Ebeveyne itaatin ölçüsü - Ailem
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22885 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ebeveyne itaatin ölçüsü, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1220 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ebeveyne itaatin ölçüsü}   Okunma sayısı 1220 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Ebeveyne itaatin ölçüsü
« : 05/06/11, 01:54 »
Günümüzde bazı aileler dinin edep ve hükümlerinden uzak bir hayat sürmekte. Bu tarz aileler medeniyet ve özgürlük adına ne yazık ki pek çok haramı güzel diye işleyebiliyor; tabii olarak bu atmosfer içinde yetişen çocuklar da dinlerine yabancılaşıyor. Günün birinde aileden birisi bu haramlara tövbe edip, İslam’ın hükümlerini uygulamak istediğinde ise çatışma ve imtihan başlıyor.

Dinini yaşamaya çalışan, bunun gereği olarak da namaza başlayan, örtünen çocuğunu bu davranışlardan vazgeçirmek için baskı yapan aileler oluyor. Çocuğa delirdi gözüyle bakan, büyüler yaptıran, hatta çocuğu mirastan mahrum etmekle tehdit eden ebeveynlere bile rastlanabiliyor. Bu tür olaylar geçmiş dönemlerde olduğu gibi bugün de yaşanıyor ve gelecekte de olacaktır. İnsanın başına gelen bu durum bir çeşit imtihandır.

Şuna kesin olarak inanmalıyız ki; Allah diyen, hakka dönen, hayra koşan daima haklıdır. Daima güçlüdür. Bunu bilmeyen ve karşı çıkanlar olabilir. Hakk’ı bilmemek, anlamamak; Mevla’ya değil şeytana kulak vermekten, cehaletle nefsin peşinden koşmaktan kaynaklanıyor. Bu nedenle, Hakk’ı bilmeyen, yanlışta ısrar eden aile büyüklerine ve yakınlarımıza karşı hitabımız ve davranışımız kırıcı ve kavgacı bir üslupla olmamalıdır.

Böyle durumlarda sabretmek, ibadete, örtüye, zikre devam etmek gerekir. Kimseyle, özellikle anne babayla din konusunda kavgaya girmek fayda vermez. Kendiniz ikna olmuşsanız, tatsızlığa mahal verecek hallerde onları ikna etmek için fazla çırpınmayın. İşi zamana bırakın. Kendileriyle dünya işlerinde, evin içinde güzel geçinin. Ancak onların haram olan isteklerine de uymayın. Söz kavgaya dönüşüyorsa, işi sükut ederek savın. Doğru bildiklerinizi Allah için yapın. Gösterişe kaçmayın. Kimseden alkış ve aferin beklemeyin. Hidayete gelmeleri için dua edin. Bundan sonrası yüce Allah’ın hükmüne kalmıştır. O ne dilerse o olur. Hidayet O’nun elindedir. Kullar ancak bir vesiledir.


Bin canını versen Rabbim’e isyan etmem!

Ashaptan Sa’d bin Ebi Vakkas (r.a) şöyle anlatmıştır: “Müslüman olmadan evvel anneme karşı çok iyi davranırdım. Müslüman olup Hz. Peygamber’e (s.a.v) tabi olunca, annem buna razı olmadı. Bana, ‘Ey Sa’d, sende gördüğüm bu yeni dine girme işi nedir? Sen ya bu dini terk edip eski dinine (putperestliğe) dönersin ya da ben hiçbir şey yiyip içmem, ölene kadar aç dururum. Ben bu halde ölünce insanlar seni ‘annesinin katili’ diye ayıplarlar’ dedi. Ben kendisine, ‘Anneciğim, böyle yapma, ben hiçbir şey için dinimi terk etmem!’ dedim.

Bir gün yemeden durdu; zorlanmaya başladı. Bir gün daha aç bekledi. Bu defa daha şiddetli zorlandı. Onun bu halini görüce kendisine, ‘Anne, şunu iyi bil; vallahi senin bin tane canın olsa, her bir canın da açlıktan tek tek çıksa ben bu dinimi asla terk etmem; ister ye ister yeme!’ dedim. Benim ciddi olduğumu görünce, derhal açlık boykotunu terk edip yemeye başladı.”


Peygamber (s.a.v) razı olunca, ben de razıyım

Rasulullah (s.a.v), Cüleybib isimli bir sahabiyi evlendirmek istiyordu. Cüleybib (r.a) kısa boylu ve zahiren görünüşü sevimsiz idi. Rasulullah (s.a.v) Cüleybib için Ensar’dan bir kızın babasına dünürlüğe gitti. Kızın babası “Annesine bir danışayım, ona göre karar verelim!” dedi. Efendimiz (s.a.v) de “Evet, bu güzel olur” buyurdu. Adam durumu hanımına açtı, kadın, “Hayır, vallahi olmaz! Allah Rasulü kızımız için bula bula Cüleybib’i mi buldu! Biz onu nice isteyenlere vermedik” diye karşı çıktı. Kız perdenin gerisinden bunları dinliyordu. Babası ailenin olumsuz kararını haber vermek için Hz. Rasulullah’a (s.a.v) gitmeye hazırlanıyordu; o sırada genç kız yanlarına çıktı ve onlara, şu ayeti okudu: “Allah ve Rasulü bir işe hüküm verdiği zaman, mümin erkek ve kadınların onun aksine bir tercih yapma hakkı yoktur. Kim Allah ve Rasulü’ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.” (Ahzab, 36)

Sonra şöyle dedi: “Ben Allah Rasulü’nün (s.a.v) benim için razı olduğu şeye razıyım ve emrine teslim oldum. Siz Allah Rasulü’nün (s.a.v) emrini geri mi çevirmek istiyorsunuz; eğer o sizin için damat olarak bu adama razı oldu ise beni onunla evlendirin!” Onun bu sözü anne ve babanın aklını başına getirdi ve “Kızımız doğru söylüyor!” dediler. Kızın babası hemen Rasulullah’a (s.a.v) giderek, “Eğer siz kızımızın onunla evlenmesine razı iseniz biz de razıyız” dedi. Efendimiz (s.a.v) “Ben razıyım” buyurdu ve kızı Cüleybib (r.a) ile evlendirdiler.

Rasulullah (s.a.v) daha sonra kızı yanına çağırdı; onu takdir ederek, kendisine rızkının bol ve geçiminin güzel olması için hayır dua etti. Bundan sonra Ensar içinde o kadından daha fazla mal ve hayır sahibi kimse olmadı. Hz. Enes (r.a) der ki: “Ben Medine’de Cüleybib’in hanımından daha fazla hayır yapan ve malından infak eden kimse görmedim.”

Bazen anne-baba kendileri ve çocukları adına ilahi emrin dışında tercihler yapabilir; helal ve hayırlı olanı bırakıp harama yönelebilir. Çocuk farkında olursa bu yanlışa katılmamalı, ayrıca münasip bir dille onları uyarmalı ve kendilerine niçin katılmadığını açıkça söylemelidir. Bazen de insanın nefsi kendisini haram işlere davet eder; aynı şekilde ona da itaat etmemelidir.

Şu kesin olarak bilinsin ki haram işlerde saadet yoktur. Nefsin ilacı, Allah’a ve Rasulü’ne itaattedir. Hayır ve huzur bundadır. Yüce Allah’a razı olanın yüzü güler. Güzel iş, nefsin hoşuna giden değil, alemlerin Rabbi Allah’ın razı olduğudur. Güzellik gönülde ve edepte olursa, devamlı olur. Haram işlerde güzellik ve mutluluk olmaz.

Yüce Yaratıcı’ya isyanı emreden hiç kimseye itaat edilmez. (Hadis-i Şerif)


M. Saki Erol
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ebeveyne-itaatin-olcusu-t27048.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ertuğrul Erkişi - Seni andım dün gece İbn-i Fârid ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.317 saniyede oluşturulmuştur


Ebeveyne itaatin ölçüsüGüncelleme Tarihi: 21/09/19, 16:55 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim