Hz. Saîd Bin Zeyd (R.Anh) - Sahabeler, Ashab-ı Kiram
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22886 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Hz. Saîd Bin Zeyd (R.Anh), konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1341 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Hz. Saîd Bin Zeyd (R.Anh)}   Okunma sayısı 1341 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Sabikun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.780
  • Konu: 671
  • Derviş: 14575
  • Teşekkür: 2
Hz. Saîd Bin Zeyd (R.Anh)
« : 04/05/11, 18:51 »
                      Hz. Saîd Bin Zeyd (R.Anh)

Hayattayken Cennetle müjdelenen on sahabeden biridir. Babası Zeyd b. Amr olup, nesebi Ka'b da Rasûlüllah (sav) ile birleşmektedir. Künyesi Ebul-A'ver'dir. Ebu Tür olarak da çağrılırdı.[70] Annesi Fatıma binti Ba'ce'dir. Babası Zeyd, Mekke müşriklerinin din­lerini akıl dışı bularak cansız putlara tapınmanın anlamsızlığı karşısında gerçek dine ulaşmak için araştırma yapmaya başlamış ve bunun için Suriye taraflarına giderek Yahudi ve Hıristiyan âlimleriyle görüşmelerde bulunmuştu. Ancak onların verdikleri dini bilgiler Zeyd'i tatmin etmemişti. Zeyd'in bu durumunu gören bir papaz ona, şirkten ve hurafel­erden uzak, Hz. İbrahim (a.s)'in dini olan Hanifliğe tabi olmasını tavsiye etmişti. Zeyd, Hanifliğin ne olduğunu öğrendiği zaman aradığı dini bul­duğunu anlamış ve Mekke'ye dönmüştü. O, Kabe'ye yönelerek ibâdet eder, Mekke'de İbrahim'in dini üzere bulunan tek kimse olduğunu Kureyş müşriklerine karşı iftihar ederek söyler ve onların putlar adına kurban kesmelerini ayıplardı. Zeyd, İsmail (a.s)'in neslinden bir peygam­berin geleceğini öğrenmişti. Arkadaşı Amr b. Rabî'a'ya kendisinin bu peygambere kavuşamayacağını zannettiğini, eğer ona ulaşırsa kendi selamını ona iletmesini söylemişti. [71] Zeyd, Rasûlüllah (sav)'m Peygamberlikle görevlendirilmesinden önce vefat etti.

Said, babası Zeyd'in kendisine telkin ettiği hanif dininin bilincinde olarak yetişmişti. Rasûlüllah (sav), İslâm dinini tebliğe başladığı zaman, onun çağırdığı dinin babasının söylediği prensiplerle aynı olduğunu gördü ve ona tabi olmakta gecikmedi. Rivayetlere göre o, Rasûlüllah (sav)'ın az sayıdaki ashâbıyla Erkam'ın evinde gizlice toplanmaya başla­nmasından önce iman etmiştir. Doğum tarihi kaynaklarda zikredilmemek­tedir. Ancak, onun Hicri 50 veya 51 yılında öldüğü zaman yetmiş yaşını aşmış olduğu [72] gözönünde bulundurulursa Hicretten yirmi beş yıl önce doğmuş olabileceği söylenebilir. Said (R.a) Hz. Ömer'in kızkardeşi Fatıma ile evli idi. Hz. Ömer (R.a) da Said'in kızkardeşi Atîke ile evli bulunmaktaydı.[73] Hz. Ömer, onların yeni dine girdiklerini öğrendiği zaman son derece kızmış ve yap­tıklarının hesabını sormak için hemen evlerine gitmişti. Ancak olay Ömer (R.a)'in iman etmesi sonucunu doğuracak bir şekilde gelişmişti.[74]

Medine'ye hicret edildiği zaman Said, Rifaa b. Abdu'l-Munzir (R.a)'in evinde misafir olmuştur. Muâhât olayında bir rivayete göre Ebu Lübabe başka bir rivayete göre de Rafı' b. Malik ile kardeş ilan edilmişti.[75] İbnül-Esîr ise, Ubey b. Ka'b ile kardeş ilan edildiğini kaydetmek­tedir. [76]

Saîd b. Zeyd, Bedir savaşı hariç, Uhud, Hendek ve Rasûlullah (sav)'in diğer bütün savaşlarına katılmıştır.

Rasûlullah (sav), Said ile Talha b. Ubeydullah (R.a)'ı, Suriye tarafları­na giden Kureyş kervanının dönüşü hakkında bilgi toplamak ve bu bilgi­leri hızlı bir şekilde Medine'ye ulaştırmakla görevlendirdi. Böylece, Ebu Süfyan'ın başkanlığındaki bu kervan Suriye dönüşünde yakalanabilecek­ti. Said, Talha ile birlikte el-Havra denilen yere kadar gitmiş ve kervanın dönüşünü beklemeye başlamıştı. Ancak onların bu kervanın dönüşü hakkındaki haberi Medine'ye ulaştırmadan önce Rasûlullah (sav) başka kaynaklardan gerekli bilgileri almış ve Medine'den Ensar ve Muhacirlerden oluşan ordusuyla yola çıkmıştı. Onlar Medine'ye Bedir savaşının vuku bulduğu gün ulaşabildiler. Rasûlüllah (sav)'ın, kervanın yolunu kesmek için Medine'den ayrılmış olduğunu gören Said ve Talha derhal ona katılmak için Bedir'e doğru yola çıktılar. Onlar Turban denilen yere geldikleri zaman Bedir'den dönmekte olan Rasûlullah (sav)'le karşılaştılar. Bedir savaşma fiilen iştirak edememiş olmalarına rağmen Rasûlullah (sav) onları savaşa katılmış sayarak ganimetten diğer müc­ahitler gibi pay vermişti.[77] Said (R.a), Hz. Ömer zamanında Suriye bölgesinde sürdürülen askeri harekâtlara katılmış; Dımaşk muhasarası ve Yermük savaşında bulunmuştur. [78]

Said (R.a), ömrünün son günlerini, Medine'nin dışında bulunan Akik vadisindeki çiftliğinde geçirdi ve burada yetmiş yaşını geçmiş olduğu halde Hicri 50 veya 51 yılında vefat etti. Abdullah İbn Ömer onun öldüğünü öğrendiği zaman doğruca Akik vadisindeki evine gitti ve cenazesiyle ilgilendi. Said (R.a)'in cenazesi Medine'ye taşındı ve Sa'd b. Ebî Vakkas tarafından yıkandı. Medine'de defnedilen Said (R.a)'in cenaze namazını İbn Ömer kıldırdı ve onu mezara Sa'd b. Ebi Vakkas ile birlikte indirdi.[79] Onun Medine'de vefat etmiş olduğu kesin olarak bilinmekle beraber, Kûfeliler, Muaviye döne­minde Kûfe'de vefat ettiğini ve cenazesinin Küfe valisi olan Mugîre b. Şu'be tarafından kıldırıldığını iddia etmişlerdir. [80]

Said (R.a), Hz. Osman (R.a)'ın şehid edilmesiyle.başlayan fitne olaylarına şahid olmuştur. O, ümmetin içine sürüklendiği fitne belasından ve kendini bilmez bazı kimselerin ileri gelen ashabdan bazılarına dil uzatmalarımdan aşırı derecede ızdırap duymuştur. Said (R.a), bir gün Küfe camiine gitmiş, orada Muaviye'nin Küfe valisi Mugîre b. Şu'be'yi, etrafında Kûfeîilerden bir takım insanlarla otururken görmüştü. Mugîre ona saygı göstererek yanma oturtmuştu. O esnada bir adam birilerini kast­ederek kötü sözler sarfetti. Said, Mugîre'ye; "Bu adam kime küfrediyor" diye sorduğu zaman; "Ali b. Ebi Talih'e" cevabını alınca son derece üzüldü ve Mugîre'ye;

"Mugîre, Mugîre! Rasûlullah (sav)'ın Ashabı senin önünde sövülüyor ve sen buna susuyor ve bir harekette bulunmuyorsun öyle mi? Ben Rasûlullah (sav)'ı; "Ebu Bekir Cennettedir, Ömer Cen­nettedir, Ali Cennettedir, Osman Cennettedir, Talha Cennettedir, Zübeyr Cennettedir, Abdurrahman b. Avf Cennettedir. Sa'd b. Ebi Vakkas Cennettedir" derken duydum dedi ve şunu ekledi; "Bunların doku­zuncusunu da gerekirse sayarım". Ertesi gün Kûfeliler etrafını sarmış ve dokuzuncu kimsenin kim olduğunu söylemesi için çok ısrar etmişler­di, Bunun üzerine o; "Dokuzuncu benim, onuncu da Rasûlullah (şavk­tır" dedi ve sonra da etrafındaki insanlara bakarak sahabelerin İslâm'da­ki seçkin konumlarım; "Bir kimsenin, Rasûlüllah (sav) ile bir arada bulunarak yüzünün tozlanması, sizin herhangi birinizin Hz. Nuh kadar yaşasa bile, bu müddet zarfında amellerinden daha hayırlıdır" sözüyle vurgulamıştır. [81]

Onun hakkında kaynaklar şöyle bir olay zikretmektedir: "Erva adında­ki bir kadın, Medine valisi Mervan b. Hakem'e giderek Said b. Zeyd'in kendi arazisine tecavüzde bulunduğunu şikayet etti. Mervan, memurlarını Akik vadisindeki çiftliğinde bulunan Said (R.a)'a göndererek şikayet konusu olayı soruşturdu. Said (R.a) gelenlere; "Ona haksızlık ettiğimi zannediyorsunuz değil mi? Rasûlüllah (sav)'in şöyle dediğini duydum:

"Haksız yere her kim bir karış toprağı gasbetse, kıyamet gününde yedi kat yerin dibinde dahi olsa o toprak boynuna dolanır". Sonra şöyle ekledi: "Allahım bu kadın yalan söylüyorsa gözleri kör olmadan canını alma ve kuyusunu ona mezar yap".

Rivayet edildiğine göre bu kadın, daha sonra kör oldu ve evine yürürken kuyuya düşerek öldü. Bu olaydan dolayı Medineliler birisine kızdıkları zaman ona, "Allah seni Erva gibi kör etsin" diyerek beddua etmekteydi. [82] Said (R.a)'dan bazı hadisler rivayet edilmiştir. Bunlardan birisi, Cennetle müjdelenen on kişi hakkında olanıdır. Abdul­lah b. Zalim el-Mazinî, Said b. Zeyd'den şöyle rivayet etmektedir:

"Muaviye Küfe'den ayrıldığı zaman, Mugîre b. Şu'be'yi vali tayin etmişti. Hatipler minberlere çıkarak Ali (R.a)'a hakaretlerde bulunuyordu. Ben Sâid b. Zeyd'in yanındaydım. O, kızdı ve kaiktı. Benim de elimden tutmuştu. Ben de ona uydum, o bana; "Şu nefsine zulmeden adamı görüyor musun? Cennet ehlinden olan bir adama lanet edilmesini emrediyor. Ben şahitlik ederim ki dokuz kişi vardır ki onlar Cennettedirler. Onuncusuna da şahitlik etsem günah işlemiş olmam" dedi. Ve sormam üzerine şöyle devam etti; "Rasûlüllah (sav) (sarsılan Hira dağına); "Hira, yerinde dur! Senin üzerinde nebi, sıddık ve şehidden başkası bulunmuyor" dedi ve arkasından Cennetle müjdelediği sahabileri saydı.[83]

Sa'd b. Habib, Sa'îd b. Zeyd'in de aralarında bulunduğu, Cennetle müjdelenmiş kimselerin isimlerini zikrederek şöyle demektedir: ''Onlar her zaman savaşta Rasûlüllah (sav) 'in önünde, namazda ise arkasında durmuşlardır [84] demektedir.

Mescide devam etmek ve cihad ibadetini iştahla ihya etmek, sahabe neslinin en önemli hassasiyetlerindendir. Onlar için mescid- kışla ayrıl­mazlığı esastı.
 



[70] İbnül-Esir, Üsdül-Gâbe, II, 387

[71] İbn Sa'd, Tabakâtül-Kübra, Beyrut (t.y), III, 379

[72] İbnül-Esir, Üsdül-Gâbe, II, 389

[73] İbnül-Esir, a.g.e., II, 387

[74] bk. Ömer İbnel-Hattab mad

[75] İbn Sad, III, 382

[76] Üsdül-Gabe, II, 387

[77] İbn Sa'd, III, 382-383

[78] İbnül-Esir, a.g.e., II, 388; İbn ül-İmad el-Hanbelî, Sezerâtu'z-Zeheb, Beyrut (t.y), 1, 57

[79] İbn Sa'd, ili, 384; İbnül-Esir, II, 389

[80] İbn Sa'd, III, 381

[81] Ahmed b. Hanbel, I, 187

[82] İbn Hacer el-Askalanî, el-İsabe fi Temyizi's-Sahabe, Bağdat (t.y), 11, 46; İbnül-Esîr, Üsdül-Gabe, II, 388; ayrıca bk. Ahmcd b. Hanbel, 188-189

[83] Ahmed b. Hanbel, I, 189; İbnül-Esir, a.g.e., II, 389; Sa'd b. Zeyd'in rivayet ettiği diğer hadisler için bk. İbn Hanbel, I, 187

[84] İbn Hacer, el-Askalanî, a.g.e., II, 46

 

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/hz-said-bin-zeyd-ranh-t26549.0.html



Alperen: İmzanızdaki resim adresi görüntülenemiyor. Yeniden yükleyiniz...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

mülk,secde ve yasin suresinin faziletlleri Eleştirmek-Tenkit etmekte Uslup ve Ölçü ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.131 saniyede oluşturulmuştur


Hz. Saîd Bin Zeyd (R.Anh)Güncelleme Tarihi: 21/09/19, 23:27 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim