

Biran önce buğday alıp dönemeye çalıştığı köyünceki çoluk çocuk nice olmuştur şimdi Yunus kırk yıl Taptuk Dergahı'na kapanınca... Aç mı kalmışlardır...

Allah verecekse verir... hiç bir şey yapmadan iki katını verecekken... Sana hata yaptırtır ve bu hatanın bedelini de ödettirir kırk yıl odun taşıttırır...

Hz.Ali Efendimizin "Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum" deyişi aklıma gelir... Yunus... Taptuk Dergahında kainatın bir harfini öğrenmek için mi acaba derim....

Velhasıl acabalar bitmez... Bazen bitmemesi de gerekiyor işte burada olduğu gibi... Yunus ta "ACABA NEDİR Kİ BU HİMMET ISRARI?" diyebilseydi...



 X:01


Alperen: İmzanızdaki resim adresi görüntülenemiyor. Yeniden yükleyiniz...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Fatıma Binti Esed (r.a) Gönül ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.086 saniyede oluşturulmuştur


Buğday mı istersin Himmet mi?Güncelleme Tarihi: 20/05/19, 19:14 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim