Hizmetimiz Kadar Mükafat .. - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22886 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hizmetimiz Kadar Mükafat .., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2986 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hizmetimiz Kadar Mükafat ..}   Okunma sayısı 2986 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Kusva

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.083
  • Konu: 379
  • Derviş: 244
  • Teşekkür: 8
Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« : 27/06/09, 14:05 »
Kâinattaki hiçbir şeyin boşuna yaratılmadığı, yüce rabbimizin Kitab-ı Mübîn’indeki beyanlarından biliyoruz. Zerreden gezegenlere kadar her şeyin bir varlık hikmeti bulunmaktadır. Ayrıca bir ölçüye ve mizana göre yaratılmış durumdadır.

İnsanoğlu çeşitli bilim dallarında gelişmeler sağladıkça, varlıkların yaratılış hikmetlerine ve hangi hizmeti gördüklerine dair sırları öğrenmektedir. Artık biliyoruz ki, okyanusun derinliklerindeki bir yosundan, dağların zirvelerinde yaşayan böceğe tadar her şeyin bir var oluş hikmeti var. En önemsiz gözüken bir bitki veya hayvan türü bile yok olduğunda tabii denge zarar görmektedir. O türün gördüğü hizmet yerine getirilemiyor. İşte bu sebeple günümüz dünyasında, tabiattaki dengeyi, bitki ve hayvan cinslerini korumaya yönelik tedbirler alınmaya çalışılmaktadır.

Bu noktada insanın aklına şu sorular geliyor: Her şeyin yaratılış sebebini anlamaya çalışan insanoğlu, kendi varlık sebebi üzerinde niçin düşünmez? Kâinattaki her şeyin bir hizmeti yerine getirdiğini görürken, kendinin hangi hizmeti görmesi gerektiğini niçin araştırmaz?

Hakikat şu ki, canlı cansız bütün varlıklar gibi bizim de bir yaratılış sebebimiz var. Denizlerdeki gözle görülemeyecek kadar küçük ve basit bir canlının bile çok önemli vazifeler için yaratıldığını düşünürsek, kâinattaki en üstün, en mükemmel varlık olarak bizlerin amaçsız ve mânasız bir hayat için var edildiğimizi elbette düşünemeyiz.

İnsanoğlunun kendi yaratılış gayesini araştırmadaki tembelliğini bilen yüce rabbimiz, bu gayeyi doğrudan açıklıyor:
“Ben insanları ve cinleri, yalnız bana kulluk için yarattım.”
İlk yaratılış macerasını anlatırken de, meleklere, “Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım” diye beyan buyuruyor. Halife, yani kendi temsilcisi...

Yeryüzünde kendimize bir hayat programı çizerken, dikkate almamız gereken en temel ve en büyük hakikat işte budur. Ne yapacağımızı, kendimizi nasıl ve neye göre ayarlayacağımızı düşünürken, mihengimiz bu olmalıdır.

En mükemmel varlık olarak yaratılan, âlemlerin rabbine kulluk için seçilen, dahası yeryüzüne O’nun halifesi olarak gönderilen insan, hiç şüphesiz başıboş değildir. Büyük vazifeler ve önemli hizmetler için var edilmiştir. İslâm, bütün bu hakikatleri açıklayan ve bunlara göre bir hayat programı sunan yegâne dindir.

Rabbi ile irtibatını sağlam tutmaya çalışan, O’nun dinini hayatının merkezine koyan bir mümin, bu yaratılış gayesini bilen ve kendisini ona göre ayarlayan kişidir. Zerreden küreye kadar bütün mevcudat nasıl boyun eğiyorsa, o da rabbine boyun eğmiştir, O’na teslim olmuştur. Zaten İslâm kelimesinin bir anlamı da budur. Kalbi, kendisinden beklenen ilâhî vazifelere hassas ve açıktır. 0nun için hayat, doğum ve ölüm bir zaman diliminden ibaret değil, ebediyetin tarlasıdır. Burada yaptığı her şeyin toprağa atılan tohum mesabesinde olduğunun farkındadır. Âhiret ise hasadını devşireceği yerdir.

Bu açıdan bakıldığında denilebilir ki, müminin hayatı hizmetten ibarettir. Mümin, evvelâ güzel kullukla, taat ve ibadetlerle kendi ebedî hayatına hizmet eder.

“O gün insanlar, yaptıklarının karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük dönecekler. Kim zerre kadar iyilik yaparsa onun mükâfatını görecek. Ve kim zerre kadar kötülük yaparsa, o da onun karşılığını görecek” ilâhî fermanı gereği, âhiret yurdunda iyilik ve güzelliklere erişmek için çabalar. O’nun çizdiği emir ve yasaklar dairesini, yani Allah’ın sınırlarını gözetir. Bütün bunları yaparken amellerine güvenmek yerine, yüce rabbinin rızasını, rahmet ve şefkatini kazanmayı amaçlar.

İnanan insan kendi istikbaline hizmet ederken, diğer insanları da unutmaz. Uzlete çekilip toplumdan uzaklaşmak yerine insanlarla kaynaşır. Hak ve hakikat adına onlara da güzellikler sunmak için uğraşır. En yakınlarından başlayarak yaşantı ve sözleriyle doğru yolu tanıtır. Bu, peygamberlerin yolu ve ahlâkıdır. Tarih boyunca ve bugün müslümanların yolunu aydınlatan kâmil mürşidler de aynı prensiple hareket etmişlerdir.

Aslında bir müminin bizatihi varlığı hizmet anlamına gelmelidir. Güzel ve ölçülü hal ve hareketiyle, dürüstlüğü ve mertliği ile, hoş sohbeti ve güler yüzüyle “iyi ki o var” dedirten, kalpleri Hakk’a ve hayra ısındıran insan olmalıdır. İnsanlarla ilişkilerde özensizlik, sözünde durmazlık, ihmalkârlık, kabalık ve sertlik gibi haller, bir müslümanın sadece kendi istikbalini zora sokmakla kalmaz, başkalarının da İslâm’la aralarına perde çeker.

Resûl-i Ekrem Efendimiz (s.a.v), “İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır” buyuruyor. Kitab-ı Mübînimiz’in birçok âyet-i kerimesinde de, insanlara faydalı hizmetlerde bulunmak önemli bir emir ve tavsiye olarak yer alır. Anne babanın, evlâtların, gerekli hallerde akrabaların ve diğer bütün insanların ihtiyaçlarını karşılayarak hizmette bulunmak, farzdan müstehaba kadar dinî hükümler taşır.

Dinimizin tarif ettiği hizmet vazifesini yerine getirmek için mutlaka maddî zenginlik gerekmiyor. Günümüzde düşülen yaygın yanlışın aksine, her insanın kendi haline göre yapabileceği bir hizmet mutlaka vardır. Güler yüzden çocuk terbiyesine, muhtaç birinin ihtiyacını gidermekten güzel komşuluğa kadar geniş bir alan, hizmet çerçevesinin içine girer. Hal ve imkâna göre bu çerçevenin bir yerinde mutlaka yer almak gerekir. Özellikle hayır amaçlı organizasyonlara katkıda bulunarak küçük imkânların büyük hizmetlere vesile olmasını sağlamak, bugün için büyük önem
arzeder.

Burada önemli bir noktaya dikkat çekmek istiyorum: Maddî imkânları ile veya bilgisi, becerisiyle insanlara hizmet etme fırsatı bahşedilen herkes, nefsinin ve şeytanın tuzaklarına dikkat etmek zorundadır. Gurur, kibir ve üstünlük taslama yerine, kendisine bu fırsatı bahşeden Cenâb-ı Rabbü’l-âlemin’e şükretmeli ve düşebileceği hatalar için de istiğfarda bulunmalıdır. Ancak bu şekilde o kişinin hizmeti hezimete dönüşmekten kurtulmuş olur.

Büyük velî Hâce Ubeydullah Ahrâr (k.s) buyuruyor ki: “Ben bu yolu tasavvuf kitaplarından değil, halka hizmetten elde ettim. Hayır umduğum herkese hizmet ederim.” Demek ki hizmet, insanın yaratılış gayesini yerine getirmenin yanında, mânevî kemâlâtı elde etmenin de önemli bir yoludur. :X06 :)


S.Saki Haşimi


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hizmetimiz-kadar-mukafat-t12779.0.html




Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #1 : 01/07/09, 23:10 »
 :X06

 X:01


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.296
  • Konu: 1265
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #2 : 01/07/09, 23:57 »
 X:01 Vesselam!...



Çevrimdışı Nuryolu

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.198
  • Konu: 132
  • Derviş: 774
  • Teşekkür: 0
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #3 : 16/09/10, 13:41 »
Alıntı
Maddî imkânları ile veya bilgisi, becerisiyle insanlara hizmet etme fırsatı bahşedilen herkes, nefsinin ve şeytanın tuzaklarına dikkat etmek zorundadır. Gurur, kibir ve üstünlük taslama yerine, kendisine bu fırsatı bahşeden Cenâb-ı Rabbü’l-âlemin’e şükretmeli ve düşebileceği hatalar için de istiğfarda bulunmalıdır. Ancak bu şekilde o kişinin hizmeti hezimete dönüşmekten kurtulmuş olur.

Çok değerli ve dikkat edilmesi geren bir konudu Allah c.c Razı olsun

Yazan Değerli Paylaşan değerli... :X42
:X06



Çevrimdışı İntisab

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.488
  • Konu: 4
  • Derviş: 9353
  • Teşekkür: 1
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #4 : 16/09/10, 13:48 »
 X:01 :X06 :X06 :X06



Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.191
  • Konu: 794
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 110
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #5 : 16/09/10, 14:00 »
 X:01


"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #6 : 09/04/13, 01:14 »

 



Çevrimdışı Nakkaş

  • Hadim
  • ******
  • İleti: 497
  • Konu: 84
  • Derviş: 457
  • Teşekkür: 120
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #7 : 09/04/13, 10:08 »
Allah c.c. razi olsun


DOSTTAN GELİR, DOSTA GİDER

Çevrimdışı Bi_iznillah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 5.854
  • Konu: 896
  • Derviş: 5324
  • Teşekkür: 179
    • KEND!MCE(Bi_iznillah)
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #8 : 09/04/13, 12:11 »
Büyük velî Hâce Ubeydullah Ahrâr (k.s) buyuruyor ki: “Ben bu yolu tasavvuf kitaplarından değil, halka hizmetten elde ettim. Hayır umduğum herkese hizmet ederim.” Demek ki hizmet, insanın yaratılış gayesini yerine getirmenin yanında, mânevî kemâlâtı elde etmenin de önemli bir yoludur......

mevlam razı ola...

vesselam veddua velmahabbe....



♥ A L L A H I M !
Kalbimizi imanla, Aklımızı marifetinle, Ruhumuzu muhabbetinle,
 Beynimizi tefekkürünle, Cennetimizi Cemâlinle ihya eyle.
Amin Amin Amin ♥ ...

Çevrimdışı Durrül Meknun

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 364
  • Konu: 32
  • Derviş: 17531
  • Teşekkür: 4
Okundu: Hizmetimiz Kadar Mükafat ..
« Cevapla #9 : 09/04/13, 15:14 »
Ben en güzel nasıl hizmet edebilirim ve hayatımın dengesini nasıl koruyabilirim diyorsanız mutlaka bu kitabı okuyun hatta  hep başucunuzda dursun.Hizmette ve yaşantımızda nelere dikkat etmemiz gerektiğini çok güzel anlatıyor.


hizmet nimettir


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Zahidler üç tabakadır Tevbe'nin Deva Olması ve Günahta Israr Düğümünün Çözülmesi.. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.35 saniyede oluşturulmuştur


Hizmetimiz Kadar Mükafat ..Güncelleme Tarihi: 22/09/19, 14:09 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim