Ehl-i Beyt Okulu - Sahabeler, Ashab-ı Kiram
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.065 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.668 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22917 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ehl-i Beyt Okulu, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1931 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Ehl-i Beyt Okulu}   Okunma sayısı 1931 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Ehl-i Beyt Okulu
« : 13/11/10, 01:02 »
Allah Resûlü’nün (aleyhissalatu vesselam) hane-i saadetlerinin (evlerinin) her biri özel üniversite gibiydi. Annelerimiz Allah Resûlü (a.s.m.) hayatta iken bu üniversitenin en seçkin öğrencileri, o vefat ettikten sonra ise en gözde öğretmenleri olarak ümmete ilim irfan sundu, onları aydınlattılar.

Bu okulun en önemli özelliklerinden biri, her bir annemizin yanında onun vesilesi ile yetişen öğrencilerdi. Bu öğrencilerin çoğu, Ehl-i Beyt okulunda yetişerek sahabelerin en önemli âlimlerinden oldular.

Abdullah b. Ömer, Hz. Hafsa’nın yanında; Abdullah b. Abbas, Hz. Meymune’nin yanında; Ömer b. Ebu Seleme ve kardeşi Zeynep, Ümmü Seleme’nin yanında; Hz. Muaviye, Ümmü Habibe’nin yanında yetişenlerden yalnıza bir kaçıdır (Allah hepsinden razı olsun).

İsterseniz Hz. Meymune (radıyAllahu anha) annemizin yanında yetişen âlimlerin Efendimizle yaşadıkları anılardan bir kaçını birlikte bir daha yaşayalım.

Abdullah b. Abbas -ra- anlatıyor:

“Allah Resûlü (a.s.m.) babama bir deve hediye etmişti. Babam deveyi küçük buldu. Onu benimle Efendimize geri gönderdi. Bana:

—Oğlum! Bunu Allah Resûlü’ne (a.s.m.) götür. Ona: ‘Biz çalışan kişileriz. Eğer yanında daha büyük bir deve varsa onu bize göndersin!’ Dediğimi söyle, dedi. Deveyi alıp yola koyuldum. Eve vardığımda Allah Resûlü (a.s.m.) o sırada Mescid-i Nebevî’deydi. Deveyi bağlayıp Mescid’e gittim. Efendimiz sahabeleri ile oturuyordu. Konuşmaya fırsat olmadan akşam ezanı okundu. Kalkıp namaz kıldık. Allah Resûlü (a.s.m.) akşam namazından sonra mescitten çıkmayıp yatsıya kadar namaz kılmaya devam etti. Namazdan sonra sahabelerden ayrılarak evine yöneldi. Ben de ardından gittim. Ayak sesimi duyunca:

—Kimsin? Diyerek bana döndü.
—Abbas’ın oğluyum.
—Amcamın oğlu? Merhaba Allah Resûlü’nün (a.s.m.) amcasının oğlu! Niçin geldin?
—Babam şu sebeple beni buraya gönderdi.
—Bu saatte mi?
—Daha erken geldim, ancak yanınıza gelemedim.
—Getirdiğin deveyi, zekât develerinin bulunduğu yere bırak.
—Olur, diyerek deveyi emrettiği yere götürdüm.
—Artık geç oldu. Bu geceyi teyzenin yanında geçirmeye ne dersin? Diye sorunca hiç düşünmeden büyük bir sevinçle:

—Olur, dedim. Yanından ayrılarak eve gittim. Teyzem bana akşam yemeği için sofra hazırladı. Yemekten sonra yatmam için hazırlığa başlayan teyzem, bir örtüyü dörde katlayıp yere serdi. Yatağım hazırdı. Ancak yastık yoktu. Teyzeme,
—Başımı sizin yastığınızın bir köşesine koyup yatarım, dedim. Yatarken dediğim gibi başımı onların yastığına koydum. Uyumamaya çalışıyor:

—Gece uyumayıp, Allah Resulü’nün (a.s.m.) ne kadar namaz kıldığını saymalıyım, diye içimden geçiriyordum. Gecenin bir kısmı geçtikten sonra Allah Resûlü (a.s.m.) hücre-i saadetlerine teşrif buyurdular. O sırada ben uzanmış yatıyordum. Allah Resûlü (a.s.m.) eşine:

—Ey Meymune! Diye seslendi. Teyzem:
—Buyur, dedi. (Oda karanlık olduğu için) Efendimiz:
—Kız kardeşinin oğlu geldi mi?
—Evet, işte burada!
—Yanında bir şey var mıydı? Ona bir şey verdin mi?
—Söylediğinizi yaptım.
—Yatağını hazırladın mı?
—Evet!

Bundan sonra teyzemin üzerindeki örtünün ucundan tuttu. Onu üzerine örtüp yanına yattı. Örtü her ikisinin üzerini de kaplıyordu. Allah Resûlü (a.s.m.) başını yastığa koyduktan bir süre sonra uyumaya başladı. Uyku sesini duyuyordum. İçimden; “Ayık değil, uyudu. Gece namaz kılmadı” diye geçiriyordum.

Gecenin üçte biri geçince Allah Resûlü (a.s.m.) kalkıp misvakını aldı, dişlerini fırçaladı. Yataktan misvakın dişlerine sürerken çıkardığı sesi duyuyordum. Bu sırada “Şüphesiz ki göklerin ve yerin yaratılışında, gece gündüzün birbiri ardından gelmesinde, insanlara fayda veren şeylerle yüklü olarak denizde seyreden gemilerde, Allah’ın gökten indirip de ölü toprağı canlandırdığı suda… birçok delil vardır.”(1) ayetlerini okuyordu.

Misvakı bir kenara koyduktan sonra asılı olan su kırbasına yöneldi. Askısını çözdü. Hemen yerimden kalkıp abdest suyunu dökmek istedim. Ancak yanlış bir şey yapmaktan korkarak bu düşünceden vazgeçtim. Abdest aldıktan sonra mescide gitti. Dört rekât namaz kıldı. Her rekâtta 50 ayet uzunluğunda Kur’an okudu. Rükû ve secdede uzun süre durarak namazını tamamladı. Namazdan sonra yatağa döndü, yatıp uyudu. Bir süre sonra uyumaya başladı. Uyku sesini duyuyordum. Yine içimden; “Uyudu. Artık sabaha kadar kalkıp namaz kılmaz” diye geçiriyordum.

Gece yarısı olunca yeniden kalktı, önceki gibi dişlerini fırçaladı. Abdest alarak mescide gitti. Yine aynı uzunlukta dört rekât namaz kıldı. Namazdan sonra tekrar yatıp uyudu. Ben yine içimden; “Uyudu. Artık sabaha kadar kalkıp namaz kılmaz” diye geçiriyordum.

Gecenin altıda biri ya da daha azı kalmıştı ki Allah Resûlü (a.s.m.) bir daha kalktı. Yine dişlerini fırçaladı. Abdest alıp mescide gitti. Namaza başlayınca Fatiha’dan sonra “Sebbihisme rabbike’l a’lâ” suresini okudu. Rükû secde yaptı. İkinci rekâtta Fatiha’dan sonra Kafirûn suresini okudu. Rükû secdeden sonra, üçüncü rekâtta İhlâs suresini okudu, Kunut dualarından sonra rükû secde yaptı. Namazı bittikten sonra fecir vakti oluncaya kadar bir miktar oturdu. Fecir doğunca bana seslendi.

—Emrine amadeyim buyur Yâ ResûlAllah! Diyerek yerimden fırladım.
—Kalk! VAllahi zaten uyumuyordun, buyurdu.

Kalkıp abdest aldım. Arkasında namaza durdum. Birinci rekâtta Fatiha’dan sonra İhlâs suresini, ikinci rekâtta ise Kafirûn suresini okudu. Namazdan sonra Allah’ı övgü ile anmaya başladı. Övgüsünü şu dua ile tamamladı: ‘Allah’ım! Kalbimde bir nur kıl! Kulağımda bir nur kıl! Gözümde bir nur kıl! Sağımda, solumda, ön ve arka tarafımda benim için bir nur kıl! Nurumu artır, nurumu artır!”(2)

Bir başka geceyi, yine teyzem Hz. Meymune’nin odasında geçirdim. Allah Resûlü (a.s.m.) gece kalkıp dört rekât namaz kıldı. Ardından dört rekât daha kıldı. Sonra yatıp uyudu. Uyandığımda Allah Resûlü (a.s.m.) eşine:

—Çocuğu uyandır! Çocuk kalktı mı? Buyurdu. Teyzem seslenmeden ben hemen abdest alıp Allah Resûlü’nün (a.s.m.) yanına gittim. Arkada sol tarafında namaza durdum. Beni sağ tarafa geçirdi. Sağında namaz kıldım. Namazdan sonra,
—Bu nafile namaz mı? Diye sordum.
—Evet, buyurdu.

   
Sonra sabah namazının iki rekât sünnetini kılıp yattı. Daha sonra kalkıp sabah namazının farzını kılmak için Mescid-i Nebevî’ye gitti.(3)

Efendimizin hücre-i saadetlerinde geçirdiği bir başka gece onun için eşsiz bir lütfa vesile oldu. O gece yine teyzesinin odasındaydı. Efendimizin gece namaza kalkacağını bildiği için ona abdest suyu hazırladı. Allah Resûlü (a.s.m.) gece namazına kalkınca suyun hazır olduğunu gördü. Eşine:

—Abdest suyunu kim hazırladı? Diye sordu.
—Kız kardeşimin oğlu, dedi. Allah Resûlü (a.s.m.) elini omzuma koyarak beni sevdi ve;
—Allah’ım! Onu dinde anlayışlı kıl! Ona tevili öğret! Diye dua buyurdu.(4)

Abdullah Allah Resûlü (a.s.m.) ile geçirdiği bir başka geceyi ile şöyle anlatır:
“Bir gece Allah Resûlü’nün (a.s.m.) yanında yatıyordum. Bir süre uyuduktan sonra kalktı. Su kırbasının yanına gitti. Abdest aldıktan sonra biraz su içti. Kendi kendime dedim ki:

—VAllahi Allah Resûlü (a.s.m.) ne yaptı ise ben de kalkıp aynısını yapacağım. Kalkıp abdest aldım, onun gibi su içtim. Sonra namaz kılmak için arkasına geçtim. Beni fark eden Allah Resûlü (a.s.m.) sağ tarafında hizasına geçmem için işaret etti. Ama ben geçmedim. Namaz bittikten sonra,

—Dediğim gibi yapmanı engelleyen neydi? Niçin hizama gelmedin? Diye sordu.
—Yâ ResûlAllah! Sen benim gözümde çok değerlisin, seninle aynı hizada bulunmayacağım kadar büyük birisin, dedim.
—Allah’ım ona hikmeti öğret! Diye dua buyurdu.”(5)

Yezid b. Esem -ra- anlatıyor

Bir gün teyzem Hz. Meymune’nin yanına gittim. Allah Resûlü’nün (a.s.m.) namazgâhına varıp orada namaz kılmaya başladım. Ben namazda iken Allah Resûlü (a.s.m.) içeri girdi. Teyzem benim orda olmamdan dolayı çok utandı:

—Yâ ResûlAllah! Şu çocuğa bakar mısın ne kadar gösteriş yapıyor? Diyerek ortamı yumuşatmaya çalıştı. Efendimiz:

—Çocuğu bırak! İyi bir şeyi yaparak gösteriş yapmak, kötülük yaparak gösteriş yapmaktan daha iyidir, buyurdu.

Biraz yaramaz bir çocuktum. Bir gün iki çocuk ile kavga ettim. Beni döveceklerini anlayınca teyzem Hz. Meymune’nin evine kaçtım. Hemen gidip namazgâhta namaz kılmaya başladım. Hz. Meymune’nin yanında hanımlar vardı. Beni görünce:

—Şu yaramaza baksana ne yapıyor? Dediler. Hz. Meymune:
—Onu kendi hâline bırakın iyilikler âdetlerle başlar, dedi.(6)

Berze hatunun oğlu olan Yezid b. Esem genelde Suffe’de kalır. Bazen geceyi teyzesinin yanında geçirirdi. Bu gecelerden birini şöyle anlatır: “Bir gece teyzem Hz. Meymune’de kaldım. Gece olunca sahura kalktık. Fecir olduğunu sandım. Korkarak teyzeme haber verdim. Teyzem: ‘Daha vakit var, yaklaş yiyip iç’ Dedi.”(7)

Ziyad b. Abdullah -ra- anlatıyor

“Hilaloğulları ile birlikte Medine’ye Allah Resûlü’ne (a.s.m.) biat etmeye geldim. Şehre girince doğruca teyzem Hz. Meymune’nin yanına gittim. Evde iken Allah Resûlü (a.s.m.) geldi. Beni tanımıyordu. Evde yabancı bir erkek görünce bundan rahatsız oldu, geri döndü. Hz. Meymune hemen müdahale etti:

—Yâ ResûlAllah! O benim kız kardeşimin oğludur, dedi. Allah Resûlü (a.s.m.) içeri girip bana:

—Hoş geldin! Dedi. Fazla durmadı. Namaz için camiye gitti. Ben de onunla birlikte gittim. Öğlen namazıydı. Namazdan sonra beni yanına çağırdı. Elini başıma koyup okşadı. Sonra burnuma dokundu.”

Ziyad ile birlikte Medine’ye gidenler der ki: “Allah Resûlü (a.s.m.) yüzünü okşadıktan sonra Ziyad’dın yüzünden bereket eksik olmadı.”(8)

Abdurrahman b. Saib -ra- anlatıyor

Bir gün teyzem bana:

—Yeğenim! Sana Allah Resûlü’nün (a.s.m.) bana öğrettiği duayı öğreteyim mi? diye sordu.
—Evet, dedim. Şu duayı öğretti:
“Bismillahi urkike vAllahi yeşfike min kulli dâin fîke. İzhebi’l bese Rabbe’n-nas. Veşfi ente’ş-Şafi. La şifae illa ente.”(9)



Dipnotlar: 1-Bakara Sûresi, 2:164. 2-Müslim, Müsâfirîn, 191-199; Buhârî, Edebü’l-Müfred, 696; Taberânî, Mu`cemü’l-Kebîr, 10:334, 12:31, 131; Zerkânî, Şerhu’l-Mevâhib, 4:486. 3-Müslim, Müsâfirîn, 191-199; İbn Mâce, Salât, 180; Taberânî, 10:293, 320, 12:25; İbn Cevzî, Sıfatü’s-Safve, 282. 4-Müslim; Fedâilü’s-Sahabe, 138; Tirmizî; Menâkîb, 42; İbn Mâce, Mukaddime, 166; Taberânî, 12:70; İbn Sa'd, Tabakât, 2:365. 5-İbn Hacer, İsâbe, 4783; Ebû Nu’aym, Hilyetü’l-Evliyâ, 1:315. 6-İbnü'l-Esîr, Üsdü'l-Gâbe, 5521; İbn Manzûr, Muhtasar, 27:323. 7-İbn Sa'd, Tabakât, 7/479; Zehebî, Siyer, 6719. 8-İbn Hacer, İsâbe, 2857. 9-Müsned, 6:332.


Abdullah Kara - Dr. Elif Hilal Kara
Gülistan Dergisi

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ehli-beyt-okulu-t24130.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...

Çevrimdışı Ağla Gözlerim

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 371
  • Konu: 0
  • Derviş: 6035
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Ehl-i Beyt Okulu
« Cevapla #1 : 13/11/10, 04:26 »
 X:01


Bu Yolda En Büyük Makam Ve En Büyük iş, Kötü Huyu Iyi Huya Dönüştürmektir .."

_Tezkiretü'l-Evliya

yazık hemide ne yazık

Çevrimdışı Şekerlik

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 778
  • Konu: 136
  • Derviş: 17204
  • Teşekkür: 99
Yeni: Ehl-i Beyt Okulu
« Cevapla #2 : 22/04/15, 19:16 »
 
 


Kerem et bir busecik bastığın topraktan. Dökülsün hasret yaprağı aşk ağacından. Baki.


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

İstanbul'da okul servislerine zam yok Mektûbât-ı Rabbâni 41.Mektup ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.226 saniyede oluşturulmuştur


Ehl-i Beyt OkuluGüncelleme Tarihi: 15/12/19, 13:40 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim