Hazne Günleri - Kıssalar ve Menkıbeler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.167 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 146.016 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 23037 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hazne Günleri, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1691 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hazne Günleri}   Okunma sayısı 1691 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Berceste

  • Üye
  • **
  • İleti: 138
  • Konu: 26
  • Derviş: 19585
  • Teşekkür: 2
Hazne Günleri
« : 11/03/13, 18:14 »


Onlar da Gelecek!…

Seyyid Abdülhakim k.s. hazretleri şöyle anlatıyor:
“Ne zaman Hazne’ye gideceğimi söylesem ailem üzülür ve ağlamaya başlardı. Çünkü o zaman Suriye sınırını geçmek çok tehlikeliydi. Üstelik sınırı geçenlerden pek azı Türkiye’ye dönebiliyordu. Gidiş gelişimiz de uzun zaman alıyordu. Her şeye rağmen biz Hazne’ye gitmekten, Şah-ı Hazne’yi görmekten geri kalmazdık. Zira, ‘Eğer biz bu yoldan dönersek şeytan imanımızı çalar, bu bir iman davasıdır, imanımızı kurtarmak için gerekirse canımızı feda ederiz’ diye inanıyorduk.
Bu yolculuklarımızda Allah’ın takdiriyle, mürşidimizi ziyaret etmek amacıyla gelenlere hiçbir şey olmadı. Çünkü Şah-ı Hazne her defasında bize, ‘Sakın kaçakçılık yapmayın’ diye tavsiye ediyordu. Kaçakçılık yapmak için gelenlerin başına her türlü belâ ve musibet geliyor, çoğu zaman da öldürülme tehlikesi ile karşı karşıya kalabiliyorlardı.
Tabii ki Hazne’ye gidip gelirken vasıtamız yoktu. Hep yürüyerek yol alırdık. Gündüz eşkıyadan saklanır, geceleri yürürdük. Keçi derisinden aşınan çarıklarımız yola dayanmazdı. Hazne’ye vardığımızda ayaklarımız kan revan içinde kalırdı. Saatlerce ayaklarımıza batan dikenleri çıkarmak için uğraşırdık. Bir defasında gece vakti ırmağı yüzerek geçiyorduk. Meğer en derin yerinden geçmişiz. Az kalsın boğuluyorduk.
Bir gün sınırı geçmeye çalışırken mayınlı bölgeye rastlamışız, fark edemedik. Mayınlar patlayınca sınırdaki askerlerin kurşun yağmuruna tutulduk. Canımızı kurtarmak için kendimizi yere zor attık. O gün sabaha kadar siperde yattık. Gün doğmak üzereyken Hazne’ye doğru yola çıkmıştık. Hazne’ye vardığımızda Şah-ı Hazne’yi caminin önünde bulduk. Bir sandalyenin üzerinde oturuyordu. Bana hep Şeyh Abdülhakim diye hitap ederdi. O gün,
‘Şeyh Abdülhakim! Sadece iki kişi mi geldiniz?’ diye sordu. Ben,
‘Kurban, bir grup olarak çıkmıştık’ dedim. Başımdan geçenleri bir bir anlattım. Bir müddet dinledi ve,
‘İnşAllah onlar da geleceklerdir’ dedi.
Hakikaten bir müddet sonra bütün arkadaşlar Hazne’ye ulaştı.”


alinti
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hazne-gunleri-t32784.0.html



Raziyim Rabbimden de, Derdimden de

Çevrimdışı Kemter

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.602
  • Konu: 298
  • Derviş: 13332
  • Teşekkür: 57
Okundu: Hazne Günleri
« Cevapla #1 : 11/03/13, 18:16 »
 


Tekbir Davettir,Secde ise Ilan-i ASK...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ebu Bekr El-Betâihî İE9 beta ve video ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.054 saniyede oluşturulmuştur


Hazne GünleriGüncelleme Tarihi: 16/04/21, 21:53 Dervisler.Net © 2008-2021 |Lisans(SMF) |Sitemap | İletişim