Hayat Dengemiz – Dua Rahmet Kapılarının Anahtarıdır - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.056 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.628 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22906 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hayat Dengemiz – Dua Rahmet Kapılarının Anahtarıdır, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3030 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hayat Dengemiz – Dua Rahmet Kapılarının Anahtarıdır}   Okunma sayısı 3030 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30

Bü­tün ilâ­hî din­le­rin en te­mel ve has­sas iba­det­le­rin­den bi­ri de du­adır. Esa­sen dua, in­san­da fıt­rî­dir. Üs­tün bir var­lı­ğa ina­nan her in­san, şu ve­ya bu şe­kil­de dua eder. Her in­san zor­lan­dı­ğı, üs­te­sin­den ge­le­me­di­ği bir du­rum­la kar­şı­laş­tı­ğın­da, inan­dı­ğı üs­tün var­lı­ğa sı­ğı­nır, on­dan yar­dım bek­ler.
 
Ce­nâb-ı Mev­lâ in­sa­noğ­lu­nun bu özel­li­ği­ne şöy­le işa­ret bu­yu­ru­yor:
 
“İn­sa­na bir dar­lık do­kun­du­ğu za­man; ya­nı üze­re ya­tar­ken, otu­rur­ken ya­hut ayak­ta bi­ze yal­va­rır. Ama biz onun sı­kın­tı­sı­nı gi­de­rin­ce san­ki bi­ze ya­ka­ran o de­ğil­miş gi­bi dav­ra­nır.” (Yû­nus 10/12)
 
Evet, sı­kın­tı­lı an­lar­da Al­lah’a yal­va­rıp dua et­mek, sa­de­ce ima­nı kâ­mil ve di­nî has­sa­si­ye­ti yük­sek in­san­la­ra has bir du­rum de­ğil­dir. Hat­ta çe­şit­li şe­kil­ler­de Al­lah’a or­tak ko­şan­lar da böy­le za­man­lar­da O’na yö­ne­lir ve dua eder­ler.
 
Dua fıt­rî­dir de­miş­tik. O ka­dar fıt­rî ki, ima­nı en za­yıf olan­lar bi­le dua ile gö­nül­le­rin­de bir fe­rah­lık ve ra­hat­la­ma his­se­der. Sı­kın­tı­la­rı­nın son bu­la­ca­ğı­na ümi­di ar­tar. Bu yö­nüy­le dua, in­sa­nın ru­hu için şi­fa, bu­na­lım­la­ra kar­şı bir kal­kan gi­bi­dir. Gü­nü­müz­de dün­ya­nın bir­çok ye­rin­de mü­şa­he­de edil­di­ği gi­bi, dua et­me­yen top­lum­lar da ru­hen çök­müş top­lum­lar­dır.
 
Hiç şüp­he­siz, di­nî has­sa­si­ye­ti yük­sek bir müs­lü­man için dua, in­san psi­ko­lo­ji­si­ne olum­lu et­ki­le­ri­nin çok öte­sin­de mâ­na­lar ta­şır. Mü­min bi­lir ki, dar­lık ve­ya ge­niş­lik za­man­la­rın­da Ce­nâb-ı Mev­lâ’ya gö­nül­den ya­pı­lan dua, gel­miş olan sı­kın­tı­la­rı gi­de­ren, gel­me­miş olan­la­rın da gel­me­si­ne mâ­ni olan bir ve­si­le­dir. Dua, kul­lu­ğun ta ken­di­si­dir, di­ni­mi­zin te­mel di­rek­le­rin­den bi­ri­dir. Mü­mi­nin si­lâ­hı­dır. Ku­lu rab­bi­ne bağ­la­yan bir köp­rü­dür.
 
Mü­min, du­anın in­sa­nın mâ­ne­vî ya­nı üze­rin­de­ki et­ki­si­ni ise şöy­le bi­lir ve ya­şar: Al­lah’a yö­ne­li­şin fe­yiz ve be­re­ke­tiy­le kalp­ler âde­ta yı­ka­nır ve saf­la­şır. Arın­mış bir kalp de ku­lu rab­bi­ne yak­laş­tı­rır.
 
Du­adan söz eder­ken, gü­nü­müz­de çok yay­gın olan bir yan­lış an­la­yı­şa da de­ğin­mek ge­re­kir. Di­ni­mi­zin biz­den is­te­di­ği dua, ih­mal­kâr­lık ve tem­bel­lik ya­pıp, her şe­yi Al­lah’tan bek­le­mek de­ğil­dir.
 
Al­lah Te­âlâ her şe­yi bir se­be­be bağ­lı ola­rak ya­rat­mak­ta, ni­met­le­ri­ni bu se­bep­le­rin ar­ka­sın­dan gön­der­mek­te­dir. Al­lah’ın bah­şet­ti­ği güç ve ira­dey­le se­bep ve ted­bir­le­re ya­pış­ma­dan ya­pı­lan dua ka­bul olu­nur mu? Bu­na dua de­ğil, te­men­ni de­mek da­ha doğ­ru de­ğil mi­dir?
 
Ar­zu­la­nan ha­yır­lı so­nuç­la­ra ulaş­mak için ku­lun elin­den ge­le­ni yap­ma­sı, “fi­ilî dua” de­di­ği­miz as­la ih­mal edil­me­me­si ge­re­ken bir dua tü­rü­dür. Ni­te­kim bir ha­ber­de: “Ça­lış­ma­dan dua eden, si­lâh­sız har­be gi­den gi­bi­dir” de­nil­miş­tir.
 
Ted­bir ve se­bep­le­re sa­rıl­ma ko­nu­sun­da, şu öl­çü­yü de göz­den ka­çır­ma­mak ge­re­kir: Se­bep­le­re sa­rıl­mak ku­lun va­zi­fe­si­dir; an­cak so­nu­cu ya­ra­ta­cak olan yi­ne Ce­nâb-ı Mev­lâ’dır. Eğer O di­ler­se, bi­ze se­bep­siz gi­bi gö­rü­nen bir şe­kil­de ni­ce so­nuç­lar da ya­ra­ta­bi­lir. O hal­de ça­lı­şıp gay­ret et­me­li, bu gay­ret sı­ra­sın­da ve son­ra­sın­da Ce­nâb-ı Mev­lâ’ya gö­nül­den dua et­me­li­dir. Es­ki­ler, “Gay­ret biz­den, tev­fik (yar­dım ve ba­şa­rı) Al­lah’tan” der­ken bu öl­çü­yü ne gü­zel an­la­tır­lar!
 
Evet, dua, ge­re­ken­le­rin ya­pıl­ma­sıy­la bir­lik­te Ce­nâb-ı Hakk’ın ih­sa­nı­nı is­te­mek­tir. İh­mal ve tem­bel­li­ğin te­lâ­fi­si­ni Al­lah’tan is­te­mek de­ğil­dir.
 
Âlem­le­rin rab­bi­ne kul ol­ma şu­uru­na sa­hip in­sa­nın gön­lün­de­ki ul­vî duy­gu­lar, O’na dua ile ulaş­tı­rı­lır. Âlem­le­rin rab­bi ile ku­ru­lan bu ir­ti­bat da ul­vî duy­gu­la­rı yo­ğun­laş­tı­rır. Du­asız in­san­lar, bu hal­den mah­rum­dur­lar ve ru­hen kör bir hal­de ya­şar­lar. On­la­rın mad­dî güç­le­riy­le ulaş­tık­la­rı so­nuç­lar ger­çek­te bir ba­şa­rı de­ğil; ya ken­di­le­ri­ni aza­ba gö­tü­re­cek bir müh­let ya da in­san­lık için, ter­te­miz dün­ya­mız için bir boz­gun­dur. Ula­şı­lan so­nuç­la­rın ger­çek bir za­fer ola­bil­me­si­nin şar­tı, an­cak âlem­le­rin rab­bi ile sım­sı­kı ir­ti­bat­tır.
 
Mü­mi­nin ha­ya­tı­nı du­adan ayırt et­mek müm­kün de­ğil­dir. Bu özel­li­ği ile İs­lâm’ın du­ası, ha­yat­tan ko­puk, sa­de­ce bir tür ra­hat­la­ma yo­lu ola­rak ya­şa­yan di­ğer din­le­rin du­asın­dan ay­rı­lır.
 
İs­lâm ile di­ğer din­ler ara­sın­da­ki in­sa­nı, ha­ya­tı, kâ­ina­tı ve Al­lah’ı kav­ra­yış­la il­gi­li de­rin fark­lı­lık­lar, du­ada da ken­di­ni gös­te­rir. Yü­ce di­ni­miz­de­ki her hü­küm ve iba­det gi­bi dua da tev­hid aki­de­si için­de ha­ki­ki mâ­na­sı­na ka­vu­şur. Müs­lü­man, her ame­lin­de ol­du­ğu gi­bi du­ala­rın­da da şir­kin zer­re­si­ne bu­laş­mak­tan ka­çı­nır. Al­lah Te­âlâ’nın şu uya­rı­la­rı, onun için şaş­maz öl­çü­ler­dir:
 
“On­lar, Al­lah’ı bı­ra­kıp bil­gin­le­ri­ni, ra­hip­le­ri­ni, Mer­yem oğ­lu İsa’yı ilâh edin­di­ler. Hal­bu­ki bun­lar da bir olan Al­lah’a iba­det­ten baş­ka­sıy­la em­ro­lun­ma­mış­lar­dır” (Tev­be 9/31)

“Al­lah’ı bı­ra­kıp da ken­di­le­ri­ne put­lar­dan bir­ta­kım dost­lar edin­di­ler. Der­ler ki: ‘Bi­zi Al­lah’a da­ha faz­la yak­laş­tır­sın­lar di­ye bun­la­ra ta­pı­yo­ruz.’ Şüp­he yok ki Al­lah, on­la­rın mü­min­ler­le ih­ti­lâ­fa dü­şe­gel­dik­le­ri şey­ler hak­kın­da hük­mü­nü ve­re­cek­tir.” (Zü­mer 39/3) Ve,
 
“Gör­dün mü o he­vâ ve he­ve­si­ni ilâh edi­nen kim­se­yi?” (Fur­kân 25/43)

Zik­re­di­len bu ve di­ğer ba­zı âyet-i ce­li­le­ler, in­san­la­rın ya ken­di ne­fis­le­ri­ni ya da baş­ka bir­çok şe­yi şu ve­ya bu se­bep­ler­le ilâh edin­dik­le­ri­ni izah eder. Müs­lü­man, tev­hi­de ay­kı­rı bu nok­ta­la­rı in­ce­den in­ce­ye dü­şü­ne­rek, du­ala­rın­da ve di­ğer bü­tün amel­le­rin­de yan­lı­şa düş­mek­ten ken­di­ni ko­rur.
 
Müs­lü­ma­nın du­ada rab­bin­den is­te­dik­le­ri sa­de­ce ha­yır­lar­dır. O, bü­tün in­san­lı­ğın esen­li­ği için dua eder. Her kim olur­sa ol­sun, yü­ce Al­lah’ın bir ese­ri ol­du­ğu için azap gör­me­si­ni te­men­ni et­mez. Za­lim­le­rin bi­le ıs­la­hı­na dua eder. Ka­hır için du­ayı, an­cak “ıs­la­hı müm­kün de­ğil­se” şar­tıy­la eder.
 
Yer­yü­zün­de Al­lah’ın ha­li­fe­si ol­ma şe­re­fiy­le ya­ra­tı­lan in­san için en mu­kad­des an, yü­ce rab­bi­ne dua ve ni­yaz­da bu­lun­du­ğu an­dır. Zi­ra var o­lu­şun ga­ye­si, mev­lâ­ya kul­luk ve ih­lâs­la iba­det­tir ve dua iba­de­tin özü­dür.
 
Dua, özün­de Al­lah’a bo­yun eğ­mek, gö­nül­den Hakk’a yö­nel­mek­tir. İn­sa­nın, ya­ra­tı­cı­sı kar­şı­sın­da ac­zi­ye­ti­ni or­ta­ya koy­ma­sı, kul­lu­ğu­nu is­pat et­me­si­dir. İn­sa­nın kal­bin­den sü­zü­le sü­zü­le ko­pup ge­len yal­va­rı­şın ve ya­ka­rı­şın dil ile ifa­de­si­dir.
 
Du­adan zevk al­mak ve­lâ­ye­tin baş­lan­gı­cı, kal­bin uya­nık­lık işa­re­ti ve ima­nın ke­mal ne­şe­si­dir. Eli ar­şa uza­nan, sö­züy­le özü­nü bir­leş­ti­ren ve “Yâ ­rab­bi!…” di­ye ya­ka­ran bir ku­lu­na Ce­nâb-ı Mev­lâ ka­bul­le kar­şı­lık ve­rir. Hz. Mev­lâ­nâ, Mes­ne­vî’sin­de şöy­le di­yor: “Eğer hu­dâ bi­zi zâ­tı­na yâr edin­mek is­ter­se, mey­li­mi­zi dua ve ni­yaz ta­ra­fı­na çe­ker.”
 
Mev­lâ­mız has kul­la­rı­nı Kur’ân-ı Ke­rîm’de şöy­le met­he­der:
 
“Ger­çek­ten ina­nan­lar, kor­ka­rak ve uma­rak dua eder­ler ve ken­di­le­ri­ne ver­di­ği­miz rı­zık­lar­dan ha­yır için har­car­lar.” (Sec­de 32/16)

Bir di­ğer âyet-i ke­rî­me­de de Ha­bîb-i Edi­b’in göz­be­bek­le­ri olan as­hâb-ı Suf­fe’ye atıf­ta bu­lu­nu­la­rak şöy­le bu­yu­ru­lur: “(Ey Mu­ham­med!) Sa­bah ak­şam rab­le­ri­nin rı­za­sı­nı di­le­ye­rek O’na yal­va­ran­lar­la be­ra­ber sen de sab­ret. Dün­ya ha­ya­tı­nın gü­zel­lik­le­ri­ne da­la­rak göz­le­ri­ni o kim­se­ler­den ayır­ma!” (Kehf 18/28)

Bu ara­da şu da unu­tul­ma­ma­lı­dır: Her dua, per­de­le­ri aşa­rak Al­lah’ın hu­zu­ru­na yük­se­le­mez. Her hâ­lü­kâr­da du­anın ka­bul şart­la­rı­na ri­ayet ge­re­kir.
 
Ede­bi­ne ve şart­la­rı­na ri­ayet ede­rek duâ eden bir mü­min de, du­ası­nın se­me­re­si­ni gör­mek­te ace­le et­me­me­li ve­ya, “Dua et­tim de rab­bim ka­bul et­me­di” di­ye­rek ümit­siz­li­ğe dü­şüp, ni­ya­zı­nı ter­ket­me­me­li­dir. Çün­kü Ce­nâb-ı Mev­lâ, ba­zan bil­me­di­ği­miz hik­met­ler­le du­anın ne­ti­ce­si­ni er­te­ler. Ba­zan da is­te­di­ği­miz şe­yi de­ğil, bi­zim için ha­yır­lı ola­nı ve­rir. Hiç şüp­he­siz, bi­zim için ne­yin da­ha ha­yır­lı ola­ca­ğı­nı O da­ha iyi bi­lir.
 
Ne mut­lu o mü­mi­ne ki, de­vam­lı Al­lah’ın ka­pı­sın­da­dır. Dua ile Ce­nâb-ı Hakk’ın rah­met ka­pı­sı­nı çal­mak­ta­dır. Baş­ka bir ka­pı ol­ma­dı­ğı­nın far­kın­da­dır.
 
İs­lâm’ın dü­şün­ce ve iba­de­ti kâ­mil in­sa­nın şah­sın­da mü­şah­has ha­le gel­di­ği gi­bi dua da kâ­mil in­sa­nın ağ­zın­da mü­şah­has­la­şır ve ger­çek mâ­na­sı­na, hü­vi­ye­ti­ne ka­vu­şur.


Muhammed   Saki Erol

| Temmuz 2013 |
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hayat-dengemiz--dua-rahmet-kapilarinin-anahtaridir-t33634.0.html;topicseen




Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Allah c.c razı olsun 


''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

İblisin insanları helak ettiği iki huy! Menzil´in Efendisi ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.404 saniyede oluşturulmuştur


Hayat Dengemiz – Dua Rahmet Kapılarının AnahtarıdırGüncelleme Tarihi: 12/11/19, 03:36 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim