Hayat Dengemiz – Bir Seferdeyiz; Ya Ebedî Saadete, Ya da Ebedî Felâkete - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.026 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.512 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22870 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hayat Dengemiz – Bir Seferdeyiz; Ya Ebedî Saadete, Ya da Ebedî Felâkete, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1336 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hayat Dengemiz – Bir Seferdeyiz; Ya Ebedî Saadete, Ya da Ebedî Felâkete}   Okunma sayısı 1336 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30

Ce­nâb-ı Mev­lâ’nın en mü­kem­mel sû­ret­te ya­rat­mış ol­du­ğu in­sa­noğ­lu­nun var o­luş ga­ye­si, nef­si­ni ta­nı­ya­rak yü­ce ya­ra­tı­cı­sı­nı bil­mek ve O’na ya­kın­lı­ğı el­de et­mek­tir. Bu da, iki ci­han ser­ve­ri Efen­di­miz’in (s.a.v) ha­ber ver­di­ği üze­re, “bü­yük ci­had” de­ni­len ne­fis­le mü­ca­de­le ve mü­şa­he­de­yi ba­şar­mak­la müm­kün­dür.
 
Hiç şüp­he yok, ne­fis­le mü­ca­de­le, ki­şi­nin ken­di­si­ni cid­di bir kont­rol al­tın­da tut­ma­sı, mu­ha­se­be ve mu­ra­ka­be­yi ha­yat tar­zı ha­li­ne ge­tir­me­si de­mek­tir.
 
Ne­fis­le mü­ca­de­le di­yo­ruz; çün­kü in­san, bü­tün zıt sı­fat­la­rı ken­din­de top­la­mış­tır ve cid­di bir im­ti­han ge­çir­mek­te­dir. İn­sa­noğ­lu­nun ebe­dî ha­ya­tı­nı be­lir­le­ye­cek olan bu cid­di im­ti­han, rab­bi­nin tür­lü hik­met­li ve es­rar­lı iş­le­ri­ni ib­ret na­za­rıy­la te­fek­kür et­me­yi mec­bu­ri ve za­ru­ri kı­lar.
 
İn­sa­noğ­lu me­le­kût âle­mi ile şe­hâ­det âle­mi ara­sın­da bir köp­rü me­sa­be­sin­de­dir. Ya­ni hem mad­de âle­miy­le hem de mâ­na âle­miy­le ir­ti­bat­lı­dır. Böy­le iki yön­lü ya­ra­tıl­ma­sı­nın mak­sa­dı ve hik­me­ti, in­sa­nın et ve ke­mik­ten oluş­muş be­den ül­ke­sin­den lâ­hû­tî ik­li­me, ebe­dî mut­lu­luk ve sa­fa âle­mi­ne yük­sel­me­si­ni müm­kün kıl­mak­tır.
 
Be­den ül­ke­si­nin sa­ra­yı hük­mün­de olan in­sa­nî kalp, ma­hi­ye­ti iti­ba­riy­le âlem-i me­le­kût­tan­dır. Bu yüz­den ka­lı­bı kü­çük olan kal­bin, mâ­na­da­ki en­gin­lik ve ge­niş­li­ği­ne bir sı­nır çi­zi­le­me­mek­te­dir. Âde­ta bü­tün âlem­ler, kâ­inat, in­san­da­ki kalp ok­ya­nu­su­nun de­rin­lik­le­ri­ne giz­len­miş­tir.
 
İş­te bu şe­ref­li va­sıf­la­rı ve yü­ce­li­ği se­be­biy­le kalp Rab­bü’l-âle­min’in te­cel­li­gâ­hı ol­muş­tur. İn­san da kâ­ina­tın öze­ti ve ya­ra­tıl­mış­la­rın en şe­ref­li­si olu­şuy­la te­ma­yüz et­miş ve bü­tün mev­cu­da­tın üs­tün­de bir ma­kam ka­zan­mış­tır.
 
İn­sa­noğ­lu ya­ra­tı­lış ga­ye­si­ne mu­ta­bık ve­ya mu­ha­lif ola­rak müs­bet yön­de yük­sel­mek­te ve­ya men­fi yön­de al­çal­mak­ta­dır. Baş­ka bir ifa­dey­le in­san, “es­fel-i sâ­fi­lîn” ile “alâ-yi il­liy­yîn” ara­sın­da­ki bü­yük me­sa­fe­de ha­re­ket ha­lin­de­dir ve bir yer iş­gal et­mek­te­dir. İn­sa­nın bu iki uç ara­sın­da­ki ye­ri, ya­ra­tı­lış ga­ye­si ve hik­me­ti­ne gö­re bir ter­cih ya­pıp yap­ma­ma­sı­na bağ­lı­dır. İn­sa­nın ya­pa­ca­ğı bu bü­yük ter­cih se­be­biy­le­dir ki, o ne me­lek­tir, ne de hay­van­dır.
 
İn­san, hem me­le­kî ve hem de hay­va­nî sı­fat­la­rı ben­li­ğin­de ta­şır. Bu sı­fat­la­rın­dan han­gi­si­ni kuv­vet­len­di­ri­ci ve­si­le­le­re ya­pı­şır­sa, o ya­nı ve o ben­li­ği ge­li­şir. Böy­le­ce in­san, ebe­dî fe­lâ­ket ile ebe­dî sa­adet ara­sın­da ge­zi­nir du­rur. İman ile in­kâr ara­sın­da sa­yı­sız ko­nak­lar­da mev­ki ve mer­te­be sa­hi­bi olur.
 
İn­san men­fi yön­de son­suz ile müs­bet yön­de son­suz ara­sın­da mâ­nen bir sey­rü­se­fer­de­dir. Bu iki son­suz ara­sın­da iman, sı­fır nok­ta­sın­dan müs­bet son­su­za doğ­ru in­sa­nı der­hal mi‘­ra­ca baş­la­tır. Küf­rü ter­cih ise in­sa­nı men­fi son­su­za doğ­ru ebe­dî fe­lâ­ket va­di­si­ne iter. Sı­fır nok­ta­sın­dan müs­bet son­suz is­ti­ka­me­tin­de alı­nan mâ­ne­vî me­sa­fe, ima­nın ke­ma­li ve amel ba­kı­mın­dan kuv­vet­li­li­ği nis­be­tin­de­dir ve bu­na nis­bet­le cen­net-i âlâ da de­re­ce­si­ne gö­re bir mer­te­be­dir. Sı­fır nok­ta­sın­dan men­fi son­su­za doğ­ru ya­ra­tı­lış hik­me­ti­ne ters yön­de gi­diş ise, an­cak ha­ki­kat­le­re kar­şı inat­çı­lı­ğın ifa­de­si­dir.
 
Küf­rün şid­de­ti ve mâ­ne­vî ben­li­ği tah­ri­ba­tı nis­be­tin­de, in­san ebe­dî fe­lâ­ket yur­du olan ce­hen­nem­de hak et­ti­ği de­re­ce­ye iner. İn­sa­noğ­lu iş­te böy­le­si­ne iki yön­lü bir ya­pı­ya sa­hip­tir.
 
Unu­tul­ma­ma­lı­dır ki, her in­sa­nın rab­bi­nin uza­ğı­na ya da ya­kı­nı­na gö­tü­ren bir yol­cu­lu­ğu mut­la­ka var­dır. Bu yol­cu­luk ise, in­san ya­şa­dık­ça de­vam eder, gi­der.
 
Mü­kel­lef kı­lın­mış var­lık­lar olan in­san ve cin­le­rin dı­şın­da, bü­tün mah­lû­kat, ter­cih hak­kı ol­mak­sı­zın rab­bi­ne ita­at eder ve is­ter is­te­mez O’nun adı­na iş gö­rür.
 
Bu ha­liy­le bü­tün âlem O’nun bü­yük kud­re­ti­nin şa­hi­di, sa­na­tı ve iti­raz­sız ku­lu­dur. Her zer­re­siy­le bü­tün mev­cu­dat ken­di hal li­sa­nıy­la O’na işa­ret eder, O’ndan bah­se­der.
 
Eş­ref-i mah­lû­kat olan in­sa­nın rab­bi­ni an­ma­sı, ha­tır­la­ma­sı, O’nu şa­nı­na ya­ra­şır ma­hi­yet­te yâd et­me­si ise, ken­di ar­zu ve ira­de­si­ne bı­ra­kıl­mış­tır.
 
İn­sa­nın ira­de­siy­le rab­bi­ni zik­ri, mah­lû­ka­tın hal di­liy­le yap­tı­ğı zik­re, ce­ma­atin tes­bi­hi­ne şu­ur­lu bir iş­ti­rak­tir. Bu du­rum var o­luş ga­ye­si­nin kalp­ler­de­ki te­cel­li­si, dil­ler­de­ki te­ren­nü­mü­dür. Bu hal, bü­tün ilim­le­rin ne­ti­ce­si­nin, kal­bî bir haz, bir fe­yiz ve bir mâ­na ola­rak, ke­li­me-i tev­hid gi­bi bü­tün ha­ki­kat­le­ri tem­sil eden bir for­mül ha­lin­de dil­den dö­kül­me­si­dir. Bu ses ebe­dî sa­ade­ti müj­de­ler. Bu ses ve ta­şı­dı­ğı mâ­na, iki ci­han sa­ade­ti­nin te­mi­na­tı­dır.
 
Bu mü­ba­rek te­laf­fuz ve te­ren­nüm, da­ha dün­ya ha­ya­tın­da iken ebe­dî cen­net ha­ya­tı­nın kü­çük bir nu­mu­ne­si olan mâ­ri­fe­tul­lah ve mu­hab­be­tul­lah der­ya­sı­na da­la­rak, do­ya do­ya, ka­na ka­na iç­mek­tir.
 
İş­te bu kur­tu­luş ve­si­le­si, mâ­na ha­ya­tı­nın çeş­me­si, Kur’ân-ı Ha­kîm’in sır­rı, kul­lu­ğun alâ­met-i fâ­ri­ka­sı, ebe­dî sa­ade­tin müj­de­ci­si zik­rul­lah­tır. Ya­ni Al­lah’ı an­mak, ha­tır­la­mak, O’nu yâd et­mek­tir. O’nun nok­san sı­fat­lar­dan mü­nez­zeh, ke­mal sı­fat­lar­la mut­ta­sıf ol­du­ğu­nu ik­rar ve te­yit et­mek­tir.
 
Ya­ni zik­rul­lah, kul­lu­ğun öze­ti, iba­det­le­rin ru­hu ve mih­ve­ri, sa­ade­tin şif­re­si ve mü­min­le­rin en şe­ref­li ni­şa­nı­dır. Zik­rul­lah, her şey­den ama her şey­den bü­yük­tür; hat­ta için­de zik­ri ih­ti­va et­me­yen her iba­det­ten de… Çün­kü zik­rul­lah en gü­zel isim­le­rin sa­hi­bi yü­ce mev­lâ­yı an­mak­tır.
 
Hak­ka vus­lat yo­lun­da ne­fis ve şey­tan­la mü­ca­he­de ve mü­ca­de­le­de en mü­es­sir, en et­ki­li si­lâh zik­rul­lah­tır. Zik­rul­lah mâ­ri­fet ve mu­hab­be­tin se­be­bi­dir ve ima­nı güç­len­di­rir. Ne­ti­ce­de de mü­min­le­ri cen­net ve ce­mâ­le va­sıl ey­ler.
 
Zi­kir, tev­hi­de ka­dar bü­tün ma­kam­la­rı mey­ve­len­di­rir. Baş­ka hiç­bir va­sı­ta ile ula­şı­la­ma­yan ma­kam­la­ra ulaş­tı­rır.
 
Bü­tün kâ­inat, ce­re­yan eden ha­yat ca­zi­be­siy­le, hep ay­nı ga­ye­ye doğ­ru bir koş­tur­ma için­de­dir. Mut­lak kud­re­te, Hakk’a vus­la­ta, ahad olan yü­ce Al­lah’a doğ­ru ko­şuş için­de­dir. Bü­tün var­lık­lar ser­mest hal­de dön­me­de­dir.
 
Ve in­sa­noğ­lu­nu ken­di fıt­ra­tı ça­ğı­rıp dur­ma­da, O’nun vus­la­tı­na da­vet et­me­de­dir. Ko­pup gel­di­ği ebed ve ezel sır­rı, için­de ya­nıp dur­ma­da­dır. Koş­mak, rah­met der­ya­sı­nın mu­hab­be­tiy­le ay­nı he­de­fe koş­mak… İş­te fıt­ra­ta dö­nüş bu­dur.


Muhammed  Saki Erol

| Temmuz 2013 |
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hayat-dengemiz--bir-seferdeyiz-ya-ebedi-saadete-ya-da-ebedi-felakete-t33641.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Cemre Kalem dizme sanatı ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.139 saniyede oluşturulmuştur


Hayat Dengemiz – Bir Seferdeyiz; Ya Ebedî Saadete, Ya da Ebedî FelâketeGüncelleme Tarihi: 26/06/19, 16:03 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim