Hayat Dengemiz – Edep, Güzellikleri Hayata Hâkim Kılmaktır - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.026 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.512 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22870 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hayat Dengemiz – Edep, Güzellikleri Hayata Hâkim Kılmaktır, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1565 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hayat Dengemiz – Edep, Güzellikleri Hayata Hâkim Kılmaktır}   Okunma sayısı 1565 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30

Edep, en ge­nel mâ­na­sıy­la se­vi­len şey, övül­me­ye lâ­yık iş; nef­si ge­rek­ti­ği bi­çim­de ter­bi­ye ede­rek gü­zel ah­lâk­la süs­le­mek, gü­zel­leş­tir­mek­tir.
 
Ede­bin rab­bâ­nî âlim­ler ta­ra­fın­dan ya­pı­lan ta­ri­fi ise, ki­şi­nin ken­di­sin­den yük­sek­te bu­lu­na­nın ha­li­ne göz dik­me­me­si, ken­di­sin­den aşa­ğı­da bu­lu­na­nı da ha­kir gör­me­me­si­dir.
 
İn­sa­noğ­lu­nu alâ-yı il­li­yyîn mer­te­be­si­ne çı­ka­ran şey, kâ­ina­tın öze­ti ol­ma­sı ha­se­biy­le ken­di var­lı­ğın­da sak­lı olan zıt­lık­lar dün­ya­sın­da iyi ve gü­zel adı­na ver­di­ği mü­ca­de­le­si­dir.
 
Eğer in­sa­nın için­de sak­lı bu ha­yır ve şer zıt­lı­ğı ol­ma­say­dı; sa­de­ce iyi­ye, gü­ze­le ve hay­ra yö­ne­lik ta­ra­fı kal­say­dı, o za­man in­san ol­ma mâ­na­sı­nı yi­ti­rir, im­ti­ha­nı­nın sır­rı or­ta­dan kal­kar­dı. Bu du­rum­da sa­de­ce ha­yır­lı ve iyi ola­nı ya­par, me­lek olur­du. Oy­sa yü­ce rab­bi­miz, in­sa­noğ­lun­dan çok ön­ce­le­ri me­lek­le­ri za­ten ya­rat­mış­tı.
 
Bu­nun tam ak­si dü­şü­nü­lür­se, o za­man da sa­de­ce kö­tü ve şer ola­nı ya­par­dı; şey­tan­la­şır, şey­tan olur­du. Oy­sa, rab­bi­miz şey­tan­la­rı da in­sa­noğ­lun­dan ta­ma­men ay­rı ya­rat­mış­tır.
 
Öy­ley­se, me­lek­ler ve şey­tan­lar var ol­duk­la­rı hal­de biz in­sa­noğ­lu­nu var eden kud­ret, biz­de­ki iyi ve kö­tü­nün ay­nı an­da bu­lu­nu­şun­dan bir şey­ler mu­rat et­mek­te­dir.
 
Evet, in­sa­noğ­lu en yü­ce olan­la, en süf­li ola­nı için­de ba­rın­dı­ran il­ginç bir var­lık­tır. Hat­ta bu iki zıt özel­li­ğin aman­sız bir ça­tış­ma için­de bu­lun­du­ğu mu­ha­re­be ala­nı gi­bi­dir.
 
İş­te in­sa­nın ken­di var­lı­ğın­da ce­re­yan eden bu mü­ca­de­le­nin, Rab­bü’l-âle­mi­n’in tes­bit et­ti­ği hu­dut­la­rı çiğ­ne­me­den ve Fahr-i Âlem Efen­di­miz’in (s.a.v) kâ­mil ah­lâ­kı mo­del alı­na­rak sür­dü­rül­me­si ge­re­kir. Bu tarz uy­gu­la­ma­ya “edep” de­nir.
 
Ce­nâb-ı Rab­bü’l-âle­min, bu ede­bi on­da gör­mek için in­sa­noğ­lu­nu ya­rat­mış ve yer­yü­zün­de ha­yat sa­hi­bi kıl­mış­tır. En kâ­mil edep sa­hip­le­ri olan pey­gam­ber­le­ri de bu mak­sa­da reh­ber­lik et­me­le­ri için gön­der­miş­tir. Bu se­bep­le in­san­lık ta­ri­hi bo­yun­ca ilâ­hî ede­bin çiğ­nen­di­ği, yok edil­di­ği top­lum­la­rı uyar­mak için da­ima pey­gam­ber­ler gön­de­ril­miş­tir.
 
“Ce­lâ­lim hak­kı için, biz her üm­me­te Al­lah’a iba­det edin ve put­la­ra tap­mak­tan sa­kı­nın di­ye bir pey­gam­ber gön­der­dik” (Nahl 16/36) âyet-i ke­ri­me­si bu ha­ki­ka­te işa­ret eder.
 
Pey­gam­ber­ler, in­sa­nın kö­tü­ye ve şer­re yö­ne­lik nef­sa­nî özel­lik­le­ri­nin hâ­kim ol­du­ğu du­rum­lar­da, ya­ni ilâ­hî ede­bin teh­li­ke­ye düş­tü­ğü dö­nem­ler­de mü­da­ha­le eden Hak reh­ber­le­ri­dir.
 
Geç­miş ka­vim­ler ve de­vir­ler bir ta­ra­fa, hak-bâ­tıl mü­ca­de­le­si sü­rek­li bir şe­kil­de bü­tün in­san­la­rın iç âlem­le­rin­de sü­rüp git­mek­te­dir. Ne var ki, bu­nun far­kı­na va­rıp has­sa­si­yet ka­zan­mak, pek az bah­ti­yar­la­ra na­sip olur. Zi­ra bu has­sa­si­yet, de­rin bir iç mu­ha­se­be­yi ve kont­ro­lü lü­zum­lu kı­lar.
 
Pey­gam­ber­ler, bu kont­rol ve mu­ha­se­be­yi en gü­zel an­lam­da te­sis et­miş ul­vî şah­si­yet­ler­dir. Son pey­gam­ber Fahr-i Âlem Efen­di­miz’de (s.a.v) ise bu kont­rol zir­ve­ye ulaş­mış­tır.
 
Al­lah dost­la­rı­nın yo­lun­da­ki, ka­pı­la­rın­da­ki eği­tim ve di­sip­lin, iş­te bu kont­rol ve iç mu­ha­se­be­nin oluş­ma­sı, be­lir­gin­leş­me­si ve net­leş­me­si için­dir. Bu, ede­bi el­de et­me eği­tim ve di­sip­li­ni­dir.
 
Ha­bîb-i Kib­ri­yâ (s.a.v), adı­na edep de­di­ği böy­le bir kont­ro­lü, in­san­da­ki ilâ­hî den­ge­yi kur­ma­nın, gü­zel­li­ği çir­kin­li­ğe ga­lip ge­tir­me­nin ve böy­le­ce onu ilâ­hî hu­zu­ra ter­te­miz çı­kar­ma­nın en kı­sa yo­lu ola­rak gös­ter­mek­te­dir.
 
Yü­ce rab­bi­miz Kur’ân-ı Ke­rîm’de, “Göz ne kay­dı, ne de had­di­ni aş­tı” (Necm 53/17) bu­yur­muş­tur. Bu âyet-i ce­li­le­de hu­zu­run edep­le­ri­ni ko­ru­ma­nın za­ru­re­ti­ne işa­ret var­dır.
 
Di­ğer bir âyet-i ke­ri­me­de şöy­le bu­yu­ru­lur:
 
“Ey iman eden­ler! Ken­di­ni­zi ve ai­le hal­kı­nı­zı öy­le bir ateş­ten ko­ru­yun ki, ya­ka­ca­ğı in­san­lar­la taş­lar­dır.” (Tah­rîm 66/6)

İbn Ab­bas (r.a) bu âye­tin tef­si­rin­de der ki: “Bu âyet­ten an­la­şıl­ma­sı ge­re­ken mâ­na şu­dur: Ai­le­ni­ze İs­lâm’ın hü­küm­le­ri­ni öğ­re­ti­niz ve on­la­rı edep­len­di­ri­niz.”
 
Mü­kem­mel di­ni­miz İs­lâm, in­san­da fıt­rî bir özel­lik ola­rak sak­lı olan kö­tü ve çir­ki­nin kay­na­ğı olan ya­nı­nı öl­dür­me­nin ve yok et­me­nin de­ğil, diz­gin­le­me­nin pe­şin­de­dir. Kö­tü­ye ve şer­re mey­let­me özel­li­ği­nin öl­dü­rül­me­si, iyi­ye ve hay­ra yö­nel­ten ener­ji­nin sön­me­si­ne se­bep olur. Zi­ra olum­lu olum­suz­la ya­şa­ya­bi­lir; bu bir kâ­inat ka­nu­nu­dur.
 
Ta­sav­vuf­ta in­san­da­ki şeh­vet ve ne­fis eği­lim­le­ri­nin öl­dü­rül­me­si ye­ri­ne on­la­rın diz­gin­len­me­si­nin esas alın­ma­sı, iş­te bu ger­çe­ğe da­yan­mak­ta­dır. Ya­ni ta­sav­vuf, fıt­rat­la de­ğil, ne­fis­le mü­ca­de­le­yi esas alır. Bu usul­den uzak­laş­mak, tev­hid di­ni­nin edep­le­rin­den uzak­laş­mak­tır.
 
Bu ko­nu­da da ye­gâ­ne ör­nek Hz. Pey­gam­ber Efen­di­miz’dir (s.a.v). O, in­san­da­ki ölüm­lü ve be­ğe­nil­me­yen kud­ret­le­rin yok edil­me­si­ni de­ğil, bi­la­kis iyi ve gü­zel adı­na diz­gin­le­me­si­ni öğ­ret­miş­tir. Bu den­ge­yi ken­di ha­ya­tın­da ör­nek­le­miş, in­san ol­ma fıt­ra­tı­nın ge­rek­le­ri­ni ye­ri­ne ge­tir­miş­tir. Bu cüm­le­den ola­rak o da ye­miş, iç­miş, gül­müş, sev­miş, öf­ke­len­miş ve ev­len­miş­tir. Ama ha­ya­tı­nın her anın­da ede­be ri­ayet ede­rek; gü­ze­li, iyi­yi üs­tün ve ga­lip tu­ta­rak ha­re­ket et­miş­tir. Eri­şil­mez olan bü­yük­lü­ğü bu­ra­da­dır.
 
Ha­bîb-i Kib­ri­yâ Efen­di­miz’in (s.a.v) vâ­ri­si olan rab­bâ­nî âlim­ler de, onun ede­biy­le edep­len­miş, ha­ya­tın her anı­nı mu­ha­se­be et­me has­sa­si­ye­ti ka­zan­mış mü­kem­mel in­san­lar­dır.
 
Biz­le­re ge­lin­ce; kur­tu­luş yo­lu­muz, böy­le edep âbi­de­si olan mü­kem­mel in­san­la­rın el­le­rin­den tu­tup, on­la­rın izin­den git­mek ve edep­le­riy­le edep­len­mek­tir.


Muhammed  Saki Erol

| Temmuz 2013 |
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hayat-dengemiz--edep-guzellikleri-hayata-hakim-kilmaktir-t33644.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

E harfi ile başlayan Şifalı Bitkiler Sözlüğü Huzur ve Mutluluk İçinde ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.119 saniyede oluşturulmuştur


Hayat Dengemiz – Edep, Güzellikleri Hayata Hâkim KılmaktırGüncelleme Tarihi: 26/06/19, 15:49 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim