Hayat Dengemiz – Bizler Merhamet İçin Varız - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.026 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.512 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22870 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hayat Dengemiz – Bizler Merhamet İçin Varız, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1812 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hayat Dengemiz – Bizler Merhamet İçin Varız}   Okunma sayısı 1812 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30

Yü­ce rab­bi­miz, in­sa­nı en gü­zel şe­kil­de ya­rat­tı­ğı­nı bil­di­ri­yor. Bu en gü­zel şe­kil, sa­de­ce in­sa­nın be­den özel­lik­le­ri de­ğil, ay­nı za­man­da sa­hip ol­du­ğu bir­çok gü­zel me­zi­yet ve fa­zi­let­le­ri de kap­sar.
 
Bu me­zi­yet ve fa­zi­let­ler bü­tün in­san­lar­da öz ola­rak bu­lu­nur ve an­cak mâ­ne­vî ter­bi­yey­le ge­liş­ti­ri­lip ha­ya­ta hâ­kim kı­lı­na­bi­lir. Bi­lin­di­ği gi­bi, bu me­zi­yet­le­rin bü­yük bö­lü­mü di­ğer in­san­lar­la iliş­ki­ler çer­çe­ve­sin­de­dir.
 
Yer­yü­zün­de top­lu­luk ola­rak ya­şa­yan tek var­lık in­san de­ğil­dir. Can­lı tür­le­ri­nin ço­ğu top­lu­luk ola­rak ya­şar. Fa­kat bu can­lı top­lu­luk­la­rı­nın üye­le­ri ara­sın­da­ki ir­ti­bat ve bağ on­la­rın ken­di ter­cih­le­ri de­ğil­dir. Ya­ra­tı­lış­la­rın­dan kay­nak­la­nan bir zo­run­lu­luk­tur. Ya­ra­tı­cı­nın koy­du­ğu ir­ti­bat ve ba­ğı de­ğiş­tir­me, boz­ma ve­ya red­det­me ira­de­si­ne sa­hip de­ğil­ler­dir.
 
Oy­sa dün­ya­da hür­ri­yet sa­hi­bi tek var­lık ola­rak ya­ra­tı­lan in­sa­noğ­lu­nun, üye­si bu­lun­du­ğu top­lum­la il­gi­li va­zi­fe­le­ri ken­di ira­de­si al­tın­da­dır. Ya­ni in­san, ai­le­si, ak­ra­ba­la­rı ve ya­şa­dı­ğı top­lu­ma kar­şı va­zi­fe­le­ri­ni ya­pıp yap­ma­ma ko­nu­sun­da ter­cih sa­hi­bi­dir. İş­te bu nok­ta­da sa­hip ol­du­ğu me­zi­yet ve fa­zi­let­ler dev­re­ye gi­rer. Çün­kü in­san ba­şı­boş bı­ra­kıl­ma­mış­tır. Ter­cih­le­ri, hem dün­ya hem de âhi­ret ha­ya­tın­da be­lir­le­yi­ci rol oy­nar.
 
Yü­ce Al­lah, in­sa­nın ya­ra­tı­lış mü­kem­mel­li­ği­ne uy­gun ya­şa­ya­bil­me­si için ta­kip ede­ce­ği yo­lu bil­dir­miş­tir. Seç­ti­ği pey­gam­ber­ler ara­cı­lı­ğıy­la da bu yol­da na­sıl yü­rü­ne­ce­ği­ni gös­ter­miş­tir. Ar­tık in­sa­noğ­lu­nun önün­de iki ter­cih var­dır: Ya rab­bi­nin çiz­di­ği yol­da yü­rü­ye­cek, bu dün­ya­da in­san ol­ma­nın haz­zıy­la ya­şa­yıp ebe­dî âlem­de son­suz ni­met­le­re ula­şa­cak. Ya da iç âle­min­de ve top­lum ha­ya­tın­da bu­na­lım­lar­la ge­çir­di­ği bir öm­rün ar­dın­dan ebe­dî mah­ru­mi­yet­le yüz yü­ze ka­la­cak. Al­lah Te­âlâ, “Biz in­sa­na yo­lu gös­ter­dik. İs­ter şük­re­den ol­sun, is­ter nan­kör!” (İn­san 76/3) bu­yu­ru­yor.
 
Din-i mü­bi­ni­miz bu yo­lu açık­lar­ken, iki hu­ku­ka dik­kat et­me­miz ge­rek­ti­ği­ni bi­ze öğ­re­tmek­te­dir. Bun­la­rın bi­rin­ci­si ya­ra­tı­cı­mız­la olan hu­ku­ku­muz. Bu hu­kuk, özet­le O’na hiç­bir var­lı­ğı or­tak koş­ma­mak ve em­ret­ti­ği şe­kil­de kul­luk et­mek­tir. İkin­ci­si ise in­san­lar­la olan hu­ku­ku­muz­dur. Rab­bi­miz, ken­di­si­ne kul­luk­la il­gi­li ku­sur­la­rı­mız ko­nu­sun­da mer­ha­met ve şef­ka­ti­nin çok en­gin ol­du­ğu­nu bil­di­rmek­te­dir. An­cak kul hak­kı söz ko­nu­su ol­du­ğun­da, mağ­dur af­fet­me­dik­çe ken­di­si­nin de ba­ğış­la­ma­ya­ca­ğı ko­nu­sun­da uyar­mak­ta­dır.
 
O hal­de ina­nan bir in­san ola­rak, ön­ce ai­le­mi­zin ve ak­ra­ba­la­rı­mı­zın, son­ra kom­şu­la­rı­mı­zın ve di­ğer bü­tün in­san­la­rın hak­la­rı­na dik­kat et­me­miz ge­re­kmek­te­dir. Bu hak­la­ra ri­ayet et­ti­ği­miz öl­çü­de fert ve top­lum ola­rak rab­bi­mi­zin hoş­nut­lu­ğu­nu ka­zan­ma ümi­di­miz ola­bi­lir.
 
Kul hak­la­rın­dan söz eder­ken, hiç şüp­he­siz, ilk sı­ra­yı an­ne ve ba­ba­mız alır. On­lar bi­zim var­lık se­be­bi­miz­dir ve hem âyet-i ke­ri­me­ler­de hem de ha­di­s-i şe­rif­ler­de yo­rum ka­bul et­me­ye­cek şe­kil­de hak­la­rı­na dik­kat çe­ki­lir. Me­se­lâ yü­ce Al­lah şöy­le bu­yu­ru­yor:
 
“Rab­bin, yal­nız ken­di­si­ne kul­luk et­me­ni­zi ve ana-ba­ba­ya iyi dav­ran­ma­nı­zı em­re­der. Eğer iki­sin­den bi­ri ve­ya her iki­si se­nin ya­nın­da ih­ti­yar­lar­sa on­la­ra öf bi­le de­me! On­la­rı azar­la­ma! İki­si­ne de hep tat­lı söz söy­le!” (İs­râ 17/23)

Al­lah Re­sû­lü de (s.a.v) bi­zi şöy­le uya­rı­yor:
 
“An­ne ba­ba­sı­nın ih­ti­yar­lı­ğı­nı gör­dü­ğü hal­de bun­lar­dan bi­ri­ne ve­ya her iki­si­ne hür­met ve ita­at­te ku­su­run­dan do­la­yı cen­ne­te gi­re­me­yen kim­se­nin bur­nu yer­ler­de sü­rün­sün.” (Tir­mi­zî, Da­avât, 101; Ah­med b. Han­bel, Müs­ned, 2/254; Hâ­kim, el-Müs­ted­rek, 1/549)
 
Bu ha­di­s-i şe­ri­fi nak­le­den Ebû Hü­rey­re (r.a), Pey­gam­ber Efen­di­mi­z’in bu sö­zü üç kez tek­rar et­ti­ği­ni bil­di­ri­yor.
 
Böy­le­si­ne şid­det­li uya­rı­la­ra rağ­men, ya­zık ki gü­nü­müz dün­ya­sın­da an­ne ba­ba­lar sık­lık­la ih­mal edi­li­yor ve böy­le­ce bü­yük gü­na­ha dü­şü­lü­yor. İn­san­la­rın bir bö­lü­mü, Pey­gam­ber Efen­di­mi­z’in (s.a.v), di­ni­mi­ze ay­kı­rı is­tek­le­ri ha­riç, an­ne ba­ba­ya ita­at­siz­li­ğin en bü­yük ikin­ci gü­nah ol­du­ğu­nu bil­dir­di­ği­ni unut­muş gö­zü­kü­yor. An­ne-ba­ba­sı­nı in­ci­te­bi­len bir in­sa­nın ya­kın­la­rıy­la, ak­ra­ba­la­rıy­la, kom­şu­la­rıy­la ve di­ğer bü­tün in­san­lar­la ne öl­çü­de sağ­lık­lı iliş­ki­le­ri ola­bi­lir?
 
Evet, in­san­lar­la ara­mız­da­ki hu­ku­kun en üst nok­ta­sın­da ken­di ebe­vey­ni­miz bu­lu­nu­yor. Son­ra de­re­ce de­re­ce di­ğer in­san­lar yer alı­yor.
 
İn­san­lar ara­sı mü­na­se­bet­le­ri­miz­de göz­den ka­çı­rıl­ma­ma­sı ge­re­ken bir nok­ta var: Ai­le­miz­de, iş­ ye­ri­miz­de, so­ka­ğı­mız­da, yüz yü­ze gel­di­ği­miz in­san­la­rın ki­mi­le­ri bi­zim gi­bi dü­şü­nen ve dav­ra­nan, ki­mi­le­ri de fark­lı in­san­lar­dır. An­cak ay­nı çev­re­de bu­lun­du­ğu­muz bü­tün in­san­lar­la mu­ha­tap ol­mak, on­la­ra iyi ni­yet bes­le­mek, hak­la­rı­nı gö­zet­mek, se­vi­ye­le­ri­ne ve an­la­yış­la­rı­na gö­re ko­nuş­mak bi­zim va­zi­fe­miz.
 
Ha­bîb-i Kib­ri­yâ Efen­di­miz (s.a.v) ve onun vâ­ri­si rab­bâ­nî âlim­ler, in­san­lar­la iliş­ki­le­ri­ne son de­re­ce dik­kat ede­rek, top­lum için­de aşa­ğı­la­nan in­san­la­ra bi­le iyi dav­ra­na­rak, eş­siz bir reh­ber­lik su­nu­yor­lar. Do­la­yı­sıy­la biz­ler de, ay­nı top­lum için­de ya­şa­dı­ğı­mız in­san­la­rın hak­la­rı­na dik­kat ede­rek ör­nek ol­ma va­zi­fe­mi­zi ye­ri­ne ge­tir­mek du­ru­mun­da­yız.
 
Bu va­zi­fe­mi­zi ifa eder­ken, el­bet­te iyi kim­se­ler­le ol­du­ğu gi­bi, kö­tü sa­yı­lan kim­se­ler­le de iliş­ki­le­ri­miz ola­cak­tır. Hiç kim­se­yi hor ve ha­kir gör­me­den her­kes­le in­sa­nî mü­na­se­bet­le­ri­mi­zi de­vam et­tir­mek esas­tır. İn­san­lar­la hoş ge­çin­me­nin, yu­mu­şak dav­ran­ma­nın, mü­te­va­zi ol­ma­nın inan­cı­mı­zın bir ge­re­ği ol­du­ğu­nu bil­me­li­yiz. Bu, gü­zel ah­lâ­kın en bi­rin­ci esa­sı­dır ve Fah­r-i Âlem Efen­di­miz (s.a.v) bi­ze böy­le öğ­ret­miş­tir.
 
Onun şu söz­le­ri na­sıl bir mü­min ol­du­ğu­muz ko­nu­sun­da mi­henk de­ğil mi­dir:
 
“Mü­min, baş­ka­la­rıy­la iyi ge­çi­nen ve ken­di­siy­le de iyi ge­çi­ni­len kim­se­dir. Ül­fet et­me­yen ve ken­di­siy­le ül­fet­te bu­lu­nul­ma­yan kim­se­de ha­yır yok­tur.” (Ah­med b. Han­bel, Müs­ned, 2/400, 5/335; Ta­be­râ­nî, el-Mu‘ce­mü’l-Ke­bîr, 6/161; Ha­tîb, Tâ­rî­hu Bağ­dâd, 11/376; Bey­ha­kî, Şu­abü’l-İmân, nr. 8119; İbn Adî, el-Kâ­mil, 3/69, Müt­ta­kî el-Hin­dî, Ken­zü’l-Um­mâl, nr. 687)
 
An­la­şı­lı­yor ki, İs­lâm sa­de­ce na­maz ve oruç gi­bi be­lir­li iba­det­ler­den iba­ret de­ğil­dir. Bu iba­det­ler ku­lun rab­bi ile ara­sın­da olan bir du­rum­dur. Ki­şi­nin ima­nı­nın ve ah­lâ­kı­nın ke­mâ­lâ­tı, in­san­lar­la iliş­ki­le­rin­de or­ta­ya çı­kar. Doğ­ru­luk ve sa­mi­mi­ye­tiy­le ken­di­ni bel­li eder. “Din mu­ame­lât­tır” hük­mü han­gi ha­ki­ka­te işa­ret edi­yor der­si­niz?
 
Han­gi ha­dis ki­ta­bı­na bak­sak, Pey­gam­ber Efen­di­miz’in (s.a.v) in­san­la­ra son de­re­ce yu­mu­şak dav­ran­dı­ğı­nı, as­la ka­ba­laş­ma­dı­ğı­nı, hiç ka­tı kalp­li, kı­rı­cı ve ür­kü­tü­cü ol­ma­dı­ğı­nı, hep af­fet­ti­ği­ni, mer­ha­met et­ti­ği­ni, kor­kut­ma­dı­ğı­nı, hep sev­dir­di­ği­ni gö­rü­yo­ruz. O yü­ce reh­be­rin üm­me­ti ola­rak biz­le­rin, onun bu dav­ra­nış­la­rın­dan ala­ca­ğı­mız ders ve ib­ret­ler ol­ma­sı ge­rek­mez mi?
 
Unu­tul­ma­sın ki, gü­nü­müz in­sa­nı di­ni­mi­zin as­lı­nı bil­me­me­nin sı­kın­tı­sı­nı çek­mek­te­dir. Hal ve ha­re­ket­le­ri­ni sev­me­di­ği­miz, ya­şan­tı­la­rı­nı kı­na­dı­ğı­mız, ken­di­le­ri­ni red­det­ti­ği­miz bu in­san­lar, ha­ki­ki mâ­na­da İs­lâm’dan mah­rum kim­se­ler­dir. Mah­rum ola­nı mah­kûm et­mek bi­ze düş­mez. On­la­rın şah­si­yet­le­ri­ni he­def al­mak, kı­na­mak bi­zim işi­miz de­ğil­dir.
 
Bi­zim asıl gö­re­vi­miz, bil­me­dik­le­ri hu­sus­la­rı on­la­ra öğ­ret­mek, sev­dir­mek, Al­lah’ı hak­kıy­la bi­len ve ta­nı­yan ki­şi­ler ol­ma­la­rı­na yar­dım­cı ol­mak­tır. Rab­bi­miz­den on­la­rın da hay­ra ka­vuş­ma­sı­nı ni­yaz et­mek­tir. Unut­ma­ya­lım, biz­ler rah­mân olan Al­lah’ın kul­la­rı ola­rak, an­cak mer­ha­met için va­rız.


Muhammed  Saki Erol

| Temmuz 2013 |
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hayat-dengemiz--bizler-merhamet-icin-variz-t33629.0.html




Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Yeni: Hayat Dengemiz – Bizler Merhamet İçin Varız
« Cevapla #1 : 05/07/13, 16:16 »
Unu­tul­ma­sın ki, gü­nü­müz in­sa­nı di­ni­mi­zin as­lı­nı bil­me­me­nin sı­kın­tı­sı­nı çek­mek­te­dir. Hal ve ha­re­ket­le­ri­ni sev­me­di­ği­miz, ya­şan­tı­la­rı­nı kı­na­dı­ğı­mız, ken­di­le­ri­ni red­det­ti­ği­miz bu in­san­lar, ha­ki­ki mâ­na­da İs­lâm’dan mah­rum kim­se­ler­dir. Mah­rum ola­nı mah­kûm et­mek bi­ze düş­mez. On­la­rın şah­si­yet­le­ri­ni he­def al­mak, kı­na­mak bi­zim işi­miz de­ğil­dir.
 
Bi­zim asıl gö­re­vi­miz, bil­me­dik­le­ri hu­sus­la­rı on­la­ra öğ­ret­mek, sev­dir­mek, Al­lah’ı hak­kıy­la bi­len ve ta­nı­yan ki­şi­ler ol­ma­la­rı­na yar­dım­cı ol­mak­tır. Rab­bi­miz­den on­la­rın da hay­ra ka­vuş­ma­sı­nı ni­yaz et­mek­tir. Unut­ma­ya­lım, biz­ler rah­mân olan Al­lah’ın kul­la­rı ola­rak, an­cak mer­ha­met için va­rız.

 


''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Sofilik Güzel Şey Gavs-i Sânî Bal Şekeyyyyy Yazıcı sorunları çözümü ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.11 saniyede oluşturulmuştur


Hayat Dengemiz – Bizler Merhamet İçin VarızGüncelleme Tarihi: 26/06/19, 15:45 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim