Erkeğin hanımı üzerindeki hakları nelerdir? - Ailem
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.052 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.595 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 2 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Erkeğin hanımı üzerindeki hakları nelerdir?, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2145 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Erkeğin hanımı üzerindeki hakları nelerdir?}   Okunma sayısı 2145 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18


Erkeğin hanımı üzerindeki hakları nelerdir?



Erkeğin hanımı üzerinde hakkı çoktur. Kadın kocası ile iyi geçinmelidir!

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:
(Kadının cihâdı, kocası ile iyi geçinmektir.) [Taberânî]

Bir kadın, kocasını güzel karşılar, güzel sözler söyleyerek hoşnutluğunu kazanmaya çalışırdı.
Peyamber aleyhisselâm, kadının bu hareketinden dolayı kocasına buyurdu ki:

(Hanımına selâm söyle, yarı şehid sevâbına kavuştuğunu haber ver!) [Şir'a]

Kadınların Cennete girmeleri erkeklere göre daha kolaydır.

(Kadın, beş vakit namazı kılar, orucunu tutar, kendini yabancılardan korur ve
kocasına muti olursa, Cennete girer.) [İbni Hibbân]


Erkeğini râzı eden kadın için korku yoktur:

Kadına zînet eşyâsı mubâhtır. Zînet almak için kocasını müşkül duruma düşürmemeli,
yabancılara zînetlerini göstermemelidir! Böyle olunca zînetleri Cennete girmelerine ma'nî olmaz.

(Cennette kadınların az olduğunu gördüm. Sebebini sordum.
"Onları altın ve zînet eşyâsı meşgûl etti." dediler.) [İ. Ahmed]


Kocasına, elinden geldiği kadar güler yüzlü davranıp, sevgi göstermeli, dili ile de onu incitmemelidir.

(Kıyâmette Allahü teâlâ, kocasına dili ile eziyet eden kadının dilini 70 arşın uzun yapıp,
 boynuna dolar. Kocasına kötü gözle bakan kadını da başı kesik ve bedeni parçalanmış hâle çevirir.)
[Şir'a]


(Senden ne gördüm) diyerek küfrân-ı ni'mette bulunmamalıdır!

(Eğer kocalarına karşı küfrân-ı ni'mette bulunmasalar, namaz kılanlar hemen cennete girerdi.) [Şir'a]

(Cehennem halkının ekseriyetini kadınların teşkil ettiğini gördüm.
Sebebi de, çok la'net ederler ve kocalarına karış küfrân-ı ni'mette bulunurlar.) [Buhârî]


Kocasına bir iyilik yapmışsa, başına kakmamalıdır. Yeme ve giyme gibi husûslarda kocasını üzmemeli,
yapamıyacağı şeyi ondan istememelidir! Kocasının şerefini korumalı, her işte onun rızâsını kazanıp
gönlünü hoş etmeye çalışmalıdır!

(Kocanın hanımı üzerindeki hakkı, benim sizin üzerinizdeki hakkım gibidir.
O hâlde kocasının hakkını gözetmiyen, Allah'ın hakkını gözetmemiş olur.) [Şir'a]


Kadın, kocasını üzmemelidir.

Birgün Hz. Fâtıma, ağlıyarak babasının huzûruna geldi.
Resûlullah buyurdu ki:

- Yâ Fâtıma, niçin ağlıyorsun?

- Kasıtsız söylediğim bir sözden Ali bana kızdı. Özür diledim. Fakat onu üzdüğüm için ağlıyorum.

- Kızım, bilmez misin, Allahü teâlânın rızâsı kocanın rızâsına bağlıdır. Ne mutlu o kadına ki
dâima kocasının rızâsını arar, kocası ondan râzı olur. Kadınlar için en üstün ibâdet, kocasına itâ'attir.
Erkek, hanımından râzı olunca, o kadın istediği kapıdan Cennete girmeye hak kazanır. Kocasını üzen
kadın, onu râzı edinceye kadar, Allahü teâlânın la'netinde olur.) [R. Nâsıhîn]



Konu Adresi: http://www.dervisler.net/erkegin-hanimi-uzerindeki-haklari-nelerdir-t7830.0.html



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Erkeğin hanımı üzerindeki hakları nelerdir?
« Cevapla #1 : 18/01/09, 02:02 »

"Erkekler kadınlar üzerinde yönetici (kavvâm) dırlar. Çünkü Allah kimini kiminden üstün kılmıştır
 ve çünkü erkekler (kadınlara) mallarından harcamaktadırlar" (en-Nisa, 4/34).

"İyi kadınlar; gönülden boyun eğenler ve Allah'ın korunmasını emrettiğini kocasının bulunmadığı
zamanlarda koruyanlardır... " (en-Nisa, 4/34).


Kadınlar kocalarına karşı itaatli ve saygılı olmalıdırlar ki koca da aile içerisinde gereği gibi
vazifelerini yapabilsin. Kadın meşru şartlarda kocasına itaat etmekle mükelleftir. Ayrıca
yaptığı ev işleri ve çocuk yetiştirme ise kadının takvasını artıran hususlardır.

Çünkü İslâm böyle bir sorumluluğu kadına şart koşmamış, teşvik ederek
Allah'ın rızasını kazanacaklarını bildirmiştir.

Erkekler kadınlardan, kadınlarda bulunmayan bazı doğal nitelik ve güçlere sahip oldukları için
 üstündürler. Yoksa bu onların şeref ve fazîlet bakımından üstün oldukları anlamına gelmez
(Mevdûdî, Tefhimu'l Kur'an, I, İstanbul 1986, s. 317, 318).


"Kadın beş vakit namazını kılar, yılda bir ay orucunu tutar, ırzını korur ve
kocasına itaat ederse cennet kapıları ona açıktır" (Buhârî, Miskat, II, 202).


Yalnız buradaki itaat Allah'ın emirleri çerçevesinde olacağından kocanın bunu hiçe sayması
durumunda kadının kocasına karşı itaatı gerekmez. Çünkü Allah'a itaat, kocaya itaatten önce gelir.

Ailede karı-koca arasında karşılıklı tatmin gerekli olan bir ihtiyaç olduğundan her iki tarafın
bunu gözardı etmesi doğru değildir. Normal hallerde kadın kocasının bu durumunu bilmeli ve
ona karşı saygılı olmalıdır.

İslâm yaradılış bakımından kadın ve erkeğin eşit olduğunu savunur. Erkek-kadın eşitliğinde
dünyaya ait cezalarda da fark bulunmaz. Kadına karşı işlenen suçlarla, erkeğe karşı işlenen
suçların cezası aynıdır.

Mirasta kadının erkeğin yarısı kadar hisse alması kadını küçültücü bir hareket olmadığı gibi
eşitsizlik de değildir. İslâm'ın kadına bakışı ve erkeğin onun işlerini çekip çevirmekle yükümlü oluşu,
evliliğinden önce gerekli harcamaları yapma görevini kadının velisine vermiş olması, evliliğinden
 sonra ise bu harcamaları kocasına yüklemiş olduğu hususu bilindiğinde, Allah'ın bu konuda
ne gibi bir hikmet murad ettiği açıkça anlaşılır.

Kadın, almış olduğu mirastan erkeğe sadece gönül rızası ile olanın dışında
hiç bir şey harcamamakta serbesttir.

 Buna karşılık erkek, her durumda harcamak görevi ile yükümlüdür.

Böylelikle kadın miras almakla birlikte ona el de sürmeyebilmektedir
(İbrahim Cemal, a.g.e. s. 485).


Allahu Teâlâ kadını evin sahibesi olarak yaratmıştır. Erkek ailenin geçimini sağlamak,
mal kazanmakla görevli olduğu gibi, kadın da bu malları evin işlerini gereken şekilde yürütmek
 üzere harcamakla yükümlüdür. Çünkü kadın, kocasının evinin çobanıdır.

Bunun dışında İslâm, evin dışında kalan görevlerin hiçbirinde kadını yükümlü tutmaz.

Kur'an "Ve evlerinizde oturunuz" (el-Ahzâb, 33/33) âyetiyle kadını
evinde oturmaya teşvik etmiştir.

Ancak bazı hallerde kadının evin dışına çıkması gerekebilir. Meselâ; kadının işlerini görüp gözetecek
erkeğin bulunmaması, yahut ailenin içinde bulunduğu sıkıntılar dolayısıyla evin dışında çalışmak
zorunda kalması, erkeğin geçim sıkıntısı içerisinde bulunması, hasta olması, geçimi sağlamaktan
âciz olması bu türden şart ve durumlarla karşı karşıya kalınması halinde İslâm hukukunda
bir genişlik ve bir çıkar yol sözkonusudur.

"Allah, siz kadınlara ihtiyaçlarınız için dışarı çıkmanıza izin vermiştir. (Buhârî-Müslim).

Ancak bütün bunlara karşın içinde bulunduğumuz koşullarda ne kadar İslâmî ölçülere uyarsa uysun
müslüman bir kadın çarşıda-sokakta, iş hayatında kötülerin gözünden kendini koruyamamaktadır.
O bakımdan geçimi zor şartlar içerisinde olsa da kadınlar sokaklardan uzak olmalıdır.

İslâm kadına evinde görev vererek, çalışma problemini ortadan kaldırmaktadır.

İslâm, harem ve selâmda ihanete uğrayan insan ruhunu aynı anda kurtaracaktır.

(Seyyid Kutub, İslâm Kapitalizm Çatışması, İstanbul 1988, s. 129; Ayrıca bk. Said Havva, İslâm, terc. Said Şimşek, Ankara ts., s. 197 vd; İbrahim Cemal, a.g.e. s. 481 vd; Mustafa Sibai, Kadının Yeri, İstanbul 1988, s. 57 vd.; Abdullah Nasuh Ulvan, İslâmda Aile Eğitimi, I, s. 221 vd.; Ömer Ferruh, İslâm Aile Hukuku terc. Yusuf Ziya Kavakcı, İstanbul 1976, s. 228 vd; Hz. Peygamber ve Aile Hayatı, Komisyon, İstanbul 1989, s. 171 vd.; M. Ali Haşimi, Kur'an ve Sünnette Müslüman Şahsiyeti, terc. Resul Tosun, İstanbul 1988, s. 63 vd.).Naci YENGİN


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı turab

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 275
  • Konu: 93
  • Derviş: 2817
  • Teşekkür: 1
Erkeğin Karısı Üzerindeki Hakları
« Cevapla #2 : 07/09/09, 09:56 »
Erkeğin Karısı Üzerindeki Hakları
Bu mevzuda söylenebilecek olan sözün özü sudur:
Nikâh bir çesit bagliliktir; Kad:n erkegin canyesidir. Buna göre kadin, kocasinin; mâhiyeti günâh olmayan her emrine kayitsiz - sartsiz olarak uymak zorundadir. Erkegin haklarina saygi gösterilmesi konusunda bir çok hadisler vardir.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kocasi kendisinden hosnut bir halde ölen kadin. Cennet'e girer.»
Peygamber'imiz zamaninda adamin biri bir yolculuga çikarken karisina evin üst katindan alt katina inmemesini tembih eder. Kadinin babasi alt katta oturmaktadir. Adam hastalanir. Kadin birini Peygamber'imize göndererek evin alt katina inip babasini görmeye izin ister. Peygamber'imiz «Kocanin emrine uy» diye haber gönderir. Bu orada kadinin babasi ölür. Kadin yine alt kata inmek için Peygamberimizden izin ister. Peygamber'imiz tekrar «Kocanin emrine uy» diye haber gönderir. Kadinin babasi topraga verildikten sonra Peygamber'imiz ona, kocasinin emrine uydugu için Allah'in, babasini afvettiginî bildirir.
ERKEGIN KARISI ÜZERINDEKI KAKLARI:
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
"Kadin, farz namazlarini kilinca. Ramazan Orucunu tutunca, irzini koruyunca ve kocasinin emrine uyunca, Rabb'in Cennetine girer."
Görülüyor ki. Peygamber'imiz kocanin emrine uymayi. Islâm'in temel sartlan ile birlikte zikretmistir.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Hâmile olan, çocuk doguran, çocuk emziren ve çocuklarina sefkatle bakan kadinlar, eger kocalarina itaatsizlik etmezlerse, namaz kilanlari Cennete girer.»
Peygamber'imiz
«Bana Cehennem gösterildi. Cehennemliklerin çogunu kadmlarin meydana getirdigini gördüm.» buyurdu. Kadinlar «Ne yüzden ya Rasûlallah diye sordular. Peygamber'imiz «Cok lanet okuduklari ve iyi geçimli kocalarina karsi nankörlük ettikleri için» diye cevap verdi.
Diger bir hadiste Peygamberimiz
«Cennet bana gösterilince oradakilerin arasinda kadinlarin azinlikta oldugunu gördüm. «Kadinlar nerede?» diye sorunca Cebrail (A.S.) Bana: «Altin ve parlak boyalar onlari alakoydu» diye cevap verdi.»
Hz. Ayse buyurur ki:
«Bir gün evlilik çagma Varmis gene bir kiz Peygamberimize gelerek «Yâ Rasülallah
evlenmekten korkuyorum, kocanin kadin üzerindeki haklari nelerdir?» diye sordu. Peygamber'imiz de ona
«Eger onun vücudu tepeden tirnaga irin olsa da onu dilin ile yalayip temizlesen yine hakkini ödeyemezsin» diye cevap verdi.
Genç kiz bunun üzerine «O halde evlenmeyeyim mi» diye sordu. Peygamberimiz
«Hayir, ne münâsebet, evlen, çünki o daha hayirlidir» diye cevap verdi.
Ibni Abbâs buyurur ki;
«Hasam kabilesinden bir kadin Peygamber'imize gelerek
«Yâ Rasülallah ben dul bir kadinim, evlenmek istiyorum, koca haklari nelerdir» diye sordu. Peygamber'imiz ona su cevabi verdi:
«— Kocanin karisi üzerindeki baslica haklan sunlardir:
1 — Kocasi kadin ile yatmak isteyince kadin deve sirtinda bile olsa onu reddetmemelidir.
2 — Kocasinin evinden, onun iznini almadan hiç bir sey vermemesidir, eger verirse sevabi kocasinin, günâhi onun olur.
3 — Kocasinin iznini almadan nafile oruç tutmamasidir. Eger tutarsa sâdece açtik ve susuzluk çekmis olur, hiç bir sevabi olmaz.
4 — Eger kocasindan izinsiz, evden çikarsa eve dönünceye veya yaptigina tevbe edinceye kadar melekler ona lanet eder.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Bir insanin diger insana secde etmesini emretseydim, karisi üzerindeki hakkinin öneminden dolayi, kadinin kocasina secde etmesini emrederdim.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kadinin Rabb'inin Rizâsi'na en yakin durumu evinin dört duvari arasinda bulundugu zamandir. Evinin dört duvari arasinda kildigi namaz, camide kilacagi namazdan, odasinda kildigi namaz, evinin diger her hangi bir yerinde kilacagi namazdan ve iç odasinda kilacagi namaz, odasinda kilacagi namazdan daha faziletlidir.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kadin avrettir. Disariya çikinca onu seytan gözetler.»
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kadinin on tane avret yeri vardir. Evlenince kocasi bir avret yerini, ölünce toprak bütün avret yerlerini örter.»
Buna göre erkegin esi üzerinde bir çok haklari verdir. Baslicalars ikidir.
Biri namusunu korumak ve örtmek» öbürü de ihtiyaci disinda kocasindan bir talebde bulunmamasi ve onu haram yollar ile kazanç saglamaktan alakoymasidir.
Ilk müslüman kadinlarin hâlleri böyle idi. Kadinlar kocalarini ve kizlar babalarini disariya ugurlarlarken onlara «Sakin haram kazançlara sapma. Biz açlik ve sikintiya dayaniriz, ama cehenneme kazanamayiz» derlerdi.
Ilk müslümanlardan bir erkek, bir yolculuga niyetlenir. Komsulari yola çikmasini dogru bulmazlar. Karisina «Kocanin yolculuga çikmasina niye razi oluyorsun? Halbuki sana nafaka birakmadi» derler. Kadin komsularina su cevabi verir. «Kocami bildim bileli rizik verici olarak degil, yiyici olarak tanidim. Benim rizkimi veren Rabbim var. Simdi yiyici gidiyor, fakat riziklandirici bakîdir.»
Ismail'in kizi Râbia Hatun Ahmed ibni Ebül Havariye evlilik teklif eder. Fakat Ahmed ibadet ile mesgul oldugu için: «Ben, kendi halim ile mesgul oldugumdan kadinlara karsi arzu duymuyorum.» diyerek bu teklife yanasmaz.
Râbia' da ona «Ben de kendi hâlimle senden daha mesgulüm. Cinsî arzum yok. Fakat kocamdan bana yüklü bir miras kaldi. Bu mali din kardeslerine dagitarak senin vasitan ile sâlihleri tanimak ve kendime Allah'a giden bir yol hazirlamak istedim» diye cevap verdi.
Râbia'nin bu cevabi üzerine Ahmed «Hocama danisayim» dedi ve Ebû Süleyman-üd Daranî'ye gitti: (Hadisenin devamini Ahmed'den dinleyelim):
Hocam; «Dostlarimizdan kim evlendi ise bozuldu» diyerek daha önce evlenmeme karsi çikardi. Fakat, Râbia'nin söyledigi sözleri duyuna« bana «Onun ile evlen, çünkü o bir Allah Dostudur. Bu söz siddiklarin söyleyebilecegi bir sözdür.» dedi.
Râbia ile evlendim. Evimizde kerpiçten bir bölme vardi. Yemekten sonra hemen çikmak isteyenlerin el yikamasi yüzünden yikildi. Yemekten sonra ellerini sabunla yikayanlar buna dahil degildir, üzerine üç sefer evlendim. O bana helâlinden yedirir, güzel kokular sürer ve «Simdi haydi öbür eslerinin yanina kuvvetli olarak git» derdi.
Sam'li olan bu Râbia. Basrali Râbia-ül Adeviye'ye benzerdi.
Kadinin kocasina karsi olan vazifelerinden birisi de, malini israf etmemesi, daha dogrusu onu korumasidir.
Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:
«— Kadinin, kocasinin iznini almaksizin onun evinden yiyecek bir sey vermesi helâl degildir. Sadece bozulmasindan endise edilebilecek sulu yemek müstesna. Eger kocasinin izni ile yemek yedirirse kocasinin mükâfati kadar mükâfat kazanir. Eger onun iznini almaksizin yemek verirse, mükâfati Kocasinin, günâhi ise kendisinin üzerine olur.»
Kadinin ana - babasina düsen vazifeler de vardir. Bunlarin en önemlisi kizlarina kocasi ile iyi geçinmeyi ögretmeleridir. Nitekim, bildirildigine göre. Haricet-ül Ferazî'nn kizi Esma, kizini evlendirirken ona söyle der:
«Sen içinde yetistigin yuvadan çikip tanimadigin bir yataga giriyor ve bilmedigin bir arkadasa variyorsun.
Sen ona yer ol ki, o da sana gök olsun. Sen ona dösek ol ki, o da sana direk olsun. Sen ona köle ol ki, o da sana kul olsun. Onu hic bir zaman gücendirme ki
, seni üzmesin. Ondan uzak kalma ki, seni unutmasin. Sana sokulursa sen de ona yaklas. Senden kaçarsa, sen de ondan uzak dur. Burnunu, kulagini ve gözünü muhafaza et, senden yalniz güzel koku alsin, sadece güzel söz duysun ve sirf güzel sey görsün.»
Sâirin biri karisina söyle seslenir:
«Kusurlarimi görmezlikten gel kî. Sevgimin devamliligini
saglayasin.
Kizdigim zaman beni daha da öfkelendirecek söz söyleme.
Tef çalar gibi isin aslini ögrenmeden beni tefe koyma.
Çünki isin iç yüzünün ne oldugunu bilemezsin.
Arzuna kapilip asiri sekilde yakinma ki.
Kalbim senden uzaklasir, cünki kalbler degisir.
Benim görüsüme göre sevgi ve sikinti bir kalbde biraraya gelirse.
Sevgi durmaz, gider.»


Kaynak:   MÜKÂŞEFETÜ'L-KULÛB  (kalplerin kesfi)
Yazar   :   İMÂM-I GAZALÎ



BİLİYORSAN KONUS İLİM ALSİNLAR BİLMİYORSAN SUS ADAM SANSİNLAR


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sofiler arasında kimse kimseye küs ve dargın kalmasın... Amellerimiz tartılacak ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.125 saniyede oluşturulmuştur


Erkeğin hanımı üzerindeki hakları nelerdir?Güncelleme Tarihi: 20/10/19, 12:21 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim