Hayat Dengemiz – Rızkı Veren Sadece Allah’tır - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.026 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.512 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22870 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hayat Dengemiz – Rızkı Veren Sadece Allah’tır, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2133 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hayat Dengemiz – Rızkı Veren Sadece Allah’tır}   Okunma sayısı 2133 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30

Kâ­inat­ta­ki mü­kem­mel den­ge için­de, bü­tün can­lı­la­rın rız­kı­nı Al­lah Te­âlâ ta­yin ve tes­bit et­miş­tir. Gü­nü­müz­de ya­pı­lan bi­lim­sel ça­lış­ma­lar gös­te­ri­yor ki, can­lı-can­sız her bir var­lık bir­bi­ri için bu rı­zık den­ge­si­nin bir un­su­ru ola­rak ya­ra­tıl­mış­tır. İn­sa­noğ­lu bu den­ge­yi bo­zup tah­rip et­me­dik­çe de bu sis­tem mü­kem­mel­lik için­de de­vam et­mek­te­dir.
 
Hiç şüp­he yok, bü­tün var­lık­lar için böy­le­si­ne mü­kem­mel bir den­ge­yi ya­ra­tan Ce­nâb-ı Al­lah, in­sa­nın rız­kı­nı da kı­ya­me­te ka­dar her­ke­se ye­te­cek mik­tar­da ya­rat­mış­tır. Ya­ni, “Yer­yü­zün­de hiç­bir can­lı yok­tur ki, Al­lah rız­kı­nı ver­me­sin” (Hûd 11/6) ilâ­hî be­ya­nı­nın kap­sa­mın­da in­sa­noğ­lu da bu­lun­mak­ta­dır.
 
Bu­nun da öte­sin­de, yü­ce rab­bi­miz, kâ­ina­tı bi­li­nen ve bi­lin­me­yen, gö­rü­nen ve gö­rün­me­yen var­lık­lar­la do­nat­mış ve en mü­kem­mel var­lık olan in­sa­noğ­lu­nun hiz­me­ti­ne sun­muş­tur.
 
Bu rı­zık ha­zi­ne­si ilâ­hî tak­dir­le be­lir­len­miş­tir; ne in­sa­noğ­lu­nun ça­lış­ma­sı­na bağ­lı­dır, ne de ar­tar ve­ya ek­si­lir. O, rez­zâk-ı mut­lak olan Al­lah’ın bir ha­zi­ne­si­dir.
 
İn­sa­noğ­lu­nun bu ha­zi­ne­den na­si­bi, gay­ret ve ça­lış­ma esa­sı­na bağ­lan­mış­tır.
 
“İn­sa­na, uğ­run­da ça­ba gös­ter­di­ği dı­şın­da bir şey ve­ril­me­ye­cek­tir” (Necm 53/39) âyet-i ke­ri­me­si, bu esa­sı tar­tış­ma gö­tür­me­ye­cek şe­kil­de açık­lar.
 
Evet, dün­ya­da an­cak ça­lı­şan ka­za­nır, ça­lış­ma­sı­nın mü­kâ­fa­tı­nı gö­rür. Âyet-i ke­ri­me­nin izah et­ti­ği ilâ­hî ka­nu­na di­re­nir­ce­si­ne Al­lah’ın ver­di­ği ira­de ve ka­bi­li­yet­le­ri bu yol­da kul­lan­ma­yıp so­nuç bek­le­yen­ler ise, bo­şa bek­le­miş ola­cak­lar­dır. Bu ha­ya­tî pren­sip sa­de­ce dün­ya ha­ya­tı­nın mad­dî azık­la­rı­nı kap­sa­maz. Ebe­dî ha­yat­ta eri­şi­le­cek ilâ­hî azık­la­rı ve ni­met­le­ri de kap­sar.
 
Bu açı­dan ba­kıl­dı­ğın­da, yü­ce di­ni­mi­zin in­san ha­ya­tı­na ge­tir­di­ği eş­siz den­ge or­ta­ya çı­kar: Hem dün­ya ha­ya­tı için ça­lış­mak hem de âhi­re­ti­ni ka­zan­ma­ya ça­ba­la­mak…
 
As­lın­da, dün­ya ve âhi­ret ha­ya­tı­nı bir­bi­rin­den ba­ğım­sız gör­mek müm­kün de­ğil­dir. Al­lah için ya­şa­ma­ya ni­yet et­miş bir mü­min, öl­çü­ler da­hi­lin­de rız­kı­nı ka­zan­ma­ya ça­lı­şır­ken, bir yan­dan da âhi­re­ti­ni ka­za­nı­yor de­mek­tir. Bu me­yan­da he­lâl ka­zanç pe­şin­de koş­ma­nın uh­re­vî mü­kâ­fa­tı­nı müj­de­le­yen âyet­ler ve çok sa­yı­da ha­dis-i şe­rif­ler mev­cut­tur.
 
Âhi­ret ha­ya­tı dün­ya ha­ya­tın­dan ba­ğım­sız de­ğil­dir de­dik. Çün­kü ora­da bi­zi kar­şı­la­ya­cak mü­kâ­fa­tı ve­ya ce­za­yı dün­ya ha­ya­tı­mız be­lir­le­mek­te­dir.
 
Al­lah Re­sû­lü’nün (s.a.v) di­le ge­tir­di­ği meş­hur öl­çü­yü he­pi­miz bi­li­riz:
 
“Si­zin ha­yır­lı­nız âhi­re­ti­ni dün­ya­sı için, dün­ya­sı­nı da âhi­re­ti için ter­ket­me­yen ve in­san­la­ra yük ol­ma­yan­dır.” (Ha­tîb, Tâ­rî­hu Bağ­dâd, 4/221; Müt­ta­kî el-Hin­dî, Ken­zü’l-Um­mâl, nr. 6336; Ac­lû­nî, Keş­fü’l-Ha­fâ, 1251)
 
Evet, ol­gun mü­mi­nin gay­ret ve ça­ba­la­rın­da ger­çek öl­çü ve den­ge bu­dur. Ha­ya­tın tek ga­ye­si­nin pa­ra ka­zan­mak ve ra­hat ya­şa­mak ola­rak al­gı­lan­dı­ğı gü­nü­müz dün­ya­sın­da, bu öl­çü da­ha bü­yük bir önem ta­şı­mak­ta­dır.
 
Bir müs­lü­man, dün­ya ha­ya­tı için rı­zık pe­şin­de ko­şar­ken ebe­dî ha­ya­tı­nı ka­rart­ma­mak için, rab­bi­nin be­lir­le­di­ği sı­nır­la­rı mu­hak­kak dik­ka­te alır. Ya­ni ha­ram ve he­lâl öl­çü­sü­ne aza­mi ri­ayet eder ve şüp­he­li­ler­den uzak dur­ma­ya ça­lı­şır. Esa­sen ol­gun bir mü­mi­ni he­men bel­li eden te­mel va­sıf­lar­dan bi­ri bu­dur. Çün­kü pa­ra ve mal için her yo­lu mu­bah gö­ren an­la­yı­şın İs­lâm’la uzak-ya­kın hiç­bir il­gi­si bu­lun­maz.
 
Ha­ram yol­lar­la el­de edi­len ve­ya biz­zat ken­di­si ha­ram olan pa­ra, er­zak, mal-mülk de so­nuç­ta rı­zık­tır. Bu tür azık­lar, ya­ra­tıl­ma ba­kı­mın­dan Al­lah’a is­nat edi­lir. Fa­kat el­de et­me, ya­ni kesb ba­kı­mın­dan so­rum­lu­luk ku­la ait­tir. Ce­nâb-ı Hakk’ın ke­sin­lik­le ha­ra­ma rı­za­sı yok­tur. Ha­ram­da hiç­bir ha­yır da yok­tur. Bu yol­la el­de edi­len re­fah, sa­hi­bi­ni an­cak ate­şe gö­tü­rür. Ol­gun mü­min, böy­le bir re­fa­ha as­la özen­me­di­ği gi­bi, ha­ram yi­ye­nin bü­yük bir so­rum­luk ve ve­bal al­tı­na gir­di­ği­ni bi­lir.
 
Bir kim­se Al­lah em­ret­ti­ği için ça­lı­şır, rız­kı­nı he­lâl yol­dan arar­sa, ezel­de tak­dir edi­len rız­kı­na ka­vu­şur. Da­ha­sı, bu rız­kı ona be­re­ket­li olur. Ay­rı­ca, ilâ­hî sı­nır­la­ra ti­tiz­lik gös­te­re­rek rı­zık pe­şin­de ko­şan mü­min­le­re Al­lah Te­âlâ hiç bek­le­me­dik­le­ri ka­pı­lar açar ve rı­zık­la­rı­nı um­ma­dık­la­rı yer­ler­den gön­de­rir. Ya da he­lâl da­ire için­de elin­den ge­len gay­re­ti gös­ter­di­ği hal­de kıs­me­tin­de fak­ru za­rû­ret bu­lu­nan ve bu­na da gü­zel­ce sab­re­den­le­ri, ebe­dî ha­yat­la­rın­da göz ka­maş­tı­ran ni­met­ler­le mü­kâ­fat­lan­dı­rır.
 
Mev­lâ­nâ haz­ret­le­ri­nin de­di­ği gi­bi, mah­ru­mi­yet­ler Al­lah’ın ku­luy­la bir ir­ti­ba­tı ve alış­ve­ri­şi­dir. Eğer o böy­le bir ir­ti­bat mu­rat et­me­sey­di in­sa­noğ­lu­nun bü­tün ih­ti­yaç­la­rı­nı gi­de­rir ve böy­le­ce ne rab­bi­ni, ne de baş­ka hiç kim­se­yi ha­tır­la­yıp ya­kar­ma­sı­na ge­rek kal­ır.
 
Mü­min için rız­kın her tür­lü­sü de Al­lah’la bir ir­ti­bat ve­si­le­si­dir. Rız­kı ve­re­nin yü­ce rab­bi ol­du­ğu­nu bi­lir, O’na şük­re­der. İş­te bu du­rum in­san­lar­la di­ğer can­lı­lar ara­sın­da­ki far­kı or­ta­ya ko­yar. Şük­ret­mek in­san ol­ma­nın ge­re­ği ol­du­ğu gi­bi, ay­nı za­man­da bir borç­tur. Al­lah Te­âlâ bu­yu­ru­yor ki:
 
“Al­lah’ın si­ze ver­di­ği rı­zık­lar­dan he­lâl ve te­miz ola­rak yi­yin. Eğer (ger­çek­ten) yal­nız Alah’a iba­det edi­yor­sa­nız O’nun ni­met­le­ri­ne şük­re­din.” (Nahl 16/114)
 
“Öy­le ise siz be­ni (iba­det­le) anın ki ben de si­zi ana­yım. Ba­na şük­re­din; sa­kın ba­na nan­kör­lük et­me­yin!” (Ba­ka­ra 2/152)

Ce­nâb-ı Mev­lâ­mız’ın, rı­zık­lan­dır­dı­ğı kul­la­rı­na di­ğer bir em­ri de ta­sad­duk ve in­fak­tır. Bu se­bep­le im­kâ­nı olan­lar, farz ve vâ­cip de­re­ce­sin­de ma­lî iba­det­ler­le mü­kel­lef kı­lın­mış­tır. Ay­rı­ca ih­ti­yaç sa­hip­le­ri­ne yar­dım­la ek­sil­me­ye­ce­ği­ni Re­sû­lul­lah Efen­di­miz (s.a.v) ha­ber ver­mek­te­dir.
 
Bu ko­nu­da mü­mi­ne ya­kı­şan di­ğer bir dav­ra­nış da, rı­zık en­di­şe­si­ne ka­pı­la­rak hay­si­yet ve şe­re­fi­ni yi­tir­me­mek­tir. Zi­ra rez­zâk olan yal­nız­ca Al­lah Te­âlâ’dır. Al­lah ku­lu­na rız­kı­nı ve­rir­ken, onun ça­lış­ma ve gay­re­ti­ni ya ­da baş­ka in­san­la­rı sa­de­ce ve­si­le kı­lar. So­nuç­ta rı­zık ve­re­cek olan yi­ne O’dur.
 
Bu­ra­da şu nok­ta­ya dik­kat et­mek ge­re­kir: Gü­nü­müz­de in­san­lar, ha­ya­tı ida­me et­tir­mek için hiç de za­ru­ri ol­ma­yan bir­çok un­su­ru mec­bu­ri gi­bi gör­mek­te­dir­ler. Do­la­yı­sıy­la bun­la­rı el­de et­mek için de bir mü­mi­ne ya­kış­ma­ya­cak yol­la­ra baş­vu­ra­bi­lmek­te­dir­ler.
 
Ki­tap­la­rı­mız­da “tah­sî­ni­yyât” ola­rak ge­çen ve ha­ya­tı da­ha ko­lay, da­ha ra­hat kı­lan im­kân­la­ra sa­hip ol­mak el­bet­te gü­zel­dir. An­cak, bu im­kân­lar İs­lâ­mî pren­sip­ler­den ta­viz­ler ve­re­rek el­de edi­li­yor­sa, ar­tık gü­zel ol­mak­tan çık­mış ve çir­kin­leş­miş de­mek­tir.
 
Yi­ye­cek-içe­cek gi­bi bir rı­zık tü­rü olan ilim, ay­nı tah­si­li ya­pan iki ay­rı ki­şi­de na­sıl ay­nı se­vi­ye­de ol­mu­yor­sa, zen­gin­lik de böy­le­dir. Bir­çok âyet-i ke­ri­me ile Ce­nâb-ı Mev­lâ­mız bi­ze öğ­re­ti­yor ki, in­san­la­rın rız­kı­nı ge­niş­le­ten, da­ral­tan, di­le­di­ği ka­dar ve­ren O’dur. Asıl olan im­ti­han­dır. Fe­ra­set­li mü­min, için­de bu­lun­du­ğu hal­de na­sıl bir im­ti­han­la yüz yü­ze bu­lun­du­ğu­nun far­kın­da­dır. Rab­bi­nin rı­za­sı­nı ara­yan bir in­san, elin­den ge­len va­zi­fe­yi yap­tık­tan son­ra O’nun tak­di­ri­ne ra­zı ol­ma­lı­dır.
 
Ya­zı­mı­zın ba­şın­da, Al­lah Te­âlâ’nın kâ­inat­ta kur­du­ğu, bü­tün can­lı­la­rı ku­şa­tan mü­kem­mel rı­zık den­ge­si­ne de­ğin­miş­tik. Ele ge­çir­mek ve tü­ket­mek için ilâ­hî öl­çü­ler hi­çe sa­yıl­dı­ğın­da, bu den­ge­nin na­sıl tah­rip ol­du­ğu­nu gü­nü­müz­de ya­şa­nan çev­re fe­lâ­ket­le­rin­den bi­li­yo­ruz. Al­lah’ın in­sa­noğ­lu­na ter­te­miz ema­net et­ti­ği dün­ya­mız­da, bu tah­ri­ba­tın ha­va­da, ka­ra­da ve su­lar­da ya­şa­yan can­lı­lar için na­sıl yı­kı­ma dö­nüş­tü­ğü­nü iz­le­mek­te­yiz.
 
Da­ha da üzü­cü olan şu ki, uzun za­man­dır bu öl­çü­süz­lük in­sa­nı da doğ­ru­dan et­ki­le­mek­te­dir. Rı­zık yo­lu ola­rak sö­mü­rü, ta­lan ve hır­sız­lık se­çil­di­ğin­den be­ri­ dün­ya­nın kü­çük bir bö­lü­mü sı­nır­sız bir is­raf için­de ya­şar­ken, di­ğer ta­raf­ta mil­yon­lar aç­lık ve se­fa­let için­de kıv­ran­mak­ta­dır.
 
Biz, olan bi­te­nin far­kın­da olan mü­min­ler ola­rak bi­li­yo­ruz ki, in­san­lık, İs­lâm’ın rı­zık ka­zan­ma ve tü­ke­tim­le il­gi­li öl­çü­le­ri­ni arı­yor. Ta­ri­hin hiç­bir dev­rin­de ol­ma­dı­ğı ka­dar çok arı­yor. Biz o öl­çü­le­ri ken­di ha­ya­tı­mız­dan ko­var­sak sa­de­ce ken­di­mi­zi de­ğil, bü­tün in­san­lı­ğı mah­rum bı­ra­kı­yo­ruz de­mek­tir.


Muhammed  Saki Erol

| Temmuz 2013 |
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hayat-dengemiz--rizki-veren-sadece-allahtir-t33635.0.html




Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Allah c.c razı olsun.




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

57 yıllık Mescid ül Aksa nöbeti ! Annem için dua istiyorum ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.246 saniyede oluşturulmuştur


Hayat Dengemiz – Rızkı Veren Sadece Allah’tırGüncelleme Tarihi: 26/06/19, 16:23 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim