Çocukları korumalıyız - Çocuk Eğitim Öğretim
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.056 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.629 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 1 ileti gönderildi.. Toplam : 22906 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Çocukları korumalıyız, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1450 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Çocukları korumalıyız}   Okunma sayısı 1450 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Sabikun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.779
  • Konu: 671
  • Derviş: 14575
  • Teşekkür: 2
Çocukları korumalıyız
« : 17/06/11, 21:35 »
                               Çocukları korumalıyız

İnternet kontrolsüz kullanıldığında çocuklarda bağımlılık yapabiliyor. Vaktin büyük bir kısmını internet başında geçiren çocuk ders çalışmıyor, arkadaşlarıyla oynamıyor. Bu durumdan rahatsızlık duyan aileler çocuklarına yardımcı olmak için çeşitli çareler arıyorlar.

Bu tür sorunlara zemin hazırlamamak için anne babalar şunları dikkate almalıdırlar:

1- Çocuğun internet bağlantıları kontrol altında tutulmalı, çocuk ailenin gözetiminde olmalı ve bu konuda kesin kurallar belirlenmelidir.

2- Ebeveynler çocuklarını internetin sakıncaları konusunda bilgilendirmeli, internet ve sosyal ağlarda hiçbir zaman kişisel bilgilerini paylaşmamaları gerektiğini vurgulamalıdırlar.

3- Web kameraları kontrol altında tutulmalı ve bu konuda kötü amaçlarla kullananlara fırsat verilmemelidir. Çocuklar kamerayı ailenin kontrolünde kullanmalıdır.

4- İnternet günün belli saatlerinde ve ailenin kontrolünde açılmalı ve bu konuda çocukla işbirliği yapılmalıdır.

Vicdanın sesini susturamazsınız

Toynbee "vicdan bana her zaman bir şeyler öğretmiştir" der. Gerek bireysel yaşantımızda olsun, toplumsal alanda olsun bazı şeyler vardır ki, kitaplarda yazmaz, eğitimcilerin müfredatlarında yer almaz, aile içinde de öğrenilmez... Esasen insanoğlunun içinde ve dışında etkin tetikleyici kılavuzları vardır, bunlar tecrübeler, deneyimler, yaşanan olaylar, hayal kırıklığı, pişmanlıklar...gibi hayata dair kişinin yaşamış olduğu deneyimleridir. Bunların en etkili olanı da vicdandır. Vicdan iyi bir öğretmendir. Bu yönüyle içimizdeki kılavuzlar dışımızdaki öğretmenlerden çok daha fazladır.

Sözgelimi sıradan bir günde yoldan geçerken, kıyıda açlıktan yatan bir çocuk gördünüz. Yaklaştınız, onunla konuşmak istediğinizi söylediniz. Başını kaldırdığında yüzündeki acıyı fark ettiniz, üstü başı perişan, karnı aç, birkaç yıldan beri de sokakta yaşıyor. Size yalnız, olduğunu, ailesini öldüğünü ve sokaklarda çile çektiğini söylüyor... İçiniz sızlar değil mi? Belki de gözleriniz dolar, ona yardım etmek için harekete geçersiniz. Belki en yakın lokantadan bir şeyler almak, onu yurda yerleştirmek, eline bir miktar para sıkıştırmak istersiniz herhalde!

Peki bu duyguyu nerden edindiniz? Kim söyledi? Elbette vicdanınız... Siz daha olayı görür görmez vicdanın gözleri hemen yaşarıyor, harekete geçiyor ve size "ona doğru yaklaş, hatta yardımcı ol" diyor... Siz de vicdanınızla beraber hüzünlenip gidiyor ve yetim çocuğa yardımcı oluyorsunuz.
Vicdan insanlığın öğretmenidir

Birinin derdiyle dertlenmek, birine yardım etmek, birinin sıkıntısını paylaşmak sadece insana  has bir davranıştır. Bu paylaşma duygusunu harekete geçiren öğelerden biri de vicdan duygusudur. Bu duygu körelmediği sürece insanca yaşayabiliriz.

İslam, birey ve toplumları, insanca yaşamaya,  vicdanlarını uyanık tutmaya davet etmektedir. Zira vicdanı kaskatı donmuş bir toplumdan insanlık  beklenemez.

İnsanlar çoğu zaman içlerindeki şiddeti, kaba kuvveti vicdanın sesiyle uygulamaktan vazgeçerler. Hiçbir sesin tesir etmediği yerde vicdanın gözleri hemen yaşarır, en katı kalpleri dahi yumuşatır. İşte bu noktada vicdan davranışı etkiler, şiddet duygusunun önüne geçerek, kişiyi hoşgörülü ve merhametli olmaya çağırır.

Vicdanın kalbi yumuşaktır, istese de gönül kıramaz, çalamaz, vuramaz, kem söz söyleyemez, haksızlık yapamaz, yoksulu ezemez, karanlığa göz yumamaz. Vicdanın bencil değildir, duyarsız değildir, kendini bilmez değildir...

Tabiatı icabı insanoğlu, bazen, toprağa bakan beşeri tarafına, bazen insani tarafına meyleder, bu onun, yapısındaki girift ilişkiden kaynaklanır, yani toprak ile ruhun karışıp birleşmesi sonucunda bu kombinazyon ilişki ortaya çıkar.

Şöyle ki, insan, ayaklarıyla toprağa, gönlüyle sonsuzluğa bağlıdır. Hislerin, eğlencelerin, dürtülerin arzu ve beklentilerin sonu gelmez hayallerin etkisinde kaldığı zamanlar toprağın hakimiyetine girer, kimi zaman batar, orada kaldığı olur. Bilincini devreye sokup, gönlüne doğru ilerlediğinde ise, ayakları yükselir, kanatlanır  ufuklara ulaşır.

İşte gönül ve toprak... İki ayrı kavram... Toprak hevesleri barındırır, gönül aşkı, muhabbeti, insan bu iki kuvvetin güdümünde gider gelir...
Kendine güvenen kişi güçlüdür

Kendine güvenen kişi hata ve yanlış yapma korkusu yaşamaz ve zaaflarını olduğu gibi kabul eder. Çünkü bu kişi aynı zamanda duygularını kontrol etmekte ve düştüğü yerden kalkmayı başarmaktadır. Güvenini kaybetmiş kimseler ise, aynı tutarlılığı ve cesareti gösteremezler. Çünkü bu kimseler başkalarının onayıyla kalkabileceklerine inanırlar ve onay alamadıklarında yere saplanırlar.

Güven duygusu çocukluğun ilk yıllarında şekillenir. Ebeveynlerin çocuğu onaylaması, olumlu taraflarını ifade etmeleri güven duygusunu geliştirirken, eleştirel tutum ve davranışları,  mükemmeliyetçi olmaları, gereğinden fazla korumacı ve kaygılı davranmaları çocuğun kendine olan inancını sarsabilir. Bu nedenle aileler çocuklarını desteklemeli, onlara onay vermeli, hataları karşısında onları yargılamamalı küçük düşürmemelidirler. Çocuklar ebeveyninden gerekli desteği aldıkları takdirde kendilerini olduğu gibi kabul ederler, sevmeyi hataları olsa da kendilerine  güvenmeyi öğrenirler.

Güven duygusu nasıl gelişir?

* Olumlu yanlarınızı görün ve bu konuda kendinizi takdir edin.

* Risk almaktan kaçınmayın, beklediğiniz sonuca ulaşamasanız da umutsuzluğa kapılmayın.

* Yeteneklerinizi keşfedin ve kendinizi yetiştirmeye çalışın.

* Olaylarda olumlu tarafları görmeye çalış.

* Zayıf taraflarınızı analiz edin ve sorunun nereden kaynaklandığını bulun ve değiştirin.

* Sosyal aktivitelere katılın ve kişisel becerilerinizi değerlendirmeye çalışın.

* İnsan olarak Rabbimizin bizleri özel yarattığını düşünün ve evrende farklı bir konumunuzun  olduğunu bilin.

* Sorumluluk almaktan kaçınmayın ve çevrenize karşı duyarlı olun.

Milli gazete

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/cocuklari-korumaliyiz-t27224.0.html



Alperen: İmzanızdaki resim adresi görüntülenemiyor. Yeniden yükleyiniz...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Bitmeyen eylül akşamlarına selam olsun Bu Koltuklara Kim Otursun İstersiniz? ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.69 saniyede oluşturulmuştur


Çocukları korumalıyızGüncelleme Tarihi: 12/11/19, 09:37 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim