Fatih’in Denize Kurdurduğu Köprü - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.051 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.592 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Fatih’in Denize Kurdurduğu Köprü, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1795 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Fatih’in Denize Kurdurduğu Köprü}   Okunma sayısı 1795 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.734
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Fatih’in Denize Kurdurduğu Köprü
« : 15/07/11, 21:18 »
Fatih’in Denize Kurdurduğu Köprü

Her yıl 29 Mayıs’ta İstanbul’un fethi çeşitli etkinliklerle kutlanıyor, bir çağı kapatıp başka bir çağı başlattığı kabul edilen bu tarihî olay üzerinde uzun uzadıya konuşuluyor. Yalnız bu konuşmalar bilinen bazı gerçeklerin tekrarından öteye pek de gitmiyor. Bir örnek olarak Fatih’in dehasını göstermesi bakımından Bizans’ın güçlü surlarını yıkabilmek için dönemin en büyük toplarını döktürmesi ya da Bizanslıların Haliç’i kalın bir zincirle gemi girişine kapatmaları karşısında gemileri Dolmabahçe’den Kasımpaşa kıyılarına kadar döşenen kızaklarla karadan denize indirilmesini gösterebiliriz.

Bu iki olay da dönemi içerisinde birer ilk ve gerçekten dahiyane buluşlar. Fakat tarihî kaynaklar daha detaylı incelendiğinde, Fatih’in İstanbul’u fethedebilmek için daha ilginç girişimlerinin olduğunu da görebiliyoruz. Mesela Fatih’in döktürdüğü toplarla vurulan Bizans surlarının Bizanslılar tarafından aynı hızla kapatılması ve Osmanlı ordusunun bir türlü şehre giremeyişine çare olarak Fatih’in Bizans surlarının yüksekliğine sahip devasa tahta kuleler yaptırarak, askerlerinin bu kuleden surlara kurulacak ufak bir köprü vasıtasıyla geçme teşebbüsünü gösterebiliriz.
Surlardaki Bizans askerlerinin güçlü mukavemeti sonucu bu girişim başarısız olmuş olsa da, böyle bir vakanın pek bilinmemesi, fetih sürecine dair bilgi eksikliğimizin olduğunu gösteriyor.

Diğer yandan yine bu kadar ilginç ve aynı zamanda başarıya ulaşmış bir girişimden daha söz edebiliriz. O da Fatih’in, Bizanslıların kullandıkları “Rum ateşi” denilen ve suda yanabilme özelliğine sahip petrolden gülleleri sebebiyle Osmanlı gemilerinin Sarayburnu kıyılarına yaklaşamaması üzerine, askerlerini Sarayburnu’na geçirebilmek için denizin üzerine kurdurduğu geçici köprüdür.

Sadi Erksan tarafından hazırlanan 1953 baskılı İstanbul’un Fethi – 500. Fetih Yılı isimli kitaptaki bilgiye göre, Hasköy ile Ayvansaray arasında ufak kayıklar ve fıçıların birleştirilip, üzerlerine kalaslar konup bağlanması sonucu deniz üzerine geçici bir köprü kurulduğu ve Eminönü ile Galata arasının birleştirilerek teçhizat ve silahların kolayca karşıya taşındığı bilgisi yer alıyor.

Şüphesiz bu olay savaş esnasında Osmanlılar açısından stratejik öneme sahip bir gelişmedir. Burada uygulama açısından bir dehayı görmekle birlikte bunun, mesela gemilerin karadan denize indirilmesi gibi bir ilk olmadığını hatırlatmakta da fayda var. Zira denizin üstüne geçici bir köprünün kurulmasına tarihte ilk kez M.Ö. 521 yılında rastlıyoruz.

O tarihî olaya da kısaca değinelim: Üçüncü Pers İmparatoru Kral Darius önderliğindeki Pers ordusu, Karadeniz’in kuzeyinde yaşayan İskitler üzerine 700 bin kişilik bir orduyla Anadolu üzerinden sefere çıkar. Uzun bir yolculuk sonrası İstanbul’a ulaşan Pers ordusu İstanbul Boğazı’nı geçmek zorundadır. Darius, boğazın en dar yeri olarak bugün Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün olduğu noktayı tespit ettirir. Sisamlı mühendis Mandrokles’ten buraya bir köprü kurmasını ister. Mandrokles’in önderliğinde yapımına başlanan köprü, 325 tane iri sandalın yan yana dizilmesiyle kurulur. Her sandal kalın halatlarla iki yandan sıkı sıkıya bağlanmış, iki kıyıya çakılan büyük babalara düğümlenmiştir. Sandalların üzerine de civar ormanlardan getirilen büyük ve kalın ağaçlar dizilerek üzerleri çamurla örtülmüştür. Ortaya çıkan bu yapı tokmaklarla dövülerek düzleştirilmiş ve köprü yolu ortaya çıkartılmıştır. Toprak yolun iki kenarına ise, askerlerin ve atların denize düşmemesi amacıyla yüksek tahta parmaklıklar yapılmıştır. Köprünün tamamlanması ile Asya ve Avrupa kıtaları boğaz üzerinde ilk kez birleştirilmiş ve köprüden ilk olarak Kral Darius geçmiş, hazırlattığı beyaz mermerden iki yüksek kitabe üzerindeki tahtında oturarak, ordusunun Asya’dan Avrupa’ya geçişini seyretmiştir.

Mandrokles’in bu dahiyane projesi sayesinde Darius, Avrupa’ya ulaşan ilk doğulu kumandan ünvanını elde ederken, böylelikle bilinen ilk boğaz geçişi de M.Ö. 511 yılında gerçekleştirmiş ve kendisinden asırlar sonra gelen Fatih gibi bir komutana da ilham kaynağı olmuştur.

Padişah’a Yakın Olmak İstemeyen Şeyhülislâm

İnsanlığın uzun tarih birikimine iyi ve kötü icraatlarıyla damgasını vurmuş krallar, padişahlar, devlet adamları kadar, sahip oldukları kötü ve güzel hasletlerle iz bırakmış birçok insan da vardır. Kimisinin adı zulümle, kimisinin adaletle, kiminin doğruluk ve dürüstlükle, kimisinin cimrilikle, kiminin hayırseverlikle, cömertlikle anılır.

Altı asırlık Osmanlı Devleti’nin tarihinde de böyle insanlar fazlasıyla vardır. Fakat bu uzun tarihî dönemde hayırseverlik ve cömertlikle öylesine yücelmiş ve nam salmış bir insan vardır ki, yığınlarca dalkavuğun ya da padişaha yakın olabilme arzusuyla tutuşan insanın arasında adeta bir güneş gibi parlar. Bu güzel insanın hasleti, sırf yardımı dokunduğu insanların sıkıntıya düşmemesi için, padişahın kendisine yakın olması isteğini nazikçe reddetmesinden kaynaklanmaktadır. Bu önemli devlet adamı, yaşadığı dönemde yüce, hayırsever, cömert namıyla da anılan Salihzade Mehmet Emin Efendi’dir. 1775-76 yılları arasında Osmanlı Devleti’nde şeyhülislâm olarak da görev yapan Mehmet Emin Efendi’nin, dönemin padişahı Üçüncü Mustafa ile arasında geçen olayın hikâyesi şöyledir:

“Mehmet Emin Efendi, büyük bir yemek meraklısıydı. Hazretin dairesinde pişirilen yemeklerin şöhreti İstanbul’un her tarafına yayılmıştı. Hatta saraya sunduğu yemekler padişah tarafından da çok beğeniliyordu. Mehmet Emin Efendi, Ramazanın on beşinden sonra sadrazamın konağında verilen ziyafete karşı, kendisi de gösterişli bir ziyafet vermeyi adet haline getirmişti. Devrin padişahı Üçüncü Mustafa, bir gün Mehmet Emin Efendi’nin, babasının da gömülü bulunduğu Topkapı’da, Ahmet Paşa Camii’nin yanındaki konağa gidiyor. Sohbet biraz ilerleyince padişah:

– Efendi! Arada size gelmek istiyorum. Ama konağınız hayli uzak bir yerde bulunduğu için vazgeçiyorum, deyince Mehmed Emin Efendi şu çarpıcı sözü söylüyor:

– Hünkârım! Sayenizde yakın bir yerde ev tedarik etmek mümkündür. Fakat bu civarda gördüğünüz evlerin hiçbirinde mutfak yoktur!

Padişah büyük bir şaşkınlıkla soruyor:

– Acayip! Bu evlerde yemek pişirilmiyor mu?

Şeyhülislâm şöyle cevap veriyor:

– Efendimiz! Hepsinin sabah ve akşam yemekleri fakirhaneden gidiyor. Onun için buradan ayrılmak istemiyorum!”

(Dursun Gürlek, Maziye Bir Bakıver, Timaş, İstanbul, 2005, s. 8-9.)


Sadık ILGAZ
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/fatihin-denize-kurdurdugu-kopru-t27500.0.html



Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Okundu: Fatih’in Denize Kurdurduğu Köprü
« Cevapla #1 : 29/05/12, 12:36 »
 :aro2: :X06


“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.565
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 363
Okundu: Fatih’in Denize Kurdurduğu Köprü
« Cevapla #2 : 05/06/12, 13:42 »


Allah razı olsun

 :X06


Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı madca

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 184
  • Konu: 68
  • Derviş: 725
  • Teşekkür: 0
Okundu: Fatih’in Denize Kurdurduğu Köprü
« Cevapla #3 : 05/06/12, 14:01 »
Allah cc razı olsun


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sofi Haci Ramazan - Castropda Sohbet Nefsin Görünen ve Görünmeyen Hevâsı ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.496 saniyede oluşturulmuştur


Fatih’in Denize Kurdurduğu KöprüGüncelleme Tarihi: 18/10/19, 00:40 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim