Esma binti Ebu Bekir (r.a) - Sahabeler, Ashab-ı Kiram
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22886 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Esma binti Ebu Bekir (r.a) , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2209 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Esma binti Ebu Bekir (r.a) }   Okunma sayısı 2209 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Esma binti Ebu Bekir (r.a)
« : 30/06/11, 03:18 »

“İki kuşak sahibi” Esma binti Ebubekir (r.a)

Hicretten yirmi yedi yıl önce, 595’te Mekke’de doğan ve Hz. Aişe (r.a) ile baba bir kardeş olan Hz. Esma’nın (r.a) adı ilk defa hicret hazırlıklarının sürdüğü dönemde ön plana çıkar. Efendimiz (s.a.v) kendisine hicret emri geldiğinde meseleyi konuşmak için Hz. Ebu Bekir’in (r.a) evine gider ve sadık dostu ile yalnız görüşmek ister. Hz. Ebu Bekir ise yanlarında bulunan kızları Aişe ve Esma’nın sır saklamayı bildiklerini söyleyerek onların yanında konuşabileceklerini belirtir. Bunun üzerine Efendimiz (s.a.v) söze başlar, kendisine hicret emri geldiğini ve yol arkadaşı olarak da Hz. Ebu Bekir’i seçtiğini anlatır.

Efendimiz’in sözlerinin ardından Hz. Esma ve Hz. Aişe yol hazırlıklarına başlarlar. Çetin geçeceği belli olan bu yolculukta ihtiyaçlarını karşılamaları için deriden bir torbaya azık koyar, bir kırbaya da su doldururlar. Fakat kapların ağzını bağlamak için ip bulamazlar. Bunun üzerine Hz. Esma belindeki çok sevdiği kuşağını hiç tereddütsüz çıkarır ve ikiye bölerek kapların ağzını bağlar. Hz. Esma’nın bu davranışından hayli memnun olan Efendimiz (s.a.v) ona “Allah bu kuşağın karşılığında cennette sana iki kuşak versin” diye dua eder. Bu hadisenin ardından Hz. Esma’nın lakabı “Zatü’n-Nitâkeyn” yani “iki kuşak sahibi” olmuştur.

Hicret esnasında her türlü fedakarlığı yapan ve yolculuğun güvenli bir şekilde gerçekleşmesi için çırpınan Esma (r.a) hicretten sonra da Ebu Cehil’in karşısında büyük bir cesaret sergilemiştir. Kureyşli bir grupla beraber Hz. Ebu Bekir’in evine gelen Ebu Cehil hiddetle Esma’ya babasının nerede olduğunu sorduğunda korkusuzca “Bilmiyorum” diye yanıtlar. İbn-i Hişam’ın (I,487) ve Taberi’nin (II,379) kitaplarından yapılan nakle göre; bu yanıt üzerine Ebu Cehil ona şiddetli bir tokat atar. Öyle ki; bu tokat Hz. Esma’nın küpelerinin yere düşmesine sebep olur.

Hicretin ardından Hz. Ebu Bekir (r.a) ve Efendimiz (s.a.v) Mekke’ye adam göndererek aile fertlerinden geride kalanları Medine’ye getirtirler. O zamanlar hamile olan Hz. Esma da yolcular arasında bulunmaktadır ve çetin bir yolculuğun ardından Kuba’ya vardıklarında Abdullah b. Zübeyr’i (r.a) dünyaya getirir. Bu kutlu bebek muhacirler için iki ayrı sevinç kaynağı olur. Çünkü Abdullah b. Zübeyr, muhacirlerin Medine’de doğan ilk çocuklarıdır. Bunun yanında o sıralarda “Yahudilerin Medine’ye göç eden Müslümanlara büyü yaptıkları ve Müslümanların bir daha çocuklarının olmayacağı, böylece nesillerinin tükeneceği” şeklindeki söylentilerin asılsız olduğu ortaya çıkar.


Eline geçeni biriktirmeden dağıtır


Son derece fedakar bir kadın olan Hz. Esma (r.a) rüya tabirinde de mahirdir. Bu ilmi babası Hz. Ebu Bekir’den (r.a) öğrenmiştir. En belirgin özelliği ise pek çok sahabi gibi çok cömert olmasıdır. Bu özelliği hakkında oğlu Abdullah b. Zübeyr (r.a) annesi ve teyzesi kadar cömert iki insan görmediğini, teyzesi Aişe’nin eline geçenleri biriktirip dağıttığını, annesi Esma’nın ise eline geçen şeyleri hiç biriktirmeden hemen dağıttığını nakleder. (Buhari, el-Edebü’l-müfred s.106)

Hz. Esma (r.a) dini konularda çok iradeli ve hassastır. Cahiliye devrinde babasından boşanan ve daha sonra da İslam’ı kabul etmeyen annesi Kuteyle yıllar sonra kendisini ziyarete geldiğinde, Müslüman olmadığını düşünerek onu eve alma konusunda tereddüt eder. Bu durum Efendimiz’e (s.a.v) ulaştırılınca “Allah din uğrunda sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmayan kimselere iyilik etmenizi ve onlara karşı adil davranmanızı yasaklamaz. Doğrusu Allah adil olanları sever” (Mümtehine, 8) ayeti nazil olur. Böylece Hz. Esma annesini eve alır ve özlemini giderir.

Hicretin ilk yıllarında Müslümanlar birçok mali sıkıntıyla mücadele etmek zorunda kalır. Hz. Esma’nın (r.a) ailesi de bu sıkıntıyı çekenlerden olur. Evlerine 5 km uzaklıkta bir hurma bahçelerinden başka varlıkları yoktur. Hz. Esma evin ve bahçenin tüm işleriyle kendi ilgilenmiştir. Bir gün sırtında hurma taşırken yolda Hz. Peygamber ile karşılaşır. Efendimiz (s.a.v) Esma’ya yükünü taşımasına yardım etmeyi teklif eder. Fakat Esma, Efendimiz’in (s.a.v) yorulmasına razı olmaz ve Hz. Ebu Bekir’in (r.a) kendisine hizmetçi bulacağı zamana kadar bu ağır işleri hep yalnız yapar.


“Evladım, şerefinle yaşa, izzetinle öl”


Hz. Esma (r.a) siyasetle ilgilenmeyi pek sevmemiştir. Fakat o hem bir halifenin annesi hem de bir halifenin kızıdır. Kocası hep ön planda olduğu için kendini siyaset ve idareden tamamen soyutlayamaz. Nitekim oğlu Abdullah, Haccac’a teslim olup olmama konusunda yüz yaşındaki annesi Esma’nın fikrine müracat eder.

Esma’nın oğluna o zaman aktardığı şu sözler hem edebi bir vesika hem de idarecilere bir öğüt olur adeta: “Evladım, şerefinle yaşa, izzetinle öl; fakat kesinlikle esir düşme! Sen kendini daha iyi bilirsin. Eğer doğru yolda olduğuna ve ona davet ettiğine inanıyorsan yolunda devam et. Çünkü bütün taraftarların bu uğurda öldü. Beni Ümeyye oğullarının boynunla oynamalarına izin verme. Şayet bütün bunları dünya için yapıyorsan sen ne kötü bir kulsun. Bu taktirde kendini de birlikte çarpıştıklarını da helak ettin demektir. Ancak doğru yolda olduğunu, fakat taraftarlarının desteğini çekmesi yüzünden zayıf düştüğünü mazeret olarak ileri sürüyorsan bu ne hür insanların ne de din ehlinin yapacağı bir iştir. Allah aşkına dünyada daha ne kadar kalacaksın? Bu durumda ölmen daha güzeldir” (Taberi, VI, 188). Bu öğütlerin ardından oğlu Abdullah, Allah için Haccac’a karşı gelir ve şehitler kervanına dahil olur. Oğlunun şehit edilmesinden birkaç gün sonra Mekke’de vefat eden Hz. Esma (r.a) kadın sahabiler içinde en geç vefat eden kişidir.

Bir seferinde Hz. Esma (r.a) evde vereceği sadakayı sayarken Efendimiz (s.a.v) onu ziyarete gelmiş ve ona sadakayı saymamasını, sonra Allah’ın da ona sayarak vereceğini belirtmiştir.



Rümeysa OĞUZ
Semerkand Aile
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/esma-binti-ebu-bekir-ra-t27348.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...

Çevrimdışı Kemter

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.602
  • Konu: 298
  • Derviş: 13332
  • Teşekkür: 57
Okundu: Esma binti Ebu Bekir (r.a)
« Cevapla #1 : 28/12/12, 04:33 »
 


Tekbir Davettir,Secde ise Ilan-i ASK...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Var mı bunlar gibisi :)) Neden bu kadar gelecekle ilgileniyorsun... ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.387 saniyede oluşturulmuştur


Esma binti Ebu Bekir (r.a) Güncelleme Tarihi: 21/09/19, 23:14 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim