Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen! - Diyar-ı Menzil'den
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.552 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen! , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 13188 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{ Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen! }   Okunma sayısı 13188 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı H Kenan

  • Üye
  • **
  • İleti: 59
  • Konu: 2
  • Derviş: 1024
  • Teşekkür: 0
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #15 : 11/10/08, 11:44 »

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/ey-gavs-i-sani-ks-den-suphelenen-t5067.15.html



ataş yanmayınca duman mı tüter

Çevrimdışı sakrax

  • Üye
  • **
  • İleti: 76
  • Konu: 18
  • Derviş: 8
  • Teşekkür: 0
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #16 : 11/10/08, 15:45 »
“ Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen! Farzet ki,Gavs ı Sani (ks)  yok.( Var ya )
 Bizim inancımız var. Farzet ki senin dediğin gibi  Gavs ı Sani (ks)  den süpheleniyorum  aslı yok.
Senin dediğin çıkarsa, o zaman ben bu yaptıklarımdan ne kaybederim.
 Namaz kılıyorum, dinimin emrini yerine getiriyorum, oruç tutuyorum.
 Bunlar benim kulluk vazifemdir. Allah cc dostudur Muhabbet besliyorum Gavs ı Sanı (ks) ye Bundan dünyada hiçbir zarar görmüyorum. Ahirette bir zararım olur mu, ne dersin?

Peki ben sana soruyorum ya dogruysa ? X:04

 :X001



Çevrimdışı oysaki

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 326
  • Konu: 148
  • Derviş: 1447
  • Teşekkür: 2
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #17 : 11/11/08, 07:37 »
evet inanmayanlara soyleyecek tek sozumuz Ya Varsa?   oyle insanlara bizlerin bol bol dua etmesi ve yasantimizla ornek olarak onlarin sevgisiyle .onlarin bize guzel ornek olmasi ile hayatimiza yon verdigimizi gostermemiz gerekli...


Görmeden sevebilsem seni üveysi gibi
Aşkınla yok olabilsem anlasam Veyseli!

Çevrimdışı kayip_yolcu

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 15
  • Konu: 1
  • Derviş: 2374
  • Teşekkür: 0
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #18 : 18/11/08, 02:42 »
!!Bunlar benim kulluk vazifemdir.  cc dostudur Muhabbet besliyorum Gavs ı Sanı (ks) ye Bundan dünyada hiçbir zarar görmüyorum. Ahirette bir zararım olur mu, ne dersin?''
Kıymetli Sofilerim,ben aranıza yeni katılmış bir kardeşinizim.Yazılanları idrak edebilecek durumdayız inşaAllah.Rabbim kalbinizi ferah eylesin inşaAllah.Allah dostları,Resullahın dediği gibi gökteki yıldızlar gibidir,etrafını aydınlatır.Birkimsenin evliya olup olmadığını anlamak istersen ona bir bak yeter.bakdığın kişi sana Allahı hatırlatıyorsa,Resullahı ve sünneti yaşıyorsa kalbiniz mütmail olsun.Allahın veli kullarında Allahın sevdiği herşey vardır.Yukarıdaki soruya gelince namaz kıldım oruç tuttum bunlar kulluk vazifemdir diyor,Allah dostlarını sevdiğinizi söylüyorsunuz.Bundan ahirette ne zararınız olacak bilakis sizler bizler menfeatli olacağız.Allahın sevdiği kişileri sevmek onların yolunda gitmek,amellerimizi güzelleştir,kalbimizde nurun bir an önce tamamlanmasına vesile olur.Allah dostlarından ne bu dünyada nede ahirette kimseye zarar gelmez.Ahirette herkes sevdiğiyle beraber olacak.ne mutlu ki böyle Allahın dostluğuna nail olmuş mübareklere yakın olabilmek,onların eşiğinde olmak,ne mutlu ki onların dostluğuna sevgisine nail olabilmek....Salih kişilerle haşr neşr olunuz.


Bazı insanlar ise bedenı ıle evliyadan çok uzakta bulunur.fakat kalbı  cc rizasına aşiktr,ihlas üzere yaşar.
veliler okimseyi tanır ve severler halbukı okımse evliyayı hiç görmemiştir.
 Gavs-i Sani

Çevrimdışı Sehl

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.912
  • Konu: 208
  • Derviş: 2261
  • Teşekkür: 16
    • Gönül Hanesi..
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #19 : 18/11/08, 05:53 »
Kurbanlar kardeşler bu işler gerçekten hidayete bağlı ister inan ister inanma o gerçek dostunu bulmuş Allahın kemaline ermiş kimseyede ihtiyacı yok asıl bizim GAVS'a ihtiyacımız var.

Asıl biz gerçek bir kul olabildikmi diye inanmaya ihtiyacımız var biz allaha layıkmıyız acaba inanmayan kaybeder bölesine bir nimeti kaçırdığı için ya ne büyük bişey yaa koskoca Allah ın dostu olmuş Gavs makamı almış bir veli karşımızda ve hayatta ve biz bide bu konuda şüphelere düşücez öle mii vah vah.. o inanmayanlara ozaman ne mutlu bize elhamdulillah ya rabbi bize dostunun yoluna varmayı nasip ettin çok şükür Allah'a işte bu yolun sırrı nedir nefsi öldürmek şeytanı yenebilmek işte o inanmayanlar şeytanın vesveseleriyle malup oluyolar..

Şunu unutmayın inanmayan kardeş.....

Mürşidi Olmayanın Mürşidi Şeytandır...

İnsan başka bir memlekete gidince dil bilmez yol bilmez işte orda rehber lazım dimi.. çünkü o rehber yol gösterecek anlamadığın dili çevirecek ee böylece sana kolaylık olacak dimii..

İşte sen bu dünyadaki rehberi bulduğun an sana herşey kolay olacak yetmedi ahrettede yardımcın olacak

Bu nimete kavuşun kalbiniz mütmain olsun çok şükür biz kavuştuk kıymetinide biliyoruz elhamdulillah Allah Gavs-ı sani den razı olsun (k.s)  :X06  :X06



Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #20 : 18/11/08, 12:16 »
inanmayan bu siteye ugramaz...
Buna sizmi karar veriyorsunuz?
Rabbim hidayet versin deriz...
“İçinizden, insanları hayra çağıracak, iyiliği emredecek, kötülükten alıkoyacak bir topluluk bulunsun. İşte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Âl-i İmran: 104)

“Gözlerinizin hor ve hâkir gördüğü mümin kimseler için, Allah onlara hiçbir hayır vermeyecektir diyemem. Özlerinde olanı daha iyi bilen Allah’tır.

Bunu söylediğim takdirde mutlaka ben de zâlimlerden olurum.” (Hud: 31)

"(Ey Muhammed       !) Bundan dolayı sen çağrıya devam et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heva ve heveslerine uyma ve şöyle de: “Ben Allah’ın indirdiği her kitaba inandım ve aranızda adaleti gerçekleştirmekle emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Bizimle sizin aranızda tartışılacak bir şey yoktur. Allah hepimizi bir araya toplayacaktır. Dönüş de ancak O’nadır.”(şûra-15)




"""Kur'ân-ı Kerim'de kalbe nisbet edilen (626) ve genelde "şüphe" diye tercüme edilen reyb kavramı, esasen nefse bir ızdırap ve kuşku vermek mânasına gelen bir mastar iken, örf-i lügatte bu ızdıraba başlıca sebep olan şüphe anlamında kullanılmıştır (627).
 Şekk ise herhangi bir şey hakkında kesin bilgi ve kanaate ulaşamamak ve bu sebeple kararsızlığa düşüp ortada kalmaktır. Diğer bir ifadeyle bir şeyin lehinde ve aleyhinde eşit derecede bir yaklaşım sergilemektir (628).
Bu iki yaklaşımdan birisi tercih edilip diğeri de tamamen terkedilmezse "zan", ) , terkedilirse "zann-ı galip" oluşur (629).
Reyb, şekke yakın ve fazla olarak "sû-i zan" gibi bir töhmet mânasını da ihtiva eder. Fakat asıl mânası şüphe ve kuşku, yani kuşkulu şüphedir (630).
Reyb kelimesi, iç huzursuzluğuna sebebiyet vermeleri bakımından "rüzgâr" ve "ihtiyaç" anlamında da kullanılmıştır (631).
        Felsefe dilinde iki türlü şüpheden sözedilir: Descartes'te (v. 1650) olduğu gibi bir metod olarak şüphe, bilim alanında olduğu gibi deneyle doğrulanamayan bütün varsayımlara karşı tutulan fikrî şüphe. Fransız düşünürü Descartes, gerçeğe varabilmek için önce her şeyden şüphe etmek gerektiğini ileri sürmüş ve şüpheyi bir araştırma usulü olarak kullanmıştır. Esasen şüphecilik (septisizm) felsefî bir ekoldür ve tarih boyunca taraftarları ve karşıtları bulunagelmiştir. Şüphecilik bir hastalık olarak da belirebilir. Bu patolojik şüpheye patolojik ruhbilimde "şüphe deliliği" adı verilir (632).
Kalbin olumsuz yönelişleri başlığı altında zikrettiğimiz şüphe, gerçeğe ulaşmak için bir metod olarak tanımlanan şüphe değil, kuru bir inattan kaynaklanan ve şüphe perdesi altında gizlenip cehalete kapı aralayan şüphedir. Kur'ân bu şüphenin anlamsızlığını sıkça vurgular ve inkarcıların zaman zaman şüpheyi kendilerine kalkan yaptıklarına telmihte bulunur. Meselâ kendilerini tevhide çağıran Hz. Salih'e müşrikler şu karşılığı verir: "Ey Salih! Sen, bundan önce aramızda (fikir bakımından) ümit bağlanan bir kimseydin; şimdi babalarımızın taptıklarına bizi tapmaktan men mi ediyorsun? Doğrusu bizi çağırdığın şeyden tam bir şüphe içindeyiz" (Hûd 11/62).
Görüldüğü gibi müşriklerin şüpheleri, bir tefekküre dayanan metotlu, bir dereceye kadar haklı bir şüphe değildir. Hatta daha önce pek güvendikleri bir şahsın söylediğine taraftar olmaları normal olarak beklenirdi. Fakat gelenek sebebiyle bırakamadıkları şirke, şüphe bahanesini bulmuşlardır. Nuh, Ad, Semûd topluluklarının ve onlardan sonra gelen inkarcıların davranışlarını bildiren şu âyet de delilsiz şüpheye güzel bir örnektir: "...Onlara resulleri açık delillerle geldiler. Fakat (müşrikler) ellerini ağızlarına götürüp: "Biz sizinle gönderileni inkar ettik! Bizi çağırdığın şeyden de tam bir şüphe içindeyiz, dediler" (İbrahim Sûresi 14/9).
Şayet bu şüphe sahipleri, ilmî bir anlayışa sahip olsalardı, öncelikle eskiden beri delile dayanmaksızın, bilakis Allah olmayacaklarına her türlü delilin bulunduğu putlar aleyhinde bir şüphe sahibi olmaları gerekirdi. Kendilerine yeni bildirilen şey hakkında ise yeterince düşündükten sonra, şüphe etmeye hak kazanırlardı. Oysa bunların yaptığı tam tersidir: Şüphe etmeksizin eskiye sarılıyorlar, yeniyi ise reddediyorlar (633).
Buradan anlaşılıyor ki inkarcıların şüpheleri, değer verilecek bir şüphe değildir. Bunun bir başka delili de önce "red ve inkar ettiklerini" belirtip arkasından "şüphe içinde olduklarını" ifade etmeleridir (634). ;
                  Şüphe, iman ve teslimiyet gibi dînin ana umdeleriyle hiçbir zaman bağdaşmayacağı için Kur'ân öncelikle şüphelerin izâle edilmesi gereği üzerinde durur (635).
Zira doğruluğu hakkında şüphe edilen herhangi bir konuya iman ve teslimiyetten bahsetmek mümkün değildir. Teslîmiyet olsa bile kalben tam benimsenmediği için ya nifak ya da riyaya sebep olacaktır. Bu ise kalbin hasta olması demektir. Nitekim Kur'ân, hakikatte iman etmedikleri halde dilleriyle iman ettiklerini ifade edenlerin kalblerinde hastalık bulunduğunu beyan etmiştir (636).
                İşte bu sebeple Yüce Allah, elçilerini insanlar arasından en güvenilir kimselerden seçmiş ve bununla da yetinmeyerek verdikleri mesajın doğruluğunu te'yid için onları birçok mucizelerle desteklemiştir. Yine aynı şekilde, Allah, ahiret, yeniden dirilme gibi iman objelerine yönelik şüphelerin bertaraf edilmesi için de enfüsî ve afakî sayısız delillere dikkat çekmiştir. Kalbinde Allah'a, elçisine, gönderilen ilâhî mesaja ve âhirete ait herhangi bir şüphe bulunan kimse gerçekte tam iman etmiş olamayacağından Allah'a, resulüne ve ilâhî ahkâma teslimi de söz konusu olmayacaktır. Nitekim şu âyetler bu gerçeği açık bir şekilde ortaya koymaktadır:
        "Allah'a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla canlarıyla cihad etmekten (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah takva sahiplerini çok iyi bilir. Ancak Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, kalbleri şüpheye düşüp, kuşkulan içinde bocalayanlar senden izin isterler" (et-Tevbe 9/44-45).
        "(Bazı insanlar:) Allah'a ve Peygamber'e inandık ve itaat ettik" diyorlar; ondan sonra da içlerinden bir grup yüz çeviriyor. Bunlar inanmış değillerdir. Onlar aralarında hüküm vermesi için Allah'a ve Peygamber'e çağrıldıklarında, bakarsın ki içlerinden bir kısmı yüz çevirip dönerler. Fakat hak kendi lehlerine ise ona boyun eğip gelirler. Kalblerinde bir hastalık mı var; yoksa şüphe içinde midirler; yahut Allah ve Resulünün kendilerine zulüm ve haksızlık edeceğinden mi korku yorlar? Hayır asıl zalimler kendileridir"(en-Nür 24/47-50).
        Şu ayet de imanla şüphenin bağdaşmadığını vurgular mahiyettedir:
        "Müminler ancak o kimselerdir ki Allah'a ve Resülüne iman eden ve ondan sonra da asla şüpheye düşmeyen, Allah yolunda mallarıyla ve canlarıyla cihad edenlerdir. İşte ("iman ettik" sözlerinde) sadık olanlar onlardır" (eI-Hucur 49/15).
        Şüphe bir iç huzursuzluğudur. Kişiyi âdeta içten içe kemiren bir kurttur. Nitekim müslümanları bölüp parçalamak maksadıyla bir mescid yapan münafıklarla ilgili şu ayet, şüphenin bu yıpratıcı özelliğine işaret etmektedir:
        "Yaptıkları bina, içlerini paralayıp onları tüketinceye kadar kalblerinde bir şüphe ve huzursuzluk kaynağı olmaktan öteye
gitmeyecektir"(et-Tevbe 9/110).

        Netice olarak Kur'an-ı Kerim'de şüphe müminlere değil müşrik, münafık ve inkarcılara izafe edilmiştir. Şüphe edilen objeler ise genelde Allah, resül, kitap ve ahiret unsurlarıdır (637).
           Esasen şüphe, kalbin itmi'nan ve huzura erişmesine manidir. Binaenaleyh selim bir kalb için izalesi zaruridir. Kur'an'da zemmedilen şüphe, kaynağı delilsiz bir inat olan ve aynı zamanda zımnında bir töhmet barındıran şüphedir. Böyle bir şüphenin, kalb için olumsuz bir yöneliş olacağı ise açıktır. Ancak Hz. İbrahim'in "Rabbim ölüleri nasıl dirilttiğini bana göster" (el-Bakara 2/260) talebi gibi temelinde hakikati bütün açıklığıyla tanıma ve bilme niyeti bulunan ve zahiren şüpheye benzeyen tavır ve davranışlar ise zemmedilmemiştir. Hatta imanı yakine erdirme ve içteki vesveselerden kurtulma gayretleri, Hz. Peygamber tarafından "imanın ta kendisi" olarak nitelenmiştir (638).""" 





----------Dr. Âdem Ergül---------
626 Tevbe 9/45, 110.
627 bk. Râğıb, Müfredat, s. 205; Âsım Efendi, Kamus, I, 282-283; Eimalılı, Hak Dini,
164-165.
628 bk. Râğıb, age., s. 265; Cürcânî, Ta'rîfât, s. 128; Âsım Efendi, age., l, 282.
629 Cürcânî, age., s. 128.
630 Elmalılı, age., I, 165
631 Âsım Efendi, age., l, 283.
632 Hançerlioğlu, Orhan, Felsefe Sözlüğü, s. 264-266.
633 Âyetle zikredilen "feraddû" kelimesinin başında geçen "f" harfi, müşriklerin peygamber davetini duyar duymaz reddettiklerini gösteriyor (Alûsî, Rûhu'l-me'âni, XI-II, 194).
634 bk. Yıldırım, Suat, Kur'ân'da Ulûhiyyet, s. 288-289.
635 bk. el-Bakara 2/23; İbrahim 14/10; el-Hacc 22/5.
636 el-Bakara 2/8-10.
637 Mesela bk. el-Bakara 2/23
638 Müslim, iman


Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı *vuslat*

  • Üye
  • **
  • İleti: 72
  • Konu: 4
  • Derviş: 543
  • Teşekkür: 0
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #21 : 18/11/08, 12:19 »
Hadi farzedin ben yeni sofiyim. Bunu okuyup bende süpheye düsersem. Hani olur ya. Vebali size mi bana mi?

Bunun bahsi bile geçmemeli bu sitede.


konuyu okur okumaz aklıma gelenleri siz yazmışsınız..Allah razı olsun..
şüphesi olan varmıdır ki acep bu sitede  X:03
nefsin ve şeytanın oyunu nerden gelir bilinmez..
Allah muhafaza bu yazıyı okuyup bi anlık bi soru işareti ne kadar zarar verir hesap edebilir miyiz?





Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.700
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #22 : 18/11/08, 13:40 »
Biz bu konunun yoruma açık bırakılıp fikirler oluşturulması için açıldığını düşünüyoruz.
Kopyala-yapıştır çalışmalarının dışında fikir üretimi için güzel bir konu bizce.
Konuyu açan kardeşimizin de şüphesi olduğunu düşünmüyorum açıkçası, buradaki sofi kardeşlerimizin de öyle.
Kabul ettiğiniz değerleri savunmak kimseye zarar vermez. Aksini iddia edenler yok mu hayatta, onlara cevap niteliğinde yazabilirsiniz.
Gayet yoruma açık. Baki muhabbetle.. :X06 X:33X



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Münhâsır

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 303
  • Konu: 5
  • Derviş: 1386
  • Teşekkür: 0
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #23 : 18/11/08, 18:46 »
"Muhalif" i olmayanın Mürşidliğinden şüphe ediniz !!!
Hiç bir Allah (c.c) dostu yoktur ki , düşmanı , karşısında olanı olmasın !!!



Çevrimdışı bilal_yilan

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 235
  • Konu: 51
  • Derviş: 495
  • Teşekkür: 2
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #24 : 19/11/08, 09:32 »
Hadi farzedin ben yeni sofiyim. Bunu okuyup bende süpheye düsersem. Hani olur ya. Vebali size mi bana mi?

Bunun bahsi bile geçmemeli bu sitede.
  :X32 :X213X :X213X kesinlikle doğru şüphe kelimesi kalkmalı kelimeyi duymak bile bizi yakıyor....şüpheden Allah'a c.c. sığınırız... :ağla: :ağla: :ağla:


Bu suçlarla tartarsa beni Rahman...
Kırılır arza-i mahşerde mizan...

Çevrimdışı talibetün

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 12
  • Konu: 1
  • Derviş: 759
  • Teşekkür: 0
Ynt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #25 : 19/11/08, 10:13 »
" Akıl göze sünnet-i seniye sürmesini sürmezse manayı göremez..."

Tevbe:
Bir Allah dostuna bende olmaya karar veren kişi niyetini doğru belirlemezse elbette şüpheye düşer veya şüphe ona düşer. Kişi itiraf edecek önce hasta olduğunu...Kendine itiraf edecek . İtiraf ve istiğfarsız pişmanlık surette kalır, aslı olmaz. Tevbede; itiraf  ve istiğfar yoksa mürşide bağlanmakta surette kalır. Tevbenin olmazsa olmazı itiraf ve istiğfardır.

İnabe:
Mürşi-i Kamil'e intisabtır. Ben pişmanım deyipte bir mürşide bağlanmayan vebaldedir. Hastayım deyip doktora gitmeyen kişi gibi...Bu alemde sebeplere yapışmamız emredilmiş çünkü.

Evbe:
Şeytan ve şeytanlaşmış insanların, sağdan ve soldan saldırıları karşısında onları önemsemeden, dosdoğru sülukta sübut etmektir.

Hakiki tevbe evbeye varmadıkça olmaz. Kalbimizde bir şüphe meydana geliyorsa dönüp kendimize bakmamız ve eksik bıraktıklarımızı tamamlamamız gerekir. 

Rabbim dünya ve ahirette Sadattan ayırmasın...

 



"Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur."

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Yanıt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #26 : 22/03/09, 17:42 »
münkirlerin olması O(k.s.a)'nun bir Allah(c.c) dostu olduğunu ortaya koyar.İkincisi o kişidir ki, görüldüğünde Allah(c.c)'ı hatırlatırlar.Yine de şüphe var mı?Vesselam...



Çevrimdışı neziri

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 12
  • Konu: 0
  • Derviş: 287
  • Teşekkür: 0
Yanıt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #27 : 22/03/09, 19:31 »
 c.c. Dostunda tecelli eder. Tecelligâh-ı İlâhîdir. Tecellîler tadılır; tadılanlar anlatılarak aktarılamazdır... Yüce 'ın varlığının, birliğinin, azamet yüceliğinin ve varlıklarına olan sevgisinin en önemli delîli ve en canlı şahidi evliyalardır....ilahi rabim dostlarının muhabetinden bizi ayırmasın


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Yanıt: Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen!
« Cevapla #28 : 22/03/09, 23:41 »
Şüphe varsa teslimiyet olmaz!
Şeksiz şüphesiz; varlığına, gavslığına, evliyalığına, dostluğuna, mürşitliğine, şahitliğine, kefilliğine İMAN EDİYORUM!!!


Amenna ve Sadakna

Nefs şeytan uğraşabilir bu konuda.Çünkü büyük-küçük hiçbir kazanç sağlamasini istemez insanin.Böyle şeylere hiç takilmamali.Herkes önce bi eski hayatini gözden geçirsin ve birde şimdi ki durumunu.Ne gördünüz ? Dağlar kadar fark var öyle değil mi ?

Gavsimizi Ziyaret edip geldikten sonra İnsanda değişen huylarin bazilari ;

Eskiden ağzinda küfür olanin ,  şimdi ağzindan Dua eksilmiyor

Eskiden dilinde yalan giybet iftira olanin , şimdi dilinde Allah lafzi eksilmiyor

Eskiden kalbi haramlara meillenenin , şimdi Kalbi Allah korkusu - sevgisiyle doluyor

Eskiden elinde İçki şişeleriyle gezenin , şimdi elinden Tesbihi eksilmiyor

Eskiden İnsanlara iylik etmekten yüz çeviren , şimdi Hizmetten hizmete koşuyor

ve daha bir çok örnekleri var bunlarin.Herkes kendince yaşiyor ve görüyor da.İşte en büyük keramet bu değilmi?İnsan 360 derece dönüyor tabiri caizse.(Kusur işlediysem yazimda affola)


� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Güven çok ince bir çizgidir. Mutluluk Ayrintilarda Gizlidir ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.281 saniyede oluşturulmuştur


Ey Gavs ı Sani (ks) den süphelenen! Güncelleme Tarihi: 23/08/19, 08:20 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim