Cihazların Tasallutunda Duru Kalabilmek - Serbest Kürsü
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.053 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.599 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22897 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Cihazların Tasallutunda Duru Kalabilmek, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1476 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Cihazların Tasallutunda Duru Kalabilmek}   Okunma sayısı 1476 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Hasret

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 983
  • Konu: 73
  • Derviş: 482
  • Teşekkür: 2
Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  



CİHAZLARIN TASALLUTUNDA DURU KALABİLMEK
   

   
   Hayatımızı çepeçevre kuşatan aygıtların sayısı her gün artıyor. Her gün daha yeni, daha hızlı, daha güvenilir, daha ekonomik, vs. araçlar, aygıtlar, makinalar, cihazlar hayatımıza ortak oluyor. Her yeni ürünün cazibesi, bizi bir sonraki ürüne hazırlıyor. Hayatımıza insanüstü bir hızla giren cihazları tanıyamadan yenileriyle hemhal oluyoruz. Eski ve yeni kelimelerinin manası her gün değişime uğruyor. Babalarımızın 20-30 yılda tüketebildiği ‘yeni’leri, biz 2-3 yılda tüketiyoruz. Bu baş döndürücü gidişat içerisinde irili ufaklı cihazların hayatımızda edindiği yer biteviye büyüyor. İnsanların geçmişe göre daha özgür olduğunu varsaydığımız dünyada, bu gidişata hiç birimiz karşı koyamıyor.

   Teknolojinin hayatımıza soktuğu kolaylık ve verimliliği inkâr etmek mümkün değil. Arabadan bilgisayara, telefondan uçağa, traktörden uydu yayınlarına kadar yüzlerce binlerce aygıt, modern hayatı daha çekilebilir hale getirmek için hizmetimize sunuluyor. Salt nicelik, yani sayısal değerler açısından baktığımızda geçmiş ile olan farkımızı gözardı edemeyiz. Bugün istediğimiz bir yere daha çabuk gidebiliyor, dünyanın herhangi bir yerindeki bir kişiyle telefon bağlantısı kurabiliyoruz. Bu anlamda teknolojiye dünya hayatını kolaylaştıran bir araç olarak bakabiliriz. Aracın bize hizmet etmesinin dışında bir değeri yok. Bir başka ifadeyle hayatımıza rahatlık ve kolaylık getiren araçlar bize hizmet ettikleri ölçüde bir değere sahipler.
   
Aygıtlar Ne Kadar Masum?

   Fakat işin aslı bundan mı ibaret? Dünya hayatımızı kolaylaştırması beklenen bu araçlar, basit birer hizmet vasıtasında mı ibaret? Yoksa teknolojinin kendi kimliğini ve varlouş tarzını bize empoze eden bir yönü mü var? Basit bir araç olarak bakmamız gereken teknoloji, insan oluşumuzun vazgeçilmez bir unsuru haline mi geldi? Hangi milliyet yahut dinden olursa olsun, modern insanı hayatındaki teknolojik cihazlardan bağımsız düşünmemiz artık mümkün değil. Bir başka ifadeyle, teknolojinin belirlediği ve yönlendirdiği hayat tarzının dışında bir hayat tanımı yapma şansımız artık yok. Hal böyle olunca, acaba teknolojinin sandığımızdan daha büyük bir gücünün, kontrolünün ve cazibesinin olduğunu söyleyebilir miyiz?

   Modern insanın vazgeçilmez bir eklemi ve uzantısı haline gelen teknolojik aygıtlar, basit birer hizmet araci olmaktan çıkmış durumda. Geleneksel toplumların gelistirdiği teknik ile modern teknoloji arasındaki en önemli fark da burada yatıyor. Kutsal olanın hayatın merkezinde yer aldığı toplumlarda teknik her şeyden önce insanî bir boyuta sahip idi. Yani kullanılan araç ve gereçler, insanın tabiatla olan ilişkisinin geciş safhalarını oluşturuyordu ve bu yüzden küçük ve orta boyutlarda kalmıştı. Oysa modern teknolojik aygıtlar, artık insan üstü bir kimliğe sahip. Dahası, geleneksel teknikler ve onların ürettiği cihazlar, her an insan tarafından kontrol altında tutulabilmekte idi. Bu yüzden geleneksel toplumlar teknoloji sahasındaki gelişme ve ilerlemeyi kontrol altında tutabilme gücüne sahip idi. Bugün hepimiz teknolojinin artık birey ve toplumu, hatta insanlığı aşan bir güce ulaştığını itiraf ediyoruz. Bu durumda bize hizmet etmesi beklenen teknolojik cihazların artık kontrolümüzden çıktığını da itiraf etmiş olmuyor muyuz? Kısaca söylemek gerekirse, kimin efendi kimin hizmetçi olduğu artık belli değil.

   Teknolojik aygıtların hayatımıza getirdiği rahatlık ve kolaylığın hiç ummadığımız yan etkileri var. Buna modern insanın kibri diyebiliriz. Metafizik aleme isyan ederek yeryüzünde bir cennet kurma kavgasına girişen modern dünya, ürettiği her yeni cihaz ile bu hedefine biraz daha yaklaştığını düşünüyor. Bu konuda fikir edinmek icin New York Times, Time yahut CNN gibi Amerikan medya kuruluslarında verilen bilim ve teknoloji haberlerini izlemek yeterli olacaktır. Her yeni buluş, modernite projesinin bir kazanımı olarak takdim ediliyor ve bu, modern insanın ‘işte yapabiliyorum; istersem olur’ inancına biraz daha güç katıyor. Yeni aygıtlarla donanan insanlar, tabiat yahut ilâhî kanunlar karşısındaki acziyetlerini bir nebze de olsa unutmuş oluyorlar. Aygıtlara duyulan güven, aile yahut arkadaşlık bağlarının da üstüne çıkabiliyor. Oysa dinin bize en çok hatırlattığı hakikatlerin başında, kulun Rabbi karşısındaki acziyeti geliyor.
   
Acziyet ve Yeterlilik

   Öte yandan aygıtların getirdiği “yeterlilik duygusu”, modern Batı’nın kati bireyciliğini daha da guçlendiriyor. Aygıtlar vasıtasıyla bağımsız hale geldiğini düşünen birey, çevresinden ve toplumdan gittikçe daha fazla uzaklaşıyor; zira aygıtların verdiği güven duygusunu, kendi bireysel varoluşu ve rahatı için yeterli görüyor. Bunun en son ve tipik örneği internet. İnternet üzerinden bütün dünya ile irtibata geçtiğini söyleyen insanlar, aslında bireysel yalnızlıklarını dile getirmiş oluyorlar. Amerika gibi ülkelerde pek çok kişi, artık elektronik posta (e-mail) vasıtasıyla yazışmayı yüzyüze konuşmaya, oturup hemhal olmaya, dertleşmeye tercih ediyor. Aygıtların nasıl kullanıldığını ustalıkla bilen insanlar, diğer insanlarla hemhal olup ilişki kurma yeteneğini yitiriyor.

   Aygıtların gündelik hayatımızı kolaylaştırıcı misyonu, bir başka gerçeği daha görmemize engel oluyor. Buna dünya hayatının meşrulaştırılması diyebiliriz. Aygıtlar vasıtasıyla gittikçe daha rahat ve yaşanabilir hale gelen dünya hayatı, bir zaman sonra asıl misyonumuzu bize unutturma riskine sahip. Bu, ahiretin sadece zorluklarla hatırlanacağı anlamına gelmiyor. Bir başka ifadeyle, ihlâs ve takva üzerine kurulu bir yaşamın ille de zorluklarla örülü olması gerekmiyor. Fakat rahatlık ve kolaylığın da bir imtihan biçimi olduğunu sürekli hatırlamak zorundayız. Kur’an’ın ısrarla vurguladığı üzere dünya hayatı -ister zorluklar isterse de kolaylıklarla dolu olsun- bir oyun ve eğlenceden ibarettir. Teknolojik cihazların modern hayattaki bitip tükenmez cazibesi ve kuşatıcılığı, bu oyun ve eğlencenin değişik suretlerinden biri olarak çıkabilir karşımıza. Öyleyse, aygıtların tasallutundaki hayat biçimine karşı göstereceğimiz tavır ile dünya hayatının kendisine karşı takınacağımız tavır arasında bir paralellik ilişkisi var demektir.

   Peki ne yapmalı? Aygıtların bizi çepeçevre kuşattığı bir dünyada manevi ve ruhî duruluğumuzu muhafaza edebilecek miyiz? Nicel boyutta katettiğimiz yolu, keyfiyet ve kemâl boyutunda da katedecek güce sahip miyiz? İslâm maneviyat iklimi, bize bu zorlukları aşacak gücü sunmaya devam ediyor. İslâm memleketlerinin yaşadığı tüm zorluklara rağmen, maneviyat aleminin diri gövdesi, hepimizin yegâne güvencesi.

   Aygıtların esaretinden kurtulup, “işte etimle kemiğimle buradayım” diyebilecek ruhî donanımlara sahip olmak zorundayız. “Kâmil kişi dünyadadır ama dünyalı değildir” ilkesi çerçevesinde, çevremizdeki aygıtlara, mekanizmalara ve baş döndürücü hadiselere metafizik bir mesafeden bakabilecek güce sahip olmak durumundayız. Bunun için manevi köklerimize geri dönmek ve irtibatlarımızı sağlam kurmak elzem görünüyor. Aksi halde aygıtların tasallutuna bizim de râm olmamız işten bile değil.



   Halil Akgün/ Semerkand

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/cihazlarin-tasallutunda-duru-kalabilmek-t4397.0.html



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı vatandaş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 729
  • Konu: 22
  • Derviş: 1218
  • Teşekkür: 1
Ynt: Cihazların Tasallutunda Duru Kalabilmek
« Cevapla #1 : 17/09/08, 10:50 »
alışverişe çıkmak yok...veriyor internetten markete sipariş arabayla eve geliyor..
komşuya sohbete gitmek yok.açıyor msn i . ..hal hatır soruyor..
katlolan türkçe cabası..nasılsınız yok..anlamsız bir nbr...merhaba yok...selam yok.. hi ya da by...
doktora dahi gitmiyor...röntgen labaroatuarında çektirdiği filmi doktora mail ediyor.doktor analizi cep tlf.yapıyor.
merak etmeyin yakında okul derdi kalmaz çocukların.internet üzerinden ders yaparlar...
giderek yalnızlığa mahkum oluyoruz...çocuklar kalem tutmadan klavye kullanmayı öğreniyor..
analar evlatların gül kokusuna hasret...anayı cepten arayıp iki kelime soruyor...evlat şefkatten mahrum ana evlattan...
çamaşırı bulaşığı makina yıkayınca kalan vakitte tv karşısında pinekliyor kadınlar..sonra basküle çıkınca ibre dört dönüyor..soluğu tam teşekküllü bir zayıflama merkezinde alıyor ..ve koşu bandıyla kilo vereyim derken can veriyoooorr...
eskiden evlerin dışını baharda badana yapardık..baharda sokaklarımız çiçek gibi olurdu.şimdi siding yaptırılıyor tamam..
göz zevki de bozuldu...saksıya çiçek ekerdi hanımlar..menekşeler,kasımpatı,yediveren..şimdi çin malı hazır yapma çiçekler var..yedi sene sehpada tozdan kirden çöplük olana kadar göz zevki bozmaya devam ediyor...
dünya hızla teknolojiye koşarken hızla yalnızlığa itiliyoruz...



Bu kapı Allah kapısı;
resulullahtadır tapusu..


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Abdurrahman Sadien, Manisada icazet törenine katılacak.. Cümle Kapısı 21:30'da Semerkand T.V'de ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.277 saniyede oluşturulmuştur


Cihazların Tasallutunda Duru KalabilmekGüncelleme Tarihi: 24/10/19, 03:27 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim