Dava...Yürek İster - Pusula
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22885 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Dava...Yürek İster , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1896 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Dava...Yürek İster }   Okunma sayısı 1896 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.563
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 362
Dava...Yürek İster
« : 27/06/09, 13:18 »


DAVA...YÜREK İSTER

Dava Bilal gibi kızgın kumlara ve taşlara rağmen Allah diyerek ölmektir

Dava Yusuf gibi imtihana göğüs germek...

Köle olarak girdiği zindandan Peygamber gibi çıkmaktır

Hamza gibi binlerce can feda etmektir

Dava Halit Bin Ziyat gibi şehitlere karışmak

Dava Ebu Bekir gibi sadakat ister

Cenneti değil yalnız Allah'ın rızasını diler

Dava Sahabe açken karnına iki taş bağlayan Peygamberin davasıdır

Dava atılan taşları tutup güller sunmaktır

Dava düşman olarak girilen kapıdan dost çıkmaktır

Dava bırakılan emaneti canı gibi korumaktır

Dava Sümeyye'nin örtüsü için canını vermesi Allah'a canlarla gitmesidir

Dava adaletin,sevginin,aşkın,dostluğun,sadakatin annesidir

Dava yüz yaşında bile olsa Allah'tan şehadeti dileyen

Ebu Eyüp El-Ensari'nin mücadelesidir...

Dava ezanlarda tek yürek olmak secdelerde Allah'a varmaktır

Ebu Cehil'lere dur deme...

Zalimlere göğüs germe...

Zulme direnme,haklının yanında,haksızın karşısında olmaktır

Dava bir yetim görüldü mü koruma ve okşama Resul'ün bile

Bir yetim olduğunu unutmama davasıdır

Bu dava gönül ister,çokluk değil ,birlik ister;bu dava yüreğiyle sevgiyle

Devleşerek iman ister...

Dava safını belirlemek ,imanını güçlendirmek

Senin rızan için ben buradayım ya Rabbim diyebilmektir...

Dava çakıl taşları kadar,denizler kadar çok günahı bile olsa

Onu affederek bir Allah'a sahip olduğunu bilme davasıdır...

Allah sabrınızı daim,azminizi baki,davanızı mübarek kılsın

(AMİN)


alıntıdr.
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/davayurek-ister-t12778.0.html;topicseen



Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.563
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 362
Yanıt:Dava...Yürek İster
« Cevapla #1 : 27/06/09, 13:19 »


Nedir ‘Dava’?

Dava adamı… Hangi dava? Kur’an’ın ifadesiyle, ‘dağların bile üzerine almaktan korktukları’ dava… ‘İnsandan başka her şeyin üzerine almaktan korktuğu’ dava… Onun büyüklüğünün farkında olanları inim inim inleten, dizlerinin bağını çözen, mağaralarda inzivaya çektiren, çöllerin yalnızlığına sürükleyen dava… Kendini kendine unutturan, kalabalıklar içerisinde yalnızlaştıran bu dava nasıl bir davaydı?...

İslam halifesi Hz. Ömer (ra): “Keşke anamdan doğmasaydım da bir saman olsaydım” dedirten dava… Peki, neydi onları böylesine korkutan, uykularını kaçıran, arzularına ve heveslerine gem vuran, yemeklerden lezzet almayı unutturan, duygularına ve düşüncelerine sızan bu dava neydi?...

Hayatlarını kontrol eden nasıl bir davaydı ki bu, yemesine-içmesine, oturmasına-kalkmasına, gezmesine-tozmasına, konuşmasına-susmasına, hayatının her anına karışan bu dava neydi? Dağları un ufak eden, denizleri kaynatan, suları kurutan, akılları baştan alan, karanlıkları aydınlatan, bir alemi başka bir aleme bağlayan, bir başlangıcın sonunu, sonsuzluğa köprü yapan bir dava…



Evet, bu, kulluk davasıdır ki her şeyin sahibi olan Hz. Allah’ın (cc), insana yüklediği en büyük görevdir. “Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk yapsınlar diye yarattım.” (Zariyat, 56) buyruğu ile insana görevini bildiren Allah-u Teala, bu ağır yükü insana vermiştir.

Bu davanın şuurunda olan peygamberler (asm) ve Allah’ın velileri, Allah’ın seçkin kulları, yemeden-içmeden kesilmişler, nefislerin istek ve arzularına karşılık vermemişlerdir. Emaneti nasıl koruyacaklarının derdine düşmüş ve ilahi emrin mucibince hareket etmeye çalışmışlardır. Akılları baştan alan bu ilahi emire, yücelerin yücesinden gelen bu ilahi sese kulak veren bu büyük şahsiyetler, her şeye sabr-u cemille tahammül etmişlerdir.

Hz. Nuh (as)’ın oğluyla arasına dalgaları sokan… Hz. İbrahim (as)’a oğlunu kurban ettirip dağlar gibi ateşle sınayan… Hz. Zekeriya (as)’ı bir ağaç kovuğunda kesilmekle imtihan eden dava… Hz. Yakub (as)’ın gözlerini alan, oğlunun acısıyla sınayan… Hz. Yusuf (as)’ı kuyulara atan, Züleyha gibi bir dünya güzeliyle imtihan ettirip hapislerde çile çektiren dava… Hz. Musa (as)’ı firavunun zülmüyle sınayan dava…

Gönüllerimizin süruru Hz. Muhammed  Mustafa (sav)’i; varolan bütün acılarla, bütün sıkıntılarla, yetimlikle ve daha niceleriyle sabrettiren dava kulluktu.

Bu öyle büyük bir davaydı ki Hz. Ebu Bekir (ra)’a malını-mülkünü feda ettiren; Hz. Ömer (ra)’a, kendisine ölümü hatırlatacak bir adam tutturan… Bu öyle bir davaydı ki Hz. Ali (kv)’i savaş meydanlarının aslanı yapan; Hz. Osman (ra)’ı, meleklerin bile haya edecekleri bir kişi haline getiren; Hz. Bilal (ra)’ı koskoca kayaların altında inleten, ateşten kumların üzerinde sabrettiren…

Evet, bu öyle bir dava ki ruhlarını Allah’a sattıran, O’nu razı ve memnun etmek için her türlü acıya katlandıran… O’nu hoşnut edebilmek için dünyanın bütün belalarına, yürekleriyle set oldukları dava; kulluk…

Evet, ‘kulluk’, yazması kolay, anlatması kolay, fakat yaşanması zor olan bu yüce dava; pazarlıksız, hesapsız, yalnızca verilen emre itaat edilen ve emri veren o yüce zat Allah-u Zülcelal ile her an huzur içerisinde olunan bir dava…

Sorgusuz-sualsiz, ancak aşkla ulaşılabilen bir dava… Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed  (sav) gibi Taif’te kendisiyle alay edilip taşladıklarında, ayakları topuklarına kadar kanla dolmuştu, melek ona: “İstersen şu iki dağı üzerlerine yıkayım, yok olsunlar” dedi. O ise: “Ya Rabbi! Onların zürriyetlerinden sana inanan ve ibadet edecek bir nesil gelmesini ümit ediyorum” diye dua ediyordu.

Bu kadar büyük bir eziyeti, sanki hiç çekmemiş gibi acılarını unutup insanların kurtuluşu için var gücünü harcayan, bütün olumsuzlukları ve belaları sabırla karşılayan Sevgili Peygamberimiz (sav) Allah (cc)’nun ‘habibi’ idi… Kulluğun zirvesindeki insan, bu yüce davanın önderi ve rehberi, aşıkların Sultanı, Sevgili Peygamberimiz (sav)’in ve ashabının hayatı, bu büyük davayı anlamada bizlere en büyük örnektir.

Hz. Ömer (ra)’a soruyorlar, “Bir daha bu dünyaya gelsen, Allah (cc)’dan ne istersin?” Hz. Ömer şöyle cevap veriyor: “Musap bin Umeyr gibi adam isterim” diyor. Evet, onun bu mübarek sözleri, davanın ve dava adamının ne kadar önemli olduğunu, hayatlarımızı bu çerçeve içerisinde yeniden tanzim etmemizin gerekliliği ortaya koymaktadır.

Öyleyse, herkes kendisine şu soruyu mutlaka sormalıdır:

“Ben bu davanın neresindeyim?...”

alıntıdr.


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Hiç bir el, gönülden gizli bir iş yapamaz Ne Söyler Ne Yaparız? ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.213 saniyede oluşturulmuştur


Dava...Yürek İster Güncelleme Tarihi: 20/09/19, 22:25 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim