Hz. Fatıma Binti Esed - Sahabeler, Ashab-ı Kiram
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22886 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hz. Fatıma Binti Esed, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1544 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hz. Fatıma Binti Esed}   Okunma sayısı 1544 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Hz. Fatıma Binti Esed
« : 28/01/10, 21:54 »
Allah Resulü'ne Açılan Şefkat Kolları:

   Hz. Fatıma Binti Esed

   
   Hz. Fatıma binti Esed r.a.. Peygamberimiz s.a.v.’in amcası Ebu Talib’in hanımı. Dedesi Abdulmuttalip’in vefatından sonra kimsesiz kaldığında alıp büyüttükleri Hz. Peygamber’i mübarek bir emanet olarak bağrına basan, O’na annesini aratmayan kutlu sahabi. Vefat ettiğinde Allah Rasulü  s.a.v.’in kendi gömleğine sarıp defnettiği, “annem vefat etti” diye ağladığı mübarek anne...
   
   Mekke’nin kızgın kumlarını inci tanesi gözyaşlarıyla suluyordu Muhammed    s.a.v... Bu gözyaşları, hiç görmediği babası, aniden hastalanıp vefat eden annesi ve şimdi de dedesi içindi. Henüz sekiz yaşındaydı.
   Dedesini mezara götürürken, ihtimal ki hatırlar canlanıyordu gözünde. Babasından ve annesinden sonra şimdi onu da kaybetmişti. 82 yaşında vefat eden Abdulmuttalip, himayesine aldığı bu yetim torununa gözü gibi bakmıştı.
   
“O Çok Şerefli Biri Olacak”
   Fatıma binti Esed r.a. anlatıyor:
   Kâbe’nin içinde Abdulmuttalib’e ait bir minder vardı. Oraya hiç kimse oturamazdı. Muhammed    s.a.v. oraya oturmak istemişti. Oradakiler mani olunca, ağlamaya başladı. O sırada Abdulmuttalib geldi, torununun neden ağladığını sordu. Durumu öğrenince oradakilere çıkıştı:
   - Bırakın oğlumu! O çok şerefli birisi olacaktır. O kendinde bir şeref hissediyor. Umarım, o kendinden önce ve sonra hiç kimsenini ulaşamadığı şerefe kavuşacaktır.
   Abdülmuttalib vefat etmeden önce hasta döşeğinde oğullarını yanına çağırdı. Muhammed    s.a.v.’i himaye edecek olanı seçecekti. Ebu Leheb’e dönerek şöyle dedi:
   - Senin servetin çok, lâkin kalbinde merhamet az. Çocuksa yetim, yüreği yaralı. Onu hoş tutamazsın, senin kaba hallerinden incinir ve üzülür. Onun için çocuğu senin eline teslim edemem.
   Abdülmuttalib’in bu sözleri bir keramet gibiydi. Peygamberimiz bütün hayatı boyunca bu katı kalpli amcasından neler çekmişti. Ebu Talip ise ortaya atıldı:
   - Babacığım gerçi benim servetim az, zengin değilim. Fakat şefkatim hepsinden üstündür. Kardeşim Abdullah’ın oğluna bakmayı ben cana minnet bilirim.
   Abdulmuttalib küçük torununun da onayını almayı unutmadı. O ise Ebu Talib’in boynuna sarılmıştı bile.
   
Sıcak Aile, Şefkatli Anne
   Fatıma binti Esed, Ebu Talib’in eşiydi. Çok çile ve fakirlik görmüş, çok sabırlı bir hanımdı. Dört erkek dört de kız çocuğu vardı. Kocası Ebu Talib, Kureyş’in sözü dinlenen şahsiyetlerinden biriydi fakat çok fakirdi.
   İşte dedesinden bir emanet olarak aldıkları Muhammed    s.a.v.’e Fatıma binti Esed bakıyor, onu çocuklarından üstün tutuyordu. Zaten bu çocuğun diğerlerinden farkı her zaman anlaşılıyordu. Fatıma çocukların önüne bir şey koyduğunda diğerleri hemen kapışıyor, ama Muhammed    s.a.v. yaşından beklenmeyecek bir vakarla elini bile uzatmıyordu. Fatıma da özellikle yeğeninin sevdiği yemekleri yapmaya çalışıyor, onun hiçbir şeyden mahrum kalmamasını istiyordu.
   Muhammed    s.a.v., kendisine böyle ihtimam gösteren bu ailenin içinde büyüyüp, olgunluk çağına ulaştı. O artık Kureyş’in en şahsiyetli, konuşması en güzel, en güvenilir insanıydı. Onu “El-Emin” diye anıyorlardı.
   Nihayet, 40 yaşına geldiğinde risalet vazifesi başlamıştı. Bu haber Fatıma r.a.’a gelince müslüman oldu. O, ilk müslümanlardan biri olma şerefinin yanı sıra, sekiz yaşından bu yana Allah Rasulü’nü bir anne şefkatiyle kucaklamış bir hanım olarak temayüz ediyordu. Gerçekten de bu mübarek yavruya annesini aratmamak için elinden gelen gayreti sarfetmişti.
   Şimdi de Rasulullah s.a.v.’e müşrikler eziyet ettikçe sanki kalbi parçalanıyordu. Kocası Ebu Talib’le birlikte bütün güçleriyle O’nu himaye ediyorlardı. Tıpkı çocukluk yıllarında olduğu gibi.
   Hz. Fatıma r.a., kocası Ebu Talib’in müslüman olması için çok uğraştı. Ona Şam seferinde Bahira’nın Muhammed    hakkında söylediklerini, çocukluk zamanındaki olayları hatırlattı. Babası Abdulmuttalib’in Muhammed    için söylediklerini de. Ama Ebu Talib’in cevabı hep aynı idi:
   - Kavmimin dininden ayrılmayacağım. Ama Muhammed    bana oğlumdan daha sevimlidir. Benim onun doğruluğundan en küçük bir şüphem yoktur. Fakat arkamdan asla iyi konuşmazlar...
   Hz. Fatıma r.a., Ebu Talib’in müslüman olmayışına çok üzülüyordu.
   
Çifte Bahtiyarlık
   Yıllar geçti. Medine’ye hicret ediliyordu. Fatıma binti Esed r.a. da, müsaade edilince Medine’ye hicret edip muhacir oldu. Allah yolunda bu kader birliğinin yanında onu Rasulullah’a daha da yakınlaştıran başka etkenler vardı. O, Rasulullah’ın “benden bir parça” dediği sevgili kızının, Hz. Fatıma’nın kayın validesiydi. Bunu kendisi için büyük bir bahtiyarlık kabul ediyordu. Sevgili gelinini üzmemek için azami derecede dikkatliydi.
   Peygamber s.a.v. Efendimiz, Fatıma r.a.’a karşı vefasını ve sevgisini her fırsatta onu ziyaret ederek, hal ve hatırını sorarak gösteriyordu. Çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyordu.
   
“O Rahat Etsin Diye”
   Rasulullah s.a.v.’in Medine’ye yerleşmesinin üzerinden dört yıl geçmişti. Her bakana sevinç ve saadet bahşeden mübarek yüzü o gün mahzundu. Bu hüznün sebebini şöyle dile getiriyordu.
   - Bugün annem vefat etti...
   Bu mübarek anne, Kainatın Efendisi’ni evinde barındıran, O’na ilk iman edenler arasında bulunan, hicret başlayınca da peygamber gölgesinden uzak kalmaya dayanamayıp yurdundan ayrılan Fatıma binti Esed idi.
   Rasulullah gömleğini çıkarıp verdi ve kefen yapılmasını istedi. Cenaze namazını kendisi kıldırdı. Sonra Hz. Fatıma’nın mübarek naaşı kabre konuldu. Rasulullah s.a.v. kabre indi, bir müddet kabirde uzandı, sonra çıktı. Gözleri yaşla dolmuştu. Yaşlar mübarek gözlerinden kabre damlıyordu. Sahabiler bu halin sebebini sordu. Şöyle buyurdu:
   - O benim annemdi. Kendi çocukları açken önce benim karnımı doyururdu. Kendi çocuklarının üstleri başları tozlu-topraklı dururken, önce benim saçlarımı tarar, gülyağı sürerdi. O benim annemdi. Amcam Ebu Talib’den sonra bu kadıncağız kadar bana iyilik eden bir kişi daha tanımıyorum. Ona cennet elbiselerinden giydirsinler diye gömleğimi kefen olarak giydirdim. Kabir hayatı ona kolay ve rahat gelsin diye bir müddet kabirde uzandım.
   Mezar kapatıldıktan sonra da şu duayı yaptı:
   - Allah sana Rahmet etsin ve seni hayırla mükâfatlandırsın anneciğim. Allah sana rahmet etsin. Annemden sonra bana annelik ettin. Kendin aç kalır beni doyururdun. Kendin giymez, beni giydirirdin. En iyi nimetleri kendin yemez, bana tattırırdın. Bunu Allah rızası ve ahiret yurdunu umarak yapardın. Allah hem dirilten, hem de öldürendir. Allahım! Annem Fatıma binti Esed’i affet. Kabrini genişlet. Benim ve benden önceki peygamberlerinin hakkı için duamı kabul buyur ey merhametlilerin en merhametlisi olan yüce Allah...
   Sonra mübarek yüzünde apaydınlık bir tebessümle şu müjdeyi verdi:
   - Cebrail a.s., bu kadın cennetliklerdendir diye bana haber verdi. Ayrıca yüce Allah meleklerinden yetmiş binine bu kadının cenaze namazını kılmalarını emretti. Melekler de onun cenaze namazını kıldılar...
   Onu, Rasulullah’ın annesini ve bütün mümin anneleri rahmetle anıyoruz.


   Fatıma Nur Kayrak
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hz-fatima-binti-esed-t18843.0.html



“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)

Çevrimdışı MenaKiB

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 261
  • Konu: 105
  • Derviş: 2621
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Hz. Fatıma Binti Esed
« Cevapla #1 : 28/01/10, 22:07 »
Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


:X06


Bu dünya bir kuyu,havasız çömlek;
Daralıyorum !
Kelime manayı boğan bir gömlek !
Paralıyorum !
Allah ismi varken lûgat ne demek ! Karalıyorum ! Kapımı , buyursun diye o Melek; Aralıyorum ! Necip Fazıl Kısakürek

Çevrimdışı menzilkolik

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 255
  • Konu: 16
  • Derviş: 5233
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Hz. Fatıma Binti Esed
« Cevapla #2 : 28/01/10, 22:45 »
 X:01 :X06 :X06


Nefsinle cihad hususunda sana yardım edenle arkadaş ol. Onun sohbetlerinde bulun. Nefsinin azmasına yardım edenle arkadaş olma. Önce kendi nefsinle meşgul ol, kendi nefsine faydalı ol ve kendi nefsini düzelt. Sonra başkalarıyla meşgul ol. Başkalarını aydınlattığı halde kendini eritip bitiren mum olm


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Seydam Toprağına Ayağın Bastın. Hocazâde ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.607 saniyede oluşturulmuştur


Hz. Fatıma Binti EsedGüncelleme Tarihi: 21/09/19, 23:10 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim