Gerçek Tıp - Yitik Şifanın İzinde - Kitap Tanıtım
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.550 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Gerçek Tıp - Yitik Şifanın İzinde, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3401 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Gerçek Tıp - Yitik Şifanın İzinde}   Okunma sayısı 3401 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı leylirumi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 230
  • Konu: 11
  • Derviş: 432
  • Teşekkür: 0
Gerçek Tıp - Yitik Şifanın İzinde
« : 04/04/09, 18:26 »


Çağdaş tıp müthiş bir hızla ilerliyor ve yeni tedavi yöntemleri geliştiriyor. Bunlarla daha sağlıklı olmayı beklerken acaba daha çaresiz hale mi geliyoruz? Her geçen gün yeni bir hastalık ortaya çıkıyor ve hastalıkların direnci artıyor. Bu da görünüşte daha etkili, ancak gerçekte daha tehlikeli ilaçların denenmesi anlamına geliyor. Ameliyatlar, gen teknolojisi, kimyevi ve nanoteknolojik ilaçlar, sezaryenler, yapay besinler, kan ve organ nakilleri gerçekten de kaçınılmaz yöntemleri? Tüm bunlarla tedavi olabiliyor muyuz, yoksa gittikçe daha fazla mı hasta oluyor, ilaçlara bağımlı hale geliyoruz? Sağlıklı olmak bu kadar zor ve karmaşık olabilir mi?

Biyolog ve Doktor Aidin Salih, Gerçek Tıp’ta, unutulan şifa kaynaklarını, çağdaş insanın karşılaştığı tüm sağlık sorunlarına karşı kullanılabilecek biçimde tekrar canlandırıyor.

Gerçek Tıp, hastalıkların gerçek sebeplerini, hastalıklara karşı çaresiz olmadığımızı, ilahi kanunları çiğneyerek şifaya ulaşılamayacağını ve yitirdiğimiz şifanın izini tekrar sürebileceğimizi anlatırken, sade ve hikmet dolu bir gerçeğe işaret ediyor.

Tüm sağlık meselelerinin gerçek bir tıp yaklaşımıyla ele alındığı bu çalışmayla “az yiyerek” ve “doğru beslenerek” sağlığınızı koruyabilir, önerilen tedavi yöntemleriyle hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.

“Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi” (Buhari, Kader, 4)

Arka Kapaktan

Gerçek Tıp - Yitik Şifanın İzinde

Dr. Aidin Salih

İstanbul, 2007

Yazı Yayıncılık

(0212 518 30 06)

(0212 533 28 58)

 
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/gercek-tip-yitik-sifanin-izinde-t9555.0.html



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

 lâyık değilim amma lûtfedersin. Sultânım, Efendim, boynumda kemendin.

Çevrimdışı leylirumi

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 230
  • Konu: 11
  • Derviş: 432
  • Teşekkür: 0
Yanıt: Gerçek Tıp - Yitik Şifanın İzinde
« Cevapla #1 : 04/04/09, 18:28 »
Önsöz

Sağlık Bakanlığınca hazırlanan 2006 tarihli 'Kronik Hastalıklar Raporuna göre,Türkiye'de yaklaşık 22 milyon kişi kronik hastalıkların etkisi altında yaşıyor ve kronik hastalıkların sayısında sürekli artış gözleniyor. Yaklaşık 15 milyon kişisel yüksek tansiyon, 4 milyon kişide şeker, 3 milyon kişide kronik obsrtuktif akciğer, 2 milyon kişide koroner kalp hastalığı, hastaların %40 ında farklı derecede anemi bulunuyor...

Bunun dışında hemen hemen her genç kızda, hatta erkeklerde endometriozis görülüyor, kısırlık sel gibi artıyor ve her 2 bebekten biri sezeryenle doğuyor, Rapoarlarla çizilen bu tablo tek başına çok vahimdir; aynı zamanda insanları ümitsizliğe, korkuya sevketmekte ve büyük hatalar yapmalarına sebep olmaktadır...

Çağdaş tıp bilgileri ve teşhis imkanları ''dev adımlarla'' ilerliyor gibi görünüyor fakat hastalıklar gün geçtikçe daha da derinleşiyor, çeşitleniyor, yaygınlaşıyor ve çoğalıyor. Hastalıklara çare bulamıyor, tam tersine tıbbı tedaviler sonucunda hastalıkların direnci artıyor, daha önce hiç bilinmeyen hastalıklar ortaya çıkıyor. Karşımıza çıkan bu tablo bize hiç şaşırtıcı gelmiyor çünkü modern tıbbın felsefesi temelden yanlıştır. Modern tıp ateş yükselince ateş düşürücü, tansiyon yükselince tansiyon düşürücü, enfeksiyon olunca antibiyotik kullanmayı önerir. Bu, hastalıgı tedavi değil, bağışıklık sistemine açılmış şiddetli ve sürekli bir savaştır. Çağdaş tıbbi müdahelelerde maruz kalan bağışıklık sistemi, tamamen çökene kadar muazzam şekilde direnir. Bağışıklık sistemi çöktükten sonra ise insanın başına birer birer gerçek hastalıklar gelmeye başlar.

Sentetiik ilaçlar, ameliyatlar, sezaryenle doğum, kan ve organ nakli, iki anneli ve tüp bebekler, kök hücresi kullanma, klonlama, gen teknolojisi ve nanoteknoloji yöntemleriyle üretilen aşılar ve vitaminler gibi kurtuluş umuduyla bel bağlanan bu hayali gelişmeler her seferinde hüsranla bitmektedir ve bitecektir. Bunun sebebi, Yaratıcının kanunlarını gözardı ederek veya onlara karşı gelerek tedavi yolu arayanların zihniyetinde aramak gerekir. 

Gerçeğe giden yol, ilahi kanunları çiğnemeyen yoldur. Allah tarafından yaratılan bu kanunlar, Levh-i Mahfuz'da Yazılmış ve yaratılışa nokta koyulmuştur. Allah'ın yasalarında asla hata olamaz. Bir değişiklik de yapılamaz. Allahu teala Müminun suresi 71.ayetinde ''Velev ki Hak,onların hevalarına tabi olsaydı,göklerde,yerde ve bunların içinde bulunanlar mutlaka fesada giderdi'' buyurarak felaketin büyüklüğünü bize tanımlıyor...


Biz gerçek hastalığı değil de, tedavi edilmemesi gereken''hastalıkları'' tedavi ederken daha doğrusu
vücudun gönderdiği ''imdat'' sinyallerini sustururken hatayı insan vücudunda, vücudun sözde eksikliği ya da bozuklugunda arıyoruz. Yani, hatayı Allah'ın yarattığı mekanizmada arıyoruz. Halbuki, O'nun mekanizmasında hata olamaz.

Bu sebeple, insanın bagışıklık sistemi tüm çağdaş tedavi yöntemlerine karşı kendi savunmasını yapar, sonuna kadar direnir. Bazı insanlar tıbbi ilaçlarla veya cerrahi müdahelelerle değil, bunlara rağmen iyileşir.

Yeni yöntemlerle tedavi edilerek ortandan kaldırılan hastalıklar aslında kendi vazifesini tamamladıkları için yeryüzünden kaldırılmıştır. Yeni yöntemler hastalığın kaldırılmasının sadece yüzeysel sebebidir. Mesela,aşının geliştirilmesiyle taun hastalıgı ortadan kaldırılmıştır fakat asıl sebep bu hastalıgın Allah katında vazifesinin bitirilmiş olmasıdır. Çünkü, ''Taun hastalıgından ölen şehittir'' hadisindeki şehitlik mertebesine layık insan hemen hemen kalmamış yeni yöntem bu nedenden dolayı ortadan çıkmıştır.

Bu mizaçların sırrı keşfedilmiş ve mizaca göre yani kan grubuna göre beslenme şekli ayrıntılı bir şekilde sistemleştirilmiştir. Bu sistemi uygulayan insan bütün hastalıklardan emin olabilirdi. Ancak bu sistemi hayata geçirmek için doğal, genetiğe müdahele edilmemiş yiyecek kalmamıştır.

Kainat tüm cisimler ve sistemler bir bütündür. Bedenimiz de tüm kainatın bir misali olarak yaratılmıştır. İnsan bedenine baktığımız zaman çeşit çeşit, iç içe geçmiş ve birbiriyle etkileşim halinde olan sistemler görürüz. Modern tıp, insan bedenini, branşlara ayırarak inceler ancak bunun insan vücudunu anlamaya yeterli olmadıgını biliyoruz. İnsan vücudunu anlamak için sistemin ve işleyişin bütününe bakmak gerekir. Yaratılış kanunlarını ne kadar iyi anlarsak o kadar sağlıklı ve doğru yaşama imkanı buluruz.

Bu kitapta anlatılan tedavi sistemi anlamak için bütünsel bir bakış gereklidir. Tek tek hastalıkların tedavisiyle ilgilenmek yeterli olamaz. Bu nedenle ancak kitabımızın tamamını okuduktan sonra tedavinin felsefesiyle ve metoduyla ilgili bir fikir sahibi olunabilir..

Bu kitapta modern tıbbın ''bilimsel'' ve işe yaramaz dipnotlarla dolu üslubu yerine hastalıkların sebebini ve gerçek şifanın nerede olduğunu sade bir dille anlatmaya çalışan ifadeler tercih edilmiştir. Bu kitap şifa arayan ve hesap gününe insanlar için ''bilimsel'' ifadelerin izafiliği yerine, acı da olsa gerçeklerin ortaya serilmesinin daha önemli oldugunu düşünülerek yazılmıştır.

Irsi hastalıklar hariç, hemen hemen bütün hastalıkların sebebi hayret verici derecede aynıdır. İlginç olan şudur ki, bütün hastalıkların tedavisi de aşağı yukarı aynıdır .Elinizdeki kitap bu sade ve hikmet dolu gerçeği anlatma yolunda Allah'ın izin verdiği ölçüde atılmış bir adımdır.

Vücudundaki hastalıkların başlıca sorumlusu insanın kendisidir. Hasta olmak insanın kendi ayıbıdır, kendi suçudur. Çünkü, vücudda onu hastalıklardan koruyan öyle mükemmel bir mekanizma yaratılmıştır ki, bu mekanizmayı tahrip etmek için çok ''uğraşmak'' gerekir. Eğer insan bu mükemmel mekanizmaya rağmen yine de hastalanırsa, Allah bu durumda da insanoğluna şifa bulması için dosdoğru bir yol göstermiştir. İnsanın bundan istifade etmeyip, kendini tedavi etmemesi ya da şifayı yanlış yerlerde araması 2. bir suçtur.

Hiç bir doktorun yardımı olmaksızın, tıp dünyası tarafından en tehlikeli görülen hastalıklardan bile kurtulmak mümkündür. Hastalığı teşhis etmek de önemli değildir. Bu kitapta takdim edilen kurallar ve tedavileri kendi hayatınızda uygularsanız, hastalıkların sebebini anlayacaksınız. Sebeplerini anlamakla kalmayıp, hayati önem taşıyan bir çok ayrıntıyı göreceksiniz. Hastahane kapısında sıra beklemeyecek, dolaplar dolusu ilaçlardan ve tüm tedavi masraflarndan kurtulacaksınız. Sağlıklı olmanın ne kadar kolay oldugunu görüp şaşıracaksınız ve böyle mükemmel yaratıldıgınız için Yaradan'a şükreceksiniz.

Gerçeğe götüren yol açıktır. 

 
 
 
 



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

 lâyık değilim amma lûtfedersin. Sultânım, Efendim, boynumda kemendin.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Yanıt: Gerçek Tıp - Yitik Şifanın İzinde
« Cevapla #2 : 04/04/09, 22:13 »
 X:01 :X06




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

dualarınıza talibiz Reha Yeprem Senin Aşkından ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.549 saniyede oluşturulmuştur


Gerçek Tıp - Yitik Şifanın İzindeGüncelleme Tarihi: 19/08/19, 20:04 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim