İçimizdeki adavet tohumları - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.902 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22969 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, İçimizdeki adavet tohumları, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2158 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{İçimizdeki adavet tohumları}   Okunma sayısı 2158 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
İçimizdeki adavet tohumları
« : 25/01/09, 03:08 »

Nefsin kendini kınaması ve bu hâlin bir aydınlık gibi her davranışa sirayet etmesi, sürekli bir mânevî yükselişin de adıdır Her kınamayı bir merdiven, her itirafı bir yükseliş, her kendini ithamı bir terakkî, her pişmanlığı bir tevbe bilmelidir Bu böyle devam ettiği sürece, Cenâb-ı Hakk’ın yardımıyla—inşaAllah—bu irtifadan geriye dönüşün olmaması umulur

Ancak bu acı bir reçetedir Nefsimize bunu kabul ettirmek her zaman pek kolay olmayabilir Çünkü onun tabiatında takdir edilmek, ilgi çekmek, yüceltilmek, hatasız bilinmek, kusursuz görünmek, övünmek, üste çıkmak… vs gibi duygular vardır Şeytanın sevdiği duygulardır bunlar Şeytan gururunu yenebilseydi secde emrine neden isyan edecekti ki? Şimdi de bizimle uğraşıyor Bu menfezlerden birisinden her gün giriyor ve hepimizi her zaman yoklayıp duruyor şeytan Bu açıdan aslında hepimizin birbirimize hep hayır duâya ihtiyacımız var

Bir kardeşimizde bir eksiklik görmeyelim; hemen kendimizi kâmil ve eksiksiz, onu nakıs ve kusurlu ilân ediveririz Ama nefsin bu hısseti karşısında kalbimizde azıcık teyakkuz varsa, kalbimiz nefsimizi dinlemez, bu halden Allah’a sığınır, istiğfar eder Esas olan da bunu sağlamak, kalbe bu sâlih ameli işlettirmektir Çünkü kalbin her Allah’a ilticası âlây-ı illiyyîn’e doğru bir basamaktır, her istiğfarı bir yükseliştir Neticede aslında kalp müteyakkız bulunduğunda, nefsin her hâli Allah’ın izniyle kendi lehine dönebilmektedir Ama kalbin bir zayıf ânında da, şeytanın fırsat bulup nefis menfezinden girerek adavet tohumu ekebileceğini akıldan uzak tutmamalıdır

İçimizdeki adavet tohumlarını daha çimlenmeden kurutmalıyız Çünkü adavet en başta kendimize cinayettir Adavetin bir de haset kolu var ki, biri atom bombası ise diğeri hidrojen bombası gibi kalp ocağımıza düşer ve faydalı ne varsa yakar, bitirir Haset ettiğimiz kişiye ise zararı ya hiç yoktur, ya çok azdır En azından hasetle bize gelen zarar, haset ettiğimiz kişiye asla gelmez

“Mü’minler ancak kardeştirler; kardeşlerinizin arasını ıslâh ediniz”1,

 “Kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver
Bir de bakarsın ki, aranızda düşmanlık bulunan kimse candan bir dost oluvermiştir”2,

 “Onlar bollukta ve darlıkta bağışta bulunurlar, öfkelerini yutarlar ve insanların kusurlarını affederler
Allah iyilik yapanları sever”3

âyetlerini uhuvvet ana başlığı altında tefsir eden Saîd Nursî Hazretleri, mü’minin mü’mine üç günden fazla küsmesini yasaklayan hadise de atıfta bulunarak, mü’mine fenalığından dolayı kesinlikle adavet duyulmaması gerektiğini, bilâkis acınması ve affedilmesi gerektiğini kaydeder

O’na göre, mü’minden gördüğümüz fena bir muâmelede hemen mü’mine yüklenmek haksızlık olur Zira bu fenalıkta, başka pay sahipleri de vardır Meselâ, bu fenalığın dörtte biri kadere aittir Yani sana gelen fenalıkta kaderin bir hissesi vardır Bu hisseyi bir ayırmalıyız Kaderin hissesinden dolayı mü’mine adavet etmemeliyiz; en azından kaderin hissesini çıkararak, mü’mine duyacağımız adaveti dörtte üçe indirmeliyiz

Sonra bu fenalıkta nefis ve şeytanın da bir payı vardır Fenalık sahibi mü’min, nefis ve şeytanına mağlup olmuştur Bu durumda ise, mü’mine adavet edilmemeli, bilâkis acınmalıdır Çünkü bize gelen cüz’î fenalığa bedel; o mü’min nefis ve şeytana mağlûbiyet gibi zaten acı ve vahim bir duruma kurban olmuştur Bu pay da çıkarılırsa, mü’mine duyacağımız adavet yarıya inmiş olur

Sonra o fenalıkta bir pay da bizim kendi nefsimize vermek lâzımdır Yani o fenalığın, mü’min kardeşimizin eliyle bizim üzerimize gelmesinde, biz de sorumluluk sahibiyizdir Bizim de kusurlarımız söz konusu olmuştur Meselâ kendimizi koruyabilecek imkânlarımız varken, belâyı üstümüze tahrik etmişizdir Veya belâdan korunmamışız, gerekli tedbirleri almamışız, âdeta belâyı dâvet etmişizdir Bu durumda, bu pay da çıkarılmalı ve mü’mine duyacağımız adavet dörtte bire indirilmelidir

Fenalığın sadece son dörtte bir payının hasma verilmesi gerektiğini beyan eden Üstad Bediüzzaman, böyle dörtte birlik pay sahibi birisine de adavet duyulmasını hem haksızlık, hem de insafsızlık telâkki eder Çünkü Cenâb-ı Hak öfkeleri yutmayı ve affetmeyi tavsiye etmiştir Dörtte birlik pay sahibi olan hasmımız, muhakkak affedilmelidir

Üstelik hasmı mağlûp edecek en selâmetli; zulme ve zarara uğramaktan da en çabuk kurtulma yolunun
kin, nefret ve adavet yerine affetmek, bağışlamak ve âlicenaplıkla mukabele etmek olduğu açıktır4

Netice itibariyle garazsız, bedelsiz, kayıtsız, şartsız ve mutlak uhuvvet için
nefsimizi ikna etmek yine bize düşmektedir.

1- Hucûrât Sûresi, 49/10
2- Fussilet Sûresi, 41/34
3- Âl-i İmrân Sûresi, 3/134
4- Mektûbât, S 253-256

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/icimizdeki-adavet-tohumlari-t7930.0.html



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.295
  • Konu: 1266
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
Ynt: İçimizdeki adavet tohumları
« Cevapla #1 : 27/01/09, 02:01 »
Allah razı olsun!...Vesselam!..



Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: İçimizdeki adavet tohumları
« Cevapla #2 : 27/01/09, 02:03 »
“Mü’minler ancak kardeştirler; kardeşlerinizin arasını ıslâh ediniz”1,

 “Kötülüğe iyiliğin en güzeliyle karşılık ver
Bir de bakarsın ki, aranızda düşmanlık bulunan kimse candan bir dost oluvermiştir”2,

 “Onlar bollukta ve darlıkta bağışta bulunurlar, öfkelerini yutarlar ve insanların kusurlarını affederler
Allah  iyilik yapanları sever”3

Rabbim razı olsun... :X06




Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Cevaplandı: İçimizdeki adavet tohumları
« Cevapla #3 : 24/08/10, 01:17 »
Allah razı olsun  :X06



Çevrimdışı _menzil

  • Üye
  • **
  • İleti: 103
  • Konu: 34
  • Derviş: 8915
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: İçimizdeki adavet tohumları
« Cevapla #4 : 24/08/10, 01:51 »
 X:01

Adavet(düşmanlık) etmek istersen ,kalbinde ki adavete adavet et,onun refine (kaldırılmasına) çalış. Hem, en ziyade sana zarar veren Nefs-i emmarene ve heva-i nefsine adavet et, ıslahına çalış. O muzır nefsin hatırı için müminlere adavet etme. Eğer ki düşmanlık etmek istersen, kafirler, zındıklar çoktur, onlara adavet et. Evet nasıl ki muhabbet sıfatı muhabbete layıktır öyleyse: Adavet hasleti her şeyden evvel kendisi adavete layıktır. Eğer hasmını mağlup etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et.

Bediuzzaman Said Nursi (ks)





Ey Rabbim, canımızı gafletle alma, kâmil imanla al. Şeytanın şerrinden halas eyle. Karanlık toprağın soğukluğundan haberimiz yok. Işık olarak amel-i salih nasip eyle. Enbiya-i zîşanın şefaatine, evliya-i izamın himmetine nail eyle. Sâdâtın üzerimizdeki emeklerini zayi etme. Amin...

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.202
  • Konu: 796
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 111
Cevaplandı: İçimizdeki adavet tohumları
« Cevapla #5 : 11/03/11, 03:54 »
Kıymetli ömrünü dâimâ adâvet ve husûmet sebebiyle keder ve huzursuzlukla geçiren kimselere yazık. (Ahmed Rıfat)

Üç şey adâvete sebeb olur: Mal hırsı, insanların ikramlarına düşkünlük göstermek, insanların göstereceği îtibâra önem vermek (Ebû Osman Hîrî)

Mü'min önce kendini kınar ve mü'min kardeşini kınamaktan kendini alıkoyarsa, önemli bir adavet kapısını kapatmış olur. Şüphesiz nefsin kendisini kınayıp, başkasını serbest bırakması kolay bir reçete değildir. Nefsimize bunu kabul ettirmek her zaman pek kolay da olmayabilir. Çünkü onun tabiatında takdir edilmek, ilgi çekmek, hatasız bilinmek, kusursuz görünmek, övülmek, üste çıkmak, büyüklenmek, vb. gibi zayıf noktalar vardır. Şeytanın sevdiği noktalardır bunlar. Hatta şeytan kendisi de bu noktalarda zayıftır; bu zaafiyetine yenik düşmüştür de, secde emrine onun için isyan etmiştir. Şimdi de bizimle uğraşıyor. Zayıf noktalarımızın birinden veya bir kaçından her gün giriyor ve bizi her zaman yenik düşürmeye çalışıyor. Bu açıdan aslında hepimizin birbirimize hep hayır duâya ihtiyacımız var.

 :X06


"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Gizli İmam Nikahı ?‏ Veysel Karani Hazretleri Geldi ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.44 saniyede oluşturulmuştur


İçimizdeki adavet tohumlarıGüncelleme Tarihi: 02/06/20, 06:18 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim