Dr. Ahmet Çağıl Gavs-ı Azam Seyyid Abdulhakim Hazretleri (k.s) ile Yaşadığ - Ser Haber
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.014 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.483 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 4 ileti gönderildi.. Toplam : 22857 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Dr. Ahmet Çağıl Gavs-ı Azam Seyyid Abdulhakim Hazretleri (k.s) ile Yaşadığ, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 9490 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Dr. Ahmet Çağıl Gavs-ı Azam Seyyid Abdulhakim Hazretleri (k.s) ile Yaşadığ}   Okunma sayısı 9490 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.188
  • Konu: 794
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 110



Dr. Ahmet Cemil Çağıl Gavs-ı Azam Seyyid Abdulhakim Hazretleri (k.s) ile Yaşadığı Anları Aktarıyor


Kasrikten Geçenler; Dr. Ahmet Cemil Çağıl ve abisiyle yapılan özel çekimleriyle ekrana geliyor. Dr. Ahmet Çağıl'ın yaşadıklarını sizlere aktarıyoruz.
 
 "Kasrikten Geçenler", yirminci yüzyılın değişik hicret hikâyelerini ekrana taşıyor. Gavs-ı Azam Seyyid Abdulhakim Hazretleri (k.s) ile tanışıp Kasrik köyündeki hayata tanıklık edenler Kasrik'ten Geçenler programında o günleri anlatıyor.

Gavs-ı Âzam S. Abdulhakim El- Hüseyni (k.s)'nin doktorluğunu yapmış ve yanında hizmetlerde bulunmuş Dr. Ahmet Cemil Çağıl başından geçenleri anlatıyor. 05 Eylül 2011 Pazartesi akşamı ekrana gelen ve toplamda 4 bölüm olarak çekilmesi planlanan "Kasrikten Geçenler Doktor Ahmet Cemil Çağıl" Bölümlerinin üçüncüsü haftaya Pazartesi yayınlanacak.

Doktor Ahmet Cemil Çağıl'ın abisi Mustafa Çağıl'ın anlattığı ve Doktor Ahmet Çağıl'ın da videoların değişik yerlerinde yer aldığı dünkü bölümlerden sizler için kesitler sunuyoruz.

"Edep Tacıyla Süslenen Bir Derviş..."

Doktor Ahmet Çağıl bey anlatıyor: Sâdât-ı Kiram'ı ilk ziyarete gittiğimde kendimi iyi bir Müslüman sanıyordum. Bulunduğum yerde 3 kişiden biri namaz kılıyorsa biri de bendim. Onun için kendimi iyi Müslüman olarak görüyordum. Nasıl görmeyeyim ancak bu yolun büyüklerini görünce eksikliği anlayabildim.

Gavs-ı Bilvanisi hazretlerini ilk ziyarete gittiğimi zaman mübarek camideydi. Bir müddet sonra kendisi evine gitti. Camide sofiler kaldı. 3-5 kişi oturmuş sohbet ediyorlardı. Bende yanlarına yaklaştım. Babamın bir sözü vardı, onu kendime prensib edindim. Kişi arkadaşlarından belli olur derdi. Ben Gavs-ı Bilvanisi Hazretlerinin makamını bilmiyordum ki, insanlar ona evliya diyorlar, ben evliyayı daha tanımıyorum ki, onu takdir edeyim.

Ben de düşündüm hiç olmazsa onu tanıyanlara yakınlaşayım, yanına gidip gelen insanlara bir bakayım dedim. Bunlar ne yapıyor onun için aralarına girdim. Nereden konuşuyorlar, bakmaya, dinlemeye çalıştım. Onlarda şunu gördüm. Hepsi dinden bahsediyor, Peygamberden, Allah'tan, ahretten bahsediyorlardı. Daha sonra başka sufilere de rastladım, onlarda böyleydi. O zamana kadar bu kadar kişinin hepsinin ağız birliği etmiş gibi Allah'tan, Peygamber'den, dinden, imandan konuştuğu bir cemaate hiç rastlamamıştım. Bunu görünce ben çok şaşırdım. Ben dedim ki Ahmet, sen kendini Müslüman sanıyordun, bak işte gör halini. Bu insanların derdi, Allah, Resulullah. Dünyalık hevesleri kendilerine gaye edinmemişler. Ahrete gaye yapmışlar kendilerini. İşte hakiki Müslüman bunlar. Ben kendimi aldatmışım şimdiye kadar müslümanım diye.

Bir Hizmet kapısı açılıyor

İrşad takviminde vakit, Doktor Ahmet beyi gösterdiğinde, onun için uzun yıllar boyunca kapanmayacak bir hizmet kapısı açılmış olur. Bu hizmet Gavs Hazretlerinin özel doktorluğunu yapmaktır.

Gavs Hazretleriyle birlikte hastaneye gider, yolculuklara çıkar, birçok mesafede Gavs Hazretlerine hizmet etmek nasip olur. Bu hizmet aynı zamanda Gavs Hazretlerinin daha yakınında olmak gibi bir lütfu da getirmiştir.

Doktor Ahmet bey 1965 yılında ilk kez geldiği Kasrik dergahında kısa sürede Gavs Hazretlerinin yanı başındaki sufilerden birsi oluvermişti.

DOKTOR AHMET CEMİL ÇAĞIL'IN ABİSİ MUSTAFA ÇAĞIL ANLATIYOR

Doktor Ahmet Gavs Hazretlerinin doktoru olmuştur ve bütün bildiklerini onun sağlığı için seferber etmek ister.

Mustafa Çağıl anlatıyor. Gavs hazretleri en ufak rahatsızlığında abim haber alırsa işini bırakır, muayenehaneyi kapatır Kasrik'e, giderdi. İcap eden bir ilaç olursa icap eden bir tedavi olursa yapılacak bir şey olursa. Rahatsız olduğu zaman Siirt'e gitmişti hastaneye gitmişti, hasta olduğu zaman abim yine hastanede yanındaydı. Sonra o hastalığın devamında Ankara'ya geldi Şeyh Abdulhakim hazretleri Ankara'ya geldi. Abim yine yanındaydı. Cumartesi Pazarları Kasrik'e gittiği zaman Gavs hazretlerinin ailesinin içinden evlatlarından yakınlarından veya Kasrik'ten herhangi birisi hasta olursa gece gündüz saat mefhumu yok muhakkak her gidişinde bazı ilaçları muayene çantasını tansiyon aletini bazı tıbbi küçük cihazlarını götürür zamanını hastaların muayenesi ile, hastaların bakımı ile onlarla alakalanmayla geçirir. Oraya gidince camide oturayım ben sadece sohbet edeyim geleyim değildi mevzu.   

TALAT CENGİZ: GAVS TEDAVİ

Diyarbakır tedaviye Dr. Ahmet Çağıl'ın evine gitmiş bende trene bindim Diyarbakır'a geldim. Dr. Ahmet Çağıl'ın evinin kapısına geldim iki tane nöbetçi Gültekin Diyarbakırlı Gültekin bekliyor birde Hacı Şahin nöbet bekliyor. Dediler Gavs'a çıkıp ziyaret etmek müsaadesi yoktur Gavs rahatsızdır.

SUAT BABA: GAVS TEDAVİ ANKARA

Dr. Ahmet beyin evinde misafir oldu. Dr. Ahmet Bey ile beraber Kasrik'e gelecekti. Bu da unutulmaz bir anımdır. Ben tahammül edemedim, bekleyemedim o muhabbetten. Ben Cumartesi erkenden çıktım yola tek olarak gittim Bitlis'e. Bitlis'te Bitlis deresi onarımda olduğu için zaman zaman yol kapanıyordu. Akşam namazında ancak yol açıldı. Kahveye gelince Kasrik'in kahvesine gelince baktım sofiler bekliyorlar. O zaman seyidimiz Seyyid Abdulbaki hazretleri de ordaydı. Bekliyordu karşılamaya gideceklerdi. Acaba Diyarbakır'dan çıkmış mı çıkmamış mı diye haber bekliyorlardı. Gece geç vakit oldu. Bir ara dediler ki mübarek Kadir'e geçecek. O zaman biz kalktık Kasrik'e çıktık köye. Birkaç kişi Baykan'a doğru gitti, seyidimizle beraber karşılamaya. Biz köye çıktık, bize emir buyurdular köye çıktık. Beni sofiler misafir ettiler. Talebelerin yatakhanesinde bana yatak açtılar. Yatağa girmiştim daha uyku gözüme girmeden bir çığlık, genç bir sofi talebe bağırdı. Kürtçe dedi müjdemi verin Gavs hazretleri geldi.

Fırladık kalktık. Bütün o sofiler orada misafir olanlar hepsi o dereden çığlık atarak cezbeli sofiler çığlık atarak Kasrik kahvesine indik. Mübarek gelmiş orada yemek yiyor. Hiç unutmam pilavla tavuk eti vardı. Yemeğini yedi. Dr. Ahmet Bey bir avuç hap getirdi. Elinde bir avuç verdi dedi kurban bunu al. Dedi doktor bunun hepsini birden mi alacam. Evet kurban dedi. Belki beş altı tane birden hapı bir anda mübarek attı içti. Doktor ne derse doktorun şeyinden çıkmıyordu.

MOLLA ŞEHMUZ: Allah DOSTLARINA HİZMETİN ÖNEMİ

Şimdi ramazan geldi geçti şevval ayları girdi şimdi ki Gavsımız da vardı, e tabi onların odası ayrıdır ben Gavs'a kıpırdadığı zaman hemen hopluyordum yani bir ihtiyaç filan. Zaten gece iki saat filan yatıyordum saati alaturkaydı o zaman. Demek saat yedide yatıyordum dokuzda kalkıyordum. Sabah namazını kıldıktan sonra işte biraz yatıyordum. Onun ilaçları vardı çok gece mecburen yemek yedik Dr. Ahmet'in kanunu siz ne diyorsunuz böyle ince ekmek yapıyordum tavanın içinde. Ne diyorsunuz adı nedir, lavaş gibi bir şey yani. Akşamdan hamurla hazırlıyordum sabah o saatte oda kalkıyordu. Doktora dedim ya zaten akşama kadar hizmet ediyor yetmez mi. Bana göster ben yaparım niye kalkıyorsun, ben sabah kalkıyorum bütün ne yiyecekleri de biliyorum hepsini ben hazırlarım günahtır. Dedi valla olur yaparsan çok memnun oluruz dedi. Ben tamam dedim, öğrendim bana gösterdi ben hamurunu hazırladım. Gavs hazretleri kalkınca abdestini şeylerini hepsini hazırlıyor geliyordu namaza başlıyordu gece namazına bende gidiyordum ekmeğini hazırlıyordum kahvaltısını sofraya koyuyordum ilaçlarını getiriyordum. Gece işlerimiz böyle. Şimdi şevval ayı gelince bir gün geçti iki gün geçti üç gün geçti dedi artık üç gün mü bir haftamı belki bir hafta geçmedi dedi sen şaşekleri tuttun mu? Yani bütün gün şevval tutuluyor ya ona şaşek diyoruz biz. Dedim valla kurban bugüne kadar hiçbir şaşek tutmamışım, hiç şimdiye kadar bir gün bu şevvalden tutmamışım. Dedi ben hastayım tutamıyorum sen niye tutmuyorsun. Dedim yarın tutacağım inşaAllah kurban. İyi tamam dedi. Neyse o gece ben tek tuttum ertesi gün öbür akşam şimdiki Gavsımız da doktor beyde bende tutacağım dedi, hepimiz sahura kalktık. Sahura kalktık zaten devamlı o saatte kalkıyorduk yemek mecbur veriyorduk haber için. Aldık ondan sonra sabahleyin saat dua zamanında abdest aldı geldi duasını kıldı baktım sarardı rengi sarardı. Yüzünden nohut taneleri gibi terler akmaya başladı korktum. Baktım hemen kalktı tuttum onu yatağa uzandı dedi bir baktım ben gittim dedi. Benim vasiyetim dedi Şah Hazne'nin vasiyeti gibi. Öyle diyince artık ben tutmamaya başladım. Hemen Dr. Ahmet'i aradım, dedim durum bu ne diyorsun. Dedi hemen bir bardak su getir sekiz tane o kesme şeker at içine karıştır onu içir ben gelene kadar. Hemen şeker aldım bardağa koydum dedim kurban Dr. Ahmet dedi bunu içsin. Valla verdim içti bitirdi iki dakika geçmedi baktım rengi kırmızı oldu değişti o sarılık gitti o ter kesildi, havluyla filan teri şey yaptım, baktım doktor geldi. Baktım gülmeye başladı birkaç dakika geçti tabi hiçbir şeyi kalmadı yani ha bizde rahatladık yani. Dedi ne oldu Dr. Ahmet, kurban dedi şekerin düşmüş, o bardağı içince tamamlandı elhamdülillah hiç korkulacak bir şey yok dedi.

ALİ KABASAKAL: DOKTOR AHMET KENDİSİNİ HİZMETE ADAR

Dr. Ahmet abiyi Ali başçavuşla beraber ziyaretine gittik, muayenehanesinde. Dr. Ahmet kendini tamamen adamıştı. Haftada bir gün bedava Diyarbakır'da muayene yapıyordu, Cuma günleri. Beraber çok yolculuğumuz oldu. Ve mümkün olduğu kadar arabada mutlaka yerini birine ikram ederdi. Biz Dr. Bey filan diyoruz. O böyle devamlı rabıta yaparak giderdi. Bir seferinde Suriyeli bir kardeşimiz bir sofi gelmişti, yerini ona verdi ve Diyarbakır'dan oraya kadar o adam müsaade etse de otur dese de oturmadı. Böyle fedakâr feragat sahibi bir insandı.

ABDULHAMİT TEMEŞ:

Tabi o zaman öyle kalabalık yoktu böyle bir Cumartesi Pazar günü taş patlasa yüz elli kişi gelmezdi. Yani imkânlar yoktu o zaman fakat Elhamdülillah şimdi Allah'a şükürler olsun yani çok büyük kalabalık oluyor mesela Allah'a şükürler olsun. Bizim zamanımızda sıkıntı çoktu, gittiğimiz zaman Dr. Hacı Ahmet beyin arabasına binmek için yani herkese nasip olmazdı. Çok yani araba yoktu o zaman sene 1966-1967 senesinde yoktu o zaman.

DR. AHMET CEMİL ÇAĞIL VE ABİSİ MUSTAFA ÇAĞIL:

O zamanlar araba azdı, imkânlar azdı. Bir yere gidecekse abim, muhakkak o götürürdü. Götürürdü, beraber giderler, beraber gelirler, beraber olurlar. Tabi bu beraberlikler beraber olduğundan kendine yansıyan güzellikleri, şunları bunları da kazandırdı. O sevgiyi aldı o muhabbeti aldı onun içinde işte öyle seviniyor öyle sayılıyor öyle aranıyor öyle yoklanıyor.

Allah dostlarına Hizmetin önemi:
DR. AHMET CEMİL ÇAĞIL VE ABİSİ MUSTAFA ÇAĞIL:


Yorgunluk, zaten eğer seviyorsa yorgunluk olmaz, yorgunluk olmaz. Misafir günlerce, haftalarca rahatsız olup evde kaldığı zaman olmuştur. Evde kaldığı zaman kayınbiraderlerimden herhangi birisi muhakkak evde kalırdı ekseri. Gavs hazretlerinin yanında kalırdı o hizmetini görür, hizmetini görür. Bir yerde hizmetleri olursa doktorluğa ait hizmet olursa onu abim eve gelir gider yapardı evde de kayınbiraderin herhangi birisi evdeki hizmetlerini yapar evde kalırdı. O evde kalınca oda gittiği zaman evde kalırdı doktor sever bizi seven doktoru sevsin demek bu hizmet için değil bu gönül bağı için, gönül sevgisi için, gönül sevgisi için.

Kasrikten Geçenler; Dr. Ahmet Cemil Çağıl ve abisiyle yapılan röportajın 2. bölümünün tekrarını seyretmek için;

07 Eylül 2011 Çarşamba saat: 09:00
09 Eylül 2011 Cuma saat: 15:00,
10 Eylül 2011 Cumartesi saat: 21:00,
11 Eylül 2011 Pazar saat: 18:00.

Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  
Semerkand TV'yi canlı izlemek için tıklayınız!


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  
Semerkand TV İnternet sitesini ziyaret etmek için tıklayınız!


Semerkand TV Uydu Değerleri aşağıdadır:

Türksat 3/A,
Frekans:12729,
Sembol Rate: 30000,
Polarizasyon:Vertical,
Fec:5/6, 42º Doğu Uydusu

Kaynak: Serhaber

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/dr-ahmet-cagil-gavsi-azam-seyyid-abdulhakim-hazretleri-ks-ile-yasadig-t28118.0.html



"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı Spirit

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 8
  • Konu: 2
  • Derviş: 6152
  • Teşekkür: 0
Allah(c.c)razı olsun. Videonun anlatılması çok iyi olmuş, çünkü işyerinde  internet kısıtlarından dolayı  izleyemiyoruz...



Çevrimdışı Menzil Gülü

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 271
  • Konu: 33
  • Derviş: 17014
  • Teşekkür: 132
Allah c.c razı olsun  :gül:


Bu zamanda insanlara yapılan en büyük iyilik,tövbeyi tarif edip,bir Mürşidi Kamile yönlendirmektir

(Gavs-ı Sani k.s)

Çevrimdışı Mostar

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 891
  • Konu: 21
  • Derviş: 3265
  • Teşekkür: 3
RABBİMİZ " Soracak : " BEN Hep Seninleydim , Ya Sen Kulum Kiminleydin ???


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Günün Duası Hacı Yusuf El Bidlisi Es Saruhani ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.075 saniyede oluşturulmuştur


Dr. Ahmet Çağıl Gavs-ı Azam Seyyid Abdulhakim Hazretleri (k.s) ile YaşadığGüncelleme Tarihi: 20/05/19, 19:41 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim