Dr. Münir DERMAN Hz.-Hakkını Helal Et - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.639 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22909 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Dr. Münir DERMAN Hz.-Hakkını Helal Et, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4545 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Dr. Münir DERMAN Hz.-Hakkını Helal Et}   Okunma sayısı 4545 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı AbdulVEDUD

  • Üye
  • **
  • İleti: 108
  • Konu: 5
  • Derviş: 21039
  • Teşekkür: 11
HAKKINI HELAL ET !

İnsanlar yek diğerine :
“Hakkını helâl et!” derler.
Bu ne demektir?
Ne hakkıdır?
Burada helâl olsun veya haram olsun demek ne demektir?

Kul hakkı: “Kul hakkı ile gelmeyin!”
Hayvan hakkı: “Hayvan hakkını veriné”
Komşu hakkı: “Unutmayın!”.
Bunlar âyetdir.

Analar hakkı : Âyetlerdeki haklar müfret olarak bildirilmiştir.
Her şahsa ayn ayrıdır demektir..
Analar hakkı “Bütün analar demektir”.

“Eşiniz sizin ziynetinizdir.”
Erkeğe hitaptır.
“Eşinizi memnun ediniz.”
Kadına hitapdır.
“Cennet anaların ayağı altındadır.”
Tefrik yok.
Bütün analar ...
Kadına eziyetin sonu hüsrandır.
İffetli kadın cennetdedir...

“Evlâtlarınızı hoş tutun!”
Erkeklere hitapdır.
Onlara beyhude yere beddua müsüllü söz söylemeyin.
Bedduanız size çevrilir.
Zira beddua etmek Allah indinde men’ edilmiştir.
Bu da Es SABÛR ismine isyan sayılır.
Hakkın, helâl veya haram olduğu insanın değil, Allah’ın takdirine mahsusdur.
Küfre girmeyin!

Helâl: Allah’ın nigmetidir her hususda.
Haram: Allah’ın sevmediği ve men’ ettiği her hususdur.

Birşey için birine “helâl olsun!” demek büyük meseledir.
Allah namına söylediğini unutma, hatırından çıkarma!..
Haram olsun demek o bambaşkadır.
Bu hususda çok dikkatli ol!..
Bu lâfları düşünmeden bol bol söylemek doğru değildir.
Allah namına konuştuğunun farkında mısın?

Birçok büyük ve hürmete lâyık bilinen insanların bu yüzden hapishânelerde işkencelere hatta öldürülmelerine sebep olduğunu bilmek, anlamak herkesin kârı değildir.
Sabır en büyük İlâhî haslettir.

Uhud harbinde:
Hz Hamza’nın ciğerleri çıkarıldı.
Gözleri oyuldu.
Dili kesildi.
Paramparça edildi.
Resûl-ü Ekrem bu manzara karşısında ağladı ve “müsile” yapmak istedi.
Fakat o hengâmede yaradılış, insanlık ve Rahmet dini islâmda böyle bir şeye müsade edilmeyecekti.
Bu yasağa dair İlâhî beyan, en tesirli olacağı bir anda gönderiliverdi.
Kur’ânın gelişinde izlenen İlâhî tavır zâten bu idi.
Her emir ve yasak kendini bir hatıraya bağlayan bir hadise üzerine gelirdi.
“Adaleti icra için bir ceza ile mukabele edecek olursanız, bunu size reva görülen ceza ve azap miktarınca yapın fazlasını değil”... “Yapın, yapınız değil” müfret olarak emirdir ve Resûlün şahıslarına emirdir.
“Fakat sabreder o kadarını terk ederseniz, yemin olsun ki sabredenler için daha iyidir”.
Nahil suresi 126, âyet.
Bu, Allah’ın kanunu değişmez.
O kanuna tecavüz edersen kanun cezasını verir.
Zü’l- İNTİKAM budur.
Allah intikam alıcı değildir.
RAHMÂN ve RAHÎMdir.
Kanuna dokunulduğu için o kanun cezayı alır.
Dua Sünnetullah dışında ve insanın tasarruf hududu dahilinde olanlarda yapılır.
“Hak” meselesi de bunun içindedir.
Sünnetullahda câri kanunlar değişmez.
Onları değiştirmeye ma’tuf dua, onların değişmez olduğundan şüphe etmektir.
Değişmez, zira içinde aksak bir şey yoktur.
“Ya Habibim bak. Hiç bir yerinde kusur bulamazsın” Âyet.
Fakat bu kanunların altında perdelenmiş, insanın tasarrufuna girebilecek şeyler de, hadiseler de çoktur.
Normalin üstünde kuraklık, sıcaklık ve birçok şeyler de bu perdelenen hadiselerin içindedir.
Kuraklık, şüphe ve itimazsızlığın. HAKK’a bağlılığın rencide olduğu zamanlarda zuhur eder.
Medine’de yağmur yağmamış. Resûl-ü Ekrem’e sahabeler rica etmiş, Resûl-ü Ekrem’de göğe değil de yere bakarak, ellerini semâya kaldırmaya duayı isteyenler namına hicab ederek kaldırmamış...
“Yâ İlahi!” Burada “Yâ RABB!” dememiştir.
Bu çok mühimdir.
“Bu halk Senin El REZZÂK olduğunu, her şeyi hakkı ile takdir ettiğini unuttular, şüpheye düştüler.
Onların inançları ve tövbeye girmelerini, bu düşünceleri sarsılmışlara yardım et!” demişler.
Yağmur yağmaya başlamış.
Bu hadiseyi dua nevi derece ve kuvvetinle tahlil etmeye çalış.
Olgun kimseler vardır. Onların himmetlerine sığın. Kibirli olma.
El MÜTEKEBBİR Allah’a mahsustur.
O’nu “RABB” hududu içinde düşünme.
Kayarsın, içine düşersin.
Bundan da haberin olmaz.
Bu, yalnız sana olmaz.
Diğer birçok ma’sum ve iyi boynu bükük kullara da tesir eder.
Zâlim kadrosuna yanaşmış olursun.
Bunu Cenab-ı Allah:
“Lâ ilâhe illa ente sübhaneke inni künti minezzâlimin” ile bildirmiştir.
Yavan insanlardan olma!..

Hz. Münir DERMAN,3.07.1986

Tavır : (Tavr) Suret. Hareket, hal, vaziyet. * Bir kerre, bir defa. * İki şey arasındaki had ve fasıla. * Kader. * Miktar.

Tefrik : Birbirinden ayırmak, seçmek, ayırdetmek, ayrı kılmak. * Korkutmak.

İffet : Namus. Temizlik. Perhizkârlık. Nefsi behimî temayüllerden men’ etmek. Helâla razı olup haramdan kaçınmak.

Haslet : Huy. Ahlâk. Yaradılıştan olan tabiat.

Müsile : Savaşta yapılana karşılık ölenin kulak, burun vs azalarını kesmek.

وَإِنْ عَاقَبْتُمْ فَعَاقِبُواْ بِمِثْلِ مَا عُوقِبْتُم بِهِ وَلَئِن صَبَرْتُمْ لَهُوَ خَيْرٌ لِّلصَّابِرينَ
“Ve in akabtüm fe akibu bi misli ma ukibtüm bih ve lein sabertüm le hüve hayrul lissabirin : Eğer ceza verecekseniz, size yapılan işkencenin misliyle ceza verin. Ama sabrederseniz, elbette o, sabredenler için daha hayırlıdır.” (Nahl 16/126)

الَّذِي خَلَقَ سَبْعَ سَمَاوَاتٍ طِبَاقًا مَّا تَرَى فِي خَلْقِ الرَّحْمَنِ مِن تَفَاوُتٍ فَارْجِعِ الْبَصَرَ هَلْ تَرَى مِن فُطُورٍ
“Elleziy haleka seb'a semavatin tibakan ma tera fiy halkirrahmani min tefavutin ferci'ilbasare hel tera min futurin. : O ki, birbiri ile âhenktar yedi göğü yaratmıştır. RAHMÂN olan Allah'ın yaratışında hiçbir uygunsuzluk göremezsin. Gözünü çevir de bir bak, bir bozukluk görebiliyor musun?” (Mülk 67/3)

وَذَا النُّونِ إِذ ذَّهَبَ مُغَاضِبًا فَظَنَّ أَن لَّن نَّقْدِرَ عَلَيْهِ فَنَادَى فِي الظُّلُمَاتِ أَن لَّا إِلَهَ إِلَّا أَنتَ سُبْحَانَكَ إِنِّي كُنتُ مِنَ الظَّالِمِينَ
“Ve zen nuni iz zehebe müğadiben fe zanne el len nakdira aleyhi fe nada fiz zulümati el la ilahe illa ente sübhaneke inni küntü minez zalimin : Zünnûn'u da (Yunus'u da zikret). O öfkeli bir hâlde geçip gitmişti; bizim kendisini asla sıkıştırmayacağımızı zannetmişti. Nihayet karanlıklar içinde: «Senden başka hiçbir Allah yoktur. Seni tenzih ederim. Gerçekten ben zalimlerden oldum!» diye niyaz etti. (Enbiyâ 21/87)


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/dr-munir-derman-hzhakkini-helal-et-t35177.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Yakıt Tasarrufu İçin Araç Sahiplerine Uyarılar Ekmeenden de :) ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.189 saniyede oluşturulmuştur


Dr. Münir DERMAN Hz.-Hakkını Helal EtGüncelleme Tarihi: 20/11/19, 01:45 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim