“Cihan Savaşı”na nasıl katıldık? - Tarih Sayfalarından
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.902 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 2 ileti gönderildi.. Toplam : 22969 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, “Cihan Savaşı”na nasıl katıldık?, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1757 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{“Cihan Savaşı”na nasıl katıldık?}   Okunma sayısı 1757 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı COOL

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 394
  • Konu: 83
  • Derviş: 13
  • Teşekkür: 0
“Cihan Savaşı”na nasıl katıldık?
« : 02/05/09, 06:09 »
“Cihan Savaşı”na nasıl katıldık?



Sina cephesinde savaşan askerlerimiz, bir taarruz harekâtından sonra istirahat ediyor.

1914’te İttihad ve Terakkî partisi iktidardı. Anayasa, Tanzîmât Dairesi altında anayasa mahkemesi, millet meclisi (Meclis-i Meb’ûsân), senato (meclis-i âyân), güvenoyu almış ve güvensizlik oyu ile düşürülebilen hükûmet, Sayıştay, Yargıtay, Danıştay, siyasî partiler, seçim, eyalet, sancak (il), kazâ (ilçe) meclisleri ve belediyeleri ve aklınıza gelen bütün demokratik kurumlar vardı. Binlerce görevli çalışıyor, tıkır tıkır maaşlarını alıyorlardı. Ne güzel değil mi? Ama iftihâr ettinizse yanıldınız.
Zira bütün hürriyetler kâğıt üzerinde kalmıştı. Devleti triomvira (üç kişi yönetimi) mutlak yetkiyle yürütüyordu. Mahkeme kararı olmaksızın asıp kesiyor, sürüyor, azl ediyordu. Muhaliflere vatan haini muamelesi yapıyordu. Triomvira, 3 genç adamdan oluşuyordu: Biri sivil, ikisi asker.
İttihadçılar, Türk subayını İttihadçı ve Halâskâr olarak biribirine hasım ikiye böldükleri ve dış politika acemisi oldukları için, Balkan Harbi’ni kaybetmişlerdi (1913 başı). Bugünkü Arnavutluk, Kosova, Makedonya, Kuzey Yunanistan, Doğu Ege Adaları, imparatorluğumuzun 550 yıllık ikinci anayurdu Rumeli, Türk düşmanı devletçiklere pay edilmişti.
1914 Ağustosunda, o zamana kadar bütün cihan tarihinin en büyük savaşı başladı: Bir tarafta Almanya ve Avusturya-Macaristan imparatorlukları, diğer tarafta Rusya İmparatorluğu, İngiltere krallığı, Fransa cumhuriyeti...


Dâmâd Enver Paşa
Almanya, yıldırım harbi ile Fransa’yı 1870’teki gibi teslime zorlayıp bütün gücüyle Rusya’ya yürüyüp işini bitireceğine dünyayı inandırmıştı. Ancak Marne Muharebesinde Fransızlar, Alman ordularını durdurdu. Bu, stratejik savaşın artık Almanya tarafından kaybı anlamını taşıyordu. Nitekim İstanbul’da Harbiye Nezareti’nin İttihadçı genç kurmayları (İsmet İnönü, Kâzım Karabekir) Enver Paşa’ya verdikleri raporlarda Marne’den sonra artık Almanya’nın savaşı kaybetmiş ve harbin belirsiz bir zamana yayılmış bulunduğunu vurguladılar. Kurmay Binbaşı Mustafa Kemal Bey de ayni fikirde idi.
Yalnız Enver Paşa, aksi fikirdeydi. Berlin ataşe militeri iken Almanya İmparatoru İkinci Wilhelm, bu küçük rütbeli subayın 1908 devriminin kahramanı olduğunu bildiği için, onu iltifatlara boğarak Almanya’nın yenilmez olduğuna inandırmıştı.
Osmanlı Türkiyesi’nde hiç kimse Almanya’nın yanında savaşa girmek fikrinde olmadığı için Enver, tarihimizde emsali bulunmayan bir komploya girişti. Mustafa Kemal ile yaşıt, ikisi de 1881 doğumlu, 1914’te 33 yaşında idi. Bir yıl önce, sultan denen Türkiye İmparatorluk prenseslerinden Nâciye Sultan’ı sözlüsü şehzâdeden ayırıp evlenmiş, resmî dâmâd unvanını kazanmıştı ki Osmanlı protokolünde prenslik statüsüdür. Aynı zamanda kendini harbiye nâzırı da ilân etmişti.
Harbiye nâzırı, hem kara kuvvetleri komutanı, hem savunma bakanı olup, erkân-ı harbiyye-i umûmiyye reîsi denen genelkurmay başkanı general, Osmanlı’da, asker olan harbiye nâzırının kurmay başkanıdır. Enver, ünlü bir Alman generalini, Bronsart von Schellendorf Paşa‘yı genelkurmay başkanı atamış, harbiye nezâretinde (şimdi İstanbul Üniversitesi Merkez Binası) kendi makam odasının yanında oda vermişti. Bu general, ünlü Almanya savunma bakanı (1883-89) Org. Paul Bronsart von Schellendorf’un (1832-1891) oğlu idi. Enver, Almanya’nın İstanbul büyükelçisi (1912-17) Baron von Wangenheim’la da iş birliği yapıyordu. Ayrıca savaşa girme müzakereleri için bir Türk kurmay subayını gizlice Berlin genelkurmayına yolladı.
Bu suretle savaşa girmemizin planları, Almanya ile Enver arasında yapıldı. Nitekim birkaç ay sonra Nisan 1915’te Ermeni tehcîri için aynı Alman otoriteleri Türkiye’yi zorladılar. Almanya, boş yere Osmanlı imparatorluğuna Enveristan/Enverland adını takmamıştı.
Enver, triomvira’nın diğer iki üyesi arkadaşları dâhiliye nâzırı (içişleri bakanı) Tal’at Bey’le bahriye nâzırı (deniz kuvvetleri komutanı olan bakan) Cemal Paşa’yı, zorlukla da olsa ikna edebildi.


Savaşa giriyoruz
İttihadçılar’ın kukla sadrâzamı (imparatorluk başbakanı) Kavalalı Said Halim Paşa’nın, hâkan-halîfe Beşinci Sultan Mehmed Reşâd’ın, diğer hükûmet üyesi bakanların, yasama meclisleri üyeleri milletvekili ve senatörlerin, başka hiçbir sorumlu devlet adamının haberi olmaksızın, Osmanlı İmparatorluğu, tarihin o zamana kadar gördüğü en büyük savaşa sokuldu. Şöyle:
Akdeniz’de dolaşan iki Alman savaş gemisi Goeben (Yavuz) zırhlısı ile Breslau (Midilli) ağır kruvazörü, gûyâ İngiliz gemilerinden kaçarak Çanakkale’den Türk karasularına girdiler. Devletlerarası hukuka göre amiralleri Souchon başta, bütün efradın savaş sonuna kadar Türkiye’de gözaltında bulundurulup gemilerin kızağa çekilmesi gerekiyordu. Öyle olmadı. Gemilere Türk bayrağı çekilip Alman efradına fes giydirildi. Türk koramiralliği verilen Souchon, fes giyerek, Karadeniz filomuzun komutanlığına atandı!
Başkumandan vekili olarak Enver Paşa ile bahriye nâzırı olarak Cemal Paşa ayrı ayrı iki resmî emirnâme yazarak, Souchon’a, Karadeniz’deki Rus limanları ile Rus harb ve ticaret gemilerini vurmalarını emretti. Emirnâmelerin orijinali arşivimizdedir (anayasaya göre başkomutan pâdişah olduğu için, fiilî başkomutana başkumandan vekili deniyordu). 24 Ekim 1914 günü emirleri alan Souchon, gereğini yerine getirdi. Türkiye fiilen Rusya ile savaşa girmiş oldu. Hemen ardından İngiltere ile Fransa da Osmanlı’ya harb ilân edip büyükelçilerimize pasaportlarını vererek kendi büyükelçilerini İstanbul’dan çağırıp sefârethânelerini kapattılar.


2 MİLYON TÜRK EVLADI ÖLDÜ
Savaşta bütün Arap eyaletlerimizi kaybettik. Savaşta ölenlerin sayısı 2 milyon olarak hesaplanıyor. Çoğu sefalet, hastalık, düşmana esir düşme gibi sebeplerle kaybedilmiş 2 milyon Türk. Düşman Orta Anadolu’ya kadar geldi. Şehirlerimiz, köylerimiz, yakılıp yıkıldı. Enver, Cemal ve Tal’at, Alman denizaltısına binip bir geceyarısı Karadeniz yolu ile Türkiye’yi terk ettiler. İkisi Tiflis ve Berlin’de Ermeni kurşunu ile, Enver Türkistan’da Rus mitralyöz kurşunu ile şehit düştü. Sadrâzam Said Halim Paşa, Roma’da Ermeni kurşunu ile aynı âkıbete uğradı.
Paris’te Osmanlı delegelerini kabûl eden azılı Türk düşmanı İngiltere Başbakanı Lloyd George şunları söyledi: “Bize savaş açarak 2 yılda bitecek savaşı 2 yıl daha uzattınız. Rusya imparatorluğunun yıkılmasına sebep oldunuz. İki milyon askerinizi cephelerinizde tutarak yüz binlercesinin kaybına ve milyarlarca (altın) sterlin sarfımıza zemin hazırladınız. Cezanızı çekeceksiniz!”
Alman gemilerinin haberimiz olmadan Karadeniz’e açılıp Rus limanlarını ve gemilerini bombardıman ederek bizi savaşa soktuğu yalanı ile Türk milletini kandırmış oldukları ağır suçunu bütün bunlara ilâve ediniz. Niçin İkinci Abdülhamîd ve Atatürk gibi iki çok şahsiyetli fakat biribirine zıt iki devlet adamının, Enver’den bütün varlıkları ile nefret ettikleri anlaşılır...

                                                                                  
Yılmaz öztuna
                   
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/cihan-savasina-nasil-katildik-t11099.0.html



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  



Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Allah Korkusu Ele Verdim ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.498 saniyede oluşturulmuştur


“Cihan Savaşı”na nasıl katıldık?Güncelleme Tarihi: 01/06/20, 23:24 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim