Delailü'l Hayrat.. - İlmihal
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.552 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Delailü'l Hayrat.. , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 44884 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Delailü'l Hayrat.. }   Okunma sayısı 44884 defa

0 Üye ve 2 Misafir konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Delailü'l Hayrat..
« : 02/02/08, 21:16 »

DELAİLÜ'L-HAYRAT

Bir gece Seyyid Süleyman Cezuli hz. lerinin hanımı yataktan çıkıp kaybolunca
dönüşünden sonra aralarında şu konuşma geçti;

-Sen gece olunca kaybolup nereye gidiyorsun?

-Medine-i Münevvereye Allah c.c. Resulunü s.a.v. ziyarete gidiyorum. (Cezayirden)

-Sana bu ilahi yolculuğunu gerçekleştiren manevi dereceyi nasıl elde ettin?

-Öyle bir kutlu salavat-ı şerife var ki onu okuyorum. Ona devam ediyorum.

-Sözünü ettiğin salavat-ı şerifeyi bana da öğretirmisin?

-Hayır bunu öğretmeme izin yok. Fakat sen bütün salavat-ı şerifeleri bir aray getir.
Eğer onların içinde varsa ancak vardır diyebilirim.

Bu zatı ali bunun üzerine büyük bir çalışma sonucu islam ülkelerinde okunan bütün
salavat-ı şerifeleri topladı. Böylece hazırladığı risaleyi okuduğu zaman hanımı tebes-
süm ederek;

-Kitabınızın bir kaç yerinde vardır. Diye cevap verdiler.

Bu kitap bu gün ki meşhur adıyla DELAİLÜ'L-HAYRAT kitapcığıdır.


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/delailul-hayrat-t123.0.html;topicseen



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #1 : 19/03/08, 03:38 »
Hocalarımız teşvik ve tavsiye ediyor..
Dersimizi alalım okuyalım inşaAllah ..

Allah razı olsun ..  :X06


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #2 : 19/03/08, 05:28 »
  X:01

mealliside var oku oku doyum olmuyor...


Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Ynt: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #3 : 13/06/08, 13:32 »

Cezûlî bu eserini ilim tahsil etmek maksadıyla gittiği Mekke ve Medine’de kırk yıl kadar kaldıktan sonra tekrar Fas’a döndüğünde kaleme almıştır. Cezûlî, bugün Kazablanka şehrinin yakınlarında küçük bir kasaba olan Aynu’l-fıtr (Azemmûr)’da bulunan Benî Amğâr zâviyesi şeyhi Ebû Abdillah Muhammed   eş-Şerîf vasıtasıyla Şâziliyye tarikatına intisâb etmiştir.

Cezûlî’nin alem şumul eseri “Delâilü’l-hayrât”ı kaleme alması, bu döneme rastlar. Bu hak dostunun, eserini Kâdirî tarîkatına mensup bir dostunun yardımıyla kaleme aldığı söylenir.

İslâm dünyasında hâlâ yaygın bir şekilde okunan bu kitap, Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e salât ü selâm ihtiva eden eserler arasında önemli bir yere sahiptir.

Eser, Allah Resûlü (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e salavât-ı şerife getirme konusunda, doğuda ve batıda özellikle Anadolu diyarında devamlı olarak okunmaktadır .

Daha çok Delâil-i şerif, Delâil-i hayrât ve Delâil diye anılan risâlenin tam adı, “Delâilü’l-hayrât ve şevâriku’l-envâr fi zikri’s-salâti ale’n-nebiyyi’l-muhtâr”dır.
 Şâziliyye tarikatının Cezûliyye kolunun kurucusu olan Şeyh Cezûlî’nin bu risalesi Merrâkeş’teki İslâmî hayatı derinden etkileyen bir kitap olmuştur. Daha kendisi hayatta iken sayıları on binlerle ifade edilen müridleri arasında bir tarîkat evrâdı olarak çok okunmuş ve dolayısıyla çok istinsah edilmiştir.

Eserin en büyük özelliği bir evrâd kitabı olmasıdır. Kitapta İnsanlığın İftihar Tablosu (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e ve onun ehl-i beytine haftanın belli günlerinde getirilecek olan, belli hiziplerden müteşekkil salavât ve dualar bulunmaktadır.

Esere istiğfâr ile başlanır, İhlâs, Muavvizateyn ve Fâtiha surelerinin okunmasından sonra esmâ-i hüsnâ okunarak giriş bölümü tamamlanır.

Daha sonra gelen mukaddimede özetle, salâvatı belli zamanlarda düzenli bir şekilde okuyanların çok sevap kazanıp rızay-ı ilahîye ve Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in şefaatine nâil olacakları, günahlarının mağfiret edileceği, kötü huyları terk edip iyi huylar edinecekleri, maddi ihtiyaçlarının karşılanacağı ve dünya işlerinin düzeleceği belirtilmiştir.

İmam Cezûlî, sahabe-i kiram efendilerimizin ve geçmişteki büyük şeyhlerin vird edindikleri etkileyici duaları bir kitapta toplamak maksadıyla bu eseri meydana getirdiğini belirtir. Asıl maksadının ise, Nebîler Serveri (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e salavât getirmek ve bunun fazîletini ortaya koyarak Müslümanları buna teşvik etmek olduğunu söylemektedir.

Bu eser, günümüze kadar pek çok insan tarafından büyük alâka görmüştür. Benzer muhtevâda daha başka eserler olmasına rağmen insanların Delâil’e yönelmeleri, İmam Cezûlî’nin Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e olan sadâkat, samimiyet ve ihlasının bir mükafatı olsa gerektir.

Delâil’i kırk günde kırk defa okuyan insanın Allah’ın izniyle murâdına nâil olacağını ve sıkıntısının giderileceğini eserin şarihlerinden el-Fâsî, zikretmektedir.

İmam Cezûlî, Allah’ın rızâsını ve Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in muhabbet ve şefaatini kazanmak ve başkalarına da kazandırmak maksadıyla yazdığı bu esere, bir açılış faslı ile başlar. Burada kısa duâlarla esmâ-i hüsnâ zikri vardır. Daha sonra mukaddime bölümü gelmektedir. Mukaddimede salâvat-ı şerife getirmenin faziletinden bahsetmektedir. Bu fasılda önce Ahzâb suresinin 59. ayetini, ardından da salâvât okumanın faziletine dair vârid olmuş otuz beş tane hadîs-i şerif ile salâvât okumanın ehemmiyetine dair tasavvuf büyüklerinin görüşlerini nakleder.

Hadislerin delil olarak getirilmesinden sonra “Esmâü’n-nebî” zikredilmektedir. Burada Peygamber Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in zât ismi salavâtla birlikte okunmaktadır. Bu kısım bir ilk olması açısından dikkat çekicidir. “Delâilü’l-hayrât”ta Efendiler Efendisi (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in 201 adet ismi bulunmaktadır. Bu isimler Kur’ân-ı Kerîm’de Cenâb-ı Hakk’ın Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e hitaplarından, hadîs-i şerîflerde Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in kendisini târif ederken kullandığı sıfatlardan, sahâbî efendilerimizin kendisine iltifat ederken kullandıkları sıfatlardan, gerek nesebinden gerekse evlâtlarına nisbet edilmesinden kaynaklanan künye ve lâkablarından ve şaîrlerin, edîplerin ve tasavvuf büyüklerinin onu medh ü senâ ederken kullandıkları sıfatlardan derlenmiştir. Bu kısım duâ ile son bulmaktadır.

Esmâü’n-nebî’nin okunmasından sonra, Delâilü’l-hayrât’ı okumaya niyet duası gelmektedir. Bu kısımda Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e getirilen salavâtın dâimîliği, O’na ve O’nun sünnetine bağlılık, yakınlık ve O’nun muhabbetini kazanmak için Allah’a dua edilmektedir.

Daha sonra salâvât okumanın keyfiyeti üzerine bir fasıl açılır. Burada haftanın her günü için okunacak salâvât ve duâlar ayrı ayrı bölümlere yazılmıştır. Pazartesi evrâdında kırk sekiz ayrı salât ü selâm ve bağışlama duâsı bulunur. Bugünün evrâdında bulunan salâvâtlardan bir tânesi meâlen şöyledir: “Allahım! Efendimiz Hz. Muhammed  ’e (sallallâhu aleyhi ve sellem), O’na salât ü selâm okuyanlar adedince salât u selâm olsun. Yine Efendimiz Hz. Muhammed  ’e, O’na salât ü selâm getirmeyenlerin adedince salât ü selâm olsun. Ve Efendimiz Hz. Muhammed  ’e senin emrettiğin şekilde salât ü selâm olsun. Ve Efendimiz Hz. Muhammed   kendisine nasıl salâvat getirilmesinden hoşlanıyorsa ona öyle salât ü selâm olsun. Âmîn.”


Salı günü virdinde ise 135 farklı salâvât-ı şerîfe ile giriş ve bitirme duâları bulunmaktadır. Bu kısımdaki salât ü selâmlardan bir tanesi meâlen şöyledir: “Allah’ım! Efendimiz Hz. Muhammed  ’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) senin ilminin ihâtâsı ve kaleminin yazısı ve meleklerinin ona getirdiği salâvâtların sayısı kadar salât ü selâm olsun. Allâh’ım! O’na gönderdiğim salât ü selâm, senin devâmınla dâim, senin meşîetinle kâim, senin fazl ve ihsânınla ebedî olsun. Âmîn.”

Çarşamba virdinde kırk üç salâvât bulunmaktadır. Kırk üçüncü salâvat, diğer kırk ikisinin mazmûnunu ihtivâ eden oldukça uzun bir salâvâttır. Bu günün evrâdında bulunan salâvât-ı şerîfelerden bir tanesi meâlen şöyledir: “Allah’ım! Kalbini celâlinle, gözlerini cemâlinle doldurduğun, kendisinden nusretini ve te’yîdini hiçbir zaman esirgemediğin Hz. Muhammed  ’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve onun ehl-i beyti ve ashâbına ağaçların yaprakları ve meyveleri adedince salât ü selâm olsun. Âmîn.”

Perşembe günü kırk ayrı salâvâtın yanı sıra ehl-i beyte geniş bir duâ da vardır. O gün okunan salâvât-ı şerîfelerden bir tanesi meâlen şöyledir: “Allah’ım! Nurların nûru, sırların sırrı, ebrârın efendisi, peygamberlerin tacı ve üzerlerine gecelerin kararıp günlerin doğduğu tüm insanların en faziletlisi Hz. Muhammed  ’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) dünyanın yaratıldığı ilk günden şu ana kadar yağan yağmurların damlaları ve yine o günden bugüne kadar yeşeren bitkilerin yaprakları adedince salât u selâm olsun. Âmîn.”

Cuma virdine ise “Allah’ım! Hz. Âdem’in sana dua ederken zikrettiği isimlerin hürmetine diliyor ve dileniyorum ki..” cümlesiyle başlayıp Kur’ân’da adı geçen bütün peygamberlerin duaya başlarken zikrettikleri isimler hürmetine diye devam eden bir girişle başlanıyor ve altmış iki ayrı salâvât-ı şerîfe ile Allah Resûlü’ne (sallallâhu aleyhi ve sellem) senâ ediliyor. O güne ait salâvâtlardan bir tanesi meâlen şöyledir: “Allah’ım! Efendimiz Hz. Muhammed  ’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) Senin hilmin, ilmin, kelimelerin, nimetlerin adedince; göklerin ve yerin vüs’ati ve arşının azameti ölçüsünde salât ü selâm olsun. Âmîn.”

Cumartesi günü yirmi salâvât ve uzun bir dua okunmaktadır. O salâvâtlardan bir tanesi meâlen şöyledir: “Allah’ım! Efendimiz Hz. Muhammed   (sallallâhu aleyhi ve sellem) ve onun ehl-i beytine, ilminin ihâtası, kitabının muhtevâsı ve melâikenin şehâdeti ölçüsünde salât u selâm olsun. Âmîn.”

Pazar virdi elli dört ayrı salâvât ve uzun bir duadan oluşmaktadır. “Allah’ım! Efendimiz Hz. Muhammed  ’e (sallallâhu aleyhi ve sellem) güneş her doğduğunda, her namaz kılındığında, şimşek çaktığında ve yıldırım düştüğünde salât ü selâm olsun. Âmîn.”

Bu virdlerin ardından bir bitirme duası vardır. Bu duânın ardından eser, imam Cezûlî’ye ait bir nazımla son bulmaktadır.

Araştırmada göz önünde bulundurduğumuz nüshada (1325/1909) , salavât-ı şerîfelere başlamadan önceki sayfalarda Mekke-i Mükerreme ve Ka’be-i Muazzama’nın minyatürleriyle, Medîne-i Münevvere ve Mescid-i Nebevî’nin minyatürleri de yer almaktadır. Bunlarla sanki eseri okuyanın ruh haletinin salâvata yoğunlaşması amaçlanmıştır. Eserin ilk sayfaları güzel tezhip örnekleriyle süslenmiş olup her sayfası yaldızla çerçevelenmiştir. Günümüzde yapılan baskılarda da bu minyatürlere yer verilmektedir.



Eserin Yazılış Sebebi
Eserin yazılış sebebiyle ilgili olarak hârikulâde iki olay zikredilmektedir. Bunlardan ilki şudur:
İmam Cezûlî, bir gün kuyu başına abdest almak için gittiğinde, kuyuda suyu çıkarmak için kova olmadığını görür. Ne yapacağını bilemez bir durumdayken, orada bulunan küçük bir kız, şeyhe sıkıntısının sebebini sorar. Şeyh de kova bulamadığını dolayısıyla da istediği suyu çekemediğini anlatır. Bunun üzerine küçük kız: “Efendim, herkes sizin kerâmetlerinizden ve nâil olduğunuz hayırlardan bahsediyor, siz ise bir kuyudan su bile çıkaramıyorsunuz!” diyerek kuyunun başına gelip kuvvetli bir şekilde içine doğru üfler. Bunun üzerine Allah’ın izniyle kuyunun suyu taşar ve İmam Cezûlî bu sudan abdest alır. Abdestten sonra İmam’ın: “Kızım, bu kerâmete nasıl nâil oldun?” diye sorması üzerine o bahtiyar kız, bu şerefe, “Resûlullah (sallallâhu aleyhi ve sellem)’e bağlanıp O’na çok salavât getirmekle” nâil olduğunu söyler.

İkinci hâdise de birincisiyle bağlantılı gibidir:
Nakledilir ki bu olaydan çok etkilenen İmam Cezûlî, “Acaba benim salavât-ı şerîfeye bağlılığım az mıdır?” diye endişe edip, o gece uykusu kaçmış bir vaziyette düşünüp yatarken, ayın bedir olduğu bir gecede, gece yarısından sonra karısının, yatağından kalkıp, güzel elbiselerini giyip başını örttükten sonra evden çıktığını görür. Bu vakitte nereye gider diye öfkelenerek dışarı çıktığında, hanımının önünde ve arkasında birer arslan olduğu halde deniz kenarına gittiğini görür. Merakla onu takip eder. Hanımı sahile geldiğinde aslanlar burada kalır. Kadın denizin üzerinde yürüyerek denizin ortasındaki ıssız adaya gelir. Burada abdest alıp teheccüd namazını kıldıktan sonra dua ve niyazda bulunur. Denizin üzerinden, geldiği yoldan tekrar sahile döner ve önceki gibi aslanlarla beraber yürüyerek evine gelir. Onları uzaktan izleyen İmam Cezûlî, onlardan önce eve gelip yatar.

Aynı hadisenin üç gün tekrar ettiğini gören İmam, üçüncü günün sabahında, bu sırrı hanımına sorar. Hanımı bu durumun yıllardır devam ettiğini söyleyince, böyle bir fazilete nasıl nâil olduğunu merak eder. Hanımı: “Resûlullah’a (sallallâhu aleyhi ve sellem) çok salavât-ı şerîfe okuyarak” şeklinde cevap verir. İmam: “En çok hangi salavâtı okuyorsun?” diye sorduğunda eşi, bunu söylemesine izin verilmediğini ancak muhtelif salavâtları topladığı takdirde içlerinde o salavâtın olup olmadığını söyleyebileceğini belirtir.

Bunun üzerine İmam Cezûlî, muteber kitaplardan ve asrında yaşayan büyük şeyhlerden aldığı salavât ile Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in bizzat kendisinin öğrettiği salavâtı, ashâb-ı kirâm ve ulemâ-i izâmın vird edindikleri salavât-ı şerîfeleri seçip bir kitap telif eder ve eşine gösterir. Hanımı da söz konusu salâvatın bu kitapta birkaç defa geçtiğini ve bu kitabı okuyanın Allah’ın izniyle Allah’ın rahmetine ve Resûl’ün (sallallâhu aleyhi ve sellem) şefaatine nâil olacağını söyler.

Bundan dolayı şeyh bu kitaba Delâilü’l-hayrât ve şevâriku’l-envâr adını verir.

Okunuş Şekilleri
Delâilü’l-hayrât, her gün, gün aşırı, dört günde bir ve haftada bir olmak üzere tamamı veya kısım kısım olarak belli bir tertib dahilinde okunmaktadır. Haftanın hangi günü hangi hiziplerin okunacağı sayfa kenarına yazılmıştır. Delâil’i okumaya başlamadan önce niyet edip istiğfarda bulunmak, esmâ-i hüsnâ okumak, başlama ve bitirme duası yapmak adaptandır. Usûlüne uygun ve doğru olarak okunması için ehlinden icâzet alınması gerektiğini söyleyenler de vardır.

Nüshaları
Eserin nüshaları arasında bazı farklar görüldüğünden İmam Cezûlî’nin müridi ve tarîkatın ileri gelenlerinden halife Ebû Abdillah es-Sehlî farklılık gösteren nüshaları düzenleyerek vefatından sekiz sene önce şeyhine takdim etmiş, şeyh de bu fazlalıkların bir bölümünü Delâil metnine dahil etmiştir.

Delâil’in bu tür nüshalarına nüsha-i dâhiliyye-i sehliyye, satırların dışına kaydettiği fark ve fazlalıkları ihtiva eden nüshalarına ise, nüsha-i hâriciyye-i sehliyye adı verilmiştir.

Delâil’in sehlî tertibi olmayan nüshaları da mûtemed olan ve olmayan diye ikiye ayrılır. Mûtemed olanların satır içinde yazılanlara mu’temed-i dâhiliyye, satır dışına yazılanlara mu’temed-i hâriciyye denir. Mu’temed olmayanlar ise dâima satır dışına yazılır. Bu farklar sırasıyla sîn, ğayn ve mîm harfleriyle gösterilir. Bu durum eserin metnine gösterilen ihtimamı açık bir şekilde ortaya koymaktadır.

İslâm Dünyasının her tarafında çok yaygın olarak okunan Delâil’i, sadece Cezûliyye ve Şâzeliyye mensupları değil, diğer tarikat mensupları, hatta herhangi bir tarikata intisab etmemiş Müslümanlar da faziletine inanarak düzenli bir şekilde okumaktadırlar.

Eserin Baskıları, Şerhleri ve Üzerinde Yapılan Çalışmalar
Delâilü’l-hayrât adlı eserin pek çok yazma nüshası vardır. Bu yazmaların, dünyanın pek çok kütüphanesinde olduğu bilinmektedir.

Kuzey Afrika ve Anadolu’da büyük rağbet gören Delâil’in, Mısır ve İstanbul’da 1260-1320 (1844-1902) yılları arasında on dört defa basıldığını merhum Fehmi Ethem Karatay tesbit etmiştir. Risâlenin Petersburg’da yapılmış bir baskısı da bulunmaktadır (1258/1842) .19 Ayrıca tesbit edilememiş hayli taşbasması nüshalarının bulunduğu zikredilmektedir.20

Şeyh Hasan el-Adevî’nin Bülûğu’l-meserrât alâ delâili’l-hayrât; ayrıca Muhammed   Mehdî el-Fâsî’nin (ö. 1052/1642) güzel bir kompozisyon olan Metâliu’l-meserrât bi celâi delâili’l-hayrât adlı Arapça şerhleri basılmıştır. Pek çok şerhi yapılan Delâil’in en meşhur şerhi el-Fâsî’ninkidir. Bu şerhleri asıl metin ile birlikte çok güzel telif etmiştir.

Aynı şekilde Delâil’in adı geçe”1 şerhleri de İstanbul ve Mısır’da birkaç defa basılmıştır.

Delâilü’l-hayrât adlı eserin pek çok Türkçe şerhi de yazılmıştır. Fazıl İzmirî, Muhammed   Hilmi Efendi, Sâlih Kudsî-i Tokâdî, Eğin Müftüsü Hacı Osman Efendi (ö.1210/1795)  Kıbrıslı İbrahim Efendi (ö. 1173/1759) , Vâiz Şeyh Muhammed   Efendi ve Kara Dâvut İzmitî’nin telif etmiş olduğu Türkçe şerhler mevcuttur.23 Bunların en meşhuru, Karadâvutzâde Mehmet Efendi’nin (ö. 1170/1756) yaptığı şerh olup Tevfîku muvaffiki’l-hayrât fî îzâhi meânî delâili’l-hayrât adını taşıyan bu eser birçok defa basılmıştır. Karadâvutzâde, diğer kaynaklardan aktardığı tasavvufî menkıbe ve bilgilerle eserin hacmini oldukça genişletmiştir. Memleketimizde bu şerh köylere kadar yayılmıştır. Çok okunduğundan defalarca basılmıştır.

Bunların yanı sıra M. Ertuğrul Düzdağ’ın 1981 yılında neşre hazırladığı ve daha sonra pek çok baskısı yapılan “Delâil-i Şerif Mecmuası” adlı eseri ile Ali İbrahim Merzuk’un “Delâilü’l-hayrat es-Sahihât el-Mevsûkât” isimli küçük hacimli eseri de anılmaya değer çalışmalar olarak göze çarpmaktadır.



Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Su

  • Üye
  • **
  • İleti: 122
  • Konu: 12
  • Derviş: 208
  • Teşekkür: 0
Ynt: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #4 : 13/06/08, 22:58 »
Allahu Teala razi olsun... :X06




Çevrimdışı GARİP

  • Üye
  • **
  • İleti: 80
  • Konu: 1
  • Derviş: 453
  • Teşekkür: 0
Ynt: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #5 : 19/06/08, 13:41 »
 :X06 Allah c.c.luhu razi olsun bizi aydınlattığınız için bilgilerimizi tazeliyoruz sayenizde



Çevrimdışı sayha025

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 337
  • Konu: 27
  • Derviş: 664
  • Teşekkür: 6
    • cankurban
Ynt: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #6 : 13/07/08, 23:00 »
Okudukça insan huzur buluyor...Allah c.c. razı olsun...


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Yanıt: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #7 : 04/04/09, 00:06 »
 X:01 :X06



Çevrimdışı vatandaş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 729
  • Konu: 22
  • Derviş: 1218
  • Teşekkür: 1
Yanıt: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #8 : 04/04/09, 10:35 »
rabbim ecrine tüüm okuyanları nail eylesin..okumayanlara nasib etsin.ihlasla,idrakla devamlı okumayı nasib etsin amin.


Bu kapı Allah kapısı;
resulullahtadır tapusu..

Çevrimdışı kapadokyali89

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 1
  • Konu: 0
  • Derviş: 5791
  • Teşekkür: 0
Yanıt:Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #9 : 22/07/09, 22:19 »
tsklrrrrrrrrrrrrrrrrr



Çevrimdışı baLHuzur

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 17
  • Konu: 1
  • Derviş: 12801
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #10 : 20/12/10, 20:43 »
Arkadaşlar tam olarak nasıl okunuyor bu eser?
İki tane pazartesi var mesela ? Bir de Peygamberimizin (s.a.s) isimleri hergün okunacak mı yoksa sadece haftabaşında pazartesiden önce mi?



Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Cevaplandı: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #11 : 20/12/10, 21:00 »
Arkadaşlar tam olarak nasıl okunuyor bu eser?
İki tane pazartesi var mesela ? Bir de Peygamberimizin (s.a.s) isimleri hergün okunacak mı yoksa sadece haftabaşında pazartesiden önce mi?

Delailü'l Hayrat nakşibendi yolunda ders olarak okutulmaktadır.. ders alındığı vakit vekil açıklama yapar inşaAllah...


“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)

Çevrimdışı baLHuzur

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 17
  • Konu: 1
  • Derviş: 12801
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #12 : 20/12/10, 21:09 »
Bir dersimiz yok ama arkadaşlarla Salavat okumak isterken onu bulduk, okuyamaz mıyız şimdi? :X001



Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Cevaplandı: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #13 : 20/12/10, 21:23 »
bunu bilmiyoruz işte.. bilen bir abimiz açıklama yapar inşaAllah bizde öğrenmiş oluruz..Amma bildiğimiz bir şey vardırki böyle dersler zikirler yapmak faydalıdır ama bunların faydasını en güzell Allah dostlarının kontrolünde alırız...selam ve dua ile... :X06


“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)

Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Cevaplandı: Delailü'l Hayrat..
« Cevapla #14 : 20/12/10, 22:27 »
bir vekilimize sorduk inşaAllah ders edinmeden okuyabilirmişsiniz...


“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Güneş şehitlerinin anısına.... "Kül bulutu kuzeybatıyı etkileyebilir" ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.1 saniyede oluşturulmuştur


Delailü'l Hayrat.. Güncelleme Tarihi: 23/08/19, 11:10 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim