Divan-ı Kebir'den... - Gönülden Nağmeler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.553 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 1 ileti gönderildi.. Toplam : 22880 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Divan-ı Kebir'den..., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 11726 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Divan-ı Kebir'den...}   Okunma sayısı 11726 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #15 : 13/11/10, 00:59 »
14. Delilik zincirini sakın ayağımdan çözme!
 
• Dilin halkası bir zincir oldu ayağıma geçti. Sakın bu zinciri çözme yalvarırım sana artık akıl kervanın önünü ben vuramayacağım sen vur!
• Ben senin mestinim seninle neşeliyim seninle hoş bir haldeyim. Ben senin iyiliklerinin lütuflarının altında kalmışım eziliyorum sanki lütfundan gebe kalmışım gebe eğer yükünü taşımazsa bunu suç sayma!
• Hiç gökyüzü kendi başından dönme sevdasını çıkarabilir mi? Yeryüzü de teninden titremeyi hiç giderebilir mi?
• 0 padişah mukadderat kalemi ile rakamlar yazıp duruyor. Göniil onun elinde bir kalem. Hoca sen de bir an için olsun hayattan şikayeti bırak kadere boyun eğ de müslümanlığını yenile!
• Padişah kader gereği seni imtihan için cefa eder. Sıkıntılar verir. Sen o cefayı padişahın elinde bir kabarcık gibi bil! Padişahın elini tutan kişi o kabarcığı öper.
• Dünya cihanın gizli hükümlerini ihtiva eden bir kitap gibidir. Senin canın da o kitabın baş yazısı. Düşün de bu meseleyi iyi anla! "Kainatta çeşitli varlıklar yaşıyor; karalarda denizlerde yaşayan sayılamayacak kadar çok olan bu varlıkların adlannı cinslerini ihtiva eden bir kitap yazılsa; yani: Kitab-ı Kainat kaleme alınsa bu kainat kitabının fihristinde ilk numaraya insanın adı yazılacaktır. Sonra diğer hayvanlar balıklar kuşlar böcekler gelecektir. Neden o kitabın başyazısı insan ile başlayacaktır; insan bütün yaratılmış mahlükların en başında yer alacaktır? Çiinkü insan bütiın mahlükların en şereflisidir sonra insan da ilahî emanet vardır. İnsan; "Rühumdan ona üfürdüm!" sırrına mazhar olmuş üstün ve bir mahluktur."
• Daima neşeli ol; arada sırada gelen cefalarla yüzünü ekşit ama gönlünü hoş tut suyu döndür başka tarafa aksın. Sen de sus artık eşeğin boynundaki o oyalayıcı çıngırağı çöz!


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/divani-kebirden-t23760.15.html



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #16 : 13/11/10, 01:00 »
15. Melekler gökyüzü pencerelerinden başlarını çıkarsınlar yeryüzüne eğilip seni siper etsinler.

• Ey sevgili sen gökteki aya benziyorsun ama sen neredesin ay nerede? Senin yüzündeki güzellik nür ayın yüzünde bulunabilir mi?
• Herkes ay ışığını seviyor ayı seviyor. Ay ise senin aşkının esiri olmuş senin elinden feryat ediyor. Senin elinden "Ey Allah'ım!" diye yalvarıyor.
• Parlak yüzüne karşı güneş de ay da secde ediyor. Çünkü senin güzelliğin ayla güneşle maceraya girişiyor. ;
• Ay dün gece sana secde etmeye geldi. Fakat seni sevenlerin kıskançlığı ayın önüne çıktı; "Def ol git gelme!" diye naralar atmaya başladı.
• Haydi kalk sevgilim hoş bir eda ile salına salına yürü de melekler bile gökyüzü pencerelerinden başlarını çıkarsınlar yeryüzüne eğilip seni seyre dalsınlar. ¦
• Senin parlak yüzünden şimşekler çakmaya başlayınca gönüller gözlerini korumak için elleri ile yüzlerini kaparlar.
• Her ne kadar gönül bahçesi zevk ve safa elde ettiyse de kış gibi olan bu ayrılık yüzünden hepsini kaybetti.
• Can bahçesi sonbahara benzeyen ayrılık gamı ile hazan gibi sarardı soldu. Senin baharın ne zaman gelecek de beni yeşertecek hayata kavuşturacak?
• Dün gönlüm senin oturduğun mahallenin başında yorgun perişan uyuya kalmıştı. Hayalin oradan geçti de gönlümü o halde gördü de...
• Dedi ki: "Nasılsın? Bu ağır hayat şartlarının sana yüklediği yükün altından nasıl çıkacaksın? Öyle acılar çekmiş öyle zayıflaşmışsın ki bedenin artık gözle görünmez olmuş." • Böyle söyledi sonra geçti gitti. Fakat o güzel dudaklardan çıkan bu sözün tesiri onun tadından bu yaralı gönlüm iyi oldu sağlık buldu ya Rabbî onun sevabını sen ver!




"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #17 : 13/11/10, 01:01 »
16. Yıldızlar bile senin nürunu görüp kendilerinden utanırlar.

• Ey vefasız güzel neden böyle yapıyorsun? Beni perişan ediyorsun? Neden vüzüme bakmıyorsun? Neden beni görünce yüzünü ekşitiyorsun?
• Neden yalnız sana ayrılan sana bağlanıp kalan senin vefalı dostun olan gönlümü her an mızrakla yaralıyorsun?
• Senin cevherin kuyumcuda müşterilerce pek beğenildi. Yani asaletine rühî güzelliğine Hakk aşıkları hayran oldular. Öyle olduğu halde neden bizim canımızı da cihanımızı da alıp götürüyorsun? Neden bize acımıyorsun?
• Sen Hızır'ın çeşmesisin sen bir kevsersin ab-ı hayattan bile hoşsun. Senin ayrılık ateşinle yanıp duran ancak benim neden beni sevmiyorsun?
• Senin sevgin can gibi gizlidir. Sevgi mührünün de eseri izi yoktur. Böyle olduğu halde neden gönlüme mühürünü bastın; izler nakışlar bıraktın? Neden kendini bana böyle sevdirdin?
• Dedi ki: "Ben canın canıyım canı görmeye heves etme! can görülmez." Öyle olduğu halde neden senin güzel yüzün canın şekline girdi can oldu? Hani can görünmez diyordun neden böyle oldu neden?
• Ey bütün maddî varlığından kurtulup sadece baştan ayağa nür olan azîz varlık yıldızlar bile seni görüp kendilerinden utanıyorlar. Peki böyle iken ne diye şüphe bulutları ile örtünüp gönüllere maddî ve manevî güzel'ikle iki yüzlü olarak görünüyorsun?




"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #18 : 13/11/10, 01:02 »
17. (Na't) Peygamberimiz Efendimize hitap!

• Mübarek bedenin kadir gecesidir. însanlar onun yüzünden şerefler devletler elde ederler. Ruhun da ayın on dördü gibi parlaktır. Onun yüzünden karanlıklar yok olur gider.
• Yoksa sen Hakk'ın takvîmi misin? Herkesin tali'leri orada yazılıdır. Yoksa sen mağfiret deryası bağışlama denizi misin ki herkesin günahlarını orada yıkar temizlersin.
• Yoksa sen Levh-i Mahfüz musun ki ilham sahibi olanlar gayb dersini senden alırlar öğrenirler? Yoksa sen rahmet hazinesi misin ki Hakk'a yakın olanlar oradan elbiseler giyerler?
• Yoksa sen neliksiz niteliksiz rüh musun ki bunların hepsinden herşeyden dışardasın? Bu sırda künhünü anlayışta düşüncelerde te'emmüllerde kuruntularda sarsılır perişan olur.
• Sen güzelliğinin nüru kuyuya akseden ay gibi acaib bir Yüsufsun. îşte akseden bir nümn sevdası ile nice Yakuplar milletlerin tuzaklarına kuyularına düşmüşlerdir.
• Şaşkınlıktan kurtulunca da onun sıfatlarına bürünürler. Ilahî sıfatlar hayret hududunu geçince onu kim anlayabilir? Artık sus derin manalı sözler de ibretler de kırık dökük söylendi.




"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #19 : 13/11/10, 01:04 »
18. Bütün güzellerin güzellikleri onun güzellik denizinden bir damla.

• Ey gönül bu hoş devlet yurdundan bu mana aleminden bir an bile olsa çıkma. Bir an can şarabını iç bir lahza da şekerler çiğne rühanî zevkler al!
• Ruhanî tasavvurlar vicdana dokunmayan pişmanlığı olmayan zevkler anlatılmaz güzellikler bütün bu manevî haller neşeler nefısle yapılan gizli savaştan başarılı çıkmak erenlerin gizli meclislerinde bulunmaktan yahut da daha gizli olan sırrın da sırrından gelmede...
• Dünyada görülen ve insanı büyüleyen bütün güzelliklerin güzellikleri onun güzellik denizinden birer damla fakat susuzluk hastalığına tutulmuş bir kişi bir damla ile kanar mı?
"İbn Farız hazretlerinin Kasîde-i Ta'iyye'sinin 242 numaralı beyti de hakîkati ifade etmektedir.
"Her yakışıklı gencin ve güzel kadının güzelliği muvakkat bir zaman için hep O'nun güzelliğinden verilmiştir."
• Ey gönül dünya zindanlarının en daracığı olan beden zindanından geniş ınana meydanlarına çıkmak için bir yol var var ama senin ayağın derin bir uykuya dalmış da sen kendini ayaksız sanıyor bu yüzden zindandan çıkmıyorsun.
• Şu yeryüzünde aradığın rızıklardan başka göklerde ne gizli manevî rızıklar var. Ekmek hazırlayan fırıncının fırınından başka yerlerde ne ekmekler pişebilmektedir. Haberin yok.
•İki gözünü de kapamışsın; "Aydın gün nerede?" diyorsun. Halbuki günü aydınlatan güneş gözüne düşüyor da sana; "Aç kapıyı!" diyor; "Ben buradayım."
• Seni bu tarafa da çekerler öte tarafa da çekerler. Ey bulanmış tortulanmış su şu tortudan şu bulanıklıktan kurtul da göklere yücelere yönel!...
Baudlaire (Bodler)'in Kötülük Çiçekleri adlı kitabındaki Elevation (=Yükseliş) şiirinin şu kıtası Mevlana'nın bu beytini terennüm ediyor:

"Bu zehir duygulardan yüksel çok uzaklara
Yukarı havalarda git temizle kendini
Ve berk-i semaların o temiz ateşini
Hakk iksiri gibi içiver kana kana"

• Sen kendi gönlünde halvete çekilmişsin düşüncelere dalmışsın içine daldığın elbise gibi sırtına giydiğin her düşünce rengi ile şekli ile senin yüzünden belli olur. Onu gizleyemezsin.
• Her ağacın gönlü hangi tohumdan hangi taneden su içerse o içtiği su ağacın dalında yaprağında kendini gösterir.
• Elma tohumundan su içmişse ondan elma yaprağı biter; hurmadan su içmişse hurma verir.
• Nasıl hekim hastaların betinden benzinden hastalığını antarsa gönül gözü açık olan da yüzünün gözünün renginden senin dinini inancını anlar.
• Dininin halini sevgini kini renginden anlar. Fakat gizler söylemez seni rezil etmez.



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #20 : 13/11/10, 01:05 »
19. Gül kendi güzelliği ile bir güzellik bağışlayanın bulunduğuna şahitlik eder.

• Ey müslümanlar ey rnüslümanlar güzelliği yarım bir dikeni bile cennet bahçesine çeviren bir sevgili hakkında ne demeli? Ne söylemeli?
• Onun aşkı bir diyara bir an için olsun gelse orayı şerefelendirse mekanları mekansızlık alemine çevrir yerleri baştan başa paha biçilmez madenlerle doldurur.
• Allah'ım bu nasıl nürdur ki her hüriye güzellik bağışlar lütfederse ateş bile isterse tabiatini terkeder. Ab-ı hayat olur.
• îlkbaharı kıskançlığından «ötürü kırar geçirirse ne çıkar? 0 lütfu tutar da sıkarsa binlerce ilkbahar meydana getirir.
• Onun yüzü güneştir. Dünya ise o güneşin yüzüne bir perdedir. Fakat nakış resim; nakıştan resimden başka ne görebilir?
• Gül ilkbahara o güzellikleri vereni tanımasa bilmese bile kendi güzelliği ile bir güzellik bağışlayanın bulunduğuna şahitlik eder. Der ki: "Benim rengime kokuma güzelliğime bakınız elbette bunları bana veren biri var. îşte bana bu güzellikleri lütfeden size de o güzellikleri vermiştir."
"Hz. Mevlana Mesnevî'mn VI. cildinin 2700 numaralı beytinde şöyle buyurur: "Allah kendisine kullukta bulunan güllere ne vefalı davranır onlara ne güzel renkler verir ne hoş kokular bağışlar." Bir ruba'îsinde ise şöyle buyurur: "Ey gönül sen gül bahçesinin güzelliğine mi hayran oldun da gülüyorsun? Veya aşk bülbüllerinin ötüşleri mi seni güldürüyor? : Yahut gizli sevgilinin yanağındaki gül gibi mi açılıyor ve gülüyorsun? Galiba sende ona benzer bir şey var. Bu yüzden neşeleniyor bu yüzden gülüyorsun
•Eger gülün bundan haberi olsaydı rengi daima kırmızı ve ter ü taze kalırdı. Cünkü aklı başında olan bir kişinin yaşayışına bir afet gelmez.
• Sen aklını başına al da öyle bir güzel bul ki işi gücü bu olsun ölümsüzlük yönünden olsun. Yoksa gül gibi solacak sonunda can verecek ölüp gidecek bir güzele neden can vermeli gönül vermeli? • Tebrizli Şemseddin yüzünden kanlar dökmeye karar verdim. Benim elimde Zülfikara benzeyen bir aşk kılıcı var.




"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #21 : 13/11/10, 01:06 »
20. Onunla gizli gizli konuş bütün sırlarını dileklerini çekinmeden söyle!

• 0 padişah geldi o padişah geldi. Eyvanı (terası) süsleyen o Kenan güzeli-nin güzelliğine hayran olarak bileklerinizi bile kesin!
• Canın canının canı gelince canın adını anlarnak yersizdir. 0 padişahın önünde can kurban edilmekten başka bir işe yaramaz.
• Ben aşksız kalınca yolumu kaybetmiştim şaşırıp kalmıştım. Birden bire aşk karşıma çıkıverdi. Sevinçten kendimi dağ gibi hissettim sonra onun güzelliği ile eridim. Aşk padişahının atı için bir saman çöpü oldum.
• İster Türk olsun ister Tacik her kul ona bendedir. Hem de canın bedene yakın olduğu gibi ona yakındır. Yakındır ama beden canı asla göremez.
• Haydi dostlar baht geldi tali' geldi devlet geldi. Elinde ne varsa dağıtıp duruyor herkese mutluluklar bağışlıyor. Sanki şeytanı azletmek kovmak için bir Süleyman geldi tahta oturdu. Ondan yararlanın!
• Ne duruyorsun? Haydi sıçra yerinden kalk elin ayağın yok değil ya! Süleyman'ın sarayının yolunu bilmiyorsan hüdhüdü bul yolu ondan sor!
• Orada onunla gizli konuş bütün sırlarını dileklerini çekinmeden söyle;Süleyman bütün dilekleri kabul eder. 0 kuşların bile dillerini bilir. • Ey kul! Söz rüzgar gibidir. Gönlü dağıtır perişan eder fakat Şems; "Dağınık şeyleri topla!" diye buyuruyor bunu da bil !.




"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #22 : 13/11/10, 01:07 »
21. Bahar mevsimi gül bahçesine canları davet etti.

• Bahar geldi bahar geldi Hakk aşıkı ile mest olanlara ötelerden güzeller peygamberinden selamlar getirdi.
• Süsen sakîden aşk şarabı ile mest olanların kerametlerine dair bir şeyler duymuştu. Onlan selviye söyledi. Selvi bunları duyunca mest olan aşıklara saygı gösterdi. Ayağa kalktı ve adından ötürü bir daha oturmadı.
• Lalenin aşıklara kadeh sunduğunu gördü de bahçe onca Hakk aşıklanna çiçekler saçtı sonra mezeler ikram etti.
• Sonra nisan bulutunun ağlayışından kış mevsiminin soğuk dondurucu nefesinden bir çok masallar söyledi. Hilelere baş vurdu. Sonunda bahçe aşıkları kandırdı.
• Ayrılık soğuğu aşıkları nezle ettiği için bahçe gönül buhurdarında öd ağacı ile üzerlik yaktı. Etrafa güzel kokular yaydı.
• Sonra sakîye seslendi: Ey sakî dedi. Gülleri asla solmayan ölmezliğin gül bahçesine gel daha sonra hakîkat madeninin damına çık. Çünkü görünmez gizlilik aşıkları evlerinden de çıkardı.
• Ey sakî bahar mevsimi güzellere çok değerli paha biçilmez elbiseler giydirdi. Bahçeye gir de onlan seyret! • Bahar mevsimi bu gül bahçesine canları davet etti. Bizi de eşsiz sevgilinin güzel yüzü çağırdı. Sen şimdi dikkatle bak da gör: Aşıklara bahçe bu devletlerden bu armağanlardan hangisini getirdi?



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #23 : 13/11/10, 01:08 »
22. Sana Firavun'a yakışan debdebe yücelik gerekse; aşkı geri ver!

• Sen hor görülmekten şikayet ediyorsun ağlayıp duruyorsun sızlanıyorsun hor görülüşteki lütufları ihsanları göremiyorsun. Ya Hakk'tan yardımlar ihsanlar isteme yahut az şikayette bulun!
• Sana Firavun'a yakışan debdebe yücelik gerekse sana yakışmayan aşkı ver Fıravun gibi vilayetler al malını mülkünü artır ihtişamlı bir hayat sür!
• 0 can ne mutlu candır ki sonunda bahta mutluluğa erişmek için daha önceden hor görülmeyi aşağı görülmeyi alır da öper başına kor.
• Pek büyük olan kıyısı kenarı bulunmayan o hiddet denizinden binlerce kol ayrılır her tarafa rahmet ırmakları akar. 0 ırmaklar merhameti sonsuz olan Allah'ın iyi kötü bütün kullarının can bahçelerine ulaşır her canı suya kavuşturur. 0 hiç kimseyi mahrum bırakmaz.
" Ey gönül sen o dereye bakma! 0 dere ile yetinme; için daralır o derelerin önune çıktıkları kaynağa sonra hep orada birleşeçekleri asla vahdet deryasına bak!
• Bir domuz misk içinde bir insan da pislik içinde doğsa her biri rızık bakımından da aslına gider her bakımdan da aslına varır.
• Hakk kapısının uyuz köpeği bile dünyadaki bütün arslanlardan iyidir değerlidir. Çünkü o Hakk'ın aşkını söyler ve o kapıyı gözetme ve bekçilik yapma usullerini bilir.



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #24 : 13/11/10, 01:09 »
23. Ben ilahî tecellî ile yerinden kopmuş parçalanmış bir dağ gibiyim.

• Bu nefisten heva ve hevesden kurtuldum. Bunların dirisi de bela ölüsü de bela. Halbuki ben ister diri olayım ister ölüp gideyim yerim yurdum Allah'ın lütfundan başka bir yer değildir.
• Ey susmak! Benim özüm sensin sevdiğimin perdesi de sensin. Susmanın en değersiz lütfu insandan korkunun da recanın da yok olup gitmesidir. însan kaderin getirdiklerine karşı susarsa şikayet etmezse onda ne korku kalır ne de reca...
• Beni kederlerle belalarla yıkmadıkça harap etmedikçe Allah bendeki gizli hazîneyi hiç bana verir mi? Beni coşkun bir sele kaptırmadıkça nasıl olur da beni çeker ihsan denizine götürür?
• Ben aynayım ben aynayım. Ben gevezelik eden söz söyleyip duran kişi değilim. Ben sustuğum için siz benim gönül feryadımı duyamazsınız. Ancak kulaklarınız göz kesilirse benim perişan halimi görür anlarsınız.
•Rüzgarda el sallayıp duran ağaç gibi el sallamaktayım. Gökyüzünde dönüp dolaşan ay gibi çarh etmedeyim. Yeryüzünde yaşadığım için çarhım yeryüzü kokuyor yeryüzü rengindeyim ama ben topraktan yaratılmış olsam da bende ilahî em'anet bulunduğu için benim çarhım gökyüzünün çarhından daha temiz daha hoş....
•Ey söyleyen arif söyle söyle de hakîkati söylediğin için sana dua edeyim. Cünkü her seherde dua vakti gelince güzelleşirim hoş neşeli bir hal alırım. Adeta mest olurum.
• Ben abamı hırkamı senden esirgemem padişahtan ne gelirse padişah ne lütfederse yarısının yarısı benimdir.
• Hakîkat kadehi sonsuzluk kadehi bana padişahın kendi eliyle sunulmaktadır. 0 şarabın bir yudumunu içen dilenci güneş çeşmesi kesilir de nüra susamış olanlara nür suları ikram eder.
• Benim boğazım hasta konuşamayacağım ben sustum. Ey güzel sözler söyleyen arif! Sen söyle! Çünkü sen Davud seslisin bense ilahî tecellî ile yerinden kopmuş parçalanmış bir dağ gibiyim.




"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #25 : 13/11/10, 01:10 »
24. Sen benim canımsın ben cansız nasıl yaşanm?

• Ne olur sevgilim yarın gelse de elimi tutsa yahut pencereden bakışını uzatsa ayın ondördü gibi parlak olan yüzünü bana gösterse...
• O canıma canlar katan sevgili kapıdan içeri girse de insafsız ayrılığın bağladığı ellmi. ayağımı çözse beni kurtarsa
• Ona derim ki: "Ey benim canım ey benim hayatım senin canına yemin ederim ki sensiz hayat pek tatsızdır pek manasızdır. Sensiz işret hoşuma gitmiyor. Beni sevindirmiyor şarap bile sen olmayınca beni mest etmiyor.
• Nazlanır da; "Git benden ne istiyorsun? Senin sevdan bana bulaşır da ben de sevdalanırsam diye senden korkuyorum." derse
• Ben de kılıcı kefeni alır önüne korum. Yere kurbanlık koyun gibi yatar boynumu uzatırım da derim ki: "Eğer seni rahatsız ediyorsam başını ağrıtıyorsam kılıcı al hiç acımadan için rahat olarak boynumu kes gitsin..."
• Sevgilim sen çok iyi bilirsin ki ben sensiz yaşamak istemiyorum ölüyü dirilten Allah'a yemin ederim ki ölüm bana ayrılıktan daha tatlıdır daha hoştur.
• Benim seni nasıl sevdiğime inanmıyor musun ki benden yüz çevirdin? Sana her zaman "Düşmanların sözleri asılsızdır iftiradır." demiyor muydum? • Sen benim canımsın ben cansız nasıl yaşarım? Sen benim gözümsün ben gözsüz nasıl görebilirim?




"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #26 : 13/11/10, 01:11 »
25.Gerisin geriye git bizi de beraber götür!

• Ey sevgili; Allah rızası için olsun bana acı da altın gibi sararmış olan yüzüme bir bak! Bizi senden ayrı bırakma nereye gidersen bizi de beraber götür!
• Eğer tenezzül eder de gelir gönlümüze girersen eteğini topla içeri öyle gir ki eteğin gönül kanına da değmesin kirlenmesin.
• Ey sevgili senin güzelliğini görmeyen ay yüzlülerin körlüklerine rağmen bir doğ da ayın yüzüne siyah bulutlarla bir perde çek böylece ay görünmez olsun senden başka gökte ay kalmasın.
• Sevgili; "Sizlere selamlar olsun!" deyince bu ses bütün alemi tuttu. Neşeden gönül secdeye kapandı can da beline gayret kemerini kuşandı.
• Mum gibi her gece yanardım seher vakti gelince söndürülürdüm. Fakat gevgili bu gece senin aşkınla öyle kendimden geçtim ki gece ile gündüzü fark edemiyorum.



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #27 : 13/11/10, 01:12 »
26. Üzüm şarabı îsa ümmetinindir  Mansur şarabı da Muhammed  ümmetine mahsustur.

• Ey can sakîsi! Kadehi yıllanmış eski şarapla doldur da bize sun!... 0 şarap gönlün yolunu keser insanı fanî güzellere gönül vermekten kurtarır din yoluna düşürür Hakk'a kılavuzluk eder.
• 0 şarap herkesin bildiği üzüm şarabı da değildir. 0 şarap gönülden kaynağını alır gelir ruhla karışır coşar köpürür. Can şarabı olur. Her şeyde Hakk'ın kudretini gören Hakk'ın sanatını müşahede eden aşıkın gözü şarapla mahmurlaşır.
• Herkesin bildiği üzüm şarabı İsa ümmetinindir. Mansur şarabı da Muhammed  ümmetine mahsustur. Bu şarabın kadehi yoktur. Kadehsiz içilir.
• Üzürn şarabından mahzenlerde küpler dolusu vardır. Bu şaraptan da küpler olusu var. Var ama bu küpü kırmadıkça yani bedene ait nefsanî duyguları dürmedikçe Mansur şarabını tadamazsın.
• Üzüm şarabının bir damlası bile seni senden alır bütün işlerini altına döndürür benim şu altına benzeyen kadehe canım feda olsun...
• Mansur şarabı üzüm şarabı gibi herkese her zaman sunulmaz. Mansur şarabı ançak yatağını yastığını devşirip kaldıran gecesini uyku ile öldürmeyen Hakk aşıkına seher vaktinde sunulur.



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #28 : 13/11/10, 01:13 »
27. Sen yaralara merhemsin dertlere dermansın.

• Ey sevgili başın hakkı için bizi böyle perişan bir halde bırakma! Ey salına salına yürüyün selvi bize o boyu posu o edayı göster!
• Zulümlerle haksızlıklarla günahlarla gizlenmiş olan şu yeryüzünü güzel ve parlak yüzünle neşelendir sevindir şu gök kubbeye başka bir güneş göster!
• Canları yol bilir yol gösterir bir hale getir. Madenleri altınlarla doldur. Bir zelzele ile uyuyan denizi uyandır onu aşka düşür coştur köpürt!
• Sen öyle yüce bir varlıksın ki güneş bile senin devletinin ikbalinin gölgesine sığınır devlet kuşunun gölgesi ne işe yarar?
• Sen hem Allah'ın rahmetisin hem yaralara merhemsin hem dertlere dermansın; bir hekim olarak şu aşk hastasına bir ilaç ver!
• Sen aşk bahçesinin bülbülüsün hayırlı temiz kişilere ilahî aşk şarabı sunarsın sen canların canı olduğun için başsızsın ayaksızsın.
• Ya Rabbi sende neler var! Ne kudret var! Ne güç var! Sen lütfunla bır bahar gibisin granit taşlarını kayaları bile işe güce sokarsın...
• Bazen bir nür parlatırsın gözleri kamaştırırsın bazen de yüzlerce tufanın söndüremediği yatıştıramadığı bir fitne koparırsın insanları perişan edersın; hikmetinden sual olunmaz



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Cevaplandı: Divan-ı Kebir'den...
« Cevapla #29 : 13/11/10, 01:14 »
28. Ben göklere bile aşk ateşi attım onları tutuşturdum.

• Herkese rezil olmak istemiyorsan benim şu öğüdümü dinle: "Ben insan seklinde bir afyon küpü gibiyim sakın benim ağzımı açma!
• İstersen beni ateşlere at ateş bana ne yapabilir? Ben değil gönüllere göklere bile aşk ateşi attım onları tutuşturdum yaktım yandırdım. Oralarda yüzlerce kavga yüzlerce gürültü çıkardım.
• Gökyüzü tamamıyla baş yeryüzü de tamamıyla ayak olsa ben ne gökyüzüne baş korum ne de yeryüzüne ayak basarım. Çünkü ben bunların her ikisinden de değilim; ben başka bir yerdenim başka bir alemdenim.
• Ey bizim efendimizin sahibimizin gönüldeki saf şarabından bize şaraplar sunan sakî! Bize bir kadeh daha sun! Bu lütuflara nail olduğumuz için şükretmek bize daha çok yakışır.




"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sen Hangisisin :) Kalp Ameli ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.8 saniyede oluşturulmuştur


Divan-ı Kebir'den...Güncelleme Tarihi: 24/08/19, 17:47 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim