Eylül 2007 105.Sayı - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.899 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22965 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Eylül 2007 105.Sayı, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1671 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Eylül 2007 105.Sayı}   Okunma sayısı 1671 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Eylül 2007 105.Sayı
« : 18/03/12, 18:33 »
Kûtu’l-Kulûb’dan

Eser Hakkında:

Kûtu'l-Kulûb, 10. asrın meşhur alim ve sûfilerinden Ebu Talib el-Mekkî’nin meşhur eseridir. Eser, Ehli Sünnet tasavvufun temel kitaplarından biri niteliğindedir. Tefsir, hadis, fıkıh gibi ilimlerin yanında, kendisinden önce yaşamış büyük sûfilerin görüşlerini de ihtiva eder.

NEFS MUHASEBESİ

"Biz, kıyamet günü için, adalet terazileri kurarız. Artık kimseye hiçbir şekilde haksızlık edilmez. Yapılan iş, bir hardal tanesi kadar küçük dahi olsa, onu hesaba getiririz. Hesap gören olarak biz herkese yeteriz." (Enbiya, 47)

"O gün insanlar, amellerini görmeleri (ve karşılığını almaları) için, grup grup kabirlerinden çıkarlar." (Zilzal, 6)

Hz. Ömer r.a. şöyle demiştir:

“Nefsinizi hesaba çekilmeden önce hesaba çekin. Amelleriniz mizanda tartılmadan önce onları siz (vicdanınızda) tartın. Allah'a arz olacağınız büyük hesap günü için kendinizi (salih amellerinizle) süsleyin. "Hepiniz ilâhi huzura arz olunursunuz. Sizin hiçbir şeyiniz gizli kalmaz." (Hâkka, 18) ayetini unutmayın. Şüphesiz kendilerini dünyada muhasebe edenler için ahiret hesabı kolay olacaktır. Dünyada ölçülü ve sorumlu yaşayanların, mizandaki sevapları ağır gelecektir. Sadece gerçeğin tartılacağı bir terazinin ağır gelmesi kesindir."

ŞÜPHELİLERDEN UZAK DURMAK

"Sana şüphe veren şeyi bırak, şüphe vermeyenle amel et. Günah, kalbin yönetip üzerinde durduğu şeydir." (Buharî, Büyu’ 3; Tirmizî, Kıyâme 60; Nesaî, Kudât 11)

Bunun anlamı şudur: Söz ve fiil olarak şüphe ettiğin şeyi bırak; çünkü onu bırakmakta, selamet ve kazanç vardır. Onun yerine, faziletinden ve selametinden kesin emin olduğun işi yap. Kalbine doğan, ama benimsemediğin işleri yapma. Çünkü bu, günahtır. Az bile olsa bundan kaçın.

MUHASEBE NASIL YAPILIR?

Muhasebe şu şekilde yapılır: Kulun kalbine bir düşünce geldiği zaman, işin başında hemen durup düşünür. Eğer akla gelen şey Allah'a ait bir niyet, karar, azim, fiil ve gayret olup, kulu Allah Tealâ'ya sevk ederse, o Allah için, Allah'a ait ve Allah yolunda bir düşünce demektir. Bu durumda o düşünceyi tasdik eder ve gereğini yerine getirirsin. Eğer kalbe gelen düşünce dünyevî bir arzu veya nefsin kötü arzularından kaynaklanan yahut insan tabiatının gereği olan gaşetten ileri gelen bir düşünce ise, onu reddeder ve kalbinden silmek için gayret edersin.

GERÇEĞE UYANIŞ

Rasulullah s.a.v. Efendimiz şöyle buyurdu:

"Ey insanlar! Sanki dünyada ölüm bizden başkasına yazılmış, sanki ibadet etmek bizden başkasına gerekliymiş, sanki öldüğünü ilan ettiğimiz ölüler, sefere çıkıp kısa bir süre sonra aramıza dönecek gibi onları kabirlerine yerleştiriyor ve miraslarını yiyoruz. Sanki onlardan sonra biz sonsuza dek kalacağız gibi bütün öğüt veren şeyleri unuttuk. Bütün musibetlerden emin mi olduk?

Kendi kusuruyla meşguliyeti, onu başkalarının ayıplarıyla ilgilenmekten alıkoyan, harama bulaşmadan kazandığı malından infak eden, fakir ve miskinlere merhamet eden, fıkıh ve hikmet ehliyle beraber olan kimselere müjdeler olsun!

Yine nefsinin kibrini kıran, ahlâkını güzelleştiren, içini ıslah eden ve insanlara da kötülüğünü bulaştırmayan kimselere de müjdeler olsun!

Aynı şekilde ilmiyle amel eden, malının fazla olanını hayra sarf eden, dilini ihtiyaç olmayan boş konuşmalardan tutan, sünnetle yetinip bid’atlara bulaşmayan kimseye de müjdeler olsun."

(Ebu Nuaym, Hilye, 3/202; Bezzâr, el-Müsned, nr. 3225; İbn Asakir, Tarih, 58/250-253)

BÜYÜK TAVSİYE

Hz. Ebû Bekir r.a. vefatına yakın şu tavsiyelerde bulunmuştur:

“Hak ağırdır, uygulaması zordur ama sonu hoştur.Bâtıl ise hafiftir, kolaydır, ama sonu kötüdür.

Şüphesiz, Allah'ın gündüz yapılacak bir takım emirleri var ki, onları gece kabul etmez. Yine, O'nun için gece yapılacak bir takım ibadetler var ki, bunların da gündüz yapılmasını kabul etmez.

Sen insanların hepsine adaletle muamele etsen de sadece birine zulmetsen, neticede bu zulüm sana dönüp gelir.

Benim bu vasiyetimi tutarsan sana ölümden daha sevimli bir şey olmaz. O mutlaka sana gelecektir. Ama vasiyetimi zayi edersen, bu sefer sana ölümden daha sevimsiz bir şey olmaz. Ama sen ölümün gelmesine engel
olamazsın.”

KURTULUŞ KAPISININ ANAHTARI

Hakk’a uymak, nefsin kötü arzularına karşı durmakla olur. Kurtuluş bundadır. Çünkü nefsin kötü arzusuna uymada fesat ve bozulma vardır. Sabır işin kıvamı olup, sabır oranında kâr ve hayır elde edilir.

Yaratıklara merhamet etmek ve acımak, Yüce Yaratıcı’nın rahmet kapısıdır, güzel ahlâkın anahtarıdır. Herkes hakkında güzel düşünce ve kalbin kurtuluşu bu ahlâkla bulunur.

Bu anlatılanlar, Ashab-ı Kiram'ın sıfatlarıdır



Takdire Rıza Hali

Hz. Ali r.a. şöyle demiştir:

“Sahip olduğun dünyalıklar seni çok sevindirmesin. Elden kaçırdığın şey de seni fazla üzmesin. Sevincin, yapıp ortaya koyduğun salih amellerle olsun. Üzüntün ise yapamadığın vazifelere, ihmal ettiğin
ibadetlere karşı olsun. Meşguliyetin ahiretin, gayretin ölümden sonrası için hazırlık olsun.

Nice uzak görülen şeyler vardır ki aslında çok yakındır. Garip, sevdiği kimsesi olmayan kimsedir. Samimi arkadaş, sana gıyabında sadakat gösterendir. Kötü zan seni sevdiğin dostundan uzaklaştırmasın. Kerem ve cömertlik ne güzel ahlâktır! Hayâ, güzel olan her şeye götüren bir sebeptir. En sağlam tutamak takvadır. Şüphesiz, senin faydana olan dünyalıklar, ancak ahiretini ıslah edip düzelttiğin şeylerdir.

Rızık iki kısma ayrılır: Biri senin aradığın rızık, diğeri ise seni arayan rızık. Bu öyle bir rızıktır ki, sen ona gitmezsen bile o sana gelir. Olan olaylara bak, olacaklar hakkında sonuçlar çıkar. Çünkü işler birbirine benzer.”




Ali KAYA



Konu Adresi: http://www.dervisler.net/eylul-2007-105sayi-t30258.0.html




Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Okundu: Eylül 2007 105.Sayı
« Cevapla #1 : 18/03/12, 22:59 »
Allah c.c razı olsun.. XgülllX




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Değer verilir mi?Bilinir mi? Tık Tık - Merhaba Canlar! ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.102 saniyede oluşturulmuştur


Eylül 2007 105.SayıGüncelleme Tarihi: 27/05/20, 20:06 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim