Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler) - Tasavvufi Bilgiler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.059 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.636 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22907 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler), konusunu okuyorsunuz... Bu konu 8692 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)}   Okunma sayısı 8692 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« : 31/01/11, 00:12 »
                                                                              Gavs'ül Azam Seyyid Abdülkadir Geylani

01. Makale: VAZİFE

Allah-ü Taala’ya ve Hz. Rasulallah’a iman eden şu üç şeyi yapmakla vazifelidir:
1- Allah’ın emirlerini tutmak....
2- Yasak ettiği şeyleri yapmamak...
3- Kimsenin elindekine göz dikmemek, doğru çalışmak, haline razı olmak....
İnsan, hayatı boyunca, emir, yasak ve kader çizgisi içindedir. Hiçbir zaman bunların
dışına çıkamaz. Dışını Hakkın emirlerine uydurduktan sonra, iç alemi için 3 vazife
başlar:
1- İnsan öz varlığı olan kalbine, iç alemine dönmeli...
2- Ruh, iyilik taraftarı olarak, kötülüğe meyilli duran nefsini muhasebe etmeli...
3- Böylece bütün gidişatını, yolunu Allah yolunun hakiki yolcularına uydurmalıdır...


02. Makale: HAYRI TAVSİYE

Allah’ın ve Hz. Rasulallah’ın emirlerine uyun; şahsi arzularınıza ve hissiyatınıza
mağlup olarak bid’at yoluna sapmayın ! İtaat edin; türlü ve bozuk yollara
ayrılmayın!... Allah’ı tevhid edin; hiçbir zaman şirk koşmayın!... Hakkı tenzih edin;
itham etmeyin... Doğruluk karşısında şüpheye düşmeyin; tasdik edin. Hep birden
kardeş olun, aranıza düşmanlık sokmayın. Doğruluktan nefret etmeyin, daima Hak
yolu ve yolcularını arayın, usanmayın... Sonuna kadar çalışın; bekleyin ümitsizliğe
düşmeyin... Daima doğru yolda toplanın, sevişin aranıza sevimsizlik girmesin...
Yaptığınız kötülükleri bırakın; tövbe edin; bir defa yaptığınız hatayı ikinci defa
yapmayın!.. İçinizi dışınızı temiz tutun. Uğursuz, çıkmaz, karanlık bataklıklara
düşmeyin... Rabbınızın taatı ile ruhunuzu bezeyin. O’nun kapısından ayrılmayın.
Ondan yüz çevirmeyin. Tövbenizi bozmayın... Gece gündüz Allah’a yalvarmaktan
bıkmayın. Çünkü rahmet kapıları ancak bu yolda açılır. Hakiki saadeti buyolda
bulmanız mümkündür. Şu bataklık aleminden ulvi ruhani aleme bu yoldan gitmeniz
mümkündür. Hak’ka vuslat bu yoldadır. Rahat, huzur ve selamet evine buradan
girilir. Öyle bir selamet evi ki, her çeşit binek orada, gözün görmediği her türlü
hoşluk oradadır... Bu nimetlerden bıkmaz, usanmaz, bol bol yer içersiniz. O yerde
sizin arkadaşlarınız Peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihler olur.. Allah
cümlemize nasib etsin...
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/futuhul-gayb-gizliden-sesler-t25215.0.html



� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)

Çevrimdışı Gönül Mihmanım

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.810
  • Konu: 230
  • Derviş: 4163
  • Teşekkür: 28
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #1 : 31/01/11, 01:01 »
amin inşaAllah.. Allah celle celaluhu razı olsun Emeğinize Sağlık. :X06


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı himmet025

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 210
  • Konu: 0
  • Derviş: 8097
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #2 : 31/01/11, 01:12 »
 X:02 X:01



Çevrimdışı Mihenk

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 619
  • Konu: 100
  • Derviş: 6504
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #3 : 31/01/11, 03:57 »


1- İnsan öz varlığı olan kalbine, iç alemine dönmeli...
2- Ruh, iyilik taraftarı olarak, kötülüğe meyilli duran nefsini muhasebe etmeli...
3- Böylece bütün gidişatını, yolunu Allah yolunun hakiki yolcularına uydurmalıdır...


Allah ( c.c ) razı olsun inşaAllah.
Çok güzel nasihatler.

 :X06


Bizi Bilen Bilir, Bilmeyen de Kendisi Gibi Bilir...

(Mevlana)

Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #4 : 31/01/11, 14:54 »
03. Makale: İPTİLA

İnsan, başına bir iş gelirse... Önce, kendi kendine kurtulmaya çalışır... Muvaffak
olamayınca, etraftan yardım istemeğe koyulur...
Padişahlara gider; rütbe sahiplerine yalvarır. Zenginlere koşar... Hal sahiplerine
gider; dua ister, himmet ister... Eğer hasta ise doktora gider, şifa arar. Bununla da
kurtulamayacağını anlayınca, Allah’a döner.
Eğer kendi işini yapabilseydi, halka dönmeyecekti... İşini halkta bitirebilseydi,
Hak’ka dönmezdi. Burada da arzusu biraz geç kalmağa başlar; fakat gidecek başka
yeri kalmamıştır... Durur yalvarmağa başlar... Dua eder; sena eder. İhtiyaçlarını
teker teker sayar, yalvarır... Bunları yaparken bir yandan da reddolunmaktan
korkar; bir yandan da, isteği yerine geleceğini ümit ederek sevinir...
Son, bu halden de usanır; yaptığı dua ve niyazın işe yaramadığını zanneder... Bu
kerre dua da dahil her şeyi bırakır... Saf, temiz bir halde beklemeğe başlar... Bu
kez kader-i İlahi (Allah’ın emri) ne ise o zuhura gelir... Olacak olur... Herşeyde
Allah’ın kudretini, kuvvetini sezer. Hareket, sükun... her ne varsa, ondan olduğunu
anlar. Hayır, şer, iyilik, kötülük, vermek, almak, genişlik, darlık, ölmek, dirilmek,
izzet, zillet, bunların hepsinin Hak’tan geldiğini mana gözü ile görür...
Bu halleri görür... Ve bu haliyle süt anasının elindeki çocuk gibi olur... Yıkayıcı
elindeki meyyite benzer; kendinden bihaber... Onlar istediğini yapar... Velhasıl,
bir top gibi olur, gayri ihtiyari sağa sola yuvarlanır... Bukalemun gibi renkten renge
geçer. Ne kendisi için, ne de başkası için hiçbir hareket yapmaz... Hakkın işinden
başka şey görmez. Gözü O’ nu görür, kulağı O’nu işitir. Başka şey görse veya işitse,
O’nun için görür veya O’nun için işitir. O’nun nimeti ile beslenir ve O’na yakın
olmakla ferahlar... Bu halle güzelleşir... Bununla hoş olur... Sakinleşir...
Her halde Hak’la mutmain olur. O’nun sözü ile ünsiyet peyda eder. O’ndan başka
her şeyden çekinir ve hoşlanmaz... Daima O’nun zikrine koşar... Ve öylece kalmak
ister. Bu halde kendinde yükseklik duyar. Kuvvetini Hak’tan alır. O’na tevekkül
eder. Yolunu O’nun marifet nuru ile bulur. Onunla giyer, Onunla kuşanır. Böylece
Hak’kın çeşitli ilimlerini öğrenir. O’nun kudreti ile şereflenir. O’ndan işitir. O’na
yaklaşır. Dua eder, hamd eder. Öylece kalır...


� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)

Çevrimdışı Mihenk

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 619
  • Konu: 100
  • Derviş: 6504
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #5 : 31/01/11, 15:21 »


Hakkın işinden başka şey görmez. Gözü O’ nu görür, kulağı O’nu işitir. Başka şey görse veya işitse,
O’nun için görür veya O’nun için işitir. O’nun nimeti ile beslenir ve O’na yakın
olmakla ferahlar... Bu halle güzelleşir... Bununla hoş olur... Sakinleşir...
Her halde Hak’la mutmain olur. O’nun sözü ile ünsiyet peyda eder.


Allah ( c.c ) burada sayılan güzelliklere nimetlere hakiki manada  bizleri kavuştursun yaşatsın inşaAllah.
Allah razı olsun.

 :X06


Bizi Bilen Bilir, Bilmeyen de Kendisi Gibi Bilir...

(Mevlana)

Çevrimdışı berigel_beri

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 460
  • Konu: 181
  • Derviş: 6330
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #6 : 31/01/11, 21:19 »
 X:01 :X06



Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #7 : 31/01/11, 23:01 »
04. Makale: MANEVİ ÖLÜM

Halkın malına göz dikmez, onların elindekinden kendini mustağni kılarsan, kötü
isteklerin ölmeğe başlar. Böyle olunca sende hiçbir kötülüğe karşı meyil kalmaz.
Bunlar hep Allah’ın yardımı ile olur. Bu inayet ve yardım sayesinde öyle bir hayata
kavuşursun ki ondan sonar ölüm yoktur. Bundan bulacağın zenginlik tükenmez;
verilen alınmaz... Rahatın bozulmaz... Hiçbir sevdiğinden mahrum olmazsın.
Öğrendiğini unutmaz, sonundan korkmazsın...
Bu yeni varlıkla bambaşka bir aleme geçersin; saadeti bitmez tükenmez...
Sultanlığın bir türlü sonu gelmez. Yüksekliği bir türlü nihayete ermez. Burada
yalnız tazim olunur, tahkir olunmaz.
Çünkü sende artık bir meniyet vardır. Ve doğruluk zatında mevcuttur. Söylediğin
Hak, yaptığın doğrudur. Sen artık eşsiz bir cevher haline gelmişsin. Tekle tek, birle
bir olmuşsun. Gizlinin gizlisi, sırrın sırrı oldun; yetmez mi?
Bu hal ve bu alemde sen, peygamberlerin vekilisin demektir. Velayet sırrı sende
biter. Ebdallar –velilerden bir kısım- şekline bürünür. Her dert seninle biter. Her
ihtiyaç seninle görülür. Yağmur arzunla yağar. Bitkiler sevginle biter... Yeşerir...
İster sultan, isterse çoban, ister imam ister cemaat hepsinin belasını def edersin...
Sen bundan böyle ibadın ve biladın amirisin; eller sana yardıma gelir... Ayaklar
sana hediyeler taşır. Diller seni övmeğe başlar. Bunlar Allah’ın izni ile olur. İki kişi
dahi, aleyhinde söylenecek tek kelime bulamaz...
Ey bunca in’am ve ihsan yapan Allah, bunlar hep senin vergilerindir. İkramındır. –
Allah büyük ihsan sahibidir


05. Makale: DÜNYA VE HALİ

Dünya tuzağı, öldürücü zehirleri ile düşkünlerine verilmiştir. Gafletle Dünyayı,
zahirdeki güzelliği ile görürsen aldanma... O, hilesi, dokunanı derhal öldürür. Onda
sadakat, onda vefa diye bir şey yoktur. Ona iyi gözle bakıp hoşlanma; şöyle ol:
Sahrada bir adam çırılçıplak kazayı-hacete oturmuş. Hem edep yri görünüyor, hem
de koku geliyor. Sen mecbursun; hem burnunu tutacak, hem de gözünü
kapayacaksın. İşte dünyanın hali. Ondan kurtulmak için hem gözünü kapa, hem de
burnunu tut...
Dünyaya ihtiyacın kadar bağlan! kalpten sevme; Nesibin ne ise gelir üzülme..!


� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)

Çevrimdışı İsmî Sûbhân

  • Üye
  • **
  • İleti: 83
  • Konu: 0
  • Derviş: 12542
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #8 : 01/02/11, 00:14 »
Dünyaya ihtiyacın kadar bağlan! kalpten sevme; Nesibin ne ise gelir üzülme..!
Allah(c c)razı olsun kurban. :X06


Ufka dalsa da gözlerim .. İçimde saklı olsa da kederim ..Benim en büyük derdim.. Hakka kul olmaktır Efendim ..

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #9 : 01/02/11, 00:56 »
Allah(c.c) razı olsun.
Manası büyük ve ibretlerle
dolu bir eseri okumamıza sebep oldunuz.
Rabbim bu eserin sahibinin sırlarını ali
ve kendisini de bize şefaatçı kılsın.


  X:33X  :X06



Çevrimdışı Mihenk

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 619
  • Konu: 100
  • Derviş: 6504
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #10 : 01/02/11, 01:05 »

Dünyaya ihtiyacın kadar bağlan! kalpten sevme; Nesibin ne ise gelir üzülme..!

Allah muhafaza buyursun fazla bağlanmaktan inşaAllah.
Bu şekilde parça olarak eklemeleriniz güzel oluyor, okumamıza vesile oluyorsunuz.
Allah hizmetinizin mükafatını maddi manevi sıkıntılarınıza deva etsin inşaAllah.

 :X06


Bizi Bilen Bilir, Bilmeyen de Kendisi Gibi Bilir...

(Mevlana)

Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #11 : 01/02/11, 14:54 »
06. Makale: HALKI BIRAKMAK

Halkı Allah’ın izni ile bırak, yine O’nun emri ile arzularından geç. Bir ayet-i
Kerimede şöyle buyrulur:
- “ Eğer inanıyorsanız, Allah’a güvenin....”
Kendini Allah’ın fiiline, iradesine terket. Saydıklarımızı yaparsan, ilahi emirlere bir
kab olursun.
Halkı bırakmak; onların elinde hiçbir iyilik veya kötülük olmadığına ve
olamayacağına inanmakla olur. Bütün kuvveti Allah’tan görüp, halkın elinde
mevcut olan bir şey görmeden Allah’ın kudretini tasdik etmekle mümkün olur.
Kendini bırakmana gelince: Hak’ka teslim olman ve sebepleri bir yana atmanla
olabilir.
Kendinden hiçbir hareket görme, gücüne kuvvetine mağrur olma. Bu halinde
kendini hor görüp, özünden nefret etme. Hak’ka teslim ol; O’nun emirlerine göre
hareket et. Şunu iyi bil ki, her şeyi evvel ahir yapan Allah’tır...
Sen ana karnında bilinmez bir nesne iken, O besledi ve bu aleme getirdi. Ve yine
sen, beşikte her şeyden habersiz yatarken esirgeyen O oldu. İşte o eski hallerini
düşün ve Hak’ka güven.
İlahi tecelliler önünde yok olmak şöyle olur: Başta hiçbir istek sahibi olmamak
gerekir. Bunu yaptığın an, her arzun yavaş yavaş ölmeğe başlar. Dileklerin yok olur.
Daha sonra iraden ölmeğe başlar. İşte bundan sonradır ki, ilahi tecelli seni kaplar.
Hiçbir meramın olmaz. Hak’kın isteğinden başkası sende hüküm süremez olur.
Kalbin sakin, vücudun rahat, gönlün geniş, yüzün nurlu... Her şeyden elini çeker,
yalnız yaratanla meşgul olursun. Hak varlığı ile zengin olursun...
Bu halinle seni kudret eli çevirir, ezel dili seni çağırır. Hak sana bilgiler öğretir.
Türlü nevi kisveler giydirir. Ezeli ilimlerden sana nasip gelir. Gönlün açık olur.
Kötülükler onda eğlenmez. Her kötülük onda erir. Varlığın Hak arzusu ile dolar.
Böylece senden çeşitli kerametler zuhura gelir. O haller senden görünür, ama
aslında Hak’tan gelir. İşte böylece, Hak için gönlü kırıklar zümresine dahil olursun.
Bunlara, “Münkesiret’ül – Kulub “ tabiri kullanılır. Zikrettiğimiz o değerli insanlar
için Allah-ü Teala şöyle buyurur:
- “Benim için kalbi mahzun olanlarla olurum.”
Bu Kudsi bir hadistir.
Muayyen bir zaman için halin böyle gider, ardan zaman geçer; evvelce mahrumu
olduğun pekçok dünyaca hoş tanınan nefsi zararsız isteklerine kavuşursun.
Peygamber S.A. efendimiz bu duruma işaret ederek şöyle buyurur:
- “ Bana dünyanızdan üç şey sevdirildi. Kadın, güzel koku, gönlümü hoş eden
namaz...”
Bütün kötü arzun, hevesin kırılmadıkça, Hak, seninle olmaz. Bu hevan ve hevesin
yok olunca da sende hiçbir şey durmaz olur artık. Sende ne iyilik eğlenebilir, ne de
kötülük. Ne akıl kalır, ne de fikir. Hiçbir şeyi seçemez olursun. Varla yok arasında
bir hal alırsın. Allah seni öldürür, yeniden diriltir. Sende, yeni ve bambaşka bir
irade zuhura getirir. Her isteğini o irade ile istersin. Bu hale ki geldin ve her isteğin
buna ki uydu; Hak Teala kendine izafe ettiğin mevhum varlığını alır, seni yok eder.
Bu halle sonunda: Münkesiret’ül-kulüb zümresine dahil olursun... Bu makamda
haberin olmadan çeşit çeşit hikmetli işler olur. Sonra benliğin erimeğe başlar.
Böylece iş sonuna varmış olur. Ve Hak’ka kavuşmuş olursun; yani, lika hasıl olur...
Her iş tamam olur. Bütün çalışmalar bunun içindi zaten... İşte: Münkesiret’ül
kulüb’un asıl manası budur.
Yukarıda bahsedilen cümlesini biraz izah edelim: Bunun manası; tam bir sükun ve
tumaninet halidir... Yani yukarıda arzedilen hale girmek ve onda tambir olgunluk
peyda etmek demektir. Bunu daha açık anlatmak için Allah’u Teala’nın,
Peygamberi (S.V.) lisanı ile buyurduğunu dinleyelim:
- “Kulum bana ibadet etmekle yaklaşır, ve onu severim... Sevince de tutan eli,
işiten kulağı, gören gözü, yürüyen ayağı olurum, hep işlerini benimle görür... “
Diğer bir rivayette şu cümleler de vardır.
- “Benimle işitir, benimle tutar, benimle aklı erer...”
Bu hal ancak - kendinden geçiş – ile başlar. Bu iş, güç değildir, halkı bırakman
kafi...
Halk; hayır ve şerden ibarettir. Sen de böylesin, hem hayırlısın heh de şerli...
Halkın hayrını ve şerrini isteme... Yalnız Hak’kı tut, ötesini bırak. Yine Kader-i
İlahide hayır ve şer vardır. Sen bu halde bulunmadıkça Allah seni şerrinden korur,
hayrı denizine atar. O zaman hayrına kab olur, her çeşit nimete kavuşursun...
Süküna rahata, hoşluğa ve nihayet her güzelliğe kaynak olursun...
Fena (1), Müna (2), Müptega (3) bunlar ayrı ayrı tasavvuf mertebesidir. Velilerin
son durağı buralardır. Bunlara yönelmek öyle bir istikamettir ki, geçmişteki evliya
ve ebdal hep bunları istediler. Ta ki, iradelerini Allah’a bırakalar ve O’nun
iradesine göre hareket edeler. Zaten bu yolun yolcularına demek, bu manayı
anlatmak içindir.
Bunların günahı nefsani arzularını Hak’kın iradesine ortak etmektir. Haddi zatında
onlar bunu unutarak yaparlar. Manevi bir hale kapılı, dehşete düşerler, bu arada
kendilerini kaybederler. İsteklerine kapılma neticesi Hak’ka şirk koşmuş olurlar.
Sonra, Allah tarafından kendilerine bir ayıklık gelir; Allah’ın rahmeti, merhameti
yetişir, blundukları halden uyandırır. Onlar da hatalarını anlar, istiğfar eder, tövbe
ederler... Allah da tövbelerini kabul eder. Çünkü yalnız melekler iradeden masumdur...
Peygamberler de iradeden değil, kötülükten masumdur. Geri kalan
mükellef insan ve cinler, ne iradeden, ne de kötülükten masumdur. Şu var ki;
veliler, kötü arzudan, ebdal de iradeden mahfuzdur, ama masum değildir. Bu şu
manaya gelir; bazen ufak tefek meyil ederler, sonra Allah merhameti icabı onlara
yine doğru yolu nasib eder...


� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)

Çevrimdışı Adap

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 254
  • Konu: 43
  • Derviş: 7820
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #12 : 01/02/11, 17:18 »
 X:33X  :X06  X:01



Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #13 : 01/02/11, 23:05 »
07. Makale: KALBİN HASTALIĞI

Nefsini bırak! Ve ondan uzaklaş!.. Nisbî olarak kendine izafe ettiğin mülkten
ayrıl!.. Hepsini Allah’a (CC) teslim et!.. Ve kalbin kapısında bekçi ol!.. Allah’ın (CC)
“gönlüne sakla” dediklerini içeri al ve “alma” dediklerini kalbine sokma!.. Kötü
istekleri kalbinden çıkardıktan sonra bir daha yaklaştırma!.. Bu şeytani arzuları
kalbten çıkarmak, her halde ona uymamak ve daima muhalefet etmekle olur.
Allah’ın (CC) iradesi dışında bir şey isteme!.. O’ndan (CC) başka bir şey istemek boş
bir temennidir. Akılsızlıktır. Sakın böyle bir hevese düşme!.. Telef olursun.. Helak
olursun!.. Hakk’ın (CC) merhametinden uzak kalırsın.
Sonuna kadar Allah’ın (CC) emirlerini tut!.. Sonuna kadar yasak ettiği şeylerden
kaç!.. Sonuna kadar O’nun (CC) kaderine teslim ol!.. Yarattığı şeylerden hiç birini
O’na (CC) ortak yapma. Şirk koşma!..
İsteğin, arzun, şehvetin, hepsi O’nun (CC) yarattıklarıdır…
İsteme! Kötü arzularına kapılma! Şehvete düşkün olma!.. Ta ki müşrik olmayasın!..
Ayetten: “Bir kimse Rabbına (CC) kavuşmayı istiyorsa, yarar iş yapsın. Rabbı (CC)
için yaptığı ibadetlere şirk katmasın.”
Şirk, yalnız putlara tapmak değildir. Kendi şahsi arzu ve isteklerinde tesir görerek,
uyman da bir nevi şirk ve putperestliktir. Dünya ve onun metaından, ahiret ve onun
nimetlerinden herhangi birine gönül kaptırarak, seni Yaratanın (CC) sevgisini değil,
bunlardan her hangi birinin sevgisini üstün tutarsan, şirk etmiş olursun…
Bunlardan herhangi birine kapılman, gizli şirktir. Bunun için, daima sakın, onlara
yanaşma, kork, emniyet etme. Gafil olma!…
Her şeyi iyice tahkik et! Ancak bu halle rahata kavuşursun. Kendini hiçbir hal ve
makama sahip yapma. Ama bir makama sahip bulunuyorsan bırakıp da kaçma! Sana
manevi bir vazife verilirse ve bir makama çıkarılırsan herhangi birini seçme! Çünkü
Allah-ü Teala (CC) her an bir iş yapar! Tağyir eder, tebdil eder… Ayetten: “Kişi ile
kalbi arasında gelip geçeni O (CC) idare eder.”
Uçsuz bucaksız bir varlık bul, kendini muayyen ölçülere kaptırma. Muayyen bir
çerçeve içersinde kalırsan, doğruluğunu haber verdiğin yanlış olabilir. Kalacağını
haber verdiğin nesne, bakarsın ki kaybolmuş… Hakk’ın (CC) iradesine tabi ol ve
hiçbir şeye karışma!.. Keşif ve keramet nevinden sayarak, bir şeyler söylersin, ama
aksi olunca utanır, rüsvay olursun… Sana bu halde yine bir vazife düşer; halini
saklamak… Ve senden başkasına bunları duyurmamak… İşte bu, tam sebat ve beka
halidir. Bunların Allah (CC) tarafından, sana bir hediye olarak verildiğini bil. Bu
hale şükür etmek için O’ndan (CC) yardım iste. Başkasına göstermemek için ört.
Eğer bu haller gider de, yerine başka bir hal gelirse, üzülme; onda da çeşitli
bilmediğin nimetler gizlidir… İlim vardır… İrfan, marifet vardır; ayıklığını arttırır ve
edep terbiye öğretir sana… Bir Ayet-i Kerime de şöyle buyurulur:
- “Biz hiçbir ayeti, ondan daha iyisini veya benzerini getirmemek şartı ile
değiştirmeyiz… Allah’ın (CC) her şeye kadir olduğunu bilmiyor musun?”
Allah’ın (CC) kudretini küçük görme!.. Takdir ve tedbirde, O’nu (CC) itham etme…
O’nun (CC) vaadinin doğruluğunda şüpheye düşme… Hz. Peygamberi (SAV) kendine
örnek al… O büyük insana (SAV) inen ve mushaflarda yazılan, dillerde okunan bazı
ayetler kaldırıldı… Bazısı değişti, yerine başka ayet geldi… Biraz önce haber
verdiğinin aksini az sonra söyledi. Ama bu hal zahirde böyle oldu. Öbür yönünü,
ancak, Allah’la (CC) kendi arasında bir iş olarak kabul ederiz…
İşte yukarıda anlatılan hale işaret ederek Peygamber (SAV) Efendimiz şöyle
buyurur:
- “Kalbimde değişik haller olur, bu yüzden her gün yetmiş defa istiğfar ederim.”
Diğer rivayette “Yüz defa.”
Peygamber (SAV) Efendimiz, daima hal değiştirirdi. Bir halden diğer hale geçer ve
olgunluğa doğru ilerlerdi. Gayb aleminin hazinelerine ererdi. Çeşitli manevi
süslerle süslendi. İşte efendimiz böyle yükselirdi. Her yükseldikçe de evvelkinin
noksanlığını anlar; mahdut bir halde kalmayı noksan sayar, istiğfar ederdi. Kendisi
yaptığı gibi Ashabına (RA) da istiğfar telkin ederdi. Çünkü istiğfar ve tevbe halinde
bulunmak kulun vazifesidir. İnsana en çok yakışan şey, istiğfar ve tevbe etmektir.
Bütün kötülükleri, bir daha yapmamak şartı ile bırakmak babası Hz. Adem’den
(AS), Hz. Rasulallah’a (SAV), O’ndan da (SAV) bizlere veraset yolu ile geldi… Ki
Adem aleyhisselam’ın her yanını zulmet kaplamıştı; işte o zaman istiğfar etti, sonra
karanlık açıldı, her yanı nur kapladı; kurtuldu. Çünkü O (AS) bir zamanlar ahdi
unuttu. Dar-ı Selam’da daimi kalacağını, Rahmân ve Mennân olan Allah (CC),
kendisini Cennetten çıkarmayacağını sandı… Melekler kendisini daima selamlar,
övmelerle geleceğini tahmin etti. Böylece nefsine uydu ve her şeyi unuttu… İş
değişti. O güzel süslerden soyundu, saltanat gitti. Derecesi düştü… O nurlu alem,
aniden karanlığa gömüldü. Önceki safiyet bozuldu.
Böylece her şey elinden alındıktan sonra işin nereden geldiğini anladı. İçinde
bulunduğu büyük safiyeti düşündü… İtiraf yolunu tuttu. Unuttuğunu, hata işlediğini
itiraf etti. Kendi kendine istiğfar telkin etti:
- “Ya Rabbi (CC)! Biz nefsimizi kötüledik, kirlettik, bizden mağfiretini,
merhametini esirgersen, sonumuz fena olur.”
Bu tevbe ve itirafa karşı kendisine hidayet yolları göründü. Nasıl işler yapacağı
bildirildi. Ve O (AS), o tevbedeki gizli marifet nurları ve bundan evvel kendisine
keşfolunmayan iyilikleri öğretildi. Ve neticede şuna kani oldu:
- “Bütün kaybettiğim haller bana tevbe yolu ile açılacaktır.”
Her şey değişti… İstek şimdi başka oldu. Hal başka hal oldu. Büyük bir saltanat
geldi. İlk önce dünyada bir velayet-i Kübra; sonrası da ahirette… Dünya kendine ve
evladına yer oldu. Ahiret ise ebedi bir yuva… Ve sonsuz bir sığınak…Ey mümin!
Senin için Hz. Adem (AS) ve Hz. Muhammed   de (SAV) dostluk ve muhabbet için iyi
adetler var… Herhalde hatanı bil, tevbe et!


� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)

Çevrimdışı Gavs Kölesi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 847
  • Konu: 66
  • Derviş: 3752
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)
« Cevapla #14 : 02/02/11, 02:26 »
08. Makale: Allah'A YAKINLIK

Manevi bir hal içinde bulunduğun zaman başkasını isteme. İser daha altını, ister
daha üstünü. Hiçbir makam arzu etme...
Padişahın kapısına geldiğinde hemen içeri girmeği isteme Zorla içeri alınıncaya
kadar bekle. Kendi isteğinle değil zorla içeri alınmalısın. Tekrar, takrar istemelisin.
Pek nazlı da olma...
İçeri girmek için mücerret izinle de yetinme. Seni tecrübe için olabilir, belki de
padişah tarafından deneniyorsundur... Koşma; bekle. Ta ki seni zorla içeri alsınlar.
Bu şekilde içeri alınman senin için bir fazilet olur. Saraya bu şekilde girdikten
sonra, seni kimse tekdir etmez. Tekdir ancak yapacağın kusurdan sonra gelir. O,
seni bizzat içeri aldıktan sonra, korku da olmaz. Padişahın yaptığından mes’ul
olmazsın. Ancak kendi isteğinle yaptığın şey sonunda mes’ul duruma düşersin.
Yaptığın hareket neticesi, sana taarruz vaki olur.
Bu makamda senin için iyi olmayan şey kendi arzunla hareket etmendir... Sabrın
azlığı, edebe riayetsizliğin, bulunduğun hale rıza göstermemen senin için hiç de iyi
olmayan hareketlerdir...
Saraya girmek sana nasib olunca; başını önüne eğ, gözlerini etrafta gezdirmekten
sakın. Edepli terbiyeli olarak, verilen her hizmet ve vazifeyi yapmağa çalış. Daha
fazla yükselmeği isteme...
Ayet: “ Olara verdiğimiz dünyalıklara gözlerini çevirme, onları tecrübe etmek için,
dünya süsü olarak kadın verdik. Rabbın sana verdiği rızık, hem hayırlı hem de
devamlıdır...”
Allah-ü Teala, bu ayetle seçkin Peygamberine edep öğretiyor, dolayısıyla bize...
- < Halini muhafaza et, verilene razı ol...”
Buyrulmasındaki Murad:
- “Sana verdiğim pek çok hayır, peygamberlik, ilim kanaat, sabır, islam dini
üzerindeki saltanat ve o yoldaki mücadele senin için en büyük nimettir... Ötekilere
verdiklerimden daha iyi ve güzeldir.
Bütün hayır haddi bilmekte ve ona razı olmaktadır. Bununla beraber başkalarının
hiçbir şeyine göz dikmemektedir. Başka bir şeye iltifat etmemektedir. Çünkü o
baktığın ve arzu ettiğin şey üç kısma ayrılır. Birincisi, senin nasibin olmasıdır.
İkincisi başkasının nasibi olma ihtimali. Üçüncüsü, ne senin ne de başkasınındır.
İhtimal ki; Allah’ü Teala, onu bir tecrübe vasıtası olarak yaratmıştır...
Baktığın şey her ne ise... Eğer o, sana nasip olmuşsa ihtirasa düşüp ardından koşsan
da gelir koşmasan da. İstesen de gelir, istemesen de Bu hale göre, mutlaka onu
elde etmek için çırpınman ve edebe uymayan bazı hareketler yapman sana
yakışmaz. Bu hal, ilim ve akıl ölçüsüne vurulursa hiç de sevilen bir şey olarak
meydana çıkmaz.
Eğer o şey, başkasının nasibi ise.... çırpınman niçin?.. Çünkü o şey sana hiçbir
zaman gelmez.
Yine o şey, ihtimal ki hiç kimsenin nasibi değildir, fitne ve tecrübe için
yaratılmıştır. Böyle olduğuna göre, akıllı olan kimse nasıl nefsi için, böyle bir
fitneyi ister. Ve kendine celb etmeği arzu eder?..
Bu izahlardan anlaşılıyor ki; bütün selamet ve iyilik, manevi hali muhafazada ve
haddi tecavüz etmemededir...
Avuç içi kadar dar yerde de kalsan, geniş sahalara da çıksan, her ikisi de sana göre
musavi olmalı... Ve yukarıda anlattığımız halini ve edebini muhafaza etmeğe
çalışmalısın. Başını önüne eğ. Çok edepli ol... Daha da üstün vazife görmeğe çalış.
Çünkü padişaha en çok sen yakınsın, senin kabahatin de çabuk görülür. Bu
sebepten senin için tehlike daha fazladır.
Bulunduğun halin daha üstüne ve daha aşağısına geçmeği isteme. Orada sabit
kalmayı, baki olmayı arzu etme. Bulunduğun vazifenin şeklini değiştirmeğe
yeltenme... Böyle bir şey yapmağa senin bir selahiyetin yoktur. Böyle bir şey
yaparsan nimetleri inkar yolunu tutmuş olursun; bu ise, dünya ahirette sahibini
utandırır...
Sonuna kadar, anlattığımız şeyleri yapmağa çalış... Neticede öyle bir hale gelirsin
ki, o halde senin için bir makam verilir. Seni ondan hiç ayırmazlar. Sen de onun,
Allah tarafından bir vergi olduğunu anlarsın. Böyle oluşun delili ve beyanı
meydandadır, bunu bilir ve o halin devamına çalışırsın...
Veliler için haller vardır. Ebdal için makamlar vardır. Ve sana hidayeti Allah nasip
edecektir....


� Size amellerinizin en hayırlısını, Rabbimiz katında en temiz olanını, derecenizi en çok yükseltenini; altın ve gümüş infak etmekten, düşmanla karşılaşıp onları öldürmenizden veya şehit düşmenizden daha hayırlı olanını haber vereyim mi: Allahu Tealâ�yı zikretmek.� (Tirmizî, İbn-i Mace,Ahmed,Hakim)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Müslüman ile gayri müslimi ayıran fark Cevaplandı: Böyle Güreş Gördünüz mü? ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.541 saniyede oluşturulmuştur


Fütuhu'l Gayb (Gizliden Sesler)Güncelleme Tarihi: 18/11/19, 07:44 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim