Evlilikler de Bunalıma Girer - Semerkand Aile
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.065 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.668 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22916 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Evlilikler de Bunalıma Girer, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1891 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Evlilikler de Bunalıma Girer}   Okunma sayısı 1891 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Evlilikler de Bunalıma Girer
« : 12/03/12, 02:58 »
"Aslında hiçbir sorun yok, ama ben yine de bunalıyorum, nefes alamıyorum. Eşim bana çok anlayışlı ve ilgili davranıyor, ama ben sanki huzursuzluk çıkarmaya çabalıyorum...” Bu cümleler size de tanıdık geldi mi? Birçok evliliğin başına en az bir kere gelmesi kaçınılmaz olan bu durum, ne yazık ki fırtına öncesi sessizliğin habercisidir. Eşinin kendisine karşı olabildiğince anlayışlı davrandığını düşünen insan buna rağmen bunaldığını, sebepsiz yere sıkıldığını söylüyorsa kavgaya yelken açıyor demektir.

Çünkü ortada bariz bir sorun görünmezken, ilişkiler güllük gülistanlık sürerken sorun çıkaran insan eşine göre nankördür. Suratını asan, mutsuzluğundan yakınan hanıma yahut beye eşi söylenmeye başlar hemen: “Senin bu yaptığına nankörlük derler, senin için elimden geleni yapıyorum. Akşama kadar çalışıp didiniyorum. Sana anlayışlı olmak için büyük çaba sarf ediyorum. Ama sen durmadan yakınıyorsun. Sorun ne diye sorduğumda ise hiçbir şey yok diyorsun. Öyleyse neden mutlu olamıyorsun?” diye.


Hiçbir Sıkıntı Sebepsiz Değildir


Çoğunlukla görünürde hiçbir problemi olmayan eşler, bu tarz durumlarla karşılaşıyorsa kişisel bunalımların yaşanıyor olabileceğini vurgulayan psikolojik danışman Betül Beyzadeoğlu, bu gibi durumlarda kişinin öz değerlendirme yapmasının oldukça önemli olduğunu vurguluyor. Yani “Ortada bir şey yok, ama benim içim sıkılıyor. Eşimle problemimiz yok ama ben yine de mutsuzum” diyerek sorunu evliliğimize yüklemektense kendimizi yoklamamız, sıkıntımızın kaynağına inmeye çalışmamız ilişkimiz için kurtarıcı nitelik taşıyor. Sıkıntının kaynağına inmekte zorlanan bireylerin kendilerine bir takım sorular sorarak yollarını daha kolay bulacaklarını anlatan Beyzadeoğlu, bu soruları şu şekilde özetliyor:

“Geldiğimiz sürece kadar gerçekten hiç problem yok muydu? Yoksa problemleri algılayış biçimimizde mi bir farklılık var?’ soruları daha öncesinde bizim için önemli olmayan ayrıntıların farkına varmamızı ve sorunlarımızın temeline inmemizi sağlar. Bir başka sorumuz ise ‘Her zamanki şeffaf gözlük neden bugün gri gösteriyor?’ olmalıdır. Bu soru sayesinde eşimiz, çocuklarımız, evliliğimiz vb. dış kaynaklardan çok, iç dünyamızdaki dinamiklerin dolaylı yollardan değiştiğini ve problem kaynağının evliliğimiz değil, iç dünyamız olduğunu algılarız.”


Sorun Sende Değil, Bende!

Yani klişe diye adlandırabileceğimiz “Sorun sende değil, bende” ifadesi hayatımızın belirli dönemlerinde gerçeklik kazanır ve bu cümleyi kendimize bazen sıkça tekrarlamamız gerekir. Aksi takdirde kişisel bunalımımız yahut içimizde büyüttüğümüz küçük meseleler ilişkimiz için tehdit teşkil edebilir. Evliliklerdeki bunalımların çoğu zaman kişisel bunalımların büyümesi neticesinde ortaya çıktığını anlatan psikolojik danışman Betül Beyzadeoğlu bu konuda şunları söylüyor: “Aslında evliliğin bunalımının altında kişilerin bunalımı yatar. Başlangıç noktası bir kişi iken, tutum ve davranışlardaki negatif farklılıklarla, problem diğer kişiye de sıçrar. Bireyler problemin ancak büyüdüğü zaman farkına varabildikleri için, önceki gelişim süreçlerini göz ardı etmektedirler.”

Bunun bir neticesi olarak da çiftler, ilişkilerinde hiç sorun yokken bir anda ortaya çıkıveren problemlere gereğinden fazla tepki verirler. Küçük sorunlar göz ardı edildiğinden ortada bir mesele olunca karşılıklı olarak “Bunda büyütecek ne var, pireyi deve ediyorsun. Sana bir türlü yaranamıyorum. Sen zaten elindeki ile mutlu olmazsın” gibi ifadelerle hem eşimizi incitir ve hem de sorunu körüklemiş oluruz. Halbuki böylesi durumlarda kendimizi dinleyerek o ana ulaşmamıza sebep olan küçük meselelerin halli yoluna gitsek evliliğimizdeki pürüzler de ortadan kalkacaktır.

Kısacası işin özü karşılıklı anlayıştan geçmektedir. İnsan hayatının her döneminde aynı ölçüde mutlu ve huzurlu olamaz. Zaten normal olan da inişli çıkışlı bir duygu dünyasına sahip olmaktır. Fakat insan kendinin farkına varır, eşler ilişkilerinde karşılıklı özveri gösterirse, küçük meseleler daha büyümeden çözüm yoluna gidilirse; evlilikler de sağlam temelli olur. Bir mesele olduğunda bunu sineye çekmek, tabiri caizse her türlü olayı yutup oturmak eşlerin psikolojisini alt üst edecektir. Unutulmamalıdır ki bireyler sağlıklı olmazsa ilişkiler de hastalıklı olur. Bu sebeple uygun zeminde ve doğru zamanda kırgınlık ve kızgınlık sebepleri muhakkak dile getirilmelidir. Hem bu sayede büyük kavgaların da önüne geçilmiş olur.


Sorunları Halletmek İçin Güzel Niyet Ve Olumlu Yaklaşım

Tüm çabalarımıza rağmen ilişkilerimizde yaşanan gerginliklerin muhakkak olacağına değinen psikolojik danışman Betül Beyzadeoğlu, bu gerilimlerin büyük kavgalara dönüşmesini engellemek için takınmamız gereken tutumu şu şekilde özetliyor: “Hangi alanda olursa olsun bireyler arası problemlerin çözümü sağlıklı iletişimden geçer. Karşımızdaki kişinin davranışlarını kendi zihnimizdeki şablonlara göre adlandırmak yerine, kişiyle sağlıklı iletişim kurmaya çalışmalıyız. Evlilikte karşılaşılan problemlerde beş temel öğe karı-koca bütünlüğüyle beraber incelenmelidir:

• Eşlerin birbirlerini sevgi ve saygıyla algılayabilmeleri
• Duygusal doyum
• Etkin iletişim
• Benimsenen rollerin uyum ve uzlaşma içinde olması (annelik, babalık vb. rollerde gereken destek)
• Eşler arası etkileşimin miktarı (paylaşım alanları)

Bu durumlarla ilgili değerlendirme yapılırken, karşılıklı suçlama yerine daha yapıcı, çözüm odaklı, kişiyi değil davranışı ele alarak iletişim kurulmalıdır. Önemsenmesi gerek bir diğer nokta ise çözüm odaklı bu görüşmeye başlamadan önce niyetlerimizi kontrol etmektir. Eşimizi yenmek, onun bize iyi davranmasını sağlamak mı (vesilelere boğulmak), yoksa dünya misafirhanesinde asıl amaç olan rıza dahilinde yuvamızı daha mutlu kılmak mı (amaç yolunda gayret)? Niyetimizi de hem bireysel hem beraber kontrol ettikten sonra önerdiğimiz maddelerle ilgili çözüm yolları geliştirebiliriz.”



Rümeysa DURAK

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/evlilikler-de-bunalima-girer-t30117.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...

Çevrimdışı Mostar

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 891
  • Konu: 21
  • Derviş: 3265
  • Teşekkür: 3
Okundu: Evlilikler de Bunalıma Girer
« Cevapla #1 : 13/03/12, 11:07 »
Allah(cc)razı  olsun. :X06


RABBİMİZ " Soracak : " BEN Hep Seninleydim , Ya Sen Kulum Kiminleydin ???

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.587
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 365
Okundu: Evlilikler de Bunalıma Girer
« Cevapla #2 : 19/03/12, 23:51 »


Allah razı olsun

 :X06


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Kim dersiniz ? Bir Bilgi Kaynağı Olarak Kalp... ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.12 saniyede oluşturulmuştur


Evlilikler de Bunalıma GirerGüncelleme Tarihi: 15/12/19, 08:41 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim