Dervişler.Net Anasayfa
Dinlemek İçin Tıklayınız
 
Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Gönderen Konu: İstanbul semtlerinin adı nerden geliyor? ( Sizler biliyor musunuz? )  (Okunma sayısı 690 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KaTre

  • Forum Denetim
  • *****
  • İleti: 3528
  • +17/-0


İstanbul semtlerinin adı nerden geliyor

Aksaray:


Fatih'in sadrazamı Ishak Paşa, Iç Anadolu Bölgesi'ndeki Aksaray'ı ele
geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin
bulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler.


Ahırkapı:


Marmara Denizi'nin kıyısında yer alan yedi ahır kapısından birisi olan bu
semte, Padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer aldığı için
Ahırkapı ismi verildi.


Aşiyan:

Kuş yuvası. Günümüzdeki ismini şair Tevfik Fikret'in burada bulunan,
Farsçada kuş yuvası anlamına gelen 'Aşiyan' isimli evinden alıyor.
Bağlarbaşı: Semt, en ünlü bağ ve bahçelerin bir dönem burada yer almasından
dolayı bu adla anılıyor.


Bebek:


Semtin isminin nereden geldiği konusunda iki rivayet bulunuyor. Bunlardan
ilki, Fatih Sultan Mehmet'in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının
Bebek lakaplı olması. Diğeri ise padişahın semtteki bahçesinde gezerken
yılan görüp korkan şehzadesine bebek demesi ve bundan sonra bahçesinin bebek
bahçesi olarak anılması.


Beşiktaş:

Ilk görüş, semtin ismini Barbaros Hayrettin Paşa'nın gemilerini bağlamak
için diktirdiği beş taştan aldığı yönünde. Diğeri ise bir papazın burada
yaptığı kiliseye Kudüs'ten getirdiği beşik taşını koyduğu ve ismin buradan
geldiği yönünde.

Beyazıt:

Sultan II. Beyazıt'ın buraya kendi ismiyle anılacak bir külliye
yaptırmasından sonra semt, Beyazıt olarak anılmaya başladı.


Beyoğlu:

Semtin isminin nerden geldiği konusunda çeşitli rivayetler bulunuyor.
Bunlardan ilkine göre, Islamiyet'i kabul edip burada oturmaya başlayan
Pontus Prensinden adını alıyor semt. Diğerine göreyse, 'Bey Oğlu' diye
anılan Venedik Prensinin burada oturmasından geliyor semtin adı. Son
bir rivayet de, burada oturan Venedik elçisine, yazışmalarda, "Beyoğlu" diye
hitap edilmesinden semtin bu adla anıldığını söylüyor.

Bakırköy:

Bizanslıların 'Makri Hori' dedikleri semt, 14. yüzyılda Osmanlıların eline
geçince 'Makriköy' adını aldı. 1925'te ulusal sınırlar içindeki yabancı
kökenli adların değiştirilmesi sırasında Atatürk'ün isteğiyle semt Bakırköy
adını aldı.

Bostancı:

Semt, adını eskiden her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bostanlardan
biri olmasından alıyor.

Çatladıkapı:

Bizans zamanında yapılan surların Sidera adı bir verilen kapısı, 1532
tarihinde meydana gelen depremde çatlayınca, hem semt hem de kapı
Çatladıkapı olarak anılmaya başladı.

Çemberlitaş:

Bizans'ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu'nun bulunduğu yerdeki
büyük sütunlardan birisi olan Çemberlitaş, semte adını verdi.


Çengelköy:


Eskiden gemi çapaları bu köyde yapıldığı için isminin buradan geldiği tahmin
ediliyor.

Çıksalın:

Güzel manzaralı, geniş bir çevreye hakim olan bölgeye, halk arasında "çık,
salın" denilmeye başlandı.


Eminönü:

Osmanlı döneminde çarşıdaki esnafı denetleme yetkisi 'Emin'lere aitti. Semt,
adını burada bulunan 'Gümrük Eminliği'nden alıyor.


Feriköy:

Semt adını Sultan Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşayan Madam
Feri'den alıyor. Bölgede bulunan geniş topraklar padişah tarafından Madam
Feri'nin eşine bağışlanmıştı. Ama eşi ölünce semt onun ismiyle anılmaya
başlandı.

Galata:

Gala, Rumca da "süt" anlamına geliyor. Bir rivayete göre Galata'nın adı
semtteki süthanelere gönderme yapılarak türetildi. Başka bir görüşe göre ise
Italyanca 'denize inen yol' anlamına gelen 'galata' kelimesi düşünülerek bu
isim verildi.

Horhor:


Fatih'te bulunan semt, adını Horhor çeşmesinden alıyor. Rivayete göre Fatih
Sultan Mehmet bölge civarında yürürken yerin altından su sesleri duyar ve
yanındakilere, "Buraya bir çeşme yapın baksanıza 'hor hor' su sesleri
geliyor" der ve buraya bir çeşme yapılır. Çeşme de semt de Horhor ismiyle
anılmaya başlar.

Okmeydanı:

Fetih Ordusu kuşatmanın bir kısmını burada kurulan karargâhta geçirmiş.
Semtin ismi de böylelikle Okmeydanı olarak kalmış.

Şişli:

Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler diye anılan bir ailenin burada bir konağı
olduğu ve 'Şişçilerin Konağı'nın zamanla değişikliğe uğrayarak 'Şişlilerin
Konağı' hâline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı anlatılıyor.


Şaşkınbakkal:


Henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde yaz günleri denizden yararlanmak için
bölgeye gelenlere bir bakkal dükkânı açıldığını görenler, burada iş
yapılmayacağını düşünerek bakkala "şaşkın bakkal" yakıştırması yaptılar.
Bundan sonra da semt Şaşkınbakkal olarak anılmaya başlandı.

Sütlüce:


Bugün Sütlüce semtinin olduğu yerde Süt Menbat isimli bir Rum köyü vardı.
Köyün bir köşesindeki bakır bir kadın heykelinin memelerinden su akar; bu
suyun, kadınların sütünü çoğalttığına inanılırdı. Bundan dolayı semt,
Sütlüce olarak anılır oldu.

Tahtakale:

Sözlük anlamı 'kale altı' olan Taht-el-kale'nin bozulmasıyla Tahtakale'ye
dönüşen semtin, Mercan ya da Beyazıt dolaylarındaki eski sur benzeri yapının
aşağı kotunda yer aldığı için bu ismi aldığı tahmin ediliyor.

Taksim:

Osmanlı zamanında sucuların; suyu, halka taksim ettikleri yer, Taksim olarak
anılmaya başlandı.

Teşvikiye:

Sultan Abdülmecit'in bir mahalle kurulması için teşvikte bulunduğu semtin
adı Teşvikiye olarak kaldı. Bu durumu, Harbiye Karakolu ile Rumeli ve
Valikonağı Caddelerinin kesiştiği kavşakta bulunan iki taş belgeliyor.

Unkapanı:


Bazı satış yerlerinde Arapça'da 'Kabban' adını taşıyan büyük teraziler
bulunduğundan, buraları Kapan adını taşırdı. Sahiline buğday ve arpa yüklü
gemiler demirlediğinden, semt bu adı aldı.


Üsküdar:


Bizans devrinde, Skutari denilen asker kışlaları, şehrin bu yakasında yer
aldığı için semt Skutarion diye anılıyordu. Bu isim zamanla Üsküdar'a
dönüştü.

Veliefendi:


Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veli Efendi'nin sahibi olduğu topraklar
üzerinde kurulduğundan semtin adı Veli Efendi'yle anılıyor.
9 dilde Istanbul

Grekçe: Vizantion


Latince: Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma
Rumca: Konstantinopolis, Istinpolin, Megali Polis, Kalipolis
Slavca: Çargrad, Konstantingrad
Vikingce: Miklagord
Ermenice: Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli
Arapça : Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma
Selçuklular zamanında: Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul
Osmanlıcada: Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i Saltanat, Istanbul, Islambol,
Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye, Darü'l-Hilafetü'l Aliye,
Payitaht-ı Saltanat, Dergâh-ı Mualla, Südde-i Saadet



Alıntıdır.

Radyo Semaveri dinlemek istermiydiniz?


Çevrimdışı ukba_

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 228
  • +1/-0
Yanıt:İstanbul semtlerinin adı nerden geliyor? ( Sizler biliyor musunuz? )
« Cevapla #1 : 09-Haziran-2009:Salı 13:26:07 »
 :X06  X:01 Katre Kurban...  :X06

Çevrimiçi Kalender

  • Forum Yöneticisi
  • *****
  • İleti: 3348
  • +36/-0
Yanıt:İstanbul semtlerinin adı nerden geliyor? ( Sizler biliyor musunuz? )
« Cevapla #2 : 09-Haziran-2009:Salı 16:16:48 »
Tamamı yazılmamış. :)
Allah (c.c.) razı olsun.. :X06 X:33X
Gençliğine Güvenip Vakit Çok Erken Derken
Belki Elveda Bile Diyemezsin Giderken.. (N.F.K.)

Çevrimdışı KaTre

  • Forum Denetim
  • *****
  • İleti: 3528
  • +17/-0
Yanıt:İstanbul semtlerinin adı nerden geliyor? ( Sizler biliyor musunuz? )
« Cevapla #3 : 09-Haziran-2009:Salı 18:29:15 »

Biliyorum eklemek isteyenler olursa diyerlerini ekleyebilirler.  :) Bizim bulduklarımız bunlar.
İki tane daha ilave edeceğim inşaAllah

 :X06
.......


Kadıköy

İstanbul'un fethinden sonra İstanbul kadılığına getirilen kişiye bu günkü Kadıköy bölgesinde olan bir köy verilir ve geniş toprağı olan köye zamanla kadının köyü denilmeye başlanmış ve "kadıköy" olarak söylenerek bu günkü adını almıştır.


Yenikapı :

4. Murat, kılık değiştirerek halkın arasında dolaşmaktan ve koyduğu yasaklara uyulup uyulmadığını denetlemekten çok hoşlanırmış. Bir gün yine kılık değiştirerek Üsküdardan bir kayığa binmiş. Kayıkta bulunan bir yolcuya kim olduğunu, ne iş yaptığını sormuş.
Yolcu, “Bana Üsküdar’lı remmal Ahmet Ağa derler. Remil atar, gaipten haber veririm.” diye cevap vermiş.
4. Murat, meraklanmış ve bir soru daha sormuş.
“Madem böyle bir hünerin var, remil atarak padişahın şu an nerede olduğunu söyleyebilirmisin?” deyince, Ahmet Ağa “Elbette söylerim diyerek remilini atmış ve şöyle demiş;
“Benim hesabıma göre padişah şu anda derya üzere olmalı, bir daha bakayım da yerini tam söyleyeyim.”
Attığı remile gözlerini diken Ahmet Ağa, bir süre şaşkın şaşkın bakınıp, “Tuhaf şey! Padişah bu kayığın içinde görünüyor. Padişah ben olmadığıma göre o sizsiniz!” demiş ve IV. Murat’ ın ayaklarına kapanmış.
4. Murat, “Gerçekten hüner sahibiymişsin” demiş ve korkudan rengi solan adama bir soru daha sormuş; “Ama daha işin bitmedi. Şimdi bir remil daha at bakalım. Karaya çıkınca benim hangi kapıdan geçerek İstanbul’ a gireceğimi söyle. Bunu yaparsan ödülün büyük olur. Ama yapamadın mı gerisini sen düşün artık!”
Ahmet Ağa üçüncü kez remilini atmış, ama bu kez hiçbir şey söylememiş. Remilde gördüklerini bir kağıda yazarak, katladığı kağıdı padişaha uzatmış.
“Hangi kapıdan gireceğiniz bu kağıtta yazılı hünkarım! Ama sizden dileğim, Kapıdan geçip kente girdikten sonra buna bakmanızdır.”
Padişah kağıdı alıp cebine koymuş. Kayık karşı kıyıya varınca karaya çıkmış ve yakındaki surlarda nöbet tutmakta olan muhafızlara, surlarda hemen bir kapı açmalarını buyurmuş. Muhafızlar, ellerinde kazma kürek hemen işe koyulmuşlar ve kısa sürede surların o bölümünde yeni bir kapı açmışlar. Padişah bu yeni açtırdığı kapıdan İstanbul’ a girer girmez cebindeki katlanmış kağıdı çıkarıp okumuş ve hayretler içinde kalmış.
Kağıtta, “Yeni kapınız hayırlı uğurlu olsun padişahım!” diye yazılıymış.
4. Murat’ ın açtırdığı kapıya, bu sebeple “Yenikapı” adı verilmiş.


Alıntıdr.



Çevrimdışı KaTre

  • Forum Denetim
  • *****
  • İleti: 3528
  • +17/-0



ETİLER:

1950'nin başında burada, 192 villa yapımı için Etibank'ın ortaklığıyla Etiler Yapı Kooperatifi kuruldu. Semtin adı da bu kooperatiften kaldı.

KANDİLLİ:


IV.Murat, şehzadelerden birinin doğuşu münasebetiyle 7 gece kandil yaktırdı. Semt adını bundan aldı.

PENDİK:

Bizans döneminde “Pantikion” ya da “Pentikion” adıyla anılan yer bugünkü Pendik civarıydı. İlçenin bilinen en eski adı ise “Pantikapion” ve “Pantikapeum.”Pendik'e Roma döneminde Panticio, Pantecio, Panticia deniyordu.

Bizans döneminde kullanılan Pantecion (Pantiki) ismi "her tarafı surlarla çevrili" anlamına gelir. Çoğu kaynaklar Pendik kelimesinin duvar anlamına geldiğini ve İstanbul'a egemen olan devlet ya da hükümetlerin doğudan gelecek saldırıları önlemek için burasıyı bir savunma hattı olarak kullandıklarını kaydederler. Bazı kaynaklara göre Pendik "beş burun" anlamını taşır. Ural dağlarından gelip bu bölgeye yerleşenlerin Farsça beş köy anlamında "Pench-deh" ismini kullandığı söylenir.


YENİBOSNA:

Bosna'da zuhur eden savaş sırasında oradaki insanlar Türkiye'ye getirilerek bu günkü Yenibosna diye bildiğimiz yere yerleştirildikleri için ismi yenibosna kalıyor.





Çevrimdışı KaTre

  • Forum Denetim
  • *****
  • İleti: 3528
  • +17/-0



Akaretler -

Sultan Abdulaziz Taşlıkta Aziziye camiinin giderlerini karşılamak üzere bir vakıf kurmuştur. Bu vakfa gelir sağlamak için de gelir getiren anlamında Akaretler yaptırmayı planlamıştır. Bu planı bitirmek ise II.Abdulhamit'e nasip olmuştur. Bu yüzden semtede Akaretler denmiştir.


Altunizade -


 Altunizade İsmail Zühtü Paşa'nın yaptırdığı cami, semtinde bu adla anılmasına sebep olmuşştur. Zühtü Paşa'nın babası altın alım satımı ile iştigal ettiğinden Zühtü Paşa'ya da Altunizade denmiştir.


Arnavutköy –

Önceleri, Boğaziçi’nin bu sevimli semtinde Arnavutlar oturduğu için buraya bu ad takılmıştı.

Ataköy -

Ataköy'ün eski adı Baruthane dir. II.Mahmut tarafından buraya baruthane yapılmıştır. O zamanlar Ataköy (İstanbul'un dışı sayıldığından baruthane yapımı için uygun bir alan olarak görülmüştür.) Daha sonraları Emlak ve Kredi Bankası bu bölgeye 50 - 60 bin nüfuslu bir yerleşim yeri kurmuştur(1950). Yeni yerleşim yerinin adı da Ataköy olur.

Ayazağa -


İsmini yeni çeri kethudası Ayaz Ağa'nın çiftliğinden almıştır. Abdulaziz döneminde buraya yaptırılan saray bugün binicilik okulu olarak kullanılmaktadır.

Ayrılık Çeşmesi (Haydarpaşa’da) –

 Eskiden hac alayı bu çeşme çevresinde toplanır, oradan yola çıkardı. Hacca gidenler eşlerine, dostlarına orada veda ederek ayrılırlardı.



Çevrimdışı KaTre

  • Forum Denetim
  • *****
  • İleti: 3528
  • +17/-0


Bağlarbaşı -

 Çok eskiden bir Ermeni manastırına ait bağların başladığı yermiş. Zamanla oraya Bağlarbaşı denmiştir.

Balat -


Rumca saray anlamına gelen palation sözcüğünden geldiği söylenir. Önceleri İstanbul'un kapılarından birine verilin bu ad, sonraları semtin adı olmuştur.

Bebek -


 Fatih Sultan Mehmet Han buranın muhafazası için gönderdiği komutanın lakabından gelmektedir. (Bebek Çelebi Bebek Çavuş)

Bedesten -


 Arapça bir söz olan Bezzaz dan türetilmiştir. Bez, kumaş taciri, Manifaturacı anlamına geliyor. Kumaş tacirlerinin bulunduğu yere de bezzazistan denildiğinden. zamanla halk arasında ağza kolay gelmesinden dolayı bedestan'a dönüşmüştür.

Beylerbeyi –


 III. Murat devri beylerbeylerinden Mehmet Paşa’nın yalısını bulunduğu için köye bu ad verilmiştir.

Cihangir –


Kanuni Sultan Süleyman pek sevdiği oğlu Cihangir için burada bir cami yaptırmıştı. Semt adını bu Cihangir Camisi’ nden almıştır.

Çarşamba –

Samsun Çarşamba ovasından gelenler yerleştirildiği için buraya da Çarşamba denilmiştir.






Çevrimdışı KaTre

  • Forum Denetim
  • *****
  • İleti: 3528
  • +17/-0
Yanıt:İstanbul semtlerinin adı nerden geliyor? ( Sizler biliyor musunuz? )
« Cevapla #7 : 13-Haziran-2009:Cumartesi 00:24:34 »

Çengelköy –

XIX. Yüzyılda Kaptan-ı deryalıklarda, valiliklerde bulunmuş, yiğitliğiyle tanınmış Çengeloğlu Tahir Paşa burada bir mescit yaptırmıştı.

Harem –


Üsküdar Sarayı’ nın harem dairesine gidecekler bu iskeleye çıkarlardı.


Haydarpaşa –


III. Selim vezirlerinden Haydar Paşa oradaki kışlayı yaptırmıştı.


İhsaniye –


Selimiye kışlası ile Karacaahmet arasındaki bu mahallenin bulunduğu yerde eskiden bir saray vardı. Padişah yıkılmaya yüz tutan bu sarayın arsasını halka “ihsan” ettiği (bağışlandığı) için semtin adı “İhsaniye” kalmıştır.

Kabataş –


İskelenin bulunduğu yerde eskiden büyük bir taş vardı. Osmanlı devri ileri gelenlerinden “Köse Kahya” diye tanınmış Mustafa Necip çelebi bu taşı yontturup iskele haline getirdi.


Kadıköy –


Bugün Osmanağa Camisi diye anılan caminin yerinde eskiden Kadı Mehmet Efendi’nin yaptırdığı bir mescit vardı. Semtin adı bundan dolayı “Kadıköy” kalmıştır. Bugünkü camiyi I. Ahmet devrinde Babüssaade Ağası Osman Ağa yaptırmıştır. Diğer bazı kaynaklara göre Bizans’ın fethinden sonra burası İstanbul’un ilk kadısı Hızır Bey’e bağışlanmış, bundan ötürüde semt “Kadıköy” adını almıştır.


Kanlıca -

 Bu bölgeye Kanuni Sultan Süleyman tarafından Anadoludan Türkmen ve göcebe bazı türk kabileleri getirtilip yerleştirilmiştir. Bu göçebelerin buraya yerleşmeleri kağnılarla olduğu ve çok uzun bir süre içinde ancak yerleşebildikleri için halk arasında bu bölgeye Kağnıca, sonralarıda Kanlıca denmiştir.

Kuzguncuk –

Fatih Sultan Mehmet devrinde, Kuzgun Baba diye anılan bir derviş burada oturmuştu.

Taksim -

 İstanbul sularının bir bölümünün buradan taksimi yapıldığı için burasıda suların taksimi (ayrımı) yapılan yer olarak kalmıştır


Üsküdar –

Farsça “Konak” anlamına gelir. Eskiden Anadolu’ya İran’a, Arabistan’a gidip gelen kervanlar burada konaklardı.


Vaniköy –

Eski adı Papazbahçesi’ydi. IV. Mehmet, Şeyh-i Sultani Esseyit Mehmet Vani (Vanlı) ye bu yerleri hediye etti, o da kendisine burada bir yalı, bir iki ev yaptırdı.



Çevrimdışı KaTre

  • Forum Denetim
  • *****
  • İleti: 3528
  • +17/-0
Yanıt:İstanbul semtlerinin adı nerden geliyor? ( Sizler biliyor musunuz? )
« Cevapla #8 : 13-Haziran-2009:Cumartesi 01:27:51 »


Beykoz:

Tarihi gelişimi M.Ö. 7OO'lü yıllara dayanıyor. Bu tarihte bölgeye deniz yolu ile gelen Traklar, Bebrik adıyla bir devlet kurmuşlar. Köy kısa zamanda gelişmiş ve Kral Amikos bu köye kendi adını vermiş. 1402 yıllarında Yıldırım Beyazıt tarafından Osmanlı imparatorluğu topraklarına katılınca adı Amikos'tan Beykoz'a dönüşmüş.

Samatya:

Bizans Devrinde bu bölge kumluk arazi ve yer manasında 'Pshamatos-Psmathia' olarak biliniyordu. Söylene söylene Samatya oldu.

Sarıyer:

İlçenin ismi sırasıyla Simas'tan Skletrinas'a, daha sonra Mezarburnu, Altın Yar, Sarı Lira Yer ve Sarıyar'a, son olarak da Sarıyer'e dönüştü. Sarıyar isminin altın ve bakır çıkarılan maden mahallesi ile şifa suyu arasındaki yarlardan geldiği biliniyor.

Silivri:

Yoğurdu bile neredeyse tarihe karışacak semtin filmlere konu olacak köklü bir geçmişi var. Antik çağdaki ismi Selymbria veya Selybria.





Çevrimdışı sultanım

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 154
  • +0/-0
 :X06 X:33X :X06 Allah razı olsun

 

Bu sayfa 0.431 saniyede 32 sorgu ile oluşturulmuştur