Dostluk - Pusula
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.570 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22883 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Dostluk, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1640 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Dostluk}   Okunma sayısı 1640 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı uslu

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 867
  • Konu: 190
  • Derviş: 32
  • Teşekkür: 2
    • menzil yolu
Dostluk
« : 21/04/08, 04:04 »

Dostunuzun değerini nasıl anlarsınız?

Gerçek bir dosta sahipseniz şanslısınız. Yüreğiniz acı ve hüzünle dolu, sıkıntılar içerisinde bocalarken, arayıp teselli bulacağınız bir dostunuz var mı? Yüreğinizin daraldığı bir anda, başınızı dayayacağınız dost bir omuz var mı?
Dostlar ender bulunan mücevherlerdir. Ağlayacak gibi olduğumuzda, bizi güldüremeseler bile, bizimle ağlayabilirler. İhtiyacımız olduğunda, bizi dinlemeye hazırdırlar ve yürekleri her zaman bize açıktır. Kendi kendimize bile açmaktan çekindiğimiz sırlarımızı, ancak onlara açar ve rahatlarız. Dostlar derken elbette “gerçek dostlardan” söz ettiğimi anlıyorsunuz. Dost görünüp, sırf “kendi çıkarlarını kollayanları” dost olarak almıyorum.

Bu konuda Mevlana ve bir öğrencisinin yaşadığı güzel bir hikaye var. Mevlana ve öğrencisi, dostluğun ve arkadaşlığın konu edildiği bir söyleşiden çıkıp, yolda birlikte yürürler. Biraz ileride yolun kenarında, iki köpeğin koyun koyuna sokulmuşlar, birlikte uyumakta olduklarını görürler. Öğrencisi, biraz önceki dinledikleri söyleşinin de etkisi altında kalarak, bu görüntü karşısında çok duygulanır ve bu duygusunu Mevlana ile paylaşmak ister:

“Efendim şu manzaraya bakın” der,

“Ne denli ders alınacak yüce bir dostluk örneği, değil mi?”

Mevlana, öğrencisinin bu heyecanı karşısında hafifçe gülümser ve kişisel çıkarların, nice dostlukları yakıp kül ettiğini anımsattıktan sonra, ona, unutamayacağı bir ders verir:

“Evlat, sen onların arasına bir kemik atıver de, bak o zaman gör dostluklarını.”

Mevlana yüce bir kişilik. Bir dostluğun, kişisel çıkar karşısında unutulmayacak denli sağlam kalırsa, ancak o zaman dostluk olacağını hem de “gerçek dostluk” olacağını bilir.

Bu hikaye de dostlukla ilgili.

İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta birbirlerini ölçüp biçerlerdi. Doğum günleri ve bayramlarda, birbirlerine ilginç armağanlar göndererek, karşıdakine zekâ gösterisi yaparlardı.

Hükümdarlardan biri, günün birinde, ülkesinin en önemli heykeltraşını huzuruna çağırdı. İstediği, birer karış yüksekliğinde, birbirinin tıpatıp aynısı, altından, üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında bir fark olacak ama, bu farkı sadece ikisi bilecekti. Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu. Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: “Doğum gününü bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver.”

Hediyeyi alan hükümdar, komşu hükümdara mahçup olmamak için hemen kolları sıvadı. Önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar insan varsa, sarayına çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle incelediler ama aralarında bir fark göremediler.

Günler geçti. Bilginler, sanatçılar, devlet adamları, komutanlar, heykelleri inceliyorlar ama bir fark bulamıyorlardı. Hükümdar da sklmaya başlamıştı. Komşu ülke hükümdarına mahçup olmak aklını kurcalıyor ama işin içinden çıkamıyordu. Bütün ülke, hükümdarın sıkıntısını duymuştu ama kimse hükümdarı rahatlatacak farkı bulamıyordu.

Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr olduğu için, zindana attırdığı bir genç haber gönderdi. İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç, hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı. İsyankar genç, “Farkı bulurum ama bunun ödülü olarak da zindandan çıkarım” diyordu. Başka çaresi kalmayan hükümdar, bu genci çağırttı. “Tamam” dedi. “Farkı bul ve özgürlüğüne kavuş.” Genç önce heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi. Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı. İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı. Üçüncü heykelde tel, kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı. Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor, oradan öteye gitmiyordu.

İsyankar genc farkı ve cevabı bulmuştu. Genci, sarayına alan ve kendisine danışman yapan hükümdar, heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:

“Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir. Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir. En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.”

can aksın

bugün gazetesi

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/dostluk-t1349.0.html



Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere,

Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere!...

Necip Fazıl Kısakürek

Çevrimdışı Talha

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.017
  • Konu: 154
  • Derviş: 85
  • Teşekkür: 4
Ynt: Dostluk
« Cevapla #1 : 21/04/08, 16:48 »
Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir. Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir. En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.”

 X:01


neye yakınlaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık..
anlaki yok Allah tan başkasına yakınlık..


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

RESUL TORUNU Ezan Duası ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.189 saniyede oluşturulmuştur


DostlukGüncelleme Tarihi: 15/09/19, 11:26 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim