Eyvah Çocuğum Korkak - Ailem
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.053 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.598 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22897 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Eyvah Çocuğum Korkak, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1635 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Eyvah Çocuğum Korkak}   Okunma sayısı 1635 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Eyvah Çocuğum Korkak
« : 08/01/12, 03:15 »
Hiçbir anne-baba, çocuklarının korkak, huzursuz ve güvensiz bir kişilik geliştirmelerini istemez. Ama bunun için nasıl davranılacağını, nelerden kaçınılması gerektiğini pek az önemserler.
 
Yaşadığımız dünya, çocuk için bilinmeyenlerle doludur. Bilmedikleri, tanımadıkları her şey onları ürkütür. Algıları henüz dış dünyaya tamamen yönelmemiş yeni doğan bebeklerde bile içgüdüsel olarak korku vardır. Birkaç aylık bir bebeğin gürültü duyduğunda ya da düşmek üzereyken gösterdiği korku dolu tepkiyi hepimiz biliriz. 

Korku duygusu çocukluğun bütün aşamalarında vardır. Tanıması yıllarını alacak bir dünyada yaşamaktadırlar. Her yeni şey, keşif zevki verebileceği gibi yeni korkuların nedeni de olabilir. Çocuklarda korkunun doğal olduğunu bilmek, onun korkak oluşunu engelleme noktasında yeterli değildir. Önemli olan korkuların beslenmemesi ve doğal bir süreç içinde ortadan kaldırılmasına çalışılmasıdır. Çocuğun zihinsel ve fiziksel yetenekleri arttıkça ve dünyayı daha iyi tanır hale geldikçe korkuların azalması beklenir. Ancak azalmıyorsa annebabanın kendi tavır ve davranışlarını, çocukla olan ilişkilerini tekrar gözden geçirmeleri gerekmektedir.

Korku Nasıl Yerleşir?

Büyüklerin yanlış davranışları çocukların içgüdüsel korkularla olan mücadelelerinden yenik çıkmalarına, dolayısıyla korkuların çocuğun sonraki yıllarına da yansımasına neden olur. Yine korkuların önemli bir kısmının, çocuğa büyükler tarafından kazandırıldığını unutmayalım. 

Hiç bir anne-baba, çocuklarının korkak, huzursuz ve güvensiz bir kişilik geliştirmelerini istemez. Ama bunun için nasıl davranılacağını, nelerden kaçınılması gerektiğini pek az önemserler. Öncelikle çocuklarımızı hangi sözcüklerle terbiye etmeye çalıştığımızı gözden geçirmeliyiz. Bir çocukla, özellikle de yaramaz, atak ve hırçın bir çocukla uğraşmak bazen çok zordur.

Uyuma, yemek yeme, tuvalet alışkanlığı kazandırma, çocuğu zararlı eşyalardan uzak tutma, genellikle bir sorun haline gelmektedir. Böyle durumlarda anne-babalar en kolay ve kestirme yolu seçerek onu korkutmayı tercih ederler. “Uyumazsan seni öcü alır, götürür” ya da “yemeği yemezsen seni dilenciye veririm” gibi ürkütücü, çocuğun korkularını besleyici tehdit cümlelerinin kullanılmadığı kaç aile vardır? 

Çocukla o an yaşadığımız sorunu halletmek için başvurduğumuz bu tarz davranışlar onu derinden etkiler, yaralar ve korkularını artırır. Bir müddet sonra odasına yalnız giremeyen, yalnız uyuyamayan, her gölgeyi kendisini cezalandırmaya gelen öcü olarak algılayan, uykusunda karabasanlar, kâbuslar gören bir çocukla karşılaşırız. Böyle bir çocuk, eğer gerekli önlemler alınarak korkularını aşamazsa, okul çağında da yakın olsa bile okuluna yalnız gidemeyecek, arkadaşlarına uyum sağlayamayacak, bildiklerini cesaretle söyleyemeyeceği için başarılı olamayacaktır.

Anneden Ayrı Kalma, Korkuyu Artırıyor

Çocuğu herhangi bir davranıştan men etmek için sıkça başvurulan yollardan biri de onun anneye olan düşkünlüğünden yararlanmaktır. Anneler bunaldıkça çocuklarına “beni bir daha göremezsin”, “ölürüm” ya da “bırakıp giderim” gibi tehditlerle onları dizginlemeye çalışırlar. Ve çocuk, gerçekten annenin kendisini bırakıp gideceğine ya da öleceğine inanır. Bu korkuya kendisini öylesine kaptırır ki, anne uyuduğunda ya da hastalanıp yattığında oyunu bırakır ve bütün dikkatiyle annesini gözlemeye başlar. “Sadece uyuyorsun, ölmedin değil mi?” gibi sorularla onu kendince kontrol eder.

Anneden ayrı kalma korkusu bir çocukta zaten mevcuttur. Bu korkuyu, ona güven vererek yenmesine yardımcı olunmalıdır. Tam aksine bir de annesiz kalmakla tehdit edildiğinde durumun vehameti artar ve çocuğun dünyasında yıkımlar meydana getirir. Aşırı derecede anneye düşkünlük ve hiç bir işini onsuz yapamayacağı duygusu gelişir. 

Annesinden sıkça ayrı kalan çocuklar da benzer korkulara eğilimlidirler. Bu nedenle çocuk, keyfi bir şekilde anneden ayrı kalmamalıdır. Çalışan anneler de evdeki vakitlerini mümkün olduğunca çocuklarına ayırarak bu olumsuzluğu telâfi etme yoluna gidebilirler. Bildiğimiz gibi çocukluğun ilk üç yılının anneyle birlikte geçirilmesi eğitim açısından büyük önem taşıyor.

Korkak Anne, Korkak Çocuk Demektir


Korkutulmadıkları, tehdit edilmedikleri halde aşırı çekingen, korkak çocuklar da vardır. Anne, çocuğun duygu dünyasını gerçek dışı umacı, öcü gibi unsurlarla örselememiştir ama yine de korkak bir çocuğa sahiptir. Aslında böyle bir sorun, çocukla ilgili bir çok sorunlarda olduğu gibi çocuğun ebeveyni taklit etmesi sonucu ortaya çıkar. Yani anne-baba korkularını çocuğa farkında olmadan aşılamaktadırlar.

Yalnızca eğiten bir anne değil, böcek gördüğünde avazı çıktığı kadar bağıran, yanına köpek yaklaştığında  korkudan ne yapacağını şaşıran bir anne de çocuğu tarafından gözlenip taklit edilmektedir. Karanlıktan korkan bir anne, “çocuğum neden yalnız yatamıyor?” sorusunu önce kendisine sormalıdır. 

Yetişkin insan korkuları olmayan insan değildir. Ama herhangi bir şeyden korkmamak elimizde değilse, bunu çocuğa sezdirmeme gayreti içinde olmalıyız. Gökgürültüsünden korkuyor olabiliriz. Fakat sürekli duymadığı bu sesi zaten kaygı ve ürküntüyle dinleyen çocuğa bir de kendi korkumuzu yansıtmamalıyız.


Titizlik, Her Zaman İyi Değildir

Çocuklarına aşırı düşkünlük gösteren, onları her türlü tehlikeden korumak için daima kontrol altında tutan anneler de çocuklarına korku aşılarlar. Çocuklar gerçekten kontrole muhtaçtırlar. Ancak bunu abartarak arkadaşlarıyla oyunlarını sürekli denetleyen ya da hastalık kapar endişesiyle başkalarıyla oynamasına izin vermeyen, daima dizinin dibinde oturtan bir anne, aşırı duyarlı, endişe ve panikler yaşayan güvensiz bir çocuk yetiştirdiğini bilmelidir.

Korkulardan korkulmamalıdır. Önemli olan. çocuğun kendisine güven duygusunu geliştirerek korkularını yenmesine yardımcı olmaktır.


Ulviye İmamoğlu
Semerkand Dergisi – Mart,1999

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/eyvah-cocugum-korkak-t29478.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ayakkıbalırınızı Giyerken Silkeleyiniz! Deneyin bakalım olacak mı? ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.282 saniyede oluşturulmuştur


Eyvah Çocuğum KorkakGüncelleme Tarihi: 21/10/19, 17:06 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim