Hayat Dengemiz – Hizmetimiz Kadar Mükâfatımız Olacak - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.552 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 2 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hayat Dengemiz – Hizmetimiz Kadar Mükâfatımız Olacak, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1476 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hayat Dengemiz – Hizmetimiz Kadar Mükâfatımız Olacak}   Okunma sayısı 1476 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30

Kâ­inat­ta­ki hiç­bir şe­yin bo­şu­na ya­ra­tıl­ma­dı­ğı, yü­ce rab­bi­mi­zin Ki­ta­b-ı Mü­bîn’in­de­ki be­yan­la­rın­dan bi­li­yo­ruz. Zer­re­den ge­ze­gen­le­re ka­dar her şe­yin bir var­lık hik­me­ti bu­lun­mak­ta­dır. Ay­rı­ca bir öl­çü­ye ve mi­za­na gö­re ya­ra­tıl­mış du­rum­da­dır.
 
İn­sa­noğ­lu çe­şit­li bi­lim dal­la­rın­da ge­liş­me­ler sağ­la­dık­ça, var­lık­la­rın ya­ra­tı­lış hik­met­le­ri­ne ve han­gi hiz­me­ti gör­dük­le­ri­ne da­ir sır­la­rı öğ­re­nmek­te­dir. Ar­tık bi­li­yo­ruz ki, ok­ya­nu­sun de­rin­lik­le­rin­de­ki bir yo­sun­dan, dağ­la­rın zir­ve­le­rin­de ya­şa­yan bö­ce­ğe ta­dar her şe­yin bir var oluş hik­me­ti var. En önem­siz gö­zü­ken bir bit­ki ve­ya hay­van tü­rü bi­le yok ol­du­ğun­da ta­bii den­ge za­rar gö­rmek­te­dir. O tü­rün gör­dü­ğü hiz­met ye­ri­ne ge­ti­ri­le­mi­yor. İş­te bu se­bep­le gü­nü­müz dün­ya­sın­da, ta­bi­at­ta­ki den­ge­yi, bit­ki ve hay­van cins­le­ri­ni ko­ru­ma­ya yö­ne­lik ted­bir­ler alın­ma­ya ça­lı­şı­lmak­ta­dır.
 
Bu nok­ta­da in­sa­nın ak­lı­na şu so­ru­lar ge­li­yor: Her şe­yin ya­ra­tı­lış se­be­bi­ni an­la­ma­ya ça­lı­şan in­sa­noğ­lu, ken­di var­lık se­be­bi üze­rin­de ni­çin dü­şün­mez? Kâ­inat­ta­ki her şe­yin bir hiz­me­ti ye­ri­ne ge­tir­di­ği­ni gö­rü­r­ken, ken­di­nin han­gi hiz­me­ti gör­me­si ge­rek­ti­ği­ni ni­çin araş­tır­maz?
 
Ha­ki­kat şu ki, can­lı can­sız bü­tün var­lık­lar gi­bi bi­zim de bir ya­ra­tı­lış se­be­bi­miz var. De­niz­ler­de­ki göz­le gö­rü­le­me­ye­cek ka­dar kü­çük ve ba­sit bir can­lı­nın bi­le çok önem­li va­zi­fe­ler için ya­ra­tıl­dı­ğı­nı dü­şü­nür­sek, kâ­inat­ta­ki en üs­tün, en mü­kem­mel var­lık ola­rak biz­le­rin amaç­sız ve mâ­na­sız bir ha­yat için var edil­di­ği­mi­zi el­bet­te dü­şü­ne­me­yiz.
 
İn­sa­noğ­lu­nun ken­di ya­ra­tı­lış ga­ye­si­ni araş­tır­ma­da­ki tem­bel­li­ği­ni bi­len yü­ce rab­bi­miz, bu ga­ye­yi doğ­ru­dan açık­lı­yor: “Ben in­san­la­rı ve cin­le­ri, yal­nız ba­na kul­luk için ya­rat­tım.” (Zâ­ri­yât 51/56) İlk ya­ra­tı­lış ma­ce­ra­sı­nı an­la­tır­ken de, me­lek­le­re, “Ben yer­yü­zün­de bir ha­li­fe ya­ra­ta­ca­ğım” (Ba­ka­ra 2/30) di­ye be­yan bu­yu­ru­yor. Ha­li­fe, ya­ni ken­di tem­sil­ci­si…
 
Yer­yü­zün­de ken­di­mi­ze bir ha­yat prog­ra­mı çi­zer­ken, dik­ka­te al­ma­mız ge­re­ken en te­mel ve en bü­yük ha­ki­kat iş­te bu­dur. Ne ya­pa­ca­ğı­mı­zı, ken­di­mi­zi na­sıl ve ne­ye gö­re ayar­la­ya­ca­ğı­mı­zı dü­şü­nür­ken, mi­hen­gi­miz bu ol­ma­lı­dır.
 
En mü­kem­mel var­lık ola­rak ya­ra­tı­lan, âlem­le­rin rab­bi­ne kul­luk için se­çi­len, da­ha­sı yer­yü­zü­ne O’nun ha­li­fe­si ola­rak gön­de­ri­len in­san, hiç şüp­he­siz ba­şı­boş de­ğil­dir. Bü­yük va­zi­fe­ler ve önem­li hiz­met­ler için var edil­miş­tir. İs­lâm, bü­tün bu ha­ki­kat­le­ri açık­la­yan ve bun­la­ra gö­re bir ha­yat prog­ra­mı su­nan ye­gâ­ne din­dir.
 
Rab­bi ile ir­ti­ba­tı­nı sağ­lam tut­ma­ya ça­lı­şan, O’nun di­ni­ni ha­ya­tı­nın mer­ke­zi­ne ko­yan bir mü­min, bu ya­ra­tı­lış ga­ye­si­ni bi­len ve ken­di­si­ni ona gö­re ayar­la­yan ki­şi­dir. Zer­re­den kür­e­ye ka­dar bü­tün mev­cu­dat na­sıl bo­yun eği­yor­sa, o da rab­bi­ne bo­yun eğ­miş­tir, O’na tes­lim ol­muş­tur. Za­ten İs­lâm ke­li­me­si­nin bir an­la­mı da bu­dur. Kal­bi, ken­di­sin­den bek­le­nen ilâ­hî va­zi­fe­le­re has­sas ve açık­tır. 0nun için ha­yat, do­ğum ve ölüm bir za­man di­li­min­den iba­ret de­ğil, ebe­di­ye­tin tar­la­sı­dır. Bu­ra­da yap­tı­ğı her şe­yin top­ra­ğa atı­lan to­hum me­sa­be­sin­de ol­du­ğu­nun far­kın­da­dır. Âhi­ret ise ha­sa­dı­nı dev­şi­re­ce­ği yer­dir.
 
Bu açı­dan ba­kıl­dı­ğın­da de­ni­le­bi­lir ki, mü­mi­nin ha­ya­tı hiz­met­ten iba­ret­tir. Mü­min, ev­ve­lâ gü­zel kul­luk­la, ta­at ve iba­det­ler­le ken­di ebe­dî ha­ya­tı­na hiz­met eder.
 
“O gün in­san­lar, yap­tık­la­rı­nın kar­şı­lı­ğı ken­di­le­ri­ne gös­te­ril­mek üze­re bö­lük bö­lük dö­ne­cek­ler. Kim zer­re ka­dar iyi­lik ya­par­sa onun mü­kâ­fa­tı­nı gö­re­cek. Ve kim zer­re ka­dar kö­tü­lük ya­par­sa, o da onun kar­şı­lı­ğı­nı gö­re­cek” (Zil­zâl 99/6-8) ilâ­hî fer­ma­nı ge­re­ği, âhi­ret yur­dun­da iyi­lik ve gü­zel­lik­le­re eriş­mek için ça­ba­lar. O’nun çiz­di­ği emir ve ya­sak­lar da­ire­si­ni, ya­ni Al­lah’ın sı­nır­la­rı­nı gö­ze­tir. Bü­tün bun­la­rı ya­par­ken amel­le­ri­ne gü­ven­mek ye­ri­ne, yü­ce rab­bi­nin rı­za­sı­nı, rah­met ve şef­ka­ti­ni ka­zan­ma­yı amaç­lar.
 
İna­nan in­san ken­di is­tik­ba­li­ne hiz­met eder­ken, di­ğer in­san­la­rı da unut­maz. Uz­le­te çe­ki­lip top­lum­dan uzak­laş­mak ye­ri­ne in­san­lar­la kay­na­şır. Hak ve ha­ki­kat adı­na on­la­ra da gü­zel­lik­ler sun­mak için uğ­ra­şır. En ya­kın­la­rın­dan baş­la­ya­rak ya­şan­tı ve söz­le­riy­le doğ­ru yo­lu ta­nı­tır. Bu, pey­gam­ber­le­rin yo­lu ve ah­lâ­kı­dır. Ta­rih bo­yun­ca ve bu­gün müs­lü­man­la­rın yo­lu­nu ay­dın­la­tan kâ­mil mür­şid­ler de ay­nı pren­sip­le ha­re­ket et­miş­ler­dir.
 
As­lın­da bir mü­mi­nin bi­za­ti­hi var­lı­ğı hiz­met an­la­mı­na gel­me­li­dir. Gü­zel ve öl­çü­lü hal ve ha­re­ke­tiy­le, dü­rüst­lü­ğü ve mert­li­ği ile, hoş soh­be­ti ve gü­ler yü­züy­le “iyi ki o var” de­dir­ten, kalp­le­ri Hakk’a ve hay­ra ısın­dı­ran in­san ol­ma­lı­dır. İn­san­lar­la iliş­ki­ler­de özen­siz­lik, sö­zün­de dur­maz­lık, ih­mal­kâr­lık, ka­ba­lık ve sert­lik gi­bi hal­ler, bir müs­lü­ma­nın sa­de­ce ken­di is­tik­ba­li­ni zo­ra sok­mak­la kal­maz, baş­ka­la­rı­nın da İs­lâm’la ara­la­rı­na per­de çe­ker.
 
Re­sûl-i Ek­rem Efen­di­miz (s.a.v), “İn­san­la­rın en ha­yır­lı­sı in­san­la­ra fay­da­lı olan­dır” bu­yu­ru­yor. (Ebû Ya‘lâ, el-Müs­ned, 6/65; Hey­se­mî, Mec­mau’z-Ze­vâ­id, 8/191; Bey­ha­kî, Şu­abü’l-İmân, nr. 7658; Sü­yû­tî, el-Câ­miu’s-Sa­gîr, nr. 4044; Ac­lû­nî, Keş­fü’l-Ha­fâ, nr.1252). Ki­tab-ı Mü­bî­ni­miz’in bir­çok âyet-i ke­ri­me­sin­de de, in­san­la­ra fay­da­lı hiz­met­ler­de bu­lun­mak önem­li bir emir ve tav­si­ye ola­rak yer alır. An­ne ba­ba­nın, ev­lât­la­rın, ge­rek­li hal­ler­de ak­ra­ba­la­rın ve di­ğer bü­tün in­san­la­rın ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­ya­rak hiz­met­te bu­lun­mak, farz­dan müs­te­ha­ba ka­dar di­nî hü­küm­ler ta­şır.
 
Di­ni­mi­zin ta­rif et­ti­ği hiz­met va­zi­fe­si­ni ye­ri­ne ge­tir­mek için mut­la­ka mad­dî zen­gin­lik ge­rek­mi­yor. Gü­nü­müz­de dü­şü­len yay­gın yan­lı­şın ak­si­ne, her in­sa­nın ken­di ha­li­ne gö­re ya­pa­bi­le­ce­ği bir hiz­met mut­la­ka var­dır. Gü­ler yüz­den ço­cuk ter­bi­ye­si­ne, muh­taç bi­ri­nin ih­ti­ya­cı­nı gi­der­mek­ten gü­zel kom­şu­lu­ğa ka­dar ge­niş bir alan, hiz­met çer­çe­ve­si­nin içi­ne gi­rer. Hal ve im­kâ­na gö­re bu çer­çe­ve­nin bir ye­rin­de mut­la­ka yer al­mak ge­re­kir. Özel­lik­le ha­yır amaç­lı or­ga­ni­zas­yon­la­ra kat­kı­da bu­lu­na­rak kü­çük im­kân­la­rın bü­yük hiz­met­le­re ve­si­le ol­ma­sı­nı sağ­la­mak, bu­gün için bü­yük önem ar­ze­der.
 
Bu­ra­da önem­li bir nok­ta­ya dik­kat çek­mek is­ti­yo­rum: Mad­dî im­kân­la­rı ile ve­ya bil­gi­si, be­ce­ri­siy­le in­san­la­ra hiz­met et­me fır­sa­tı bah­şe­di­len her­kes, nef­si­nin ve şey­ta­nın tu­zak­la­rı­na dik­kat et­mek zo­run­da­dır. Gu­rur, ki­bir ve üs­tün­lük tas­la­ma ye­ri­ne, ken­di­si­ne bu fır­sa­tı bah­şe­den Ce­nâb-ı Rab­bü’l-âle­min’e şük­ret­me­li ve dü­şe­bi­le­ce­ği ha­ta­lar için de is­tiğ­far­da bu­lun­ma­lı­dır. An­cak bu şe­kil­de o ki­şi­nin hiz­me­ti he­zi­me­te dö­nüş­mek­ten kur­tul­muş olur.
 
Bü­yük ve­lî Hâ­ce Ubey­dul­lah Ah­râr (k.s) bu­yu­ru­yor ki: “Ben bu yo­lu ta­sav­vuf ki­tap­la­rın­dan de­ğil, hal­ka hiz­met­ten el­de et­tim. Ha­yır um­du­ğum her­ke­se hiz­met ede­rim.” De­mek ki hiz­met, in­sa­nın ya­ra­tı­lış ga­ye­si­ni ye­ri­ne ge­tir­me­nin ya­nın­da, mâ­ne­vî ke­mâ­lâ­tı el­de et­me­nin de önem­li bir yo­lu­dur.


Muhammed   Saki Erol

| Temmuz 2013 |
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hayat-dengemiz--hizmetimiz-kadar-mukafatimiz-olacak-t33630.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

PKK'nın bomba yüklü katırı imha edildi Peygamberimizi iyi tanıyalım. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.105 saniyede oluşturulmuştur


Hayat Dengemiz – Hizmetimiz Kadar Mükâfatımız OlacakGüncelleme Tarihi: 22/08/19, 21:41 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim