Deprem İçimizde - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22885 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Deprem İçimizde, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1683 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Deprem İçimizde}   Okunma sayısı 1683 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı furkan61

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.891
  • Konu: 675
  • Derviş: 507
  • Teşekkür: 9
Deprem İçimizde
« : 08/10/08, 02:58 »
Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  



    DEPREM İÇİMİZDE
   
   
   Dış alemimizde meydana gelen her yıkıntı elbette çok üzücü. Herhangi bir sebeple yıkılan bir binayı kim görse vahlanır, üzülür. 7.4 şiddetindeki bir depremle giden canların, yıkılan binaların arkasından elbette göz yaşları dökülür, ağıtlar yakılır. Böyle anlarda tabii ki gönül yanar, göz ağlar.
   
   Ancak, insanların her gün yaşadığı öyle depremler var ki onların şiddeti 7.4 değil, belki 74’dür. Ruhlarda yaşanan deprem bu kadar şiddetli olmasına rağmen, o kadar derin ve gizlidir ki, çokları farkında olmaz. Hatta bazıları o yıkıma ön-ayak olur, alkış tutar.

   Bir insan ki, Yüce Yaratıcı onu diğer varlıklar içinden özel olarak seçmiş; kendisine meleklerini imrendirecek, şeytanları hasetten eritecek bir sır, sevgi, kabiliyet ve yetki vermiş; canlı-cansız bütün alemi de onun emrine bağlamıştır. Bu haliyle Allahu Tealâ onu dostluk tahtına oturtmuş; alemin efendisi yapmış ve ondan buna karşılık olarak iman, idrak, sevgi, şükür ve kulluk istemiştir.

   Şimdi bu insan, bütün himmet ve gayretini karnına bağlar, aklını menfaatina takar, hedefine eşyayı koyar, mide ve şehvetten başka bir derdi kalmazsa, onun değeri nedir, kıymeti neye göredir? Aklı olup gerçeği düşünmeyen, kalbi olup hakkı anlamayan, kulağı olup doğruyu dinlemeyen bir kimse, hizmetine verilen varlıklardan ne ile fark edilecektir? Yüce Rabbine kulluk ve dostluktan kaçıp hizmetine verilen eşyanın kölesi, dünyanın delisi olan insan, bu tercih ve gidişle hangi güzel sonuca varacaktır? Bu durumdaki bir kimse, kainatın bütün nimetlerini çöpe çevirmekten başka ne işe yarayacaktır? Bu hale Kur’an’da “esfel-i safilin” derecesi denir. (Tin/5) O hal, insanda hiç bir değerin ayakta kalmadığı durumdur ve işte asıl deprem budur.

   Bu depremde ruhlar yıkılmış, gönüller harabeye dönmüş, akıllar kabiliyetini kaybetmiş, vicdanlar altüst olmuştur. Bu yüzden iç ve dış alemin huzuru gitmiştir. İmansızlık, gaflet ve isyan ile kararan bünye, bunu dışa yansıtmış; dengesiz ve edebsiz davranışlarla yuvanın huzuru kaçmış, cemiyet kokuşmuş, sokaklar kirlenmiş, ortalığı karanlık işler ve ilişkiler sarmıştır. Yeryüzünün efendisi olarak yaratılan insan, nefsinin esiri, şehvetin kurbanı olarak acılar içinde kıvranmaktadır. Yalan, talan hayat haline gelmiş; ölümden ibret almak ve ona hazırlanmak bir yana, ölülerin mezarları yağmalanıp üzerine yazlıklar yapılmıştır. Bütün bu ahlaki yıkımlar, insan ve cin şeytanlarının haksızlıkları süslemesi, hakkı kötü göstermesi ve nefsin geçici keyfine kapılması yüzünden olmuştur.

   Şimdi soruyoruz: Bütün cemiyeti saran bu ruhi ve ahlaki çöküntünün altından bu insanları kim kurtaracak? Hangi el onlara gerçek insanlığı kazandıracak? Ölçüleri altüst olmuş vicdanlara kim denge verecek? Rabbinden ayrı kalan kalpleri, onunla kim buluşturacak? Kaybedilen insanlığı, güzel ahlakı, sevgiyi, cömertliği, başkalarını düşünme mertliğini, adaleti bu insanlara kim verecek? Akla, olanlardan ve ölenlerden ibret almayı kim öğretecek? Kısacası, bizi, yuvarlandığımız esfeli safilin çukurundan çıkarıp, asıl makamımız olan ahsen-i takvim tahtına kim oturtacak? Yoksa bu enkazın altından ölümüz mü çıkacak?

   İnsanlık adına feryat ediyorum: Ey kerim Rabbim! Lütfunla bize merhamet et, gönlümüzü tarafına çek, kalbimizi sen al; bizi bize terketme! Bize adaletinle değil, rahmetinle muamele et!..

   Ey gönül mimarları, kalp doktorları! Koşun, sanatınızı gösterin, bizleri şu enkazın altından kurtarın. Bizim edepsizlik ve cehaletimize bakmayın; elinizi uzatın!..

   Ey hayatta ve ayakta kalan insanlar! İnsanımızı ve insanlığımızı kurtarmaya koşun! Hayat çok kısa, ecel peşimizde. Allah için çabuk olun!... 


   Dr. Dilaver Selvi

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/deprem-icimizde-t5055.0.html




Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Cevaplandı: Deprem İçimizde
« Cevapla #1 : 30/03/11, 00:58 »
Allahu Teala razı olsun.


Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Boş Konuşmalar Yapmak Dokunsanız sanki sema alemine seyyah olursunuz. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.362 saniyede oluşturulmuştur


Deprem İçimizdeGüncelleme Tarihi: 19/09/19, 17:03 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim