Hayat Dengemiz – İlimsiz Olmaz - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.056 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.632 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22906 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hayat Dengemiz – İlimsiz Olmaz, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2322 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hayat Dengemiz – İlimsiz Olmaz}   Okunma sayısı 2322 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Hayat Dengemiz – İlimsiz Olmaz
« : 03/07/13, 02:19 »
Hayat Dengemiz – İlimsiz Olmaz

“Sa­kın ca­hil­ler­den ol­ma!” (En‘âm 6/35)
 
“Hiç bi­len­ler­le bil­me­yen­ler bir olur mu?”  (Zü­mer 39/9)
 
İs­lâm’ın il­me ve ilim eh­li­ne ver­di­ği önem, sık sık tek­rar edi­len ve her­ke­sin bil­di­ği bir ger­çek. İs­lâm’ın ilk vah­yi “oku” em­riy­le baş­lı­yor:
 
“Oku, ya­ra­tan rab­bi­nin adıy­la. O, in­sa­nı bir kan pıh­tı­sın­dan ya­rat­tı. Oku! Ki rab­bin son­suz ke­rem sa­hi­bi­dir.” (Alak 96/1-3)
 
“Oku!…” İlim ka­pı­sı­nın anah­ta­rı oku­mak. Bü­tün kâ­inat ve ken­di var­lı­ğın bir ki­tap. Al­lah’ın âyet­le­riy­le do­lu bir ki­tap ve Kur’ân-ı Ha­kîm o ki­ta­bın özü, ru­hu. Yü­ce ya­ra­tı­cı­nın Ke­lâ­mı­ka­dî­m’i.
 
“Oku!…” Âlem­ler­de­ki mü­kem­mel ni­zam, il­min ta ken­di­si ve İs­lâm, o ni­za­mın in­san­lı­ğa yö­ne­lik yü­zü. İki dün­ya mut­lu­lu­ğu­nun pu­su­la­sı. İs­lâm, il­min ken­di­si. Âlem­le­rin rab­bi­ni bil­me­nin il­mi, ya­ra­tı­lan­la­rı bil­me­nin il­mi, ken­di­ni bil­me­nin il­mi…
 
İlâ­hî me­sa­jın doğ­ru­dan mu­ha­ta­bı Hz. Pey­gam­ber (s.a.v) il­min reh­be­ri­dir. Âlem­le­rin rab­bi, reh­be­re “oku!” di­ye fer­man bu­yu­ru­yor­sa ta­kip­çi­le­ri oku­ma­dan, ilim ol­ma­dan na­sıl yol bu­la­bi­lir?
 
Ya­ra­tı­cı­ya lâ­yık kul ol­mak­la yü­küm­lü olan biz­ler, Al­lah’ın Re­sû­lü ve onun vâ­ris­le­ri­nin reh­ber­li­ğin­de, rab­bi­mi­zin üze­ri­miz­de­ki mu­ra­dı­nı an­la­mak ve o mu­ra­dı ger­çek­leş­tir­mek mec­bu­ri­ye­tin­de­yiz. Kal­bi­mi­zi O’na tes­li­mi­yet­le kâ­mi­len dol­dur­mak ve ya­ra­tı­lış ga­ye­mi­zi ha­ya­tı­mı­zın mer­ke­zi­ne koy­mak zo­run­da­yız. Şah­da­ma­rı­mız­dan da­ha ya­kın olan rab­bi­miz­le ara­mız­da­ki per­de­le­ri kal­dır­mak mec­bu­ri­ye­tin­de­yiz. O per­de­le­rin ne­ler ol­du­ğu bi­lin­me­den, kal­bi­mi­ze ve ha­ya­tı­mı­za na­sıl yön ve­re­ce­ğiz?
 
Yal­nız­ca şu âyet-i ke­ri­me­ler, rab­bi­mi­zin ce­hâ­let­ten uzak dur­ma ve bi­len­ler­den ol­ma fer­ma­nı­nın bü­yük­lü­ğü­nü an­lat­ma­ya ye­ter:
 
“Sa­kın ca­hil­ler­den ol­ma!” (En‘âm 6/35)
 
“Hiç bi­len­ler­le bil­me­yen­ler bir olur mu?” (Zü­mer 39/9)
 
“Kul­la­rı için­de Al­lah’tan an­cak âlim­ler (ge­rek­ti­ği gi­bi) kor­kar­lar.” (Fâ­tır 35/28)
 
Ay­rı­ca Ce­nâb-ı Al­lah bi­zi, ak­lı­mı­zı ve bil­gi ara­cı du­yu­la­rı­mı­zı kul­lan­ma hu­su­sun­da da sık sık uya­rı­yor:
 
“Dü­şün­mü­yor­lar mı?” “Akıl et­mi­yor­lar mı?” “Gör­mü­yor­lar mı?” “Bil­mi­yor­lar mı?”
 
Bir­çok âyet-i ke­ri­me­nin so­nun­da yer alan bu so­ru­la­ra, her ne ile il­gi­liy­se ilim­siz ce­vap ve­ri­le­me­ye­ce­ği de çok açık­tır.
 
Di­ğer ta­raf­tan Re­sû­lul­lah Efen­di­miz de (s.a.v), ilim ko­nu­sun­da­ki uya­rı­la­rıy­la reh­ber­lik va­zi­fe­si­ni ye­ri­ne ge­ti­ri­yor:
 
“İlim öğ­ren­mek, er­kek ve ka­dın her müs­lü­ma­nın üze­ri­ne farz­dır.” (İbn Mâ­ce, Mu­kad­di­me, 17; Bey­ha­kî, Şu­abü’l-İmân, nr. 1663; bk. Ta­be­râ­nî, el-Mu‘ce­mü’s-Sa­gîr, nr. 22; Hey­se­mî, Mec­mau’z-Ze­vâ­id, 1/120)
 
“Âlim­ler pey­gam­ber­le­rin vâ­ris­le­ri­dir.” (Ebû Dâ­vûd, İlim, 1; Tir­mi­zî, İlim, 19; İbn Mâ­ce, Mu­kad­di­me, 17)
 
“Al­lah, ki­me ha­yır di­ler­se onu din­de fa­kih (an­la­yış­lı) kı­lar.” (Bu­hâ­rî, Hu­mus, 10; Müs­lim, İmâ­re, 175; İbn Mâ­ce, Mu­kad­di­me, 17; Ah­med b. Han­bel, Müs­ned, 1/306)
 
 Bu ha­dis-i şe­rif­ler­den özel­lik­le bi­rin­ci­si, bü­tün müs­lü­man­la­rın ilim­le yü­küm­lü ol­du­ğu­nu yo­ru­ma ge­rek kal­ma­ya­cak açık­lık­ta ifa­de edi­yor. İlim, bü­tün farz­lar­dan ön­ce ge­len farz­dır. Ve biz bu­gü­nün müs­lü­man­la­rı, bi­ze ne olu­yor ki ilim ve bil­gi bu ka­dar uza­ğı­mız­da? Kal­bi­mi­zin, iş­le­ri­mi­zin ve ina­nan­lar ara­sın­da­ki hu­ku­kun bil­gi­sin­den ni­çin bu ka­dar uza­ğız? Ve bu bil­me far­zi­ye­ti­ni ye­ri­ne ge­tir­me­den na­sıl kur­tu­lu­şu­mu­zu ümit ede­ce­ğiz?
 
Üs­ta­dım­dan din­le­di­ğim bir kıs­sa ge­li­yor ak­lı­ma:
 
Ab­dül­ka­dir-i Gey­lâ­nî (k.s), bir gün mih­rap­ta otur­muş zi­kir ve mu­ra­ka­be ile meş­gul­ken ga­ip­ten bir ses ge­li­yor: “Ey Ab­dül­ka­dir ku­lum! Ben sen­den bü­tün amel yü­küm­lü­lük­le­ri­ni kal­dır­dım…” Ab­dül­ka­dir-i Gey­lâ­nî (k.s) bu sö­zü du­yar duy­maz se­sin gel­di­ği yö­ne elin­de­ki tes­bi­hi kur­şun gi­bi fır­la­ta­rak, “De­fol lâ­net­li şey­tan!” di­ye hay­kı­rı­yor. Fo­ya­sı or­ta­ya çı­kan şey­tan, “Ben bu şe­kil­de ni­ce âbid­le­ri, ni­ce zâ­hid­le­ri yol­dan çı­kar­dım. Ama sen bir an ol­sun te­red­düt edip tu­za­ğa düş­me­din. Na­sıl an­la­dın be­ni?” di­ye so­ru­yor. Ab­dül­ka­dir-i Gey­lâ­nî (k.s), şey­ta­na he­pi­mi­zin ib­ret al­ma­sı ge­re­ken şu söz­ler­le ce­vap ve­ri­yor: “Se­ni iki şey­le ta­nı­dım. Bi­rin­ci­si aka­id il­mi. Bu ilim­le bi­li­yo­rum ki, Al­lah bir yön­den hi­tap et­mez; O her yer­de­dir. Oy­sa se­nin se­sin bir yön­den gel­di. İkin­ci­si fı­kıh il­mi­dir. Bu­na gö­re de, pey­gam­ber­ler da­hil hiç kim­se­den amel mec­bu­ri­ye­ti kal­dı­rıl­ma­mış­tır…”
 
De­mek ki ilim­siz amel bü­yük teh­li­ke­ler­le do­lu­dur. Şey­tan her an pu­su­da­dır ve ri­ya, ki­bir, ame­li­ne gü­ven­me gi­bi ilim­siz baş edi­le­me­ye­cek tu­zak­lar­la yo­lu­mu­zu kes­me­ye ça­lış­mak­ta­dır.
 
Ce­hâ­let öy­le bü­yük bir ka­ran­lık ki Hz. Ali (r.a), “Ba­na bir harf öğ­re­te­nin kö­le­si olu­rum” di­yor. Ya­ni kö­le­li­ği ce­hâ­le­te ter­cih edi­yor. Kö­le­lik­ten da­ha al­çal­tan bir ha­ya­ta mah­kûm ol­mak, akıl­lı ve şah­si­yet­li bir mü­mi­ne ya­kı­şır mı?
 
Evet, kur­tu­luş için il­me sa­rıl­mak ve öğ­ren­di­ği­mi­zi ha­ya­tı­mı­za nak­şet­mek zo­run­da­yız. Yü­ce rab­bi­mi­zin,
 
“Ey iman eden­ler, yap­ma­ya­ca­ğı­nız şe­yi ni­çin söy­ler­si­niz? Yap­ma­ya­ca­ğı­nız şe­yi söy­le­me­niz Al­lah ka­tın­da şid­det­li ga­zab (a se­bep ol­ma) yö­nün­den bü­yü­dü” (Saf 61/2-3) ika­zı­na ku­lak­la­rı­mı­zı ka­pat­ma­mız müm­kün de­ğil. Cu­m‘a sû­re­si 5. âyet­te de rab­bi­miz, bi­lip de amel et­me­yen­le­ri ki­tap yük­lü eşe­ğe ben­ze­ti­yor.
 
An­la­şı­lı­yor ki, il­im öğ­ren­me­yi ha­ya­tı­mı­zın en ön­ce­lik­li me­se­le­le­ri ara­sı­na koy­mak, edin­di­ği­miz il­mi ya­şa­mak ve ce­hâ­let­le ko­nuş­mak­tan sa­kın­ma­mız ge­re­ki­yor. An­cak bu şe­kil­de hem ken­di­mi­zi hem de et­ra­fı­mı­zı he­lâ­ke düş­mek­ten ko­ru­muş olu­ruz.


Muhammed   Saki Erol

| Haziran 2013 | HAYAT DENGEMİZ |
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hayat-dengemiz--ilimsiz-olmaz-t33608.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Google Earth'deki '' Kalpler '' Mürşid-i Kâmilin Tabileri ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.249 saniyede oluşturulmuştur


Hayat Dengemiz – İlimsiz OlmazGüncelleme Tarihi: 14/11/19, 14:41 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim