Hayat Dengemiz – Hizmet, Bir Bayrak Yarışıdır - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.026 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.512 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22870 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hayat Dengemiz – Hizmet, Bir Bayrak Yarışıdır, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1672 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hayat Dengemiz – Hizmet, Bir Bayrak Yarışıdır}   Okunma sayısı 1672 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30

Mü­ber­râ di­ni­miz İs­lâm, iki nu­râ­nî sü­tun üze­ri­ne in­şa edil­miş­tir: Bi­rin­ci­si iman, di­ğe­ri de ih­san­dır.
 
İh­san, sa­lih amel­ler, ha­yır­lı ve ya­rar­lı iş­ler­dir. İs­lâm’da ya­rar­lı iş­ler, bir­çok müs­lü­ma­nın zan­net­ti­ği gi­bi yal­nız na­maz, oruç, hac ve ze­kât­tan iba­ret de­ğil­dir.
 
Rab­bi­mi­zin ke­sin emir­le­ri­nin en önem­li­le­rin­den bi­ri de öğ­re­nip öğ­ret­mek; in­san­la­rı iyi­ye, doğ­ru­ya, gü­ze­le yö­nelt­mek; İs­lâ­mî ha­ki­kat­le­ri sa­de­lik ve ko­lay­lık­la an­lat­mak ve tel­kin et­mek­tir. Özel­lik­le za­ma­nı­mız­da bu va­zi­fe­nin öne­mi kat kat art­mış­tır.
 
Art­mış­tır, çün­kü her şey­den ön­ce gü­nü­müz­de İs­lâm di­ni­nin as­lı­nı, özü­nü, ha­ki­kat ve hik­met­le­ri­ni bi­len­ler azal­mış­tır. Di­ğer ta­raf­tan, bil­me­di­ği­nin far­kı­na va­ra­ma­yan ve­ya ka­sıt­lı ola­rak ha­ki­kat­le­ri çar­pı­tan bed­baht­lar da ço­ğal­mış­tır. Ni­ha­yet ih­ti­yaç sı­nır­la­rı da çok ge­niş­le­miş­tir. Öte yan­dan, tek­no­lo­ji­nin iler­le­me­siy­le in­sa­noğ­lu­nun ih­ti­yaç­la­rı art­mış ve zan­ne­di­le­nin ak­si­ne ha­yat şart­la­rı çok ağır­laş­mış­tır.
 
Bu se­bep­ler­le, mü­mi­nin di­niy­le il­gi­li me­se­le­ler­de vu­ku­fi­yet ka­zan­ma­sı­na, ilâ­hî emir­le­rin ha­ki­kat ve hik­met­le­ri­ni ge­re­ği gi­bi araş­tı­rıp öğ­ren­me­si­ne, hem mad­dî şart­la­rı hem de gü­cü ve öm­rü ye­ter­li ol­ma­ma­ya baş­la­mış­tır. Ay­rı­ca il­min ge­liş­me­si ve ge­niş­le­me­si, di­nî ilim­le­rin bir­çok dal­ı­nın olu­şu, araş­tı­ran mü­min­le­ri de sı­nır­lı bir sa­ha­da kal­ma­ya mec­bur et­miş­tir.
 
Ger­çek­ten de ilim­le­rin en şe­ref­li­si olan din ilim­le­ri­nin her bi­ri bir ih­ti­sas ko­nu­su­dur. O hal­de di­nin ha­ki­kat­le­ri­ni, doğ­ru ile yan­lı­şı, bü­yük önem ta­şı­yan­la da­ha az önem­li ola­nı, âlim­le­rin eser­le­rin­den, ki­tap­la­rın­dan, soh­bet­le­rin­den, na­si­hat­le­rin­den öğ­ren­mek mec­bu­ri­ye­ti var­dır.
 
İş­te in­san­la­rın bu ih­ti­ya­cı­na ce­vap ver­mek, âlim­le­rin en önem­li va­zi­fe­si­dir. Âlim­le­rin sus­tu­ğu ve­ya va­zi­fe­si­ni yap­ma­dı­ğı yer­de ca­hil­le­rin, ka­sıt­lı ha­re­ket eden bed­baht­la­rın cü­ret­le­ri ar­tar, ses­le­ri yük­se­lir. Ken­di­ni âlim zan­ne­den ca­hil­ler, hak­kı ara­yan te­miz yü­rek­li hal­kı şa­şır­tır­lar, yan­lış yön­len­di­rir­ler, da­lâ­le­te düş­me­le­ri­ne se­bep olur­lar.
 
Hak ve ha­ki­ka­ti bu­lup öğ­ren­mek için çır­pı­nan, her­ke­se ku­lak ve­ren bü­yük bir kit­le her za­man var­dı, gü­nü­müz­de de var. Üs­te­lik da­ha da faz­la; iş­te bu iyi ni­yet­li in­san­la­rı, ca­hil­le­rin ve kö­tü emel sa­hip­le­ri­nin el­le­ri­ne bı­rak­mak bü­yük bir ve­bal ve gü­nah­tır.
 
***
 
İs­lâ­mî te­lak­ki ve ha­yat­ta mü­him iki özel­lik dik­ka­ti çe­ker. Bi­rin­ci­si in­sa­na hiz­me­tin esas ol­ma­sı, ikin­ci­si ise in­san­lı­ğın bir bü­tün ola­rak dü­şü­nül­me­si­dir. Ma­dem­ki Ce­nâb-ı Mev­lâ mah­lû­ka­tı için­de in­sa­noğ­lu­nu seç­miş, en şe­ref­li kıl­mış ve di­ğer ya­ra­tıl­mış­la­rı onun hiz­me­ti­ne mu­sah­har kıl­mış­tır; öy­ley­se her şey, her hiz­met in­san için, in­san­lık için ol­ma­lı­dır.
 
Pey­gam­ber­ler bü­tün ça­ba­la­rı­nı in­sa­nın ima­rı, in­şa­sı ve mut­lu­lu­ğu için sar­fet­miş­ler­dir. Bu hiz­me­tin mu­ha­ta­bı bü­tün in­san­lık­tır. Çün­kü Ce­nâb-ı Al­lah bü­tün âlem­le­rin rab­bi, İs­lâm bü­tün in­san­lı­ğın di­ni, Pey­gam­be­ri­miz (s.a.v) ise bü­tün âlem­le­re rah­met­tir. Bu­na gö­re, müs­lü­ma­nın ya­pa­ca­ğı hiz­met de bü­tün in­san­lı­ğa yö­ne­lik ol­ma­lı­dır.
 
Hiz­met en ön­ce in­sa­na yö­nel­til­me­li­dir. İn­sa­nı ih­mal eden bir hiz­met ve dü­şün­ce, ne ken­di­si­ne ne de in­san­lı­ğa kat­kı­da bu­lu­na­bi­lir. İn­san imar edil­me­li, in­san mut­lu kı­lın­ma­lı­dır.
 
İn­sa­nı de­ğer­len­di­rir­ken iki ha­li dik­ka­te alı­nır. Bi­rin­ci­si rab­bi ile mü­na­se­be­ti, di­ğe­ri de in­san­lar­la olan mü­na­se­bet­le­ri­dir. Fahr-i Âlem Efen­di­miz (s.a.v), “İn­san­la­rın en ha­yır­lı­sı, in­san­la­ra en fay­da­lı ola­nı­dır” bu­yu­ru­yor. (Ebû Ya‘lâ, el-Müs­ned, 6/65; Hey­se­mî, Mec­mau’z-Ze­vâ­id, 8/191; Bey­ha­kî, Şu­abü’l-İmân, nr. 7658; Sü­yû­tî, el-Câ­miu’s-Sa­gîr, nr. 4044; Ac­lû­nî, Keş­fü’l-Ha­fâ, nr.1252)
 
Bu pren­sip­ten ha­re­ket­le, mü­min ken­di­ne dü­şen va­zi­fe­le­ri ye­ri­ne ge­tir­me­ye gay­ret eder­ken, ya­şa­dı­ğı gü­zel ha­ki­kat­le­ri di­ğer in­san­la­ra da sun­ma­ya gay­ret eder; sa­de­ce ken­di­si­ni dü­şün­mez. Zi­ra rab­bi­miz,
 
“İçi­niz­den hay­ra ça­ğı­ran, iyi­li­ği em­re­dip kö­tü­lük­ten sa­kın­dı­ran bir top­lu­luk ol­sun. İş­te on­lar kur­tu­lu­şa eren­ler­dir” (Âl-i İm­rân 3/104) bu­yu­ru­yor.
 
Bun­dan do­la­yı­dır ki, mâ­ne­vî ke­mâ­lâ­tı­nı ta­mam­la­ya­rak in­san­lı­ğın hiz­me­ti­ne ömür­le­ri­ni ve­ren in­san mi­mar­la­rı, Al­lah dost­la­rı, pey­gam­ber­le­re vâ­ris ola­rak bü­tün ilim er­ba­bı­nın üze­rin­de yer alır­lar. Bü­yük­le­rin de­di­ği gi­bi, in­sa­na ha­ki­ki hiz­me­ti an­cak nefs-i em­mâ­re­sin­den sıy­rı­lan­lar ve­re­bi­lir.
 
İn­sa­na hiz­met esas­tır di­yo­ruz. Ama bu hiz­me­tin rab­bi­mi­zin mu­ra­dı ve be­lir­le­di­ği hu­dut da­hi­lin­de ol­ma­sı şart­tır. Zi­ra in­sa­nın ya­ra­tı­cı­sı, onun ne­ye, na­sıl, ne ka­dar ih­ti­ya­cı ol­du­ğu­nu be­lir­le­miş­tir. O’nun mu­ra­dı­nın dı­şın­da­ki her yol, her yön­tem, in­san­lı­ğa hiz­met de­ğil; bi­la­kis he­zi­met olur.
 
Hiç şüp­he­siz, İs­lâm inan­cı şart­lar ne olur­sa ol­sun kı­ya­me­te ka­dar de­vam ede­cek­tir. Zi­ra onu ko­ru­ya­cak olan, biz­zat di­nin sa­hi­bi Ce­nâb-ı Mev­lâ’dır. İn­san­lı­ğın bu mü­cel­lâ din ile mü­şer­ref ol­ma­la­rı ise, ken­di­le­ri­ni kur­tar­mak­la be­ra­ber, için­de ya­şa­dık­la­rı top­lum­la­rı da kur­ta­rır. Mev­lâ on­la­rı se­ver, on­lar da mev­lâ­yı se­ver­ler.
 
Al­lah’ın kul­la­rı­na hiz­met et­mek, ku­lu­nu rab­bi­ne sev­di­re­rek ra­zı ol­ma­sı­na gay­ret et­mek, bu hiz­met ker­va­nı­nın va­zi­fe­le­ri ara­sın­da bi­rin­ci sı­ra­yı alır.
 
Al­lah’ın se­lâ­mı, rah­me­ti ve be­re­ke­ti üze­ri­ni­ze ol­sun.


Muhammed  Saki Erol

| Temmuz 2013 |
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hayat-dengemiz--hizmet-bir-bayrak-yarisidir-t33647.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Kula Semerkand derneğinde yaz kursu Bu çocuğu bana getir! ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.405 saniyede oluşturulmuştur


Hayat Dengemiz – Hizmet, Bir Bayrak YarışıdırGüncelleme Tarihi: 26/06/19, 17:06 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim