Gavsımızdan Rabıta Tarifi.. - Diyar-ı Menzil'den
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.638 yorum yapıldı. Bugün 2 konu ve 2 ileti gönderildi.. Toplam : 22908 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Gavsımızdan Rabıta Tarifi.., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 12588 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Gavsımızdan Rabıta Tarifi..}   Okunma sayısı 12588 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.704
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« : 24/03/08, 02:36 »

Muhammed  Raşid Hazretlerinin (k.s) sağlığında
kardeşi ve halifesi Abdülbaki Hazretlerine soruluyor:
- Seyidim, kitaplarda rabıtanın çeşit çeşit tarifleri yapılmış,
siz nasıl yapıyorsunuz?

Abdülbaki Hz. şöyle buyuruyor:
- Rabıta akşam namazından sonra yapılır.
15 dakikadan az olmaz, bir buçuk saate kadar uzayabilir.
Rabıta yapacak olan yüzünü kıbleye döner ,
otururken sağ ayağını sol ayağının altından çıkarır,
gözlerini yumar, 25 Estağfirullah çeker.
Estağfirullahlar ile günün ağırlıkları ve dünya didişmelerinden kirlenen kalbi temizlemeye başlar.
Daha sonra Sultanımızı azim, nurani ve latif makamda düşünür.
Mesela bir kürsüde durduğu yerin başından arş-ı ala’ya uzanan nurani bir sütun tasavvur eder.
Allah’ın rahmeti Sultanımızın başına nurani bir sütunla iner ve birleşir.
Mürid o nurani sütundan nurani bir ziyanın kılıç gibi kendi kalbine aktığını düşünür.
Kalpteki günahların mermere damlayan asit gibi
kalpte yara açtığını düşünerek bu nurun o yaralara merhem olup kalbi cilaladığına inanır.
Cilalaya cilalaya bir hafta rabıtanın içinde kaybolursa,
rabıtası yoğunluk kazanır ve o insan istikamet sahibi olur.
Tarikattan çıkmak istese de artık çıkamaz.

- Ya Seyidim, bir insanın rabıta zamanında bir işi olsa
bu rabıtayı sonra kaza mı edecek?

Şöyle cevap verdiler:
- Bizi birisi çağırırsa 25 Estağfirullah çekip gözümüzü açarız.
Giderken gözler açık olduğu halde rabıta devam eder.
Mecbur olmadıkça konuşmayız.
Elimiz işte olsa bile, gönlümüz rabıtada olur.


Rabbim O'nlardan razı olsun..

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/gavsimizdan-rabita-tarifi-t737.0.html



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #1 : 24/03/08, 03:19 »
Hakkıyka bir rabt olabilsek ....

Rabbim Sadatlardan ayırmasın her iki alemde,bizi layık etsin inşaAllah

Allah razı olsun ...  :X06


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı atofina

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 36
  • Konu: 0
  • Derviş: 4312
  • Teşekkür: 0
Yanıt: Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #2 : 24/03/09, 01:01 »
Allah razı olsun



Çevrimdışı Güle Hizmetçi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 295
  • Konu: 8
  • Derviş: 438
  • Teşekkür: 1
Yanıt: Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #3 : 24/03/09, 13:57 »
Allah razı olsun, X:04 X:04 X:04 hakkıyla rabıta yapabilmek nasip olsun,rabıtadan murad neyse ona himmetle ulasalım insallah...


kime baksam onu görür oldum....

Çevrimdışı vatandaş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 729
  • Konu: 22
  • Derviş: 1218
  • Teşekkür: 1
Yanıt: Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #4 : 24/03/09, 14:16 »
 :kafa:

sofi Allah razı olsun..nefsime ders olsun..


Bu kapı Allah kapısı;
resulullahtadır tapusu..

Çevrimdışı Sehl

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.912
  • Konu: 208
  • Derviş: 2261
  • Teşekkür: 16
    • Gönül Hanesi..
Yanıt:Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #5 : 18/10/09, 03:05 »
 X:01 :X06 :X06



Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 179
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)
Yanıt:Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #6 : 18/10/09, 12:42 »
 X:01



♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...

Çevrimdışı İhlas

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 248
  • Konu: 85
  • Derviş: 6693
  • Teşekkür: 1
Yanıt:Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #7 : 07/11/09, 23:28 »
Allah razı olsun  :X06


Tasavvuf, cemaat hâlinde ve birlik içinde Allah yolunda yürümektir,topluca tövbe etmektir,topluca Yüce Allah'ı zikretmektir, topluca Hak'ka yönelmek ve birbirini Hak yolunda desteklemektir,bir Kâmil Mürşid nezaretinde topluca Yüce Allah'ın ipine yani dinine, sünnete, takvaya ve ihlasa sarılmaktır.

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Yanıt:Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #8 : 08/12/09, 21:41 »
Allah c.c razı olsun  :X06


''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı menzilkolik

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 255
  • Konu: 16
  • Derviş: 5233
  • Teşekkür: 1
Yanıt:Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #9 : 09/12/09, 10:26 »
 :X06 Abdülbaki Hz. şöyle buyuruyor:
- Rabıta akşam namazından sonra yapılır.
15 dakikadan az olmaz, bir buçuk saate kadar uzayabilir.
Rabıta yapacak olan yüzünü kıbleye döner ,
otururken sağ ayağını sol ayağının altından çıkarır,
gözlerini yumar, 25 Estağfirullah çeker.
Estağfirullahlar ile günün ağırlıkları ve dünya didişmelerinden kirlenen kalbi temizlemeye başlar.
Daha sonra Sultanımızı azim, nurani ve latif makamda düşünür.
Mesela bir kürsüde durduğu yerin başından arş-ı ala’ya uzanan nurani bir sütun tasavvur eder.
Allah’ın rahmeti Sultanımızın başına nurani bir sütunla iner ve birleşir.
Mürid o nurani sütundan nurani bir ziyanın kılıç gibi kendi kalbine aktığını düşünür.
Kalpteki günahların mermere damlayan asit gibi
kalpte yara açtığını düşünerek bu nurun o yaralara merhem olup kalbi cilaladığına inanır.
Cilalaya cilalaya bir hafta rabıtanın içinde kaybolursa,
rabıtası yoğunluk kazanır ve o insan istikamet sahibi olur.
Tarikattan çıkmak istese de artık çıkamaz.
 :X06 :X06 Allah bizide hakkıyla rabıta etmeyi nasit etsin benim rabıtam nasıl  X:04 X:04 ne zaman hakıyla yapacam acaba  X:04



Nefsinle cihad hususunda sana yardım edenle arkadaş ol. Onun sohbetlerinde bulun. Nefsinin azmasına yardım edenle arkadaş olma. Önce kendi nefsinle meşgul ol, kendi nefsine faydalı ol ve kendi nefsini düzelt. Sonra başkalarıyla meşgul ol. Başkalarını aydınlattığı halde kendini eritip bitiren mum olm

Çevrimdışı turab

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 275
  • Konu: 93
  • Derviş: 2817
  • Teşekkür: 1
Yanıt:Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #10 : 24/12/09, 10:04 »
Allah razı olsun kardesim X:33X


BİLİYORSAN KONUS İLİM ALSİNLAR BİLMİYORSAN SUS ADAM SANSİNLAR

Çevrimdışı tekyol_menzil

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 646
  • Konu: 30
  • Derviş: 2974
  • Teşekkür: 6
Cevaplandı: Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #11 : 24/03/10, 23:59 »
 X:01 bizlerde hakkıyla rabıta halıne gecenlerden oluruz inşaAllah X:04


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı adnantaha

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 362
  • Konu: 0
  • Derviş: 9736
  • Teşekkür: 0
Cevaplandı: Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #12 : 10/07/10, 19:56 »
Allah razı olsun kardeşım.



Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Cevaplandı: Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #13 : 01/10/10, 19:37 »
Allah c.c razı olsun .Kurbanlar ben daha yeni sayılırım vede acemiyim,
sizlere sormak istiyorum rabıtayı sadece akşam namazından sonramı yaparız,yani günün her anına yayarsak
edepsizlik vede adapsızlıkmı yapmışmı oluruz,Allah korusun, doğrusu nedir,bileniniz varsa bir zahmet yazarmısınız.Selam veddua ile. :X42



Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Cevaplandı: Gavsımızdan Rabıta Tarifi..
« Cevapla #14 : 01/10/10, 21:13 »

Sorularınızı mümkün mertebe vekillere bildirin burada verilebilecek en ufak yanlış bir cevap bir anlaşmazlık vebal olur sonra hakkınızı helal edin inşaAllah bu kitabı en kısa zamanda edinmenizi öneririz....




Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

RABITANIN YAPILIŞ ŞEKLİ

Rabıta, çok değişik şekillerde yapılabilir.
Rabıtanın temeli muhabbete dayandığı için, herkesin muhabbeti ve sevgi meşrebi bir değildir.
Ancak, rabıtanın genel usul ve edepleri vardır.
Rabıta bunlara göre yapılmalıdır.
Rabıtayı yapılış zaman ve şekline göre büyükler iki gruba ayırmışlardır.

MÜRŞiDiN HUZURUNDA YAPILAN RABITA


Mürid, mürşidinin huzurunda rabıta yaparken, onu yüksekçe bir taht üzerinde oturan azametli bir sultan gibi görür. Kendisi de onun huzurunda boynunu büküp duran bir fakir gibi bulunur. Kalbini bir dilenci torbası gibi açarak hükümdarın huzuruna arz eder. Bu hâl, hayal ile değildir. Çünkü orada mürşid hazırdır ve hayale gerek yoktur. Mürid, ümit ve edeple mürşidinin vereceği manevi hediyeleri bekler, ondaki nur ve feyze talib olur. Bütün duygularını ve sevgisini onda toplar.

MÜRŞiDiN GIYABINDA YAPILAN RABITA


Mürşidin gıyabında yapılan rabıta iki kısımdır.
Birisi günlük ders olarak yapılan rabıta, diğeri de devamlı olup bütün zamanlara yayılan rabıtadır.
Her ikisini usulüne uygun yapanlar büyük menfaat elde ederler.
Bu usulleri kısaca tarif edelim.

Günlük Ders Olarak Yapılan Rabıta

Mürid, günlük rabıta dersini yapacağı zaman, akşam namazından sonra, abdestli bir şekilde kıbleye karşı adap üzere oturur, gözlerini kapatır, yirmi beş (25) defa estağfirullah der. Mürşidinin dolunay gibi ilahi nurlarla parlayan cemalini hayalinde canlandırır. Onu gözünün önüne getirmeye ve ondaki nurlardan nasiplenmeye çalışır. Bunun için mürşidin iki kaşı arasından çıkan bembeyaz süt şeklindeki ilahi nurun ve feyzin, müridin ağzından girerek kalbinin üzerine geldiğini, kalbinden yayılarak bütün vücudunu sardığını düşünür. Buna 10-15 dakika devam eder. Rabıtanın en azı beş (5) dakikadır. Duruma göre bu süre uzatılabilir. Sonra 25 defa estağfirullah diyerek gözler açılır.

Kadınlar ders rabıtası yaparken, mürşidi bir nur şeklinde, güneş gibi parlak vaziyette düşünürler. Mürşidin vücut azaları, başı, yüzü, gözü zahiri olarak değil, ilahi nur ve feyiz ile dolu gönlü ve o gönüldeki nurun dışa yansımış hâli düşünülür. Ruh ruha, kalp kalbe, gönül gönüle bağlanır ve ondaki ilahi nurdan, feyizden, sevgiden, ilimden ve edepten nasiplenmeye çalışır.

Ders olarak yapılan rabıtanın vakti akşam ile yatsı arasıdır. Ramazan- şerif ayında ise bu ders öğle ile ikindi namazı arasında yapılır. Ramazan ayının ve orucun bereketinden istifade etmek için Ramazan ayında rabıta, gündüz yapılır.

 
Hayatın Her Anına Yayılan Rabıta

Buna manevi ve hayali rabıta da denir. Bu rabıtanın şekli çoktur. O belli bir vakte bağlı değildir. Her iş ve ibadetten önce yapılacak bir rabıta şekli vardır. Bu rabıta ile basit işler güzelleşir, görülen şeylerden ibret alınır, kalp devamlı uyanık olur, insan edeplenir. Rabıta desteği ile yapılan amellerde insan, varsa riyasını görür, ihlasa sarılır, kusurlarını fark eder.

Manevi rabıtanın bir şekli mürşide ait şeyleri sevmektir. Mürşid sevgisini kuvvetlendirmek için onun ehl-i beytini, oturduğu yerleri, kendisiyle ilgili şeyleri düşünmek, bir yandan muhabbetle ayrılık hasreti çekmek, öbür yandan buluşma özlemi ile kalbi mürşide bağlamak gerekir.

Mürid, yolda yürürken, yemek yerken ve bir işe giderken mürşidine yönelerek onun ruhaniyetini kendi tarafına çekebilir. Bu ruhaniyetin nurları ve tasarrufatı altındaki bir insan Allah’ın rahmetini üzerine çekmiş olur. Bu rahmet ona çok şey kazandırır.

Mürid, günlük işlerinde de rabıtalı olmalıdır. Mesela uyuyacağı sırada mürşidini baş ucunda kendisine feyiz akıtır vaziyette düşünmesi, aynı şekilde uykudan uyanınca, bir ders alma veya verme anında, namazın başında ve sonunda rabıta yapması önemli kazanç sağlar. Çünkü müridin iki rabıta arasında işlemiş olduğu her amel, rabıtanın bereketi içinde işlenmiş olur. Namazın içinde rabıta yapılmaz.

Rabıtanın bereketi, kalbi Yüce Allah’a bağlamak ve onu her an uyanık tutmaktır.

Müridin, dostlarıyla veya yabancılarla sohbet ederken, evinde ailesi içinde oturup kalkarken rabıta yapması da önemlidir. Bunun en önemli faydası gaflete düşmemek, boş konuşmalardan kaçınmak ve karşısındaki kimselere edepli davranmaktır.

Müridin tatlı akar sular, hoş manzaralar, güzel binalar, çekici elbiseler, lüks arabalar görünce de rabıta yapması kendisine önemli kazançlar sağlar. Bu durumda mürid şöyle düşünebilir:

Keşke mürşidim şu akar suyun başında, şu hoş manzaranın içinde veya şu güzel binada olsa da sohbetini dinleme şerefine ersek. Çünkü böyle yerlerde sohbet daha tatlı olur. Keşke mürşidim şu elbiseleri giymiş veya şu güzel vasıtaya binmiş olsa da herkes ondaki cemali ve celali, tevazu ve edebi görse. Bunlar ona ne güzel yakışır, hem bu nimetlere de en fazla o layıktır. Çünkü onların şükrünü en güzel o yapar.

Aslında bu düşünceler samimi sevginin gereğidir. Çünkü aşık insan hoşuna giden her güzel şeyin sevdiği kimsede de bulunmasını ister, hatta önce onu tercih eder. Aşkta bencillik olmaz, ben diyen aşık olamaz. Mürid de karşılaştığı güzel nimetler içinde önce kimi hatırladığına bakarak sevgisini kontrol edebilir.

Güzel nimetler karşısında yapılacak rabıta müridi gaflet, nankörlük, kin, haset, dünya sevgisi, cimrilik gibi hastalıklardan korur.

Rabıtanın ihmal edilemeyeceği yerlerden birisi de velilerin hâllerini inkar eden alimlerin meclisleri ve onlarla münakaşa anlarıdır. Bu andaki rabıta kalbi yıkıcı fikirlerin etkisinden kurtarır, müridi edebe uymayan hissi ve nefsi davranışlardan uzak tutar.

Bir başka mürşidle karşılaşma veya buluşma anında da rabıtalı olmalıdır. Bu şekilde mürid, karşılaştığı büyüğe karşı edepli davranır, sevimsiz düşüncelerden kurtulur, kalp kaymasından korunur.

Kâmil Mürşid Rahmet Vesilesidir

Mürid, bir nimetle karşılaşınca, bunu nefsine veya herhangi bir ameline maletmek yerine, mürşidinin dua ve bereketine bağlaması güzel olur. Böylece, kalp nimete değil onu verene bağlanır, Allah’a şükreder. Kendisine bu nimetin gelmesine vesile edilen, ayrıca nimet karşısında nasıl davranacağını öğreten mürşidine de teşekkür eder.

Burada şöyle bir soru akla gelebilir: Gerçekte bütün nimetleri yaratan ve dilediği kimselere dilediği kadarını ulaştıran Allahu Teala’dır. Böyle bir anda mürşidi düşünmenin ve onu nimete vesile görmenin ne faydası vardır? Bu durum sebebe bağlanıp asıl vereni unutma ve ileri safhada şirke düşme tehlikesi taşımaz mı?

Buna cevap olarak denir ki: Bir nimete ulaşan kimse için asıl tehlike onu kendi nefsinden bilip, ben yaptım, ben çalıştım, ben kazandım diyerek gaflete düşmesidir. Elbette bütün mülk, yaratma ve nimetleri taksim Yüce Allah’a aittir. Ancak Yüce Allah’ın dünya alemindeki adeti, her şeyi bir sebeple yaratmasıdır. Bu alemin ayakta durması için en büyük sebep, içinde Allah’a kulluk eden, O’nu zikreden salih müminlerin bulunmasıdır.

Resûlullah (s.a.v) efendimizin belirttiği gibi: "Yeryüzünde Allah, Allah diye zikredenler bulunduğu sürece kıyamet kopmayacaktır.34

Kıyamet, dünyadaki hayatın sönmesi ve bütün hayat düzeninin bozulmasıdır. Demek ki şu anda bütün insanlık Yüce Allah’ın zikrini çeken salihlere teşekkür borçludur. Çünkü bu dünya onların yaşadığı ilahi ahlak ve çektikleri zikir sebebiyle ayakta durmaktadır.

Şu hadisleri de burada hatırlatmalıyız:

"İnsanlar, Allahu Teala’nın kulları içinden seçtiği salihlerin sebebiyle yağmura kavuşur, onların bereketiyle müminler ilahi yardıma ulaşır, halktan umumi azap kaldırılır." 35

"Allah bu ümmete ancak aralarındaki zayıf görünümlü salihlerin duası, namazı, orucu ve ihlası sayesinde yardım eder." 36

İmam Rabbani (k.s), Hz. Peygamber’e varis olan ve dini hayatı canlandıran irşat kutbu müceddidi tanıtırken şöyle demiştir:

"Müceddit öyle bir kimsedir ki, ümmete gelen bütün feyiz ve maneviyat ancak onun sayesinde gelir. Onun aracılığı olmadan hiç kimseye irşat, hidayet, nur ve feyiz gelmez. Bu Allah’ın takdir ve tercihi ile böyle olmaktadır. Allahu Teala irşat kutbu yaptığı zatı vesile ederek dilediklerine pek çok faydalar ulaştırır. Bazen bundan irşat kutbu olan zatın haberi de olmaz."37

İşte rabıta yoluyla kendisine kalbin bağlandığı zat bu irşat kutbudur. Zaten bu yetki ve derecede olmayan kimseye rabıta yapılması yasaktır. İrşat kutbunun kim olduğunu o kimsenin irşadı gösterir. Onun veliliği ve peygamber varisi olduğu her hâlinden bellidir. Takva imamı olduğu güneş gibi ortadadır. Yeter ki onu gören kimse inkar gözüyle bakmasın.

Mürid elde ettiği her nimetin kendisine gelişi için bir sebep arayacaksa, bu sebep onun Allah’tan gafil nefsi değildir. Elbette her şey Yüce Allah’ın sonsuz rahmeti ve iradesiyle olmaktadır. Ancak Allahu Teala kullarına göndereceği bir nimeti onların içlerinden seçtiği bir kul vasıtasıyla göndermeyi daha çok sevmektedir.


Maddi ve manevi bir nimete kavuşunca yapılacak rabıta kalbi eşyaya değil, Yüce Mevla’ya bağlar. Kulu şirke değil, şükre götürür.


“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Miraç kandili özel hatm-i şerif Ebu Yusuf'un Tatlısı ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.678 saniyede oluşturulmuştur


Gavsımızdan Rabıta Tarifi..Güncelleme Tarihi: 18/11/19, 22:14 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim