Fatıma Binti Esed (r.a) - Sahabeler, Ashab-ı Kiram
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22886 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Fatıma Binti Esed (r.a), konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2497 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Fatıma Binti Esed (r.a)}   Okunma sayısı 2497 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Aşka_Meftun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.209
  • Konu: 375
  • Derviş: 5881
  • Teşekkür: 5
Fatıma Binti Esed (r.a)
« : 26/01/10, 01:18 »




Fatıma Binti Esed (r.a)



Fâtıma binti Esed radıyallahu anhâ Hazreti Ali radıyallahu anh’in annesi...

Sevgili Peygamberimize çocukluk döneminde candan hizmet eden, onu her türlü tehlikelere karşı korumaya çalışan, kendi öz çocuklarından önce onun karnını doyuran, üstünü başını temizleyen, saçlarını tarayan hizmetli, şefkatli bir anne...

Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimizin “annemden sonra annem” diye iltifatına mazhar olmuş bir hanım sahâbî...

O Mekke’de Hâşimoğulları kabilesine mensuptur. Amcasının oğlu Ebû Tâlib ile evlendi. Bu evlilikten Tâlib, Akîl, Câfer ve Ali adında dört oğlu, Ümmü Hâni, Cümâne, Rayta ve Esmâ adında da dört kızı dünyaya geldi.







O, Sevgili Peygamberimize sekiz yaşından itibaren annelik yapma şerefini elde eden bahtiyar bir hanımdır. Dedesi Abdülmuttalib’in vefatından sonra amcası Ebû Tâlib’in himayesine verilen varlık nûru Efendimiz, Fâtıma binti Esed’in ellerinde onun sıcak, yakın alâkasıyla, şefkat ve sevgi dolu nazarlarıyla büyümüşdü.


Fâtıma binti Esed varlık nuru, inci tanesi bu yetime annesini aratmayacak tarzda candan hizmet etmiş, şefkat ve merhamet nazarlarını üzerinden eksik etmemiştir. Ona karşı davranışlarında ve hizmetlerinde özel ihtimam göstererek evini sımsıcak bir yuva haline getirmeye gayret etmiştir. Bu titizlik ve hizmetteki özel îtinâsı onu Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizin hususî iltifatlarına nâil kılmıştır. Efendimiz (s.a.)O’nun hakkında:

“O benim annemdi. Kendi çocukları aç dururken önce benim karnımı doyururdu. Saçımı başımı tarar bir anne şefkati sıcaklığını benden esirgemezdi.” buyurmuştur.

Sevgili Peygamberimiz gençlik devresini kendi yuvasını kuruncaya kadar bu sıcak aile ortamında amcasının ve yengesinin himayesinde geçirdi. Yirmibeş yaşına ulaşınca Kureyş kadınlarının hanımefendisi Hz. Hatice ile evlendi. Huzur ve seâdet dolu mutlu bir yuva kurdu. Kırk yaşına geldiğinde Allah Teâlâ Hazretleri O’nu kendine elçi olarak seçti. Cebrâil aleyhisselâm’ı ona göndererek yeni dinin esaslarını bildirdi. Putlara tapılmamasını, şirke düşülmemesini emretti.

Beklenen yeni din ve son peygamberin geldiği haberleri Mekke sokaklarında yayılmaya başlayınca müşrikler O’nu himâyesiz bırakmağa, hatta öldürmeye yeltendiler. Ama amcası Ebû Tâlib ve hanımı, Fâtıma binti Esed sevgili yeğenlerine arka çıktılar; Onu himayeleri altına aldılar. Kendileri hemen İslâm’a koşamadılar. Fakat onu davâsında serbest bıraktılar. İstediği gibi hareket etmesini sağladılar. İslâm birer birer gönülleri fethedip Müslümanlar çoğaldıkça azgın müşrikler bu gidişâta engel olmak için her türlü zâlimliklerini ortaya koymaya başladılar. İşi iyice ileri götürüp İki Cihan Güneşi Efendimize eziyet etmeye kadar vardırdılar. Kimsesiz müslümanlara akıl almaz işkenceler yaparak onları İslâm’dan döndürmeye çalıştılar. Fakat iman nuruyla kalbi aydınlanmış hiçbir müslümanı kendi taraflarına çeviremediler.

Himayesinde bulunduğu amcası Ebû Tâlib dünyadan göçünce İki Cihan Güneşi Efendimizin işi daha da zorlaştı. İşkenceye varacak tarzda ezâ ve cefâlara maruz kaldı. Bütün bu hâdiseler Fâtıma binti Esed’i çok üzüyordu. Sevgili Peygamberimizi çok seviyor ve O’na inanıyordu. Fakat kocasından dolayı İslâm’ını açığa vuramamıştı. Artık zamanı gelmişti. Onun dâvasına gönül verdiğini îlân ederek O sevgiliye destek olmak istiyordu. Kelime-i şehâdet getirerek İslâm’la şereflendi. Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz annesi kadar sevdiği yengesinin müslüman olmasına çok sevindi ve acılarını birazcık olsun unuttu.

Hz. Fâtıma binti Esed (r.anhâ) artık Mekke’de yaşanamayacağına karar verdi ve diğer Müslümanlar gibi Medine’ye hicret etti. Allah yolunda muhâcir olma seâdetini elde etti. Orada oğlu Hz. Ali (r.a) ile Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizin kerîmeleri Hz. Fâtıma (r.anhâ)’nın düğünlerini yaptı. Aynı evde gelin kaynana birlikte mesud bir hayat yaşadılar.

O, Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimizin “Fâtıma benden bir parçadır.” dediği sevgili kızı Hz. Fâtıma’ya kayınvâlide olmuştu. Bunu kendisi için büyük bir bahtiyarlık sayıyordu. Gelinini üzmemek için son derece titiz davranışlar sergiliyordu. Evde iş bölümü yapmışlardı. Herkes kendine düşen vazifeyi yaptıktan sonra birbirine yardıma koşuyordu. Bir muhabbet yuvası teşekkül etmişti. Neşe ve sürûr dolu bu evde gelin kaynana arasındaki muhabbetin en canlı örnekleri görülmekteydi. Onların sevgi ve saygı içerisinde geçinmeleri hem Resûl-i Ekrem (s.a)’i, hem de Hz. Ali (r.a)’ı çok sevindiriyordu. Hânelerine rahmet ve bereket yağıyordu.

İki Cihan Güneşi Efendimiz yengesi Hz. Fâtıma binti Esed (r.anhâ)’nın iyiliklerini hiç unutmamıştı. Ona karşı vefa borcunu, ona olan kadirbilirliğini her fırsatta göstermeğe çalışdı. Medine’deki evinde devamlı ziyaretine gitti. Hâlini, hatırını sordu; çeşitli yardımlarda bulunarak onu gözetti. Bir evlâdın annesine yapması gereken hizmetin daha fazlasını yapmağa gayret etti. Ona “anne” diye hitap etti ve hep o şekilde yâd etti. Zaman zaman öğle üzeri ziyaret eder, yanında kaylûle (öğle istirahati) yapardı.

Sevgili Peygamberimizin Medine’ye yerleşmesinin üzerinden dört sene geçmişti. Mübarek yüzlerinde hiç neşe, sevinç eksik olmazdı. Sîmâlarında her gün seâdet çiçekleri açardı. Bir gün Efendimiz yengesi Hz. Fâtıma’nın vefat haberini aldı. O gün o kadar üzüldü ki “İşte bugün annem vefat etti.” buyurdu. Damadı Hz. Ali (r.a)’ın annesine karşı beslediği derin sevgi ve hürmetini bu şekilde ifade etti.


İki Cihan Güneşi Efendimiz bir vefakârlık örneği olarak o gün sırtından gömleğini çıkarıp Hz. Ali (r.a)’a verdi. Annesine kefen yapılmasını istedi. Cenaze namazını da kendisi kıldırdı. Son bir sevgi işareti ve iltifat olarak kabrine indi ve yanı üzerine biraz uzandı. Gözyaşları içerisinde kabirden çıktı. Yaşlar kabri ıslatmıştı. Sonra Hz. Fâtıma binti Esed (r.anhâ)’nın na’şı kabre kondu.

Ashâb-ı kiram o güne kadar böyle bir şey görmemişlerdi. Merakla Efendimize: “Ya Rasûlallah! Sizin bu kadına yaptığınızı başka hiç bir kimseye yapar iken görmedik” dediler. Fahr-i Kâinat (s.a) Efendimiz ashâbının merakını gidermek üzere şöyle cevap verdi:

“O benim annemden sonra annemdi. Amcam Ebû Tâlib’ten sonra, bu kadıncağız kadar bana iyiliği dokunan bir kimse olmamıştır. Ona Cennet elbiselerinden giydirilsin diye gömleğimi kefen olarak giydirdim. Kabir hayatı kendisine kolay ve rahat gelsin diye de bir müddet kabrinde uzandım.” buyurdu.

Hz. Fâtıma binti Esed (r.anhâ)’nın kabri üzerine toprak atıldıktan sonra Resûl-i Ekrem (s.a) Efendimiz sevgili annesi için şu duâyı yaptı:

“Allah sana merhamet etsin ve seni hayırla mükâfatlandırsın. Anneciğim! Allah sana rahmet etsin. Annemden sonra bana annelik yaptın. Kendin aç kalır beni doyururdun. Kendin giymez beni giydirirdin. En iyi nimetleri kendin yemez bana tattırırdın. Bunu da ancak Allah rızası için ve âhiret yurdunu umarak yapardın.

Allah ki, dirilten ve öldürendir. O hiç ölmeyendir. Devamlı diri olandır O.

Ey Allahım! Annem Fâtıma binti Esed’i affet. Kabrini genişlet. Ben Resûlünün ve benden önceki peygamberlerinin hakkı için duâmı kabul buyur, ey merhametlilerin en merhametlisi olan yüce Rabbim!”

Sevgili Peygamberimiz annem dediği Hz. Fâtıma binti Esed (r.anhâ)’ya son vazifelerini yaptıktan sonra tebessüm etmeğe başladı. Orada bulunanlara şu müjdeyi verdi:

“Cebrâil aleyhisselâm geldi ve “Bu kadın Cennetliklerdendir.” diye bana haber getirdi. Ayrıca Yüce Allah meleklerinden yetmiş binine bu kadının cenaze namazına katılmalarını emretti. Melekler de onun cenaze namazını kıldılar.”

Elhamdûlillâh!.. Elhamdûlillâh!.. Ne seâdet!.. Ne mutluluk!.. Ne vefâkârlık ve ne kadirbilirlik!.. Ne candan hizmet ve ne güzel mükâfat!.. Allahım bizlere de öylesi seâdetler nasîb et!..

Hz. Fâtıma binti Esed (r.anhâ), Hâşimoğulları soyundan ilk erkek çocuğu dünyaya getiren sâliha bir hanımdır. Ayrıca yine bu soydan gelen ilk halifenin annesi olma şerefine sahiptir. Diğer halifelerin anneleri ise; sevgili Peygamberimizin kızı Hz. Hasan’ın annesi Hz. Fâtimatü’z-Zehrâ (r.anhâ) ile Harun Reşîd’in hanımı ve halife Emin’in annesi Zübeyde’dir. Allah hepsinden râzı olsun.

Cenâb-ı Hak bizleri Hz. Fâtıma binti Esed (r.anhâ) annemizle beraber Cennetinde cem eylesin. Amin.


Mustafa Eriş
Altınoluk Dergisi





Konu Adresi: http://www.dervisler.net/fatima-binti-esed-ra-t18788.0.html



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

“Allâhümme innî es’elüke’l-hüdâ ve’t-tükâ ve’l-‘afâfe ve’l-gınâ:

Allahım! Senden hidâyet, takvâ, iffet ve gönül zenginliği isterim”      *R-H* 

Çevrimdışı Gönül Mihmanım

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.810
  • Konu: 230
  • Derviş: 4163
  • Teşekkür: 28
Cevaplandı: Fatıma Binti Esed (r.a)
« Cevapla #1 : 26/01/10, 02:03 »
Elhamdûlillâh!.. Elhamdûlillâh!.. Ne seâdet!.. Ne mutluluk!.. Ne vefâkârlık ve ne kadirbilirlik!.. Ne candan hizmet ve ne güzel mükâfat!.. Allahım bizlere de öylesi seâdetler nasîb et!..amin amin inşaAllah.

Allah celle celaluhu razı olsun. :X06


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Yeni: Fatıma Binti Esed (r.a)
« Cevapla #2 : 17/02/14, 12:59 »
 Fatıma binti Esed (r.anha), Peygamberimizin amcası Ebu Talip’in hanımı, Hazreti Ali (ra)’nin annesidir. Abdulmuttalip’in vefatından sonra Peygamberimiz onların yanında kalmış, uzunca bir süre birlikte yaşamışlardı. O süre içerisinde Fatıma Validemiz onu kendi çocuklarından ayırt etmemiş, her şeyiyle bizzat ilgilenmişti.

Ebû Talip ailesi kalabalıktı. Ancak kendi çocuklarından farklı olarak Peygamberimizin aile içerisindeki düzeni, güzel ahlakı ve sofralarını bereketlendiren olağandışı hali Hz. Fatıma (r.anha)’nın gözünden kaçmıyordu. Sofraya tek kişinin içeceği bir kapla süt getiriliyor, bundan, önce Peygamberimiz, sonra da diğer aile fertleri içiyor, ilkinden sonuncusuna kadar hepsi doyuyordu. Fatıma binti Esed (r.anha), bu yaşananlardan dolayı sekiz yaşındaki yeğenlerinin farkını görüyor, ona özel muamelede bulunuyordu. Çoğu zaman çocuklarını doyurmadan onun karnını doyuruyor, çocuklarının üzerlerini temizlemeden onun üzerini temizleyip saçlarını tarıyordu. Onun, kendilerinin yanında olmasından memnuniyet duyuyor, annesinin boşluğunu doldurmaya çalışıyordu. Derken Hz. Muhammed  (sav), peygamberlikle görevlendirildiğinde, oğulları Hz. Ali (ra) ilk inananlardan oldu. Müşriklerin baskılarından dolayı Peygamberimiz tenha vadilere gidip namaz kılarken Hz. Ali (ra) de ona eşlik ediyordu. Önde Hz. Muhammed  (sav), yanında Hz. Ali (ra) ve arkada Hz. Hatice (r.anha) … Bir keresinde Fatıma binti Esed (r.anha) onları bu şekilde namaz kılarken görüp çok şaşırmıştı. Puta tapan Mekkelilerin, yabancı olduğu bir ibadet şekliydi bu. Eve gidip kocası Ebu Talip’e:

“Ali’nin, Muhammed ’in yanında onun gibi değişik şeyler yaptığını gördüm. Oğlumuzun başına kötü şeyler gelmesinden korkuyorum” dedi. Bunun üzerine Ebu Talip:

“Ali’yi bu işte kendi haline bırak. Amcasının oğluna arka çıkmak ve yardımcı olmak herkesten çok ona düşer” karşılığını verdi. Çok geçmeden oğulları Hz. Ali (ra)  ve Hz. Cafer (ra)’in etkisiyle kendisi de İslam’ı kabul etti.

Mekkeli müşriklerin işkence ve hakaretlerle Peygamberimize ve Müslümanlara baskı yaptığı dönemlerde Fatıma Validemiz, Müslümanlar arasındaydı. Yeğenini, insanlara İslam’ı anlatmaktan vazgeçirmesi için kocası Ebu Talip’e baskılar yapıldığı dönemlere de şahit oldu. Peygamberliğin yedinci yılında müşriklerin, Müslümanlara boykot uyguladıkları zamanları da gördü. Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen her türlü baskı ve tazyike tahammül gösterdi, Peygamberimiz’e hep destek oldu. Ancak bu dönemlerde onları daha da üzen olaylar yaşandı. Kocası Ebu Talip ölmüştü. Aynı dönemde Peygamberimiz’in muhterem eşi Hz. Hatice (r.anha)  de vefat edince iyice yalnız hissettiler kendilerini. Efendimiz bu yıla “Senetü’l Hüzün/Hüzün Yılı” adını verdi. Peygamberimiz de Fâtıma Validemiz de çok üzgündü, çünkü ikisi de en büyük desteklerini kaybetmişti. Üstelik Müslümanlara uygulanan ambargo da halen sürüyordu.

Bu zorlu zamanların üzerinden birkaç yıl geçmişti ki Cenab-ı Hak, Müslümanlara, Medine’ye hicret etmelerini emretti. Onlar hicret edince Peygamberimiz’e de hicret emri geldi. Doğduğunda Fatıma Validemizin, kendisine “aslan” anlamına gelen “Esed” ismini verdiği Hz. Ali (ra),  müşriklere sezdirmeden, gizlice Mekke’den çıkması için Peygamberimiz’in yatağına uzanmıştı. Peygamberimizi öldürmeye gelen müşrikler, yatağında Hz. Ali (ra)’yi görünce çok şaşırdılar.

Fatıma binti Esed (r.anha), Medine’ye hicret eden muhacirlerden biriydi. Hicretten yaklaşık bir buçuk yıl sonra oğlu Ali (ra), Peygamberimizin kızı Fatıma (r.anha)’yla evlendi.

Artık iyice yaşlanmıştı. Ömrü sıkıntılar içinde geçen Fâtıma Validemiz, dünyadayken cennetle müjdelenen Hz. Ali (ra) gibi bir şahsiyetin annesiydi. İleride İslam dünyasına halifelik yapacak da olan Hz. Ali (ra), tarihte derin izler bırakacaktı. Kendi kabilesinde böyle bir üstünlüğe sahip olan başka bir kadın yoktu. Aynı zamanda Mu’te savaşında iki kolunu kaybederek şehit olan Hz. Cafer (ra) de onun oğluydu. Peygamberimiz, Hz. Cafer (ra) kollarını kaybedip şehit olunca ona, “uçan”  anlamına gelen  “Tayyar” lakabını vermiş ve Mu’te savaşından sonra ashabına, onun cennete uçarak girdiğini söylemişti.
Mekkeli müşriklerin işkence ve hakaretlerle Peygamberimize ve Müslümanlara baskı yaptığı dönemlerde Fatıma Validemiz, Müslümanlar arasındaydı. Yeğenini, insanlara İslam’ı anlatmaktan vazgeçirmesi için kocası Ebu Talip’e baskılar yapıldığı dönemlere de şahit oldu. Peygamberliğin yedinci yılında müşriklerin, Müslümanlara boykot uyguladıkları zamanları da gördü.

Peygamberimizin muhterem kızları Hazreti Fâtıma (r.anha)’nın da kayınvalidesiydi Fatıma binti Esed (r.anha). Dolayısıyla Peygamberimizin, “cennet gençlerinin efendisi” olduklarını müjdelediği Hasan (ra) ile Hüseyin (ra)’in de babaanneleri oluyordu. Allah böyle üstün, güzel bir ikbali Fatıma binti Esed (r.anha)’e nasip etmişti. İbadetleri ve ahlakının güzelliği ile de Peygamberimizin övgüsünü kazanmıştı. En üstün fazileti ise İslam Peygamberi’ni büyütmüş olmasıydı. O nedenle Peygamberimiz, yaşamı boyunca ona öz annesi gibi değer vermiş, hürmette kusur etmemişti. Onun hakkında:

“Fatıma binti Esed, benim annemdi. Kendi çocukları aç dururken,  önce benim karnımı doyururdu. Kendi çocuklarının üstleri başları, toz toprak içinde bulunurken o, önce benim üstümü temizleyip saçımı tarar ve gül yağları ile yağlardı. O, benim annemdi!” buyurmuştu. Sık sık onu evinde ziyaret eder, ona olan saygı ve sevgisini ifade ederdi. Çoğu zaman kuşluk uykusunu da onun evinde uyurdu. Fatıma binti Esed (r.anha) hicretin dördüncü yılında ölüm döşeğine düşmüştü. Bu duruma çok üzülen Peygamberimiz, bir gün yanına gelip başucunda oturarak ona şunları söylemişti:

“Ey anne! Allah seni esirgesin. Annemden sonra benim annem idin. Senin yanında aç olurdum,  beni doyururdun,  çıplak olurdum beni giydirirdin. Yemezdin bana yedirirdin. Bununla sadece Allah’ın rızasını ve ahiret yurdunu isterdin.”

Çok geçmeden de Hz. Fatıma (r.anha) vefat etmiş, bunun üzerine Peygamberimiz ashabına:

“Annem vefat etmiştir” buyurup onun için mezar kazılmasını emretmişti.

Yıkanmasından tekfin, teşyii ve defnine kadar cenaze işleriyle bizzat kendisi ilgilenmişti. Fâtıma Validemizin cenazesi yıkandığı sırada, gömleğini çıkarıp yıkama işleriyle ilgilenen kadınlara vermiş, onunla kefenlenmesini emretmişti. Mezarını da birkaç sahabeyle birlikte bizzat kendisi kazmış ve kazarken toprakları da kendisi elleriyle çıkarmıştı. Mezar kazma işi tamamlandığında mezarın içine girip bir müddet orada uzandı. Uzanırken elleriyle mezarın köşelerine dokunup ileriye doğru itiyordu. Bu sırada şunları söylüyordu:

“Yaşatan öldüren Allah’tır. Ölmeyen ve diri sadece kendisidir. Allah’ım!  Fâtıma binti Esed’i bağışla. Onun hüccetini kendisine telkin et. Kabrini genişlet. Peygamberin ve benden önceki peygamberlerin hakkı için. Çünkü Sen merhametliler merhametlisisin.”

Daha sonra ayağa kalkan Peygamberimiz, Fâtıma Validemizin cenaze namazını kıldırıp onu mezarına yine bizzat kendisi indirdi. Cenazesinde şefkatinin göstergesi olarak ağladığı ender insanlardan biriydi.

Allah ondan razı olsun.                 

 

Kaynaklar

Gülşen Gazel, Sahabi Annelerimiz, Gündönümü Yayınları, 2009, İstanbul

M. Asım Köksal, İslam Tarihi, Şamil Yayınevi, 1987, İstanbul

Rudani, Büyük Hadis Külliyatı, İz Yayıncılık, 2006, İstanbul

Hasan Ege, Siret-i İbni Hişam Tercümesi, Kahraman Yayınları, 2006, İstanbul

Prof. Dr. İbrahim Canan, Kütüb-i Sitte Muhtasarı, Tercümesi ve Şerhi, Akçağ Yayınları, 1988, Ankara

İbnül Esir, El Kamil Fit’tarih, Hikmet Neşriyat, 2008, İstanbul

İbni Kayyım El Cevziyye, Zadül Mead, Cantaş Yayınları, 1990, İstanbul

Said Havva, Hadislerle İslam Tarihi, Hikmet Neşriyat, ?, İstanbul

Prof. Dr. Muhammed  Hamidullah, İslam Peygamberi, İrfan Yayımcılık, 2003, İstanbul

Ebu Cafer Muhammed  bin Cerir’üt Taberi, Tarih-i Taberi, Sağlam Yayınevi, ?, İstanbul

İbn Kesîr, el-Bidaye ven-Nihaye,  Çağrı Yayınları, 1995,  İstanbul

Abdulaziz eş-Şennavi, Sahabe Hayatından Tablolar (Hanım Sahabiler),  Uysal Kitabevi, Konya

İbnü’l Esir, El Kamil Fi’t-Tarih Tercümesi, Hikmet Neşriyat,  2008, İstanbul

İmam Zehebi, Tarihu’l İslam, Cantaş Yayınları, 1994, İstanbul

Sahabeden Günümüze Allah Dostları, 2/166, Şule Yayınları, 2000, İstanbul




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Camiden Gönüllere Tanıtım Resule Hasret ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.452 saniyede oluşturulmuştur


Fatıma Binti Esed (r.a)Güncelleme Tarihi: 21/09/19, 23:11 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim