Dinde Tefakkuh - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.014 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.483 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22857 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Dinde Tefakkuh, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3425 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Dinde Tefakkuh}   Okunma sayısı 3425 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı samyeli

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.290
  • Konu: 142
  • Derviş: 254
  • Teşekkür: 2
Dinde Tefakkuh
« : 20/04/08, 14:09 »

 
 
Önceki iki sayımızda, dinde Allah'ın maksadını anlamanın, ama yaşayarak anlamanın “fıkıh” olduğunu izah etmiştik. Bu yazımızda, Tebük seferi vesilesiyle gelen ayetlerde yer alan bir konuya “dinde tefakkuh”a dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Zor zamanlar… Hava sıcak, yol uzak, düşman kuvvetli, Medine rahat.

Bu seferin ucunda, yaklaşık sekiz yüz kilometre ötede, zamanın süper gücü Bizans ordusu var.


Öyle çetin zamanlar ki, bu günler Kur'an-ı Kerimde “sâatu'l-usra: zorluk zamanı” olarak anılıyor. Bundan önce yaşanan nice zor günler, çetin seferler yaşandı, hiç biri böyle anılmadı.



Tebük seferinden söz ediyoruz. Hicret'in dokuzuncu senesinde, Allah Rasulü s.a.v. Efendimiz'in bizzat başında bulunduğu meşhur Tebük seferi.



Bu çetin sefer nice hikmetlerle doludur. Birbiri ardına yaşanan hadiseler sebebiyle bir çok şer'î hüküm bu sefer vesilesiyle konulmuştur. Bunlar arasında tefakkuh yani dini doğru anlamak, doğru duruş edinmekle alakalı hükümler de var.



Zor zamanlarda sınanmak




Allah Rasulü s.a.v. Efendimiz, bu çetin sefer için eli silah tutan herkesi çağırıyordu. İmkanı olanlardan maddi destek isteniyordu.



Diğer taraftan, münafıklar da boş durmuyor, hassaslaşan ortamdan istifade ile moral bozucu dedikodular yayıyorlardı. Bazı müslümanlar bu dedikodulardan etkileniyor, sefere katılmakta ağır davranıyordu. Tam bu noktada şu sarsıcı ayetler inmişti:



“Siz, ey iman edenler! Size ne oldu ki, ‘Allah yolunda savaşa çıkın' denildiği zaman çakılıp kalıyorsunuz? Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Dünya hayatının faydası, ahiretin yanında pek azdır. Eğer sefere çıkmazsanız, (Allah) sizi pek elem verici bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir kavim getirir…” (Tevbe, 38-39)



“Medine halkına ve onların çevresindeki bedevî Araplara Allah'ın Rasulü'nden geri kalmak ve onun canından önce kendi canlarını düşünmek yakışmaz!..” (Tevbe, 120)



Bu ilâhi ikazlar üzerine bazı münafıklar ve özürleri bulunan bazı müminler hariç, herkes savaşa katıldı. Mazereti olmadığı halde savaşa katılmayan üç sahabinin tevbesi ise, elli günlük bir tecritten sonra Cenab-ı Mevlâ tarafından kabul edildi. (Bkz. Tevbe Suresi, 118)



“İçinizden bir grup...”




Tebük seferinde herkes savaşa çağrılmıştı. O gün buna ihtiyaç vardı. Acaba daha sonrakilerde de böyle olacak, herkesten topyekûn sefere çıkması mı istenecekti? Bu soruya vahy-i ilâhi şu şekilde cevap verdi:



“Müminlerin hepsinin sefere çıkmaları gerekmez. O halde (onların her sınıfından yalnız birer grup savaşa gitmeli), kimi de dinde tefakkuh etmek ve savaşa gidenler geri döndüklerinde onları uyarmak için kalmalıdırlar. Umulur ki (böylece müminler aykırı hareketlerden) sakınırlar.” (Tevbe, 122)



Bu ayette geçen “dinde tefakkuh etmek” ifadesine dikkatinizi çekmek istiyoruz. “Allah ve Rasulü'nün muradına uygun anlayış sahibi olmak ve bu anlayışa göre yaşamak fıkıhtır” demiştik. Bu, Allah'ın büyük bir lütfu ve inanan her insanın derece derece vazifesidir. İşte bu fıkhı elde etmeye çalışmak da, ayette geçen “tefakkuh”dur.



Buna göre, ayeti veya hadisi bilmek fıkıh değildir. Bilinen ayeti ve hadisi, Allah'ın muradına uygun olarak anlamak ve yaşamak fıkıhtır. İşte bu fıkhı elde etmek için mücadele etmek, her türlü gayreti seferber etmek de “tefakkuh”dur.



Yukarıdaki ayet, Tebük seferinde olduğu gibi artık bütün müslümanların savaşa toptan katılmalarının istenmeyeceğini ferman buyurur. Bununla birlikte Rasulullah s.a.v.'in fıkhını elde etmek için çalışmak ve çabalamak gerektiğini, yani dinde tefakkuhun farz olduğunu ortaya koyar. Her müslüman topluluk, aralarından bir kısmını dinde tefakkuh için ayıracak ve Allah Rasulü s.a.v'in yanına gönderecektir. Efendimiz s.a.v. savaşa gidiyorsa, O'nunla birlikte olmak için onlar da gidecekler, O Medine'de kalacaksa, onlar da orada bulunacaklardı. Böylece yeni gelen ayetleri ve onların fıkhını elde edeceklerdi. Olaylar karşısında Rasulullah s.a.v.'in tutumunu, açıklamalarını görecekler ve O'nun anlayışını yani fıkhını kavrayacaklardı. Ayette “dinde tefakkuh” olarak isimlendirilen bu faaliyetlerini, geldikleri toplumu uyarmak için yapacaklardı.



Dün ve bugün tefakkuh çabası




Sahabe-i Kiram, Rasulullah s.a.v.'in yanında ilk günden itibaren o derin anlayışı elde ederek bulunuyordu. İslâm yayıldıkça, uzak coğrafyalarda İslâm'ı topluca kabul eden bir çok kavim olunca, dinde tefakkuh için her bu topluluklardan birer grubun Efendimiz s.a.v.'in yanına gelmesi büyük bir ihtiyaç oldu.



İşte Tevbe Suresi'nin 122. ayeti bu ihtiyaca binaen nazil oldu. O günden sonra kıyamete kadar her müslüman toplumun, aralarından bir grubu dinde tefakkuh için çıkarması farz oldu. Bu grup Saadet Asrı'nda Rasulullah s.a.v.'in yanına gitti, savaşta ve barışta yaşanan bütün olaylarda O'nunla birlikte bulundu, O'nun bakışını, duruşunu edindi.



Efendimiz'in ahirete irtihalinden sonra ne oldu, bugün ve bundan sonra ne olacak? Dinde tefakkuh vazifesi ne şekilde yerine getirilecek?



Bu sorunun cevabı, bir çok ayet-i kerime ve hadis-i şeriflerin yanında, hem Selef-i Salihin'in uygulamalarında hem de tarih boyunca sonraki müslüman nesillerin hareket tarzında mevcut. O da şu: Allah'ın bir lütfu olarak, bir silsile-i meratip yoluyla veya vehbî olarak kendisine dinde tefakkuh bahşedilmiş rabbanî alimler eliyle bu fıkıh elde edilecek. Onların etrafında oluşan ferdî ya da kurumsallaşmış hâleler vasıtasıyla sahih anlayış, doğru duruş halka halka bütün topluma yayılacak. Bu, İslâm medeniyetinin çok temel bir karakteristiğidir.



Bu sebeple uzun zamandır medeniyet ölçeğinde yaşadığımız krizi tam da bu noktada görmek gerekiyor: Dini Allah'ın ve Rasulü'nün muradı paralelinde anlamış olanların etkinliğinin azalması, buna bağlı olarak sahih anlayışın ve yaşantının, yerini yanlış olanla değiştirmesi...



Şükür ki, tefakkuh ehli Peygamber vârisi alimler hâlâ var, var olmaya devam edecek. Dosdoğru Yol'u talep edenler onların yanına gidecekler, onlardaki fıkhı tefakkuh edecekler. Bazı dönemlerde insanlar üzerinde etkinliği azalsa da, dinde tefakkuh, kıyamete dek bu minval üzere devam edecek.

 
Mehmet IŞIK
Semerkand




 

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/dinde-tefakkuh-t1334.0.html



Bir El Tut ki, O da Seni Tutsun.

Çevrimdışı Gavsın Gülleri

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 291
  • Konu: 73
  • Derviş: 3198
  • Teşekkür: 2
Yanıt: Dinde Tefakkuh
« Cevapla #1 : 18/02/09, 20:48 »
"Tevbe Suresi'nin 122. ayeti bu ihtiyaca binaen nazil oldu. O günden sonra kıyamete kadar her müslüman toplumun, aralarından bir grubu dinde tefakkuh için çıkarması farz oldu. Bu grup Saadet Asrı'nda Rasulullah s.a.v.'in yanına gitti, savaşta ve barışta yaşanan bütün olaylarda O'nunla birlikte bulundu, O'nun bakışını, duruşunu edindi. "


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.516
  • Konu: 1897
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 361
Okundu: Dinde Tefakkuh
« Cevapla #2 : 01/12/12, 18:26 »


 


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ceza kime? Allah lafzı böyle çekilir ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.065 saniyede oluşturulmuştur


Dinde TefakkuhGüncelleme Tarihi: 21/05/19, 10:45 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim